Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/504 E. 2026/1470 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/504
- Karar No
- 2026/1470
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/504 - 2026/1470 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/504 KARAR NO : 2026/1470
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12.11.2024 NUMARASI : 2023/561 Esas 2024/641 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 24.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 01.10.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.03.2023 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, sürücü...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, şerit ihlali yaparak davacı idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 70.000,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 100,00 TL, bakıcı gideri olarak 100,00 TL olmak üzere toplam 70.200,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 20.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte teminat limiti ile sorumlu olmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, bakıcı gideri için 10.008,00 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 1.200.000,00 TL’ye yükseltmiştir. Davacı vekili, geçici işgöremezlik tazminatı talebi yönünden davayı takip etmediklerini bildirmiş, davacının geçici işgöremezlik tazminatı talebi yönünden tefrik kararı verilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, yeni genel şartlar kapsamında yapılan son yasal düzenlemeler ile sağlık hizmet bedelleri ve geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak olup sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından tespiti gerektiğini, tazminat hesabının aktüer uzman tarafından yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak dava tarihi itibariyle yasal faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %40 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporda, davacının bakıcı giderinin 10.008,00 TL, sürekli işgöremezlik tazminatının 2.320.457,44 TL olarak hesaplandığı, poliçe limitinin sakatlık yönünden 1.200.000,00 TL, sağlık gideri yönünden 1.200.000,00 TL olduğu, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı vekilinin, geçici işgöremezlik tazminatı talebi yönünden tefrik kararı verildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, sürekli iş göremezlik zararı olarak 1.200.000,00 TL, bakıcı gideri zararı olarak 10.008,00 TL olmak üzere toplam 1.210.008,00-TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 27.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tazminat hesabında aleyhlerine olan tüm hususlara itiraz ettiklerini, hesaplanan tazminat tutarlarının eksik olduğunu, hükmedilen tazminata avans faiz uygulanması gerektiğini, davacı lehine eksik vekalet ücreti takdir edildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, eksik belgelerle başvuru yapıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, aktüerya hesabında %1.65 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, kusur oranı yönünden ATK veya İTÜ’den rapor alınmamasının hatalı olduğunu, bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı, sürücü...'in sevk ve idaresindeki aracın, davacı idaresindeki araca çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir. 1- Davalı vekili, davacı tarafından davadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davalının da kabulünde olduğu gibi davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK'nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 2- Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü...’in, şerit ihlali yaparak karşı yönden gelen davacı idaresindeki aracın şeridine geçtiğinin, kazanın oluşumunda...’in tam kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranının belirlenmesi yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun, kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu, raporun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf itirazının reddi gerekmiştir. 3- Davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığı, raporun dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu görülmekle tarafların aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 4- Davalı vekili, bakıcı giderinden, tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; bakıcı gideri, yaralanma halinde sürekli veya iyileşinceye kadar başkasının yardımına ihtiyaç duyulmasından kaynaklanan zarar olup 2918 sayılı KTK.'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK.'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.'nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin bakıcı giderinden sorumlu olacağının kabulü gerekir. 5-Davanın haksız fiilden kaynakladığı, davalı idaresindeki aracın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına kayıtlı olduğu, ticari niteliğinin bulunmadığı gözetildiğinde hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 82.665,65 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 20.663,92 TL'nin mahsubu ile kalan 62.001,73 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 4-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 24.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.