İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/313 E. 2025/955 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/313
Karar No
2025/955
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/313 Esas KARAR NO : 2025/955 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2025 KARAR TARİHİ : 24/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24.12.2025 Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/04/2025 Tarih, ... Esas - ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirketin organize etmekte olduğu ... tarihli "..." isimli fuara davalı tarafın katılımına ilişkin 02/02/2024 tarihinde katılım sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafın sözleşme doğrultusunda anılan tarihlerde fuara katılım sağlamasına rağmen sözleşme gereği ödenmesi gereken 122.837,40 TL tutarındaki bakiye borcu ödemediğini, öncelikle ihtarname yoluyla, sonrasında Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. dosyasıyla davalı tarafından talep edilmişse de davalı tarafından itiraz edildiğini, müvekkil şirketin alacağına istinaden fatura tanzim ettiğini, işbu faturalara karşı tarafça itiraz edilmeyerek faturalar kesinleştiğinden sözleşme ve faturalara istinaden takip yapıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas numaralı dosyasına davalının gerçekleştirmiş olduğu haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın likit olması sebebiyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce davalı şirkete dava dilekçesi ile tensip zaptının tebliğe çıkartıldığı, çıkartılan davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Takibe konu icra dosyası ile davacının ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. Küçükçekmece İcra dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasından ... Anonim Şirketi tarafından ... Merkezleri Ticaret Limited Şirketi aleyhine 146.462,57-TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 15/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine 10/03/2025 tarihinde ödeme emrine, asıl borca, faize ve her türlü ferilerine itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan kök bilirkişi 25/08/2025 tarihli raporunda özetle; " Davacının 2024 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, Davacının 06.03.2025 takip tarihi itibarıyla davalıdan 122.837,40 TL alacaklı olduğu, Davalı vekili 28.07.2025 günü saat 10:45’te mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemede hazır bulunmadığından ve herhangi bir ticari defter sunmadığından davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, Davacının taleple bağlılık ilkesi gereği takip tarihi itibarıyla talep edilebileceği alacak miktarının asıl alacak + işlemiş faiz olarak; 122.837,40 TL + 6.542,35 TL = 129.379,75 TL olarak hesaplanmış olup takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu," Sonuç ve kanaati ile rapor sunmuştur. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava, ticari ilişki nedeniyle alacaklı olduğu gerekçesi ile davacının davalı aleyhine yapmış olduğu icra takibine davalının itirazının iptali davasıdır. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur. Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 122.837,40 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. 7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir. Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği kanaatine varılmıştır. Takip dosyası incelendiğinde davacının yasal faiz talebinde bulunduğu, takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğü ve takip tarihine kadar işlemiş yasal faizin 6.542,35-TL olduğu anlaşılmış fazlaya ilişkin faiz talebi yerinde görülmemiştir. Yine yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, -Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 122.837,40-TL asıl alacak ve 6.542,35-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 129.379,75-TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2-Hüküm altına alınan alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 25.875,95-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Asıl alacağa taleple bağlılık kuralı gereği takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE, 4-Davacının fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin REDDİNE, 5-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 8.837,93-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.768,91-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.069,02-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 6-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.471,81-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 6.335,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 5.279,59-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.082,82-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.833,64-TL'sinin davalıdan, 766,36-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 11-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 12-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan tarafın yüzüne karşı karar verildi. 24/11/2025

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/313, K. 2025/955, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-313-e-2025-955-k-661ca23f3ad6