İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/611 E. 2025/742 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/611
- Karar No
- 2025/742
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/611 KARAR NO : 2025/742
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/09/2021 KARAR TARİHİ : 21/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.04.2019 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... istikametinden gelip , ... yolu Yanyol ile ...kesişiminde bulunan 100 evler alt geçit mevkine geldiğinde aracının hakimiyetini kaybederek aracının sol yan kısımları ile alt geçit bordür korkuluklarına, daha sonra refüj yön levhasına çarptıktan sonra aracının sol yan kısımları ile alt geçide ait yaya korkuluklarına çarptıktan sonra yaklaşık 6 m. yükseklikten aşağı düşüp yaralanması sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde yolcu olan müvekkil ...'ün hiçbir kusuru bulunmazken sürücü ... asli ve tamamen kusurlu hareketiyle kazaya sebebiyet verdiği, kaza sonucu müvekkilin ağır şekilde yaralandığı, olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit Tutanağına göre; bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Hız sınırlarına uyma" başlıklı 52. Maddesi 1/b bendini * Hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş yol, hava ve trafik durumunun gerekliliğine uydurmak" ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu, olayla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafındı ... numaralı soruşturma yürütüldüğü, her ne kadar KTT tutanağında sürücünün tespit edilemediği sonucuna ulaşılmış olsa da, ifade tutanaklarında açıkça sabit olduğu üzere kaza anında aracı kullanan sürücünün ... olduğunun sabit olduğu, ... plakalı aracın davalı şirket ... poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasıyla sigortalandığı, bu nedenle davalının müşterek ve müteselsil sorumluluk esası çerçevesinde meydana gelen zararı tazmin etmesi gerektiği, izah edildiği üzere; 07.04.2019 tarihinde meydana gelen tek taraflı, araç içi yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkil ...'ün sürekli iş göremezliği dolayısıyla 50,00-TL, geçici iş göremezlik 50,00-TL ve geçici bakıcı gideri dolayısıyla 50,00 TL, olmak üzere toplamda 150,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalı tarafından müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde tazmin edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmeni talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, 07.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yaya konumunda olduğunu iddia ettiği ...'ün malul kalması sonucu maluliyete yönelik maddi tazminatının ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdindeki Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesinden tazminini talep ettiği, ...plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde ... no.lu, 13.07.2018-2019 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle azami sakatlık teminatı kişi başına; 360.000,00-TL olduğu”, meydana gelen kazada sürücü tespit edilemediği, ifade tutanaklarında yer alan beyanlara göre davacı ... aynı zamanda aracın sürücüsü olduğu, sürücünün kim olduğunun tespiti gerektiği, kazanın meydana gelmesinden sonra olay yerine gelen ekipler tarafından tanzim edilen Kaza Tespit Tutanağında araç sürücüsü tespit edilemediği, olayın ardından alınan ifade tutanaklarında kaza anında araç içerisinde yer alan kişilerden ... ve ...; aracın davacı ...'ün sevk ve idaresinde bulunduğunu beyan ettikleri, davacı tanığı ... da olay sabahı vermiş olduğu ifadede araç sürücüsünün davacı ... olduğunu belirttiği, araç içerisinde yer alan diğer kişi ... ise araç sürücüsünün kim olduğunun tespitini yapamadığı, müvekkil şirketin tazminata ilişkin sorumluluğundan bahsedebilmek için sigortalı araç sürücüsünün tespiti gerektiği, davacı ...'ün, meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araç sürücüsü olduğunun tespiti halinde müvekkil şirketin tazminata ilişkin herhangi bir sorumluluğunun doğmayacağı, açıklanan nedenle, davacının sigortalı araç sürücüsü olan ...'ün karıştığı kazada yaralanması ile ilgili talepleri, Trafik Sigortası Genel Şartları gereği poliçe teminat kapsamı dışında olduğu, kabulü anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacının meydana gelen kazada yolcu konumunda olduğunun tespiti değerlendirildiğinde davacının iddia edildiği gibi işgücü ve vücut fonksiyon kaybına uğradığı sabit olmadığı ve ayrıca tespite muhtaç olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı giderleri trafik sigortası genel şartları ve karayolları trafik kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olup SGK tarafından ödenmesi gerektiği, izah edilen sebeplerle; davacının tedavi gideri, bakıcı gideri, geçici işgöremezlik zararı talepleri reddedilmesi gerektiği, izah edilen sebeplerle; davanın usulden reddine, davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, yazı cevabı içerikleri, poliçe ve kaza tespit tutanağı suretleri, ATK 2.İhtisas Kurulu Raporu, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir. Dava; davalı kasko sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda meydana gelen yaralanmaya bağlı olarak uğranıldığı iddia olunan geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemlerine ilişkindir. Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine alınmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı , Adli Tıp 2.İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 28/08/2024 tarihli rapora göre; davacının tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce, kusur durumu ile maluliyet oranının tespiti amacıyla konuda uzman bilirkişiler marifetiyle dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır. Bilirkişiler ...ve ... tarafından düzenlenerek mahkememize sunulan 16/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...a) Kusur Yönünden: ... plakalı aracın Kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün: Karayolları Trafik Kanununun 47. maddesinin d) fıkrası ile 52. maddesinin a) ve b) fıkralarını ihlal ederek; Karayolunda araç ile seyir halindeyken, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak, kavşaklara yaklaşırken yavaşlamak, ani çgelişebilecek trafik olgusu içindeki olaylara karşı dikkatli ve tedbirli olmak, aracın hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduğu halde; Dosya kapsamı ve dosyada mevcut Polis görevlileri tarafından tanzim edilen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutana; öre; Kil tespit edilemeyen sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 07.04.2019 günü saat:03.27 sıralarında, ... İli, ... İlçesinde, ... yolu yan yolu takiben. Kadın doğum. Köprü ... istikametine seyri esnasında, ... yolu yan yol ile ...Caddesi kesişiminde bulunan ... alt geçit mevküne geldiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının ön kısımları ile alt geçit. bordür taşlarına, daha sonra refüj başı yön levhasına çarptıktan sonra aracının sol yan kısımları ile alt geçide ait yaya korkuluğu olarak tabir edilen metal bariyerlere çarptıktan yaklaşık 6 m. yükseklikten aşağı düşerek ters dönmesi şeklinde dava konusu Trafik kazasının meydana geldiği, bu şekilde aracının hızını o andaki trafik ve yol durumuna uydurmadığı, mahal şartlarını da dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği, yolda seyrini dikkatsiz ve tedbirsiz sürdürmesi sonucu, dikkat ve özen sorumluluklarına uymamak suretiyle, direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarpmak suretiyle yaklaşık 6 m. yükseklikten aşağı düşerek kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında %100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU, Kaza esnasında: Trafik kazasının meydana gelmesine direk etki eden Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettikleri Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığından; meydana gelen trafik kazasında KUSURLARININ OLMADIĞI, dışındaki yolcuların; sında ... plakalı araçta sürücü olarak bulunan Yolcuların emniyet kemeri takma zorunluluğu açısından; Karayolları Trafik Kanununun 78. maddesine göre; belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150.maddesinin b) fıkrasına göre; (Değişik ikinci fıkra: RG-19/2/2014-28918) MI sınıfı otomobillerin, MIG ve NIG sınıfı arazi taşıtlarının, NI, N2, N3 sınıfı kamyonet, kamyon ve çekicilerin, M2 ve M3 sınıfı minibüs ve otobüslerin bütün koltuklarında bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan Emniyet Kemerinin bulundurulması ve kullanılması zorunludur. Türk Borçlar Kanunu'nun Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri başlıklı bölümündeki,“MADDE 51- Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür. MADDE 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.” şeklinde hüküm yer almaktadır. TBK 52.maddesi uygulaması yönünden, dosya kapsamına bakıldığında; ... plakalı araçta yolcularla kemeri takıp takmadığı konusuyla ilgili Yaralanmalı/Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında “Belirsiz” kod (4) bölümü işaretlenmiş olup, konu hakkındaki değerlendirme, TBK Sl.maddesi gereğince, Sayın Mahkemenin takdirinde olduğundan, müterafik kusur konusunda Bilirkişi olarak değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda; ÜS. Dava konusu trafik kazasıyla ilgili tanzim edilen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında, kimliği tespit edilemeyen sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nun 52/b (Sürücüler, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) maddesini ihlal ettiği belirtilmiş olup, belirtilen kanaate uyulmuştur. AYRICA:. T.C:... kimlik numaralı ...'ÜN, YUNUS OLAN ADI ... 31. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN ... ESAS VE ... SAYILI KARARI İLE YUNUS EMRE OLARAK DEĞİŞTİRDİĞİ ANLAŞILMIŞTIR. AKTÜERYA YÖNÜNDEN: Sayın Mahkemece davacı ...'ün yolcu konumunda bulunduğunun kabulü halinde, kazaya karışan araç sürücüsünün %100 kusuru oranında davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna göre; 07.04.2021 Tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanan davacı ...'ün;- Geçici iş göremezlik nedeniyle nihai ve gerçek zararının 7.004,71 TL olacağı, Sürekli maluliyeti bulunmayan davacının sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi zararının bulunmadığı, İyileşme süresi içerisinde ve sonrasında başka birisinin sürekli bakımına muhit davacının, bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının bulunmadığı, durumda olmayan Kaza tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre; davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumluluğunun; kişi başı tedavi ve sağlık gideri teminat limitinin 390.000,- TL olduğu,,," şeklinde tespitler yapılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporların incelenmesinde de, raporun hukuki yorum ve nitelendirmeleri mahkememize ait olmak üzere, kusura ve sigorta sektörüne ilişkin tespit ve değerlendirmeler bakımından ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Davacı yanın, bilirkişi raporu doğrultusunda dava talebini artırarak, geçici iş göremezlik zararını 50,00 TL'den 7.004,71-TL'ye çıkartmış ve buna ilişkin harcını da tamamlamış olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında, taraf ve iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kaza nedeniyle ... CBS ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; kaza anında araçta bulunan diğer kişilerin beyanına göre aracı alkollü olmayan ...'un kullandığının beyan edildiği, ... tarafından ise aracı kullananın ... olduğunun beyan edildiği, araç sürücüsünün kim olduğunun tam olarak tespit edilemediği, bu nedenle kriminal inceleme yapıldığı ancak tespite dair olumlu sonuç bulunmadığı, diğer kişilerin beyanları gereği sürücünün ... olduğunun değerlendirildiği, ... olduğuna dair ayrıca delilin bulunmadığı, tarafların birbirlerinden şikayetçi olmadıkları ve bu nedenle takibi şikayete bağlı suç yönünden şikayet bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Yapılan incelemede, davacı ...'un aracı kesin olarak kullandığına dair somut delilin bulunmadığı, kaza sonrası kolluk tarafından alınan ifadelerde müştekilerden ...'nin sürücünün ... veya ... olduğu, müşteki ...'ın ard arda günlerde alınan iki ayrı ifadesinde aracın önce ... tarafından, daha sonra alınan ifadesinde ise ... veya ... tarafından kullanıldığını beyan ettiği, Mahkememiz huzurunda alınan ifadesinde açıkça ...'un aracı hiç kullanmadığını, şoför koltuğuna hiç oturmadığını, kaza esnasında ...'ın kullandığını beyan ettiği görülmüş olup, davacı dışında araçta bulunan ... ve ...'in kaza esnasında alkollü oldukları ve her ikisinin kolluk ifadesinde aracın davacı Yunus tarafından kullanıldığını beyan ettiği ancak ...'ın aynı zamanda alkollü olması nedeniyle kaza anını hatırlamadığına ilişkin açık beyanı karşısında kaza tarihinde aracın davacı Yunus tarafından kullanıldığına dair tam ve kesin bir sonuç bulunmadığı, bu halde davacı ...'un kaza nedeniyle oluşan zararını sigortadan tazmin hakkının bulunduğu değerlendirilmiştir. Davacının oluşan bedensel zararının ve maluliyetinin tespitine ilişkin alınan 22/03/2024 tarihli ATK raporu uyarınca alınan 28/02/2024 tarihli rapor uyarınca davacının olay tarihli düzenlenmiş tıbbi belgelerinde herhangi bir servikal travmadan bahsedilmediği, mevcut servikal BT'lerin kurulca yapılan incelenmesinde herhangi bir servikal vertebra osseöz patolojisine rastalnmadığı cihetle kişide mevcut klinik durum ile dava konusu kaza arasında illiyet bağının kurulamadığı ancak kişinin dava konusu kaza tarihi öncesine ait servikal disk hernisi (boyun fıtığı) rahatsızlığına yönelik herhangi bir muayene kaydı, sağlık kurulu raporu ya da çekilmiş grafi (direkt grafi, BT, MR) bulunması halinde dosyanın yeniden değerlendirilebileceği, dosyada mevcut tıbbi belgelere göre davacının Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli yada geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığının rapor edildiği görülmüştür. Buna göre davacı vekilinin talebi üzerine davacının kaza tarihinden önce ve sonra tedavi gördüğü .... Devlet Hastanesi ile kaza sonrası tedavi gördüğü ... Hastanelerine müzekkere yazılarak yeniden ATK'dan rapor temini yoluna gidilmiş, alınan 22/01/2025 tarihli raporun incelenmesinde, yapılan tüm incelemelere göre sonuç olarak davacının önceki raporda yer aldığı şekilde tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli yada geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığının rapor edildiği, taraf vekillerinin ATK raporuna karşı bir itiraz ve beyanlarının bulunmadığı görülmüştür. Dava konusu olayda davacıya atfedilecek kusur olup olmadığı ve kusurun tespiti ile davacı vekilinin talebi uyarınca yalnızca geçici iş göremezlik zararı yönünden alınan bilirkişi raporuna göre; kazada kusurun %100 oranında kimliği tespit edilemeyen sürücüde olduğu, davacının kaza nedeniyle her ne kadar 6 aya kadar uzayabilecek geçici iş göremezliği var ise de olay tarihinde askerlik görevini ifa ettiği ve 26/06/2019 terhis tarihinden 6 aylık iş göremezlik süresinin sonu olan 07/10/2019 tarihine kadar geçen 3 ay 12 günlük süre için geçici iş göremezlik zararının 7.004,21TL olduğunun hesaplandığı görülmekle yapılan kusur değerlendirmesi ve hesaplama Mahkememizce uygun bulunmuştur. Dosya kapsamında alınan ATK raporu uyarınca davacının sürekli iş göremezlik ve yaralanması nedeniyle bakıcı giderinin mevcut olmadığı anlaşılmakla buna ilişkin taleplerinin reddi gerekmiş, ancak geçici iş göremezlik zararı yönünden yapılan hesaplama ve davacının ıslah talebi uyarınca 7.004,21TL yönünden davanın kısmen kabulüne ve kısmi olarak talep edilen 50,00TL'lik kısmının sigorta başvuru tarihi olan 10/06/2021 tarihine göre 19/06/2021 tarihinden ve bakiye 6.954,21TL'liik kısmının ıslah tarihi olan 01/08/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 7.004,21TL geçici iş göremezlik tazminatının 50,00 TL'lik kısmının 19/06/2021 tarihinden ve bakiye 6.954,21TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 01/08/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının peşin ve talep artırım sonrası alınan toplam 83,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 532,10TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, -Davacı tarafından ilk dava açılırken ve talep artırım sonrası alınan 83,30TL harç parasının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı 59,30TL, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri 14.742,00TL olmak üzere toplam 14.801,30TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre yapılan hesaplama uyarınca; 14.592,60-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın oranlamaya göre davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre taktir olunan 7.004,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre taktir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 1.301,38TL'lik kısmının davalıdan, 18,62TL'lik kısmının davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 341/2 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.21.11.2025
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır