Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2019 E. 2025/1875 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2019
Karar No
2025/1875
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/2019 Esas

KARAR NO : 2025/1875 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

NUMARASI : 2024/25 D.İş Esas - 2024/24 Karar

TARİHİ: 04/09/2025 (Ek karar tarihi )

İHTİYATİ HACİZ

TALEP: İhtiyati Haciz Kaydırma teminatının İadesi

KARAR TARİHİ: 13/11/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ... ....’nin, fiili idare merkezi İstanbul'da bulunan, gemi işletmeciliği alanında faaliyet gösteren şirket olduğunu, aleyhine ihtiyati haciz başvurusu yapılan 1 numaralı Davalı ... Shipping Co’nun işbu ihtiyati haciz talebine konu edilen Rus Bayraklı 9749130 IMO numaralı m/t ... isimli geminin de aralarında bulunduğu 9738141 IMO numaralı m/t “...-3” ve 9749134 IMO numaralı m/t "...” isimli gemilerin maliki ve donatanı olduğunu, 2 numaralı ... ... Denizcilik İthalat İhracat Tic.....Şti’nin ise gemi malikinin ticari faaliyetlerini Türkiye'den idare etmek için kurmuş olduğu geminin hem donatanı hem de gemi yöneticisi sıfatını haiz bir Türk şirketi olduğunu, taraflar arasında akdedilen 25.03.2022 tarihli... Sözleşmesi uyarınca 1 nolu davalı gemi maliki kiraya veren sıfatı ile mülkiyetindeki m/t ..., m/At ..., mit ...-2 ve m/t ...-3 isimli tankerleri en az 24 ay + 15 gün süre ile davacının seçimlik hakkında olmak üzere davacıya kiraya verdiğini ve fakat kira sözleşmesinin konusu olan ... -2 isimli gemi bugüne kadar davacının emrine tahsis edilmediğini, ancak diğer üç gemi, çeşitli tarihlerde davacının emrine tahsis edildiğini, m/t ...-3 gemisi 15 Mart 2023'te ...'da çatma hadisesine karıştığını ve hasar gördüğünü, çatma neticesinde geminin klas sertifikaları iptal edildiğini, gemi sefere elverişsiz hale geldiğini, geminin kira dışı (off-hire) kalması nedeniyle davacı tarafından 16 Mart 2023 tarihinde donatanlar nezdinde gönderilen ihtarname ile... Sözleşmesi madde 3/c ve madde 21/a-(i) uyarınca geminin kira dışına (off-hire) bırakıldığı ihtar ve ihbar edildiğini, kiraya veren 1 numaralı davalı tarafından, kiracının gemiyi “kira dışı bırakma” hakkı olmadığından bahisle kira sözleşmesi tek taraflı olarak feshedildiğini, m/t ... gemisi de yine aynı şekilde önce verilen seyir talimatlarına uymayı reddettiğini ve bir müddet sonra herhangi bir haklı neden olmaksızın 12.12.2023 tarihinde kiracının emrinden çekildiğini, m/t ... gemisi işbu ihtiyati haciz başvurusunun yapıldığı tarihte İstanbul Zeytinburnu demir sahasında demirde olduğunu, davacı tarafından gemiye verilen seyir talimatlarına uyulmadığını, davalılar gemide bulunan yakıtın iadesi için kira sözleşmenin karşılıklı fesh edilmesini ve fakat kiracı olan müvekkilinin diğer gemiler de dahil olmak üzere davalıları ibra etmesini ve ileride herhangi bir dava açılmayacağının garanti edilmesini şart koştuklarını, bir hukuk düzeninde dürüstlük kuralına uymayan bu dayatmanın kabul edilmesi müvekkili açısından söz konusu olamayacağını, taraflar arasındaki gemi kira sözleşmesinin 15. maddesi uyarınca geminin yakıt masrafı davacı tarafından üstlenildiğini, ayrıca Çarter Sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olan recap uyarınca da çarter sözleşmesinin sona erdiği tarihte gemi üzerinde kalan yakıt bedelinin en son yakıt tedarik faturasında gösterilen birim fiyatları üzerinden kiracıya ödenmesi gerektiğini, m/t ...-3 gemisi için Fuel Oil: 60,329mtx 675 usd = 40,722.00 Amerikan doları, Diesel Oil: 18,634 mt x 1.080 usd = 20,124.72 Amerikan doları olmak üzere toplam 60,646.72 Amerikan dolarının kira sözleşmesinin fesih tarihi olan 21.03.2023 tarihinde davacıya iade edilmesi gerektiğini, m/t ... gemisinin davalı tarafından kiradan çekildiği 12.12.2023 tarihi itibari ile gemide kalan yakıt miktarı ve en son yakıt tedarik faturasına göre toplam: 59.850,62 Amerikan Doları değerinde, m/t ... gemisinde kalan kaları yakıt miktarı ve en son yakıt tedarik faturasına göre değeri 88.932 mt VLSFO * 698,43 Euro pmt = 62112,77 Euro, 11.425 mt MGO * 985 Euro pmt = 11253,63 Euro, Total Of Euro 73.366,40 = Çapraz Kur = 1 Eur= 1,0804 usd = 79,265.00 Amerikan Doları değerinde olduğunu, Zaman Esaslı Gemi Kira Sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere kalan yakıt bedeli taleplerine konu ...-3, ... ve ... gemileri aynı 1 numaralı davalı donatanın mülkiyetinde olduğunu beyanla davacının TTK m.1352/f bendi ve TTK m.1369 uyarınca Deniz Alacağı hakkına sahip olduğunun kabulü ile 199,762.34 ABD Doları tutarındaki alacağın teminat altına alınabilmesi maksadıyla TTK m.1353 ve TTK m.1369/1 uyarınca 9749130 IMO numaralı m/t “...” isimli geminin ihtiyati haczine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ 26/02/2024 TARİH VE 2024/25 D.İŞ ESAS - 2024/24 D.İŞ KARAR SAYILI KARARI İLE;

''...Talep dilekçesi ekinde sunulan zaman çarteri sözleşmesi ve kısmi tercümesi, fesih ihbarnamesi, yakıt faturaları ve teslim tutanağı ile gemi kaptanı tarafından düzenlenen 15/03/2023 tarihli yazı içeriği ve yakıt tedarik faturalarına göre fesih tarihi itibariyle ...-3 gemisinde bulunan yakıt miktarının 60.646,72 USD, M/T ... gemisinde bulunan yakıt miktarının 59.850,62 USD, M/V ... gemisinde bulunan yakıt miktarının da 79.265,00 USD değerinde olduğu, kira sözleşmesinin 15.maddesinden anlaşıldığı üzere gemi yakıtı ile masrafının davacı tarafından üstlenildiği, bu durumda sunulan tüm bilgi ve belgeler ile davacının toplam 199.762,34 USD tutarında yakıt alacağının bulunduğu TTK 1362.maddesine göre yaklaşık olarak ispatlanmış olduğundan, tüm dosya kapsamına göre 199.762,34 USD alacak bakımından TTK'nun 1352 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığından, talebin kabulü ile 9749130 IMO numaralı ... gemisinin haczinin mümkün oduğu kanaatine varıldığından, ihtiyati haciz talebinin TTK 1352/1-l ve 1369/2 gereğince kabulü ile 199,762.34 ABD Doları alacakla sınırlı olmak üzere 9749130 IMO numaralı Rusya bayraklı ... isimli geminin ihtiyaten haczine karar vermek gerekmiştir.'' Gerekçesi ile, 1-Talep edenin talebinin KABULÜ ile 199.762,34 ABD Doları alacak ile sınırlı olmak üzere 9749130 IMO numaralı Rusya bayraklı ... isimli geminin İHTİYATEN HACZİNE, karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 04/03/2024 tarih ve 2024/25 D.İş Esas - 2024/24 D.İş Karar sayılı ek kararı ile; ''Talep, 9749130 IMO numaralı Rusya bayraklı ... isimli gemi hakkında mahkememizin 2024/25 d.iş sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararının teminat üzerine kaydırılması istemine ilişkindir. TTK'nun 1371.maddesinde geminin maliki veya borçlu tarafından geminin değerini geçmemek kaydıyla deniz alacağının tamamı, faizi ve giderler için yeterli teminat gösterilerek ihtiyati haczin kaldırılmasının mahkemeden istenebileceği hükmü kabul edilmiştir. Eldeki dosyada alacaklı tarafça henüz esas takibe geçilmediği İstanbul 30.İcra Müdürlüğü'nün 01/03/2024 tarihli cevabi yazısından anlaşıldığından TTK'nun 1371.maddesi gereğince ihtiyati haciz kararının teminat üzerine kaydırılması talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile, 1-TTK'nun 1371.maddesi gereğince geminin maliki veya borçlu geminin değerini geçmemek kaydıyla deniz alacağının tamamı faiz ve giderleri için yeterli teminat göstererek ihtiyatı haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebileceği hükmü nazara alındığında, talep eden vekilinin kabulü ile ihtiyati haczin kaydırılmasını talep eden tarafından ihtiyati haciz talebine konu 199.762,34 ABD Doları borç ve %15'i olan 29.964,3 ABD Doları toplamı 229.726,64 ABD Doları bedelli nakit veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu yatırıldığında mahkememizin 26/02/2024 tarih 2024/25 d.iş-2024/24 karar sayılı dosyası üzerinden 9749130 IMO numaralı Rusya bayraklı ... isimli gemi üzerine konulan İHTİYATİ HACİZ KARARININ TEMİNAT ÜZERİNE KAYDIRILMASINA, karar verilmiştir.

İhtiyati hacze itiraz edenler vekili 06/03/2024 havale tarihli itiraz dilekçesinde; ... ... Denizcilik İth. Ve İhr. .... Şti ile.... ... arasında akdedilen 25.03.2022 tarihli zaman çarteri sözleşmesinin "Kiranın Ödenmesi" başlıklı maddesinde, kira bedellerinin nasıl ve ne şekilde ödeneceği kararlaştırıldığını, kira bedellerinin sözleşmeye aykırı bir şekilde ödenmesi halinde ise bu aykırılığın giderilmesi için kiracıya yani White Rock'a bildirim yapılacağı, bu bildirimi müteakip 7 gün içerisinde borcu faizi ile birlikte müvekkillerine ödeyeceği, aksi takdirde tahsis olunan gemilerin White Rock'ın hizmetinden çekileceği hüküm altına alındığını, geminin kiracısı White Rock tarafından asli yükümlülüğü olan tüm kira süresi boyunca kira ödeme borcu yerine getirilmediği, ... ...'e ve ...'ya ödeme yapılmaktan imtina edildiğini, müvekkili tarafından, MidVolga-3 isimli gemiye ait kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle White Rock'ın temerrüde düştüğü mail aracılığıyla 16.03.2023 tarihinde ihtar edildiğini, fakat White Rock tarafından birtakım haksız iddialarla kira bedelinin ödenmeyeceği, geminin kira dışı kaldığı ileri sürüldüğünü, dosyada mübrez zaman çarteri incelendiği vakit görüleceği üzere, gemilerin ticaret yapacakları bölgeler kararlaştırıldığını ve akabinde gemilerin her zaman güvenli limanlara uğrak yapabileceği düzenleme altına alındığını, Middle Volganın tüm itirazlarına rağmen White Rock savaş bölgesine sefer düzenlemek konusunda ısrarcı tutumunu devam ettirdiğini ve çatma hadisesi ... meydana geldiğini, Midvolga-3 gemisinin hasar aldığını, çatmanın oluş sebebi, savaş bölgesi içerisinde limana sefer düzenleyen White Rockın tedbirli ve basiretli bir işleten/taşıyan olup olmadığı, geminin çatma nedeniyle denize ve sefere elverişsiz hale gelip gelmediği yargılama ile sonuçlanabilecek konular olduğunu, ihtiyati hacze konu yakıt alacağı da yargılamaya muhtaç bir diğer husus olduğunu, her ne kadar White Rock tarafından faturalar ibraz edilmişse de faturaların tek başına alacağı ispat kuvveti olmadığı gibi ne talep edenin kendi yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, ne de gemide mevcut yakıtın miktar ve değerini tespite dayanak olmadığını, White Rock tarafından teslim anından gemide ne kadar yakıt kaldığının tespit edildiği bir müşterek imzalı rapor dahi sunulamadığını, Midvolga 3 gemisi özelinde, White Rock'a karşı hiçbir borcu bulunmadığına yönelik mahkememizde 2024/72 esas sayılı dosyasından menfi tespit davası ikame edildiğini ve dosyanın halen derdest olduğunu beyanla ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 14/03/2024 tarih 2024/25 D.İş Esas - 2024/24 D.İş Karar sayılı ek kararı ile;

"....Talep eden tarafça dosyaya sunulan zaman çarteri sözleşmesi ve kısmi tercümesi, fesih ihbarnamesi, yakıt faturaları ve teslim tutanağı ile gemi kaptanı tarafından düzenlenen 15/03/2023 tarihli yazı içeriği ve yakıt tedarik faturalarına göre fesih tarihi itibariyle ...-3 gemisinde bulunan yakıt miktarının 60.646,72 USD, M/T ... gemisinde bulunan yakıt miktarının 59.850,62 USD, M/V ... gemisinde kalan yakıtın değerinin 79.265,00 USD olduğu, kira sözleşmesinin 15.maddesinden anlaşıldığı üzere gemi yakıtı ile masrafının davacı tarafından üstlenildiği, bu durumda davacının gemi tarafından 199.762,34 USD tutarında alacaklı göründüğü, söz konusu alacak bakımından TTK 1362.maddesinde öngörülen yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olduğundan, TTK'nun 1352 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu, haczi istenen 9749130 IMO numaralı ... isimli gemi ile 9735141 IMO numaralı ...-3 ve 9749154 IMO numaralı ... isimli gemilerin kayıtlı malikinin ... Shipping Co olduğu equasis kaydı ve bayrak devleti sicil kayıt sertifikalarına göre 9749130 IMO numaralı ... gemisinin TTK'nun 1369/2 fıkrasına göre kardeş gemi niteliğinde olduğu anlaşıldığından, bu değerlendirmeler sonucunda ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine dair karar vermek gerekmiştir...."gerekçesi ile, İhtiyati hacze itirazın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı itiraz edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin 09/05/2024 Tarih ve 2024/689 Esas - 2024/801 Karar sayılı kararımız ile; ilk derece mahkemesi ek karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesi ile, muterizler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.Karşı Taraflar Vekili 21/08/2025 Tarihli Talep Dilekçesi İle; Mahkemenin değişik iş ve değişik iş karar numarası yazılı dosyasına ilişkin yasal sürede ihtiyati haczi tamamlayan işlemlerin yerine getirilmemiş olması nedeniyle ihtiyati haczin hükümsüz kalması hasebiyle teminatın taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN EK KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 04/09/2025 tarih ve 2024/25 D.İş Esas - 2024/24 Karar sayılı Ek kararı ile;"......Dosyaya sunulan beyan dilekçeleri ile İngiltere Ticaret mahkemesinin 07/08/2025 tarihli kararının incelenmesinden, ihtiyatı haciz talebinde bulunanın İngiltere Ticaret mahkemesinde açtığı esas davanın "yetkisizlik" nedeni ile red edildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği, bu nedenle TTK nun 1376 madde kapsamında ihtiyatı haczin hükümsüzlüğünden söz edilemeyeceği, diğer yandan hacze konu alacak bakımından Türkiye'de dava açma şartı olan zorunlu Arbuluculuk sürecinin başlatılmış olduğu anlaşıldığından, açıklanan nedenlerle Teminatın iadesi talebinin Reddine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile,"Aleyhine ihtiyatı Haciz kararı alınan vekilinin teminatın iadesi talebinin REDDİNE,İhtiyatı haczin yabancı para cinsinden teminata kaydırılmış olması nedeni ile teminatın arttırılması talebinin REDDİNE,Banka şubesi nezdinde bulunan teminatın nemalandırılması için ilgili banka şubesine müzekkere YAZILMASINA,TTK nun 1363. Maddesinde yer alan özel teminat düzenlenmesi uyarınca teminat alınmış olduğundan yeniden teminat yatırılmasına yer olmadığına, davacının bu yöndeki talebinin REDDİNE," karar verilmiş ve karara karşı, karşı taraf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin ret kararına ilişkin gerekçesinin somut olay bakımından kabul edilemez durumda olduğunu, ihtiyati haczi tamamlayan merasimin TTK ve İİK'da öngörülen sürede yetkili mahkemeler nezdinde yerine getirilmemiş olduğunu, ihtiyati haciz kararının hükümsüz kaldığını, mahkemece bu hususa ilişkin hatalı ve eksik inceleme yapıldığını, dolayısıyla ek kararın kaldırılması gerektiği,

İhtiyati haciz talep edenin ... ...'nin ihtiyati haciz başvurusunun akabinde 25/03/2024 tarihinde İngiliz Mahkemesinde dava açtığını ve ilgili mahkeme nezdinde açılan davanın ihtiyati hacze konu uyuşmazlığın esasına ilişkin dava olduğu yönünde beyanda bulunduğunu, ihtiyati haczi tamamlayan merasimin bu şekilde yerine getirildiğini iddia ettiğini, ancak müvekkilden MVSC tarafından bahsi geçen İngiliz Mahkemesi nezdinde görülen davada yapılan itiraz neticesinde verilen karar uyarınca WRL ...'nin İİK'nın 264 maddesinde öngörülen sürede ihtiyati haczi tamamlayan merasimi yerine getirmediğinin ortaya konulduğunu, Yerel mahkemenin söz konusu kararın kesinleşmediğinden bahisle TTK'nın 1376 maddesi kapsamında ihtiyati haczin hükümsüzlüğünden söz edilemeyeceğini dile getirdiğini, ancak mahkemenin bu karara varırken İngiliz Mahkemesi kararına karşı ...tarafından iddia edildiği şekilde temyiz yoluna başvurulup başvurulmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmadığını, bu durumun HMK 27 maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı ve 31 maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevinin ihlalini teşkil ettiğini, İngiliz Mahkemesi nezdinde görülen davanın, ihtiyati haczi tamamlayan merasim kapsamında kabul görmesinin mümkün olmadığını, zira MVSC'nin itirazları kabul edilerek İngiliz Mahkemesi'nin yetkisiz olduğu ve MVSC'nin herhangi bir sözleşmesel ilişkinin tarafı olmadığının ortaya konulduğunu, üstelik hakkında temyiz kanun yoluna başvurma süresi geçmiş olan atıfta bulunulan İngiliz Mahkemesi kararının iddiaların aksine herhangi bir temyiz incelemesine de konu edilmediğini, bu hususta ...tarafından dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı gibi mahkemece de bu yönde eksik inceleme yapılarak herhangi bir belge sunulmasının ... ...'den talep edilmediğini, temyiz kanun yoluna başvurulmayan kararın kesinleştiğini, dolayısıyla ... ... 'nin aksi yöndeki beyanlarının Türk mahkemelerini yanıltma gayesi taşıdığını, ...tarafından HMK 29 maddesinde öngörülen düzenlemesine aykırı davranıldığını, Yerel mahkeme kararının aksine ...tarafından dava şartı arabuluculuk sürecinin başlatılmasının ihtiyati haczin hükümsüz kaldığı gerçeğini değiştirmeyeceğini, zira ... ...'nin iddialarının aksine TBK 158 maddesinin somut olayda uygulama alanı bulamayacağını, İİK'nın 264 maddesinde öngörülen ihtiyati haczi tamamlayıcı işlem bakımından kanunun öngördüğü sürenin geçtiğini, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, İİK'da düzenlenen sürelerin usulün işleyişi bakımından öngörülen herhangi bir uyuşmazlığın esasına ilişkin olmayan, kesin ve son derece kısıtlı hallerde istisnaların kabul edilebildiği süreler olduğunu, bu sürelere alacaklı olduğunu iddia eden tarafça sıkı sıkıya riayet edilmesi gerektiğini, bu sürelere uyulmaması durumunda kanunun alacaklı olduğunu iddia eden tarafa tanımış olduğu usule ilişkin kendisine kolaylık tanıyan haklardan faydalanılmasından artık bahsedilemeyeceğini, İİK bakımından öngörülen sürelerin iddianın esasına ilişkin her türlü beyan ve itirazdan bağımsız uyulması gereken süreler olduğunu, sürelere riayet etmeyen ilgili tarafın kendisine İİK kapsamında tanınan faydalardan yararlanamayacağını, dolayısıyla bu sürelerin olayın esasıyla ilişkili herhangi bir sürenin uygulanması yahut genişletilmesinin mümkün olmadığını, bu bağlamda yerel mahkemenin dile getirdiği gibi ...tarafından dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş olmasının da herhangi bir anlamı olamayacağını, zira İİK'da öngörülen süreler geçtikten sonra yapılan başvurunun hiçbir etkisinin söz konusu olmayacağını, TBK 158 maddesinde yer alan davanın reddinde ek süre başlıklı hükmün uygulama alanı bulmasının da söz konusu olamayacağını, zira burada düzenlenen sürelerin iddia olunan alacağın varlığı ve ileri sürülebilmesi bakımından alacağın esasına ilişkin bir düzenleme olduğunu, söz konusu süreler geçtikten sonra iddia olunan alacak talep edilse dahi borçlunun bu alacakla bağlı olmayacağını, her ne kadar TBK 158 maddesi zamanaşımı veya hak düşürücü süreleri etkiler şekilde bir düzenleme içermekteyse de İİK kapsamında düzenlenen özellikli hak düşürücü süreler bakımından uygulama alanı bulmasının söz konusu olmayacağını, kaldı ki bu hususun bizzat İİK'nın 264 maddesi düzenlemesinin incelenmesiyle de anlaşılabileceğini, bir hukuk davasının HMK uyarınca muameleden kaldırılması halinde davanın yenilenmesi için davacının üç ay içinde bu yönde talepte bulunması gerektiğini, davacı bu süre içinde talepte bulunmazsa davanın açılmamış sayılması sonucunun doğacağını, HMK tarafından davanın yenilenmesi için 3 aylık süre öngörülmüşken İİK'nın 264 maddesinde davanın muameleden kalkması halinde ihtiyati haczin ayakta kalabilmesi için tanınan sürenin 1 ay olarak belirlendiğini, üstelik gemilerin ihtiyati haczi bakımından bir ayrıcalığın TTK kapsamında yapıldığını ve bu sürenin ticari hayatın akışında farklı yetki anlaşmalarının bulunabileceği öngörülerek 1 ay şeklinde düzenlendiğini, uzatılmasının söz konusu olacağı herhangi bir düzenlemenin de mevcut olmadığını, bu haliyle gelinen aşamada kesinleşen İngiliz Mahkemesi'nin sunulan kararıyla ihtiyati haczi tamamlayan merasimin TTK ve İİK'da öngörülen sürede yetkili mahkemeler nezdinde yerine getirilmediğini, dolayısıyla ihtiyati haciz kararının hükümsüz kaldığını, bu bağlamda dava şartı arabuluculuk sürecinin başlatılmasının da hiçbir öneminin olmadığını, somut olayda ihtiyati haczi tamamlayan merasimin süresinde yerine getirilmediğini ve ihtiyati haczin hükümsüz kaldığını, ...tarafından işbu dosya tahtında ileri sürülen ihtiyati haciz başvurusunda bulunulmasının mümkün olmadığını, ... ...'nin malik konumunda olmayan ... ... ile akdetmiş olduğu bir sözleşme bakımından bir kısım geminin maliki ve ... gemisinin ise çıplak kiracısı konumundaki müvekkil MVSC'yi sorumlu tutması ve bu sebeple gemiler hakkında ihtiyati haciz kararı talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bir gemi aleyhine ihtiyati haciz hakkının uygulanabilmesi için hakkında deniz alacağı ileri sürülen kişinin söz konusu deniz alacağının doğduğu sırada geminin maliki veya kiracısı olması ve bununla birlikte söz konusu kişinin ihtiyati haczin talep edildiği sırada borçtan da sorumlu ve geminin maliki olması gerektiğini, gemi maliki konumunda olmayan bir kiracıya karşı ileri sürülebilecek bir borç iddiası bakımından geminin ihtiyaten haczinin hiçbir surette mümkün olmadığını, dolayısıyla müvekkillerden ... ...'in gemilerin maliki konumunda olmadığından haberdar olan ve bunu ikrar eden ... ...'nin malikten talep edemeyeceği sözde bir borç nedeniyle gemiler hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu haliyle ihtiyati haciz kararının külliyen hükümsüz kaldığını belirterek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılarak taleplerinin kabulü ile teminatın müvekkile iade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, yasal süresi içerisinde ihtiyatı haczi tamamlayan işlemlerin yerine getirilmemiş olması sebebiyle ihtiyatı haczin hükümsüz kaldığı ileri sürülerek, bu sebeple bankaya yatırılan 229.726,64.-ABD doları teminatın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, 04/09/2025 tarihli ek kararı ile;"Aleyhine ihtiyatı Haciz kararı alınan vekilinin teminatın iadesi talebinin reddine, " karar verilmiş ve karara karşı, karşı taraf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya incelendiğinde;İhtiyati haciz talebi üzerine ilk derece mahkemesi 26/02/2024 tarih ve 2024/25 D.İş Esas - 2024/24 Karar sayılı kararı ile; "Talep edenin talebinin KABULÜ ile 199.762,34 ABD Doları alacak ile sınırlı olmak üzere 9749130 IMO numaralı Rusya bayraklı ... isimli geminin ihtiyaten haczine,..." karar verilmiştir.Aleyhine ihtiyatı Haciz kararı verilen karşı taraf vekili tarafından sunulan dilekçe ile; 9749130 IMO numaralı Rusya bayraklı ... isimli gemi hakkında verilen ihtiyati haciz kararının teminat üzerine kaydırılmasını talep etmiştir. Talep üzerine ilk derece mahkemesi 04/03/2024 tarih ve 2024/25 D.İş Esas - 2024/24 Karar sayılı kararı ile; 9749130 IMO numaralı Rusya bayraklı ... isimli gemi üzerine konulan ihtiyati haciz kararının teminat üzerine kaydırılmasına, karar verilmiştir. Karşı taraf vekili 21/08/2025 tarihli dilekçe ile; yasal süresi içerisinde ihtiyatı haczi tamamlayan işlemlerin yerine getirilmemiş olması sebebiyle ihtiyatı haczin hükümsüz kaldığı ileri sürülerek, bu sebeple bankaya yatırılan 229.726,64.-ABD doları teminatın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, 04/09/2025 tarihli ek kararı ile; Aleyhine ihtiyatı Haciz kararı alınan vekilinin teminatın iadesi talebinin REDDİNE, ilişkin istinafa konu karar verilmiştir.HMK'nın 341. maddesinde; "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine veilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." denilerek hangi kararlara karşı istinaf başvurusunda bulunulabileceği hüküm altına alınmıştır.İhtiyati haciz, ihtiyati tedbirin özel bir çeşididir. HMK. daki ihtiyati tedbire ilişkin düzenlemeler kıyas yoluyla ihtiyati haciz kararına da uygulanmaktadır.Teminat karşılığında İhtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması HMK'nın 395. maddesinde düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilenin veya ihtiyati tedbir kararı uygulananın, mahkemece kabul edilecek teminatı göstermesi halinde, mahkemenin duruma göre tedbiri değiştirebileceği ve kaldırabileceği düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin 2. fıkrasında teminatın tutarının 87. maddeye göre tayin edileceği, 3. fıkrasında itiraza ilişkin 394. maddenin 3 ve 4. fıkralarının uygulanacağı düzenlenmiştir. Söz konusu yasal düzenlemeler gözetildiğinde, teminat karşılığında tedbir kararının değiştirilmesinin veya kaldırılmasının istenebileceği, mahkemece bu konuda verilecek kararlara karşı itiraz edilebileceği düzenlenmiş olup, teminat karşılığında tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talepleri üzerine verilen kararlara karşı istinafa başvurulacağına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Aksine 395. maddenin 3. fıkrası ile itiraz hususunda 394. maddenin 3 ve 4. maddelerine yollama yapılmış olup, 394. maddede tedbire itiraz üzerine verilecek kararlara karşı kanun yoluna başvurulabileceğine dair 5. fıkraya yollama yapılmamıştır. Bundan da kanun koyucunun teminat karşılığında tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talepleri üzerine verilecek kararlara karşı sadece itiraz yolunu öngördüğü, bu kararlara karşı istinafa başvurulmasına imkan vermediği anlaşılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir hakkında verilen kararlara karşı ancak belli durumlarda istinaf yoluna başvurulabilecektir. Nitekim, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 396. maddesinde durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararın istinaf yoluna götürülemeyeceği aslında kanun koyucunun da açık ve bilinçli bir tercihidir. Zira durum ve koşulların değişmesi sebebiyle itiraz hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarının kıyasen uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu şekilde 394. maddenin üçüncü fıkrasına yapılan atıf ile üçüncü kişilerin de itiraz edebileceği, dördüncü fıkraya yapılan atıf ile de itirazın şekli ve incelenmesinin kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. Dikkat edilirse kanun yoluna başvuru imkânını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmamıştır. HMK'nın 389. maddesi ile verilen ihtiyati tedbir kararının HMK 396 maddesine göre durum ve koşulların değiştiğinden bahisle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacaktır. Bu nedenle Karşı taraf vekilinin ihtiyati haciz kararının teminata kaydırılması kararı uyarınca yatırılan teminatın iade edilmesi talebi üzerine mahkemece 04/09/2025 tarihli ek karar ile verilen teminatın iadesi talebinin reddine, yönelik karar istinafa tabi değildir. Sonuç itibariyle, Mahkemece verilen 04/09/2025 tarihli Ek karar, istinafa tabi kararlardan olmadığından karşı taraf vekilinin istinaf dilekçesinin HMK 346, 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 346, 352, 355. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden karşı tarafça yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden karşı tarafça peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harçların hazineye gelir kaydedilmesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/2019, K. 2025/1875, T. 04.09.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2019-e-2025-1875-k-c9ea4183edf3