Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/842 E. 2026/1089 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/842
- Karar No
- 2026/1089
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K ... İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/842
KARAR NO: 2026/1089
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 22/02/2024
NUMARASI: 2022/296 E. - 2024/41 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin murisi ...'nın tanınmış bir grafik tasarımcı ve ressam olup, aynı zamanda grafik resim, illüstrasyon, desen ve karikatür çalışmaları yapan çok yönlü bir sanatçı olduğunu, ... ait logonun ... yılında müvekkili murisi tarafından tasarlandığını, davalı belediyenin logonun sahibi ve tasarımcısı olan müvekkilinin babasının haklarını ödemeden bu logoyu sahiplendiğini ve ... ... faaliyete geçtiği günden bu yana söz kullandığını, mezkur logonun diğer davalı ... ... ...AŞ tarafından 06.12.2006'da yapılan başvuru neticesinde 04.12.2007 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumunda tescil edildiğini, ancak logonun mali haklarının, ... tarafından müvekkilinin babası ...'ya ödenmediğini ve logonun resmen devralınmadığını, buna rağmen diğer davalı şirket adına haksız tescil gerçekleştirildiğini ve logonun kullanımına devam edildiğini, söz konusu eylemler neticesinde müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini iddia ederek, eserden doğan haklara tecavüzün men'ini, ref'ini, şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan kullanımın gerçekleştirildiği 16/09/2000 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ...Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından sunulan gazete sayfası örneklerinde de görüleceği üzere davaya konu yapılan ... logosunun ... ... ilk logosu olduğu ve davacı murisi ...'nın logoyu hazırlarken konusu, niteliği ve kullanan kurumu bildiğini, bu duruma rızasının olduğunun aşikar olduğunu, davacı murisin vefat ettiği 2020 yılına kadar müvekkili aleyhine açılmış bir dava bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtildiği üzere; ... “...” logosunun davacı murisi ... tarafından ... yılımda tasarlandığı ve müvekkilinin logo sahibi ve tasarımcı olan ...'nın haklarını ödemeden bu logoyu sahiplendiğini, kullandığını ve diğer davalı tarafından TPMK nezdinde marka tescili alınmış olduğunu belirtmiş ise de, bu süre içerisinde ... tarafından, açılmış bir dava, müracaat mevcut olmayıp davacı tarafından gerekçelendirilen hususlar hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1988 yılında ... tarafından kent içi raylı sistemlerin işletmeciliğini yapmak üzere ... iştiraki olarak kurulduğunu ve ...’daki mevcut ..., tramvay, füniküler ve teleferik hatlarını işlettiğini, müvekkilinin başta dava konusu ... tescil numaralı "...+ŞEKİL" ibareli marka olmak üzere yüze yakın tescilli markanın sahibi olduğunu, ... tarafından metrolarda kullanmak üzere ... yılında logo/amblem yarışması düzenlendiğini, yarışmayı kazanan ... ... ... AŞ’nin tasarımı olan dava konusu logo/amblem olduğunu, davacı murisinin çeşitli mecralarda ilettiği beyanlarında ... tarafından yarışmanın ödülünün ... ... Ajansına ödendiğinin ikrar edildiğini, dolayısıyla davacının amblemin mali haklarının hiçbir şekilde ödenmediği ve devralınmadığı iddiası tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafça dosyaya sunulan delillerin hiçbirisi dava konusu ... logosunu meydana getiren kişinin davacı murisi ... olduğunu ispatlamaya elverişli olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş vekilince davanın davanın ... Ajans Reklam ve Pazarlama Anonim Şirketi'ne ihbar edilmesi talebi üzerine bu şirkete usulüne uygun olarak tebligat yapılmış ve şirket yetkilisi olan ... tarafından verilen 19/06/2023 tarihli dilekçe ile, ...'nın 01.02.1991 - 01.09.... tarihleri arasında şirketlerinde grafiker olarak çalıştığını, belirtilen tarihlerde şirketlerinde yaklaşık olarak 20 çalışan bulunmakta olup dava konusu ... logosu bu tarihlerde şirket çalışanları tarafından ortak bir çalışmayla üretildiğini, söz konusu tarihler arasında ... ... logosu için seçimin ... halkına bırakıkdığı bir yarışma düzenlemiş olup yarışmaya birçok ajansın katıldığını, şirketlerinin de yarışmaya çalışanlarının ürettiği dava konusu logo ile katılmış olup yarışmayı kendilerinin kazandığını, bu yarışma sonucunda logo üzerindeki mali ve manevi tüm hakların şirketleri tarafından ...Belediyesi'ne devredildiğini beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davacının davasının REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin davanın reddine şeklinde verdiği kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın başında "..." logosunun bedelinin ödenip ödenmediği tartışılırken konunun saptırılarak ...'nın eser sahibi olup olmadığını, logo tasarlamasının mutad çalışması kapsamında kalıp kalmadığı tartışmasına taşındığını, ...’nın ... yılındaki yarışmada birinci, ikinci ve üçüncü seçilerek bugün hala kullanılan logoyu tasarladığının mahkemece de eser niteliğiyle kabul edildiğini, mahkemenin hiçbir somut delil olmadan sadece ... Ajans'ın beyanlarına dayanarak logonun çalışanların kümülatif katkısıyla üretildiğini ve hakların ajansa ait olduğunu, tek seferlik bir yarışma için logo tasarlamanın bir grafik işçisinin rutin görevi sayılamayacağını, ...'nin işi ajansa ısmarlamayıp halka açık yarışma düzenlediğini, yasanın aradığı yazılı hak devir sözleşmesi veya ödeme belgesi dosyada bulunmamasına rağmen mahkemenin "farazi sözleşme" gibi hukuka aykırı gerekçeler uydurduğunu, bilirkişi raporunda logonun değerine dair hiçbir hesaplama yapılmadığını, dosyaya sunulan uzman mütalaası ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak giderilmediğini, ayrıca sanatçının anısını yaşatmak için talep edilen ... istasyonuna isim verilmesi ve hatıra köşesi gibi manevi tazminat talepleri hakkında hiçbir gerekçe kurulmadan toptan ret kararı verildiğini, ...'nın dünya çapında bir sanatçı olarak itibarsızlaştırıldığını ve sadece varsayımlarla davanın reddedilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ...Başkanlığı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının, ... ... logosunun babası ... tarafından tasarlandığını ve haklarının ödenmediğini iddia ederek tazminat talep ettiğini, ancak yerel mahkemenin logonun özgün bir eser olduğunu kabul etmesine rağmen bu tasarımın ...'nın ... ... Ajans'ta sigortalı olarak çalıştığı dönemde diğer çalışanların kümülatif katkısıyla ve mutad iş rutini çerçevesinde üretildiğine karar verdiğini, FSEK 18. madde uyarınca mali hakları kullanma yetkisinin işverene ait olduğunu, ajans ile idare arasında bir ödül ve ödeme pratiği bulunduğu için aralarında farazi bir sözleşme kurulmuş sayıldığını, logonun üretildiği tarihteki eski kanun hükümlerine göre de eser sahipliğinin doğrudan ajansa ait olduğunu, idarenin kullanımının izne dayalı ve hukuka uygun olduğunu, herhangi bir mali veya manevi hak ihlali ya da haksız rekabetin oluşmadığını belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... .... A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu, davacının başka bir mahkemede logonun özgün tasarım olduğunun tespit edildiği iddiasının o davanın tarafları farklı olduğu için bu dosyayı bağlamayacağını, ...'nın kendi verdiği röportajda ve oğlunun tezinde logonun ajans bünyesinde yardımcı grafikerle beraber üretildiğinin anlatılması ve ... Ajans'ın müzekkere cevabı karşısında eserin kümülatif bir çalışma sonucu oluşturulduğunun kanıtlandığını, reklam ajansında çalışan bir grafik tasarımcının logo tasarlamasının işinin mahiyeti gereği mutad bir görev olduğunu, logonun yapıldığı tarihteki kanun hükümlerine göre eser sahipliğinin doğrudan çalıştıran ajansa ait olduğunu, dosyadaki iki zıt uzman mütalaasından sonra alınan bilirkişi raporunun kendi sundukları profesör görüşüyle uyumlu olduğunu, mahkemenin bu raporu esas almasının doğru olduğunu, herhangi bir hak ihlali saptanmadığı için manevi tazminat taleplerinin de gerekçeli olarak reddedildiğini belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, FSEK kapsamında eserden doğan haklara tecavüzün meni ve ref’i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, ... Metrosu’na ait ve halen kullanılmakta olan “...” logosunun ... yılında muris ... tarafından tasarlandığını, ...’nin bu logoyu herhangi bir hak devri veya bedel ödemesi olmaksızın kullandığını, ... ... A.Ş. tarafından da 06.12.2006 başvurusu üzerine 04.12.2007 tarihinde marka olarak tescil ettirildiğini, logonun mali haklarının murise ödenmediğini, resmi bir devir bulunmadığını, buna rağmen logonun davalılar tarafından kullanıldığını belirterek tecavüzün men’i ve ref’i ile şimdilik 100.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı ... vekili, logonun ... Metrosu için hazırlandığının ve murisin bunu bilerek tasarladığının açık olduğunu, logonun ... yılından beri kullanıldığını, murisin 2020 yılında vefatına kadar herhangi bir dava açmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ... A.Ş. Vekili, ... tarafından ... logosu için yarışma düzenlendiğini, yarışmayı ... ... ... A.Ş.’nin kazandığını, logonun bu ajans tarafından üretildiğini, yarışma ödülünün ödendiğini, davacının mali hakların hiç ödenmediği yönündeki iddiasının doğru olmadığını, dosyada logonun münhasıran ... tarafından meydana getirildiğini gösteren delil bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Ajans vekili , ...’nın 01.02.1991-01.09.... tarihleri arasında şirkette grafiker olarak çalıştığını, ... logosunun şirket çalışanlarının ortak çalışmasıyla oluşturulduğunu, yarışmayı şirketlerinin kazandığını ve logo üzerindeki mali ve manevi hakların ...’ne devredildiğini bildirmiştir.
Dava konusu logonun TPMK nezdinde ... tescil numarası ile ... ... A.Ş. adına 6, 12, 37, 39 ve 42. sınıflarda tescilli olduğu görülmektedir.
23.10.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda, ... logosunun özgün bir tasarım olduğu ve eser niteliği taşıdığı ancak logonun ... ... Ajans bünyesinde, ... dahil ajans çalışanlarının kümülatif katkılarıyla üretildiği, üretimin hizmet ilişkisi ve mutad çalışma kapsamında gerçekleştiği, FSEK ....18 uyarınca mali hakları kullanma yetkisinin ... Ajans’a ait olduğu, ... Ajans ile davalılar arasında yarışma sonucu fiili sözleşme ilişkisinin bulunduğu, davalı kullanımlarının ... Ajans izni kapsamında kaldığı ve mali ya da manevi hak ihlali bulunmadığı bildirilmiştir.
Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/124 E., 2021/153 K. sayılı dosyasında; ... tarafından tasarlanan ... “...” logosunun davalı ... tarafından bir inşaat projesinin tanıtımında değiştirilerek kullanılması nedeniyle FSEK kapsamında manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, mahkemece ; ... logosunun eser niteliğinde olduğu, davacının eseri meydana getiren kişi olduğu, mali haklar devredilmiş olsa dahi manevi hakların eser sahibinde kaldığı, davalı Torkam tarafından logonun değiştirilerek kullanılmasının FSEK ....16 kapsamında manevi hak ihlali oluşturduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne ve ... aleyhine 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş, ... BAM 16. Hukuk Dairesinin2022/383 Esas- 2023/1855 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Bu kararın temyizi üzerine verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/975 E. 2024/9021 K. sayılı kararı ile 16.12.2024 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece, logonun eser niteliğinde olduğu, ancak eserin ... Ajans bünyesinde çalışanlar tarafından hizmet ilişkisi kapsamında üretildiği, FSEK ....18 gereğince hakları kullanma yetkisinin ... Ajans’a ait olduğu, ... Ajans ile davalılar arasında yarışma nedeniyle hukuki ilişkinin bulunduğu, davalı kullanımlarının izin kapsamında gerçekleştiği, mali ve manevi hak ihlali ile haksız rekabet bulunmadığı gerekçesiyle davanın tümden reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf talep etmiştir.
Dava konusu ... “...” logosunun FSEK ....4 anlamında grafik eser niteliğinde olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. SGK kayıtlarından, ihbar olunan ... Ajans’ın beyanlarından ve bilirkişi raporundan, muris ...’nın dava konusu logonun oluşturulduğu dönemde ... Ajans bünyesinde grafiker olarak çalıştığı, ... tarafından düzenlenen ... logosu yarışmasına da ajans adına katılım sağlandığı anlaşılmaktadır. Delil olarak dayanılan Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/124 E., 2021/153 K. sayılı dosyasında ... logosunun eser niteliğinde olduğu, ...'nın eseri meydana getiren kişi olduğu, mali haklar devredilmiş olsa dahi manevi hakların eser sahibinde kaldığının belirtildiği, dosya kapsamındaki delillere göre davacı murisinin FSEK 11.maddesi gereği eser sahibi olduğu , aksine bir delil ve ispatın bulunmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan , reklam alanında faaliyet gösteren bir ajans bünyesinde grafiker olarak çalışan kişinin logo ve benzeri tasarımları üretmesinin işin mahiyeti gereği mutad çalışma kapsamında bulunduğu, logo tasarım yarışmasına firma adına katılım sağlandığı, logo tasarım faaliyetinin bir sipariş üzerine veya açılan yarışmaya sunulmak üzere çalışılan kurum adına hazırlanması arasında çalışan yönünden mutad iş görme kapsamında olması bakımından bir farklılık yaratmayacağı, dolayısıyla dava konusu eserin, murisin hizmet ilişkisi kapsamında yerine getirdiği iş görme faaliyetinin bir sonucu olarak meydana getirildiğinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. FSEK’in 18. maddesi uyarınca eser üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin işverene ait olduğu, ayrıca ihbar olunan ... Ajans tarafından yarışmanın kazanılması üzerine logo üzerindeki mali hakların davalılara devredildiği ve davalı kullanımlarının da bu hukuki ilişki kapsamında gerçekleştiği ayrıca eser sahibi ...'nın manevi haklarının ihlal edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davalı ... ... A.Ş. adına tescilli ve uzun yıllardır kullanılan dava konusu logonun, mali hakları kullanmaya yetkili kişi konumundaki ... Ajans tarafından gerçekleştirilen yarışma ve sonrasındaki hukuki ilişki kapsamında davalılara kullandırıldığı, davalıların kullanımının eserden doğan mali veya manevi haklara tecavüz teşkil etmediği, tecavüzün meni ve ref’i ile maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy .... Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../02/2024 tarih ve 2022/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının peşin yatırılan 2.563,00 TL harçtan mahsubu ile 1.831,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde kendisine iadesine,
3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026