Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2060 E. 2026/1174 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2060
- Karar No
- 2026/1174
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/2060 KARAR NO : 2026/1174
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/09/2025 NUMARASI : 2023/1487 2025/981 DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALILAR : .... VEKİLİ : .... VEKİLİ : .... VEKİLİ : .... İLİŞKİLİ KİŞİ : .... DAVANIN KONUSU : Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..... aracılığıyla satın alarak 18.08.2021 tarihinde teslim aldığı iş makinesinin 07.06.2023 tarihinde arızalandığını, bu kapsamda davalı ....’ın servis hizmeti verdiğini, ancak arızanın giderilememesi üzerine makineye ait hidrolik kartın davalı .... şirketine gönderildiğini, kartın tamir edilemediğinin bildirilmesi üzerine yenisinin tedarik edildiğini ve bu işlemlerin uzun süre almasına rağmen makinenin kendilerine teslim edilmediğini, müvekkilinin bu süre boyunca makineden mahrum kaldığını, ihtarname ile tamir talebinde bulunduklarını, ancak bu ihtara rağmen davalıların sorumluluklarını yerine getirmediğini ileri sürerek; öncelikle makinenin ücretsiz onarımı (25.000 TL) ile ikame araç masrafının (25.000 TL) ihtar tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, bu mümkün değilse makinenin ayıpsız misliyle değiştirilmesini ve yine ikame araç masrafının faiziyle birlikte tahsilini, bu da mümkün olmazsa iş makinesinin satın alma bedeli olan 29.000 USD’nin 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesi uyarınca faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 10.01.2022 tarihinde kurulduğunu, bu tarih itibariyle davacının makineyi zaten satın almış olduğunu, dolayısıyla şirketlerinin dava konusu satış ilişkisine taraf olmadığını, satıcı sıfatının müvekkil şirkete izafe edilemeyeceğini, makinenin ayıplı olmasından sorumlu tutulamayacaklarını, bu sebeple müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu bulunduğunu savunarak, davanın müvekkil şirket yönünden usulden reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili davalının bağımsız bir servis sağlayıcısı olduğunu, .... şirketinin talebi üzerine davacının işyerine giderek makineyi incelediğini, arızalı parçanın hidrolik kart olduğunu tespit edip makineyi kendi işyerine aldığını, kartı .... şirketinin servisine gönderdiğini, bu işlemlerin tamamını .... şirketinin yönlendirmesiyle ve müvekkil şirketin servis hizmeti beklentisi çerçevesinde gerçekleştirdiğini, herhangi bir bedel talep etmeden işlem yaptığını, davacının ihtarını aldıktan sonra parçayı tekrar söküp İstanbul’a gönderdiğini, onarım süresinin uzun sürmesinin kendisinden kaynaklanmadığını, kartın yurt dışından geldiğini, sonuç olarak kendisinin sadece ifa yardımcısı olduğunu, ortada haksız fiil de bulunmadığını, bu sebeple kendisine husumet yöneltilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın müvekkili hakkında reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir satış sözleşmesi bulunmadığını, makinenin ....’ye satıldığını ve davacının kiracı konumunda olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirketin davacıya karşı bir borcu bulunmadığını, makinenin arızalı olduğuna dair ihbarın süresinde yapılmadığını, zira arıza tarihinin 07.06.2023 olduğunu ancak müvekkil şirketin bundan ancak 02.08.2023 tarihli ihtarname ile haberdar edildiğini, bu süre içinde zamanında ayıp ihbarı yapılmadığını, ayrıca kendilerinin arızayı kabul etmediklerini ve satış sonrası bir taahhütte de bulunmadıklarını, kartın değiştirilmesi sürecinde davacıya bilgi verilmediğini, ikame araç kullanımına dair herhangi bir talep ya da mutabakat bulunmadığını, tazminat taleplerinin dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın müvekkil şirket yönünden tümden reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından, davalı .... aleyhinde açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı .... aleyhinde açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine; Onarım bedeline karşılık 27.000-TL ve ikame araç bedeline karşılık 28.443,78-TL olmak üzere toplam 55.443,78-TL'nin 11.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İkame araç bedeli hakkındaki fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, davalı .... yönünden davanın pasif husumet yokluğunun kabulünün hatalı olduğunu, davalı ....'ın sorumluluğunun "İfa Yardımcısı" sıfatıyla sınırlanamayacağını, davacının tamir edilmiş makinesini kullanmak yerine davalıların ortak iradesiyle makinesiz bırakıldığını, mahkemece davalı....yönünden zamanaşımı değerlendirilmesine dahi girilmediğini, satıcının sorumluluğunun daraltılması, gizli ayıp ve ağır kusur ilkelerine aykırı olduğunu, araç mahrumiyeti tazminatının 29 gün ile sınırlandırılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin misliyle değiştirme ve bedel iadesi taleplerinin reddinin ayıp/ağır kusur içtihatlarına aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı Davalı .... vekilinin dilekçesinde özetle, davacı ile müvekkili şirket arasında hiçbir hukuki ilişkinin bulunmadığını, davaya konu edilen arızanın müvekkiline bildirilmediğini, mahkemenin, husumet yokluğu gerekçesiyle kısmen reddettiğini, ancak davacının diğer davalılara karşı açtığı talepler nedeniyle müvekkili şirkete yöneltilen sorumlulukların tamamen ortadan kalkmadığını değerlendirilmediğini, kararda müvekkili şirketin sorumluluğunun tamamen reddedildiğini fakat müvekkiline ileri sürülen arızanın tespiti ve garanti kapsamı ile ilgili hukuki yükümlülükler ile ilgili ayrıntıların yeterince dikkate alınmadığını, bildirim yapılmaması nedeni ile müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun doğmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı .... vekili dilekçesinde özetle, satışın müvekkili şirketin kuruluşundan önceki bir tarihte gerçekleşmiş olduğu sabit oluğunu, müvekkilinin anılan ilişkiye taraf olmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket ve diğer davalı .... yönünden verilen ret kararlarına istinaden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilesi gerektiğini, her iki davalı için toplamda tek vekalet ücretine hükmedildiğini, iki ayrı tüzel kişi için ayrı ayrı iki vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, ayıp nedeniyle onarım ücreti ve ikame araç bedeli istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili, Davalı ..... Vekili tarafından istinaf edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalılar .... açısından davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, ret sebebi ortak olduğundan bu davalılar yönünden reddedilen dava nedeniyle tek vekalat ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, Davalı .....'nin satıcı sıfatıyla sorumlu tutulmasına yönelik mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu, bu şirketin makul tamir süresince ikame araç bedeli ile araç onarım bedelinden sorumlu tutulmasında isabetsizlik olmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekili, Davalı ....vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacı vekili, Davalı ..... Vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2.Davacıdan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.893,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalılardan alınması gerekli 3.787,36 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.893,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.893,50 TL'nin davalılar .....'den müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine. Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına. Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/06/2026
.... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 26/06/2026
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!