Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1793 E. 2026/1009 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1793
Karar No
2026/1009
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1793 KARAR NO : 2026/1009

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2022 (Dava) - 11/07/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/101 Esas - 2023/511 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 04/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2023 tarih ve 2022/101 Esas - 2023/511 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.01.2021 tarihinde maliki ... ve kaza tarihindeki sürücüsü ... olan ... plakalı araç Çankaya istikametinden Hızır Reis Caddesi istikametine dönüş yaptığı esnada, maliki müvekkili olan ve sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, bu kaza sonucunda müvekkilinin maliki olduğu araçta maddi hasar ve ayrıca değer kaybı meydana geldiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar tespiti için eksper tayin edilmiş ve rapor düzenlenmiş olduğunu, tüm evraklarla davalı yana başvurulmuş ve 509891 no.lu hasar dosyası açılmış olup ancak belirlenen süre içerisinde bir ödeme yapılmamış olduğunu. Kusur dağılımı yargılamayı gerektirdiği ve hasar bedeli likit alacak olarak kabul edilmediği için dava HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davası niteliğinde olup bilirkişi raporuyla müvekkili aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı zararının belirlenebilir hale geldiği zaman artırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik talebin 100,000 TL olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL bakiye hasar bedeli ve 50,00 TL değer kaybı olmak üzere 100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirketçe 26280510 sayılı ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı tarafından meydana gelen zarara ilişkin müvekkili sigorta şirketine başvuru yapılmış ve 509831 hasar numaralı dosya açılarak ekspertiz raporu alınmış olduğunu, ilgili rapora istinaden ödeme yapılmış olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu ve dosyanın İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, hasar bedeline ilişkin davacı yana 25.02.2021 tarihinde 7.125,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile davacının zararının karşılanmış olduğunu, davacı tarafın değer kaybı talebinin reddinin gerektiğini, dava konusu hasar ve değer kaybına ilişkin müvekkili şirket ancak teminat limiti uyarınca sorumlu olduğunu bu nedenle öncelikle dosyada talebin teminat kapsamında olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunarak, görev ve yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesini huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "...Mahkememizce; davalı sigortaya ZMMS ile sigortalı ... plaka sayılı araç ile kaza tarihinde davacıya ait olan ... plaka sayılı araçlar arasında 23.01.2021 tarihinde meydana gelen kazada kusur oranı, davacı aracında hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususlarında Hasar Uzmanı ve Makine Mühendisi bilirkişi ....' den aldırılan 13/07/2022 ve 03/12/2022 havale tarihli yeminli bilirkişi raporu ve ek raporunun ve tarafların kusur durumlarına ilişkin Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 11/04/2023 tarihli raporun Mahkememizce de benimsenip, karar vermeye yeterli, itirazların varit görülmediği, bütün bu sebeplerle; iddia ve savunma, Trafik kazası tespit tutanağı, araç ruhsat ve sürücü belgesi suretleri, hasarlı araca ilişkin fotoğraflar, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığına ilişkin belgeler, ekspertiz raporu, araç trafik kayıtları, davalı sigortaya müzekkere yazılarak celp edilen KZMMS poliçesi ve hasar dosyası, ödeme dekontu, davacı vekilinin 26/07/2022 havale tarihli ıslah dilekçesi, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden celp edilen tramer kaydı, Hasar Uzmanı ve Makine Mühendisi bilirkişi .... tarafından tanzim edilen 13/07/2022 ve 03/12/2022 havale tarihli yeminli bilirkişi raporu ve ek raporu, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 11/04/2023 tarihli rapor, davacı vekilinin 26/07/2022 havale tarihli değer arttırım dilekçesi, belge, bilgi, tutanak, toplanan deliller ile tüm dosya içeriğinden; 23.01.2021 günü saat 16:40 sıralarında İzmir İli, Konak İlçesi, .... mevkiinde; Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka aracıyla Çankaya caddesi istikametinden Hızır Reis Caddesi istikametine dönüş yaptığında No:... önüne geldiği esnada aracının ön kısımlarıyla Hızır Reis caddesinden Çankaya caddesi istikametine seyir halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka aracın sağ ön kısımlarıyla çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda; davalı sigortaya ZMMS ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gündüz vakti seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi, olay mahalli Y kavşaktan sola dönüş manevrası yapmadan önce; istikametine göre sol tarafını takiben düz seyirle gelen araçlara dair gerekli ve yeterli kontrolleri yapması, sürücü ... idaresindeki aracın seyri sonrasında dönüş manevrasını dikkatli bir şekilde yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, eğimli yol bölümünde dikkatsizce sola dönüş manevrası yaparak diğer sürücü idaresindeki araçla çarpışması nedeniyle % 75 oranında kusurlu olduğu, davacının maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gündüz vakti seyir halinde iken olay mahalli kavşağa yaklaştığı sırada eğimli yol bölümünü de göz önünde bulundurarak seyrini her an tedbir alabilecek vaziyette sürdürmediği, istikametine göre sağ tarafındaki kavşak kolundan gelerek sola dönüş manevrası yapan diğer sürücü idaresindeki araca karşı zamanında etkin tedbir almadığı olayda % 25 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sağ ön kaporta ve ön alt mekanik kısımlarında meydana gelen hasarların dava Konusu Kaza İle İlintili Olduğu, davacıya ait ... plakalı araçta Yedek Parça ve işçilik olmak üzere KDV dahil 34.621,77 TL hasar meyana geldiği, davacıya ait aracın kaza öncesinde 30.08.2019 tarihinde ön kısım ağırlıklı Ağır Hasarlı (Pert) Kazası olduğu ayrıca, 11.06.2018 ve 31.03.2018 tarihli kazalara karışmış olduğundan ayrıca bir değer kaybına uğramıyacağı, davalıya ZMMS Trafik Sigortası ile sigortalı Dava dışı ...'a ait ... plakalı araçla ilgili olarak 09.10.2020—09.10.2021 tarihleri arasında geçerli ve 26280510 numaralı ZMMS (Trafik) sigorta poliçesi ile ... A.Ş. tarafından sigorta teminat örüntüsüne alındığı, kaza 23.01.2021 tarihinde meydana gelmiş olup 09.10.2020-2021 tarihleri arasındaki teminatları süresi içinde meydana gelmiş olduğu, davalı sigortanın meydana gelen hasardan poliçe kapsamında sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacının sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğundan davanın kusur oranları göz öne alınarak ve davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonu kararı ile tahsiline karar verilen 50,00 TL hasar bedeli alacağının mahsubu talebi ile arttırılan miktar üzerinden kısmen kabulü ile 18.791,32-TL hasar tazminatının iadeli taahhütlü posta ile davalıya tebliğ tarihi de dikkate alınarak belirlenen 19/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının değer kaybına ilişkin talebinin reddine, her ne kadar davacı vekili tarafından AAÜT 16/2-c gereği arabuluculuk vekalet ücreti talep edilmiş ise de; bahse konu yasal düzenlemenin vekil ile müvekkil arasındaki iç ilişki ile ilgili bir düzenleme olması..." gerekçesiyle davanın KISMEN KABULÜ İLE; 18.791,32-TL hasar tazminatının 19/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (Davalının 41.000,00-TL poliçe limiti ile sorumlu olmasına) davacının değer kaybı tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirsiz alacak davasına konu edilen alacaklar yönünden ek dava açılamayacağını, denetime elverişli olmayan, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, tarafların itirazlarını karşılar nitelikte olmayan, denetime elverişsiz bilirkişi raporlarının esas alınarak hüküm tesis edilmesini kabul etmediklerini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesine dayalı olarak onarım bedeli ve değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup; hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesinin 2. fıkrası ile "karşı tarafın verdiği bilgi ve tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." hükmü getirilmiştir. 7251 sayılı Kanunla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan değişiklik sonrasında 107. maddenin 2. fıkrası “Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” şeklinde düzenlenmiştir. 7251 sayılı Kanun ile 107. maddede yapılan değişiklikler Dairemizce şartları mevcut olan belirsiz alacak davasında yapılan yargılama ile alacağın belirli hale gelmesi durumunda hâkimin geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi için alacaklıya süre vermesi gerektiği yönünde değerlendirilmiştir. Belirsiz alacak davası açan davacı, talep artırım yahut ıslah suretiyle netice-i talebini artırabilir. Ayrıca belirsiz alacak davası türünde dava açılması durumunda alacağın tamamı dava konusu edildiğinden aynı dava konusu ile ilgili ek dava açılması halinde derdestlik dava şartı söz konusu olur. Somut uyuşmazlıkta, dava belirsiz alacak davası türünde açılmış, davacı vekilinin 26/07/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, hasar bedelini arttırdığı, mahkemece de, artırılan bu bedele göre hasar bedeline yönelik davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı aynı ıslah dilekçesinde, eldeki davayı açmadan önce zararın giderilmesi amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptığını belirtmiş, davalı da aynı şekilde istinaf dilekçesinde davacının daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptığını, aynı talebe ilişkin ek dava açamayacağını belirtmiştir. Bu durumda mahkemece söz konusu Sigorta Tahkim Komisyonu dosyası getirtilip başvuruya konu alacağın belirsiz alacak şeklinde talep edilip edilmediği irdelendikten sonra belirsiz alacak davasına konu edilen alacaklar bakımından ek dava açılamayacağı dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/101 Esas - 2023/511 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-İstinaf eden davalının diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf eden davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine, 5-İstinaf aşamasında istinaf eden davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1793, K. 2026/1009, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1793-e-2026-1009-k-77dd3e1a7b88