Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/936 E. 2026/1123 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/936
Karar No
2026/1123
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/936

KARAR NO: 2026/1123

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 26/03/2024

NUMARASI: 2022/205 E. - 2024/64 K.

DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin pvc ve alüminyum profiller için kapı ve pencere kolları ile bunların bağlantı aparatlarını ürettiğini “...” markası altında 1963 yılına dayanan tecrübesi ile ürünlerini satışa sunduğunu. Bu bağlamda müvekkillerinin tüketici şikayetlerini de dikkate alarak gerek işlevsel gerekse de tasarımsal olarak her zaman daha iyisini üretme çabası içerisinde olduğunu. müvekkillerinin kendi tasarımı olan ürünlerin tasarım ve faydalı model belgelerini de aldığını davalı tarafından tasarım tescil belgesi alınan ... tescil numaralı ürünün gerçek sahibi "..." firması olduğunu, internet sitesi https://www.....html şeklinde olduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olarak kendisine ait olmayan bir ürünün tasarım tescil belgesini alması ve bu belge ile müvekkilinin fuar alanında itibarını zedelemesi nedeniyle her türlü tazminat taleplerinin saklı kalması kaydıyla endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne ve davalıya ait ... numaralı tasarımın devredilmesinin, rehnedilmesinin veya lisansa konu olmasının önlenmesine ve bu kararın Türk Patent Enstitüsü'ne tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkillerinin davaya konu edilen ... numaralı tescilli tasarımı yeni ve ayırt edici olup, SMK m. 64 gereğince incelemeli sistem ile tasarım tescili alındığını, bu nedenle davacının tasarımına ilişkin yeni ve ayırt edici olmadığı yönündeki dayanaksız olduğunu, müvekkiline ait tasarımın hem Sırbistan'da bir firmaya ait olduğu ileri sürülmüş hem de müvekkile ait olan tasarımın uzun yıllardır birçok firma tarafından kullanılan harcıalem bir ürün olduğu beyan edildiğini müvekkillerinin ... numaralı tasarım tescili kesinleştiğini ve bültende yayınlandığını, sicil kayıtları aleni olduğunu, SMK m. 67/II gereğince kimse tarafından herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, davacı taraf kötüniyetli olduğunu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/267 D.İş dosyasında taraflarınca delil tespiti yaptırıldığını, davacı tarafça müvekkilinin ... numaralı tasarımının ihlal edildiği ve müvekkilin tasarım hakkına tecavüz etmek suretiyle ürettiği ve çeşitli yollarla tanıtım ve reklamını yaptığını ürünlerinin, müvekkilleri adına tescilli tasarımın birebir kopyası olduğunu açıkça tespit olunduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesi kararıyla; dava konusu yenilik ve ayırt edicilik yönünden karşılaştırılan tasarımlar “kapı ve pencere kolu” tasarımı olması nedeniyle hükümsüzlük iddialarının araştırılması bakımından teknik bilirkişiler tarafından yapılan incelemede davalı tarafa ait hükümsüzlüğü istenen 29.11.2021 başvuru tarihli ... numaralı tasarım ve davalı tarafından dosyaya sunulan kendilerine ait ürün ile hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen ... firmasına ait ürün ve 18.08.2018 tarihli arşiv kaydından alınan görüntüde tespit edilen ürün görseli arasında her ikisinin de tutma bölümü benzer eğrisel formdan oluşturulmuş olup uç kısma doğru (1a) ve orta iç kısma doğru (1b) genişlediği, kol kısmın arkasındaki ögeler (2) incelendiğinde; hükümsüzlüğü istenen tasarımın orta bölümü yan kısımlara doğru daha eğrisel formda olup, hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen tasarım daha düz hatlı olduğu, kol tutma bölümünün birleşim noktası her iki tasarımda da uç kısımlardan ortaya doğru yükselerek oluşturulduğu, Vida bölümleri hükümsüzlüğü istenen tasarımda dairesel formda ve ufak iken hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen tasarımda daha geniş ve eliptik formda oluşmasına karşın ürünler arasında yer alan farklılıklar küçük ayrıntı olarak algılanmış ve tasarımların genel görünümü değiştirmediği sonucuna varılmakla; davalı tarafa ait 29.11.2021 başvuru tarihli ... numaralı tasarımın benzerlerinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu, anlaşılmakla tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davaya konu davalı adına tescilli tasarımların yeni ve ayırt edici niteliği bulunmadığı bu nedenle hükümsüzlük koşulları oluştuğu anlaşıldığından,"

1-Davanın kabulü ile; Davalı adına TPMK nezdinde ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin yetkisiz olduğunu ve yetkili mahkemenin Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olması gerektiğini, 18.05.2023 tarihli duruşmada reddedilen yetki itirazına ilişkin gerekçeli kararda herhangi bir açıklama yapılmadığını, müvekkile ait ... numaralı tescilli tasarımın Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 64. maddesi uyarınca incelemeli sistemle tescil edildiğini, TPMK tarafından gerekli araştırmaların yapılarak tasarımın 29.11.2021 tarihinde tescil edildiğini ve 29.12.2021 tarihli ... numaralı bültende yayınlandığını, tasarım tescilinin kesinleştiğini ve sicil kayıtlarına karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bilirkişi ek raporunda yer alan tasarımların benzer olduğuna dair değerlendirmelerin hatalı olduğunu, tasarımın yeni ve ayırt edici nitelik taşıdığını, TPMK, WIPO ve diğer uluslararası ofislerin veritabanlarında yapılan araştırmalarda müvekkilin tasarımı ile aynı veya benzer bir tescile rastlanmadığını, bilirkişi raporundaki eksikliklerin giderilmediğini, SMK'nın 78/1 maddesi uyarınca davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığını ve davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının istinaf isteminin asılsız olduğunu belirterek mahkeme kararının onanmasını ve davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın konusu davalı adına tescilli, ... tescil numaralı tasarımının hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

16/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davalı tarafa ait hükümsüzlüğü istenen 29.11.2021 başvuru tarihli ... numaralı tasarım ve davalı tarafından dosyaya sunulan kendilerine ait ürün ile hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen "..." firmasına ait ürün ve 18.08.2018 tarihli arşiv kaydından alınan görüntüde tespit edilen ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davalı tarafa ait 29.11.2021 başvuru tarihli ... numaralı tasarımın benzerlerinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu ve yenilik ile ayırt edicilik özelliklerine haiz olmadığı, yönünde kanaat oluştuğu ancak tamamen hukuki bir niteleme olan bu husustaki takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu" belirtilmiştir.

22/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Yapılan değerlendirme sonucunda davalı tarafa ait hükümsüzlüğü istenen 29.11.2021 başvuru tarihli ... numaralı tasarım ve davalı tarafından dosyaya sunulan kendilerine ait ürün ile hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen "..." firmasına ait ürün ve 18.08.2018 tarihli arşiv kaydından alınan görüntüde tespit edilen ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığını. Davalı tarafa ait hükümsüzlüğü istenen 29.11.2021 başvuru tarihli ... numaralı tasarım ve davalı tarafından dosyaya sunulan kendilerine ait ürün ile hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen "..." firmasına ait ürün ve 18.08.2018 tarihli arşiv kaydından alınan görüntüde tespit edilen ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davalı tarafa ait 29.11.2021 başvuru tarihli ... numaralı tasarımın benzerlerinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu ve yenilik ile ayırt edicilik özelliklerine haiz olmadığı, yönünde kanaat oluştuğu ancak tamamen hukuki bir niteleme olan bu husustaki takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu" belirtilmiştir.

Davalı tarafından cevap dilekçesi ile, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin, Bakırköy Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğunu ileri sürdüğü mahkemece, duruşmada yetki itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

6769 sayılı SMK 156/" (2) Kurumun bu Kanun hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve Kurumun kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Kurum aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.

(3) Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.

(4) Davacının Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde yetkili mahkeme, davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.

(5) Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Sınai mülkiyet hakkı başvurusu veya sınai mülkiyet hak sahibinin Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde, dördüncü fıkra hükmü uygulanır."

Düzenlemesi bulunmaktadır.

SMK 156/5 maddesine göre somut olayda uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesi olup,İstanbul FSHHM' si görevli ve yetkili olduğundan, davalının yetki yönünden yapmış olduğu istinaf sebebi yerinde değildir.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu yenilik ve ayırt edicilik yönünden karşılaştırılan tasarımlar “kapı ve pencere kolu” tasarımı olduğu, tasarımlar karşılaştırıldığında, her ikisinin de tutma bölümü benzer eğrisel formdan oluşturulmuş olup uç kısma doğru (1a) ve orta iç kısma doğru (1b) genişlemektedir. Kol kısmın arkasındaki öğeler (2) incelendiğinde; hükümsüzlüğü istenen tasarımın orta bölümü yan kısımlara doğru daha eğrisel formda olup, hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen tasarım daha düz hatlı olduğu, kol tutma bölümünün birleşim noktası her iki tasarımda da uç kısımlardan ortaya doğru yükselerek oluşturulduğu vida bölümleri hükümsüzlüğü istenen tasarımda dairesel formda ve ufak iken hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen tasarımda daha geniş ve eliptik formda olduğu, davalı tarafa ait hükümsüzlüğü istenen 29.11.2021 başvuru tarihli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen ... firmasına ait ürün ve 18.08.2018 tarihli arşiv kaydından alınan görüntüde tespit edilen ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer oldukları, dava konusu, 29.11.2021 başvuru tarihli ... numaralı tasarımın benzerlerinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu ve yenilik ile ayırt edicilik özelliklerine haiz olmadığı, bilirkişi heyet raporunda da tespit edilmiş olmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih ve 2022/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/936, K. 2026/1123, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-936-e-2026-1123-k-1afc7406a774