İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/766 E. 2025/848 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/766
- Karar No
- 2025/848
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/766 Esas KARAR NO : 2025/848 DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 27/10/2023 KARAR TARİHİ : 25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket, uzun yıllardır -------- nakliye sektöründe faaliyet gösteren 350'i aşkın üyesiyle bölgenin öncü firmalarından biri olduğunu, davalı şirketin müvekkil kooperatife ait araçları taşıyan tekerlekli araç taşımacılığında kullanılan roro gemileri işleten şirket olduğunu, müvekkil şirkete ait araçların -------- - ---------arası seferlerinin ayda yaklaşık 100 civarında olması ve yaklaşık geçiş ücretlerinin 3.000-TL olması sebebiyle, müvekkilden düzenli olarak çek alınarak, geçen her araç için geçiş bedeli bu çek bedelinden mahsup edilmek suretiyle cari hesap düzenlenerek karşılıklı mutabakat sağlanmakta olduğunu, çekler düzenlendikleri tarih itibariyle birer ödeme aracı olarak değil, avans olarak kullanılarak taraflar arasındaki ticari ilişkinin devamının sağlandığını, davalı şirkette o dönem çalışan ---------, bu süreçte müvekkil kooperatife cari hesap ve çek taleplerini ileterek müvekkil kooperatiften çek düzenlemesini talep ettiğini, davalı şirket çalışanı ---------- ayrıca mahkemede tanık olarak dinlendiği takdirde, davalı şirket ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişkinin şekli hakkında bilgi vereceğini, tarafların ticari ilişkisinin uzun süredir bu şekilde devam etmekte iken, davalı şirketin gemil öğrenilmesi ile kendilerine son olarak teslim edilen ; 15.09.2022 tarih 160.000-TL bedelli, 30.09.2022 tarih 167.235 TL bedelli, 29.08.2022 tarih 160.000-TL bedelli, çekler ile ilgili müvekkil kooperatifin araç geçiş mahsuplarının yapılması ile dilekçeleri ekinde yer alan 24/03/2023 tarihli 2 adet hesap mutabakat metninden anlaşılacağı üzere, davalı şirketin bakiye 136.975 TL borcu bulunduğunu, davalı şirkete, müvekkil kooperatifin alacağı olduğu belirtilmişse de bugüne kadar hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin mal kaçırma kastı ile hareket etmesi sebebiyle-------- D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talep etmişse de, mutabakat mektuplarının asıllarının sunulması için taraflarına sözlü bildirim yapılmış, mutabakat mektuplarının asılları dosyaya kargolandığı sırada talebinin evrak asıllarının olmaması sebebiyle reddine karar verildiğini, mutabakat mektup asılları,--------- D. İş sayılı dosyasında bulunduğunu, davalının taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine cebri icra yoluyla satışı ve 3. Şahıslara devri engelleyici nitelikte “ihtiyati tedbir/haciz şerhi konulmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile; edimini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleşen davalı şirketten, müvekkil şirketin alacağı olan 136.965 TL 'nin, 24/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerini davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ile aralarındaki cari hesap, müvekkil şirketin sunmuş olduğu hizmet çerçevesinde davacı tarafından verilen 3 adet çek ve tarafların aralarında imzalandığı ileri sürülen mutabakat mektubu gösterildiğini, müvekkil şirketin davacı ile akdetmiş olduğu yazılı olan herhangi bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, cari hesap sözleşmesinin tanımı ve geçerlilik şartı, Türk Ticaret Kanunu md.89/2'de belirtildiğini, bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmadığını, somut olayda müvekkil şirket ile davacı kooperatif arasında akdedilmiş herhangi bir yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle müvekkil şirket ile davacı arasında imzalanan yazılı bir cari hesap sözleşmesi dosyaya sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini, her halükarda davacının süresinde sunmadığı ya da delil listesinde dayanmadığı hiçbir delilin dosyaya ibrazına muvafakat edilmediğini, müvekkil şirket ile davacı arasında akdedilmiş herhangi bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı gibi, davacı tarafından sunulan mutabakat mektubunun da kabulü mümkün olmayacağını, nitekim dosyaya sunulan mutabakat mektubunda, her ne kadar müvekkil şirketin adı ve adresi gibi bilgiler yazılı olsa da, anılı hesap mutabakatında müvekkil şirkettin kaşesi ve/veya imzası bulunmadığını, bu anlamda da davanın reddi gerektiğini, söz konusu ödeme emrinde faizin %26,75 oranında talep edildiği belirtilmiş olduğunu, faiz talebi de açıkça fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirket (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) icra takibinden önce temerrüde düşürülmemiş olup faiz talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, bu sebeple hukuka aykırı olarak talep edilen ve işletilen faizin de taraflarınca kabulü mümkün olmayıp itiraz ettiklerini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerini davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, tacirler arasındaki ticari hizmet ilişkisine dayalı sebepsiz zenginleşme iddiası ile açılan alacağın tahsiline yönelik alacak davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalının ticari kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı ile davalı arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin veya cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, davalının elektronik ortamda tutulan yevmiye ve defter-i kebir defterlerinin yasal süresi içinde G.İ.B.'na gönderilerek e-beratlarının oluşturulduğu, envanter defterinin noter açılış tasdikinin yasal süresi içinde noter açılış tasdikinin yapıldığı ve defterlerinin bir birini teyit ettiği, yapılan tespitlere göre davalı şirketin ticari defterlerinin HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatine varılmakla, hukuki değerlendirme ve taktirin Mahkememize ait olduğunu, davalının ticari defter ve kayıtlarında belirtildiği gibi davalının davacıya 31.12.2022 tarihi itibariyle 251.782,00 TL borcunun bulunduğunu, ancak davacının davada 136.965.00 TL alacak talebinde bulunduğunu beyan etmiştir. Davacının ticari kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi rapor içeriğine göre; mahkememizin ---------- Esas No.lu dosyası ile ilgili olarak gerek dosya ve gerekse davacı ------- Nolu ---------- ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davacı -------- Nolu --------- davalı ---------- Şirketi arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı adına keşide edilen 15.09.2022 tarih 160.000-TL, 30.09.2022 tarih 167.235 TL ve 29.08.2022 tarih 160.000-TL bedelli 3 adet çekin davalıya avans olarak verildiğini, bu üç çek karşılığı davalı tarafça hizmetin davacı yana verildiğini, davacının sunduğu 2 adet 24/03/2023 tarihli mutabakat mektubundan 84.547,00TL. Tutarlı olan mutabakat mektubunun davalı --------- Şirketi tarafından düzenlendiğini, söz konusu şirketin borçlu olduklarını beyan ettiklerini, diğer mektubun ise farklı bir şirket olan ----------Ş. tarafından düzenlendiği ve adı geçen şirketin --------- Nolu -------- 52.18,00 TL. borçlu olduklarını beyan ettiklerini, yani bu mektubun davalı tarafından düzenlenmediği, davacı tarafından sebepsiz yere zenginleşen davalı şirketten, 136.975 TL'nin alacaklı olunduğu belirtilmesine rağmen davacının ticari kayıtlarının incelenmesi sonucunda davalı ---------- Şirketi'ne dava tarihi itibariyle 82.181,30 TL borcunun bulunduğunu, davacının davalıdan 136.975 TL alacağının bulunduğunun, davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapan bilirkişinin 14.06.2024 tarihli raporunda davalının davacıya 31.12.2022 tarihi itibariyle 251.782,00 TL borcunun bulunduğunun belirtilmesi ve yapılan inceleme sonucunda 82.181,30 TL borçlu olduğunun tespit edilmesi nedenleri ile davacı ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olma niteliklerini taşımadığı, zira davacı şirketin hem davalı ile hem de ---------Ş. ile ticari ilişkisinin bulunması nedeniyle iki şirkete ait kayıtların aynı hesaplarda takip edildiğini beyan etmiştir. Bilirkişi --------- ek rapor içeriğine göre; davacı ile davalı arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin veya cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, davalının elektronik ortamda tutulan yevmiye ve defter-i kebir defterlerinin yasal süresi içinde G.İ.B.'na gönderilerek e-beratlarının oluşturulduğunu, envanter defterinin noter açılış tasdikinin yasal süresi içinde noter açılış tasdikinin yapıldığı ve defterlerinin birbirini teyit ettiğini, yapılan tespitlere göre davalı şirketin ticari defterlerinin HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatine varılmakla, hukuki değerlendirme ve taktirin Mahkememize ait olduğunu, davalının ticari defter ve kayıtları ve yukarıda detaylı olarak belirtildiği gibi davalının davacıya 31.12.2022 tarihi itibariyle 85.547,00 TL borcunun bulunduğu, ancak davacının davada 136.965.00 TL alacak talebinde bulunduğunu, davacının ticari defter ve kayıtlarında yapılan bilirkişi incelemesinde davacının davalıdan alacağının bulunmadığı gibi davalıya “Davacı tarafından sebepsiz yere zenginleşen davalı şirketten, 136.975 TL'nin alacaklı olunduğu belirtilmesine rağmen davacının ticari kayıtlarının incelenmesi sonucunda davalı --------- Şirketi'ne dava tarihi itibariyle 82.181,30 TL borcunun bulunduğu, " şeklinde rapor edildiği, bilirkişi raporunda dava konusu çeklerinde davalının hesabına borç kaydı yapıldığı, başka bir anlatımla davalının alacağından mahsup edildiği, buna rağmen davacının davalıdan alacağının bulunmadığı gibi 82.181,30TL borcunun kaldığı tespitine göre; dava konusunun ve uyuşmazlığın “Taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, dava dilekçesinde belirtilen ve davalı adına keşide edilen 3 adet çekin davalıya avans olarak mı ödeme amacıyla mı verildiği, avans olarak verilmiş ise bedel karşılığı davalı tarafça hizmetin davacı yana verilip verilmediği, davacının sunduğu 2 adet 24/03/2023 tarihli mutabakat mektubunun davalı tarafından düzenlenip düzenlenmediği, davacının davalıdan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı” buna göre yukarıdaki tespitler çerçevesinden davacının davalıdan sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir alacağının bulunmadığını beyan etmiştir. Davacı, davalıya avans olarak çekler verildiğini, çeklerin karşılığının bedelsiz kaldığı, davalının mutabakat belgesine göre borçlu olduğu iddia edilmekle Türk Medeni Kanunu m:6 gereği talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu hususu çekişmesiz olup davacı 3 adet çekin avans olarak davalıya verildiğini, geçiş mahsuplarının yapılması sonucu davalının mutabakat metnine göre davacı kooperatife borçlu olduğu iddia edilmektedir. Uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacı --------- Nolu --------- davalı ---------- Şirketi arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı adına keşide edilen 15.09.2022 tarih 160.000-TL, 30.09.2022 tarih 167.235 TL ve 29.08.2022 tarih 160.000-TL bedelli 3 adet çekin davalıya avans olarak verildiği, bu üç çek karşılığı davalı tarafça hizmetin davacı yana verildiği, davacının sunduğu 2 adet 24/03/2023 tarihli mutabakat mektubundan 84.547,00TL. Tutarlı olan mutabakat mektubunun davalı --------- Şirketi tarafından düzenlendiği, söz konusu şirketin borçlu olduklarını beyan ettikleri, diğer mektubun ise farklı bir şirket olan ---------Ş. tarafından düzenlendiği ve adı geçen şirketin -------- Nolu -------- 52.18,00 TL. borçlu olduklarını beyan ettikleri, davacının ticari defterlerinde davalıdan alacağının görünmediği, davalının ticari defterlerinde ise davacıya 31/12/2022 tarihi itibariyle 85.547,00 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği, davacının dava dilekçesinde ticari defter kayıtlarına dayandığı, davalı mutabakat mektubunu kabul etmese de defter kayıtları ile içeriğin örtüştüğü, davalının defterleri ve 24/03/2023 tarihli mutabakat mektubu gözetildiğinde davacının davasının kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; 84.547,00TL nin mutabakat mektup tarihi 24/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Aşan istemin reddine, 2-Alınması gerekli karar harcı 5.775,40 TL’den peşin olarak yatırılan 2.339,02 TL'nin mahsubu ile 3.436,38 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 2.339,02 TL peşin harç/harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk dava masrafı, 7.750,00 TL bilirkişi, 702,75 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.761 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%61,72 kabul) 5.407,28 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına, 5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%61,72 kabul) 1.925,66 TL' sinin davalı taraftan, (%38,28 Ret) 1.194,34 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 9-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025