Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/619 E. 2026/870 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/619
Karar No
2026/870
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/619

KARAR NO: 2026/870

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 19/10/2023

NUMARASI: 2022/161 E. - 2023/233 K.

DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır bayan giyim tekstili alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, tüm marka ve tasarımlarını mevzuatın öngördüğü şekilde TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, bu anlamda 25.01.2022 tescil tarihli ve ... tescil numarası ile 3 numaralı ürünlerin tasarımında münhasır hak sahibi olduğunu, Mahkemenin 2022/62 D.İş sayılı dosyasıyla davalının iş yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen iki adet ürünün, müvekkilinin tescilli tasarımına benzer ürünler olduğunu, davalının söz konusu kullanımlarının müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği gibi, davaya konu ürünler bakımından müvekkilin cirosunun düşmesi, siparişlerinin iptal edilmesi gibi ticari sıkıntılar nedeniyle de müvekkilinin maddi ve manevi zarara da uğradığını iddia ederek, taklit ürünlerin başta davalının iş yerlerinde, diğer mağazalarında üretim ve satışının durdurulmasını, görüldüğü yerde toplatılmasını, imhasını, tasarıma tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde arttırmak üzere şimdilik 5,000,00 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın, delil tespitinin yapıldığı 15/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 01/06/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile, 5.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 45.290,00 TL olarak artırmış ve harcını yatırmıştır.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davaya konu eylemlerin gerçekleştirilmediğini, davacı tarafın tespit işlemini tasarım tescil başvurusu yayınlanmadan yaptırdığını, davanın zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra ikame edildiğini, davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin modayı ve kaliteyi, sektördeki gelişim ve değişimleri, trendleri sürekli takip ettiğini, değişik iş dosyasında müvekkilinin davacı tasarıma tecavüz ettiğinin tespit edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin dava konusu tasarımı içeren ürünlerin hiçbir zaman üretim satış ve pazarlamasını yapmadığını, davacı tarafından yapılan tescil talebine konu tasarımın yeni ve ayırt edici özelliklerine haiz olmadığını, değişik iş dosyasında ikame edilen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, huzurdaki davanını köyü niyetli olarak ve zenginleşme amacı ile ikame edildiğini, somut olayda müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden bir eylemi bulunmadığını, bu nedenlerle davanını önce usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davacının davasının REDDİNE" karar verilmiştir

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin bilirkişi ek raporundaki çelişkileri gidermeden ve yeniden rapor almadan karar verdiğini, Bakırköy 1. FSHHM’nin 2022/62 D. İş dosyasında ve asıl davanın kök raporunda tasarımların benzer olduğunun ve müvekkilinin zarara uğradığının açıkça tespit edildiğini, bilirkişinin ek raporunda ise hiçbir somut gerekçe sunmaksızın görüş değiştirerek tecavüzün oluşmadığını bildirdiğini, mahkemenin bu çelişkili raporlar arasında hukuka aykırı şekilde tercihte bulunduğunu, tasarımın 11.04.2022 olan resmi yayın tarihinden çok önce, 02.02.2022 tarihinde Instagram üzerinden kamuya sunulduğunu, bu nedenle davalının "tasarımdan haberdar olmadığı" savunmasının geçersiz olduğunu, davalının basiretli bir tacir olarak aynı sektördeki ve komşusu olan firmanın tasarımlarını bilmekle yükümlü olduğunu, 6769 sayılı SMK’nın 150/1 maddesi uyarınca tazminat sorumluluğu için artık ihbar şartı aranmadığını, huzurdaki uyuşmazlıkta ihbar şartı, kasıt, kusur veya ihmal bulunmadığından bahisle tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; tecavüz davasına konu tasarım belgesi 11.04.2022 tarihinde yayınlandığını, tespit talebi ve tescil tarihinin ise bu tarihten 1 ay öncesi olduğunu, dolayısıyla tasarım belgesi yayınlanmadan ve müvekkiline herhangi bir tebligat veya ihtarname gönderilmeksizin tecavüz iddiası ile dava ikame edilmesinin kabulü mümkün olmadığını ileri sürerek, istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava, tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacı vekili, davacı şirketin bayan giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini, 25.01.2022 tescil tarihli ve ... numaralı tasarımın sahibi olduğunu, davalının iş yerinde yapılan tespit sonucu ele geçen ürünlerin bu tasarıma benzer olduğunu, bu nedenle tasarım hakkına tecavüz gerçekleştiğini beyanla tecavüzün tespiti, durdurulması, ürünlerin toplatılıp imhası ile 45.290 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminat talep etmiştir.

Davalı vekili, tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, tespit işleminin tasarım henüz yayınlanmadan yapıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ve herhangi bir tecavüz ya da haksız rekabet bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

25.01.2022 başvuru tarihli, ... (...) numaralı tasarımın davacı adına tescilli olduğu, 11.04.2022 tarihinde bültende yayımlandığı görülmektedir.

15.03.2022 tarihli delil tespiti sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ve 18.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tasarımı ile davalı ürünleri arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde belirgin fark bulunmadığı ve benzer oldukları, ayrıca davacının muhtemel zararının 45.290 TL olabileceği belirtilmiştir. 23.08.2023 tarihli ek raporda ise ; tasarımın henüz yayımlanmadığı dönemde yapılan kullanımların tecavüz sayılamayacağı ve yayın sonrası davalının kullanımının bulunmadığı, bu nedenle tecavüzün oluşmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.

Mahkemece; SMK m.81/2 gereği tasarım hakkına tecavüzden söz edilebilmesi için tasarımın yayımlanmış olması veya davalının başvurudan haberdar edilmesi gerektiği, somut olayda 15.03.2022 tespit tarihinin yayından önce olduğu, davalının haberdar edildiğine dair delil bulunmadığı ve yayından sonra da ihlal bulunmadığı, tasarım hakkına tecavüz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur.

Somut olayda; davacı tarafından tasarım başvurusunun 25.01.2022 tarihinde yapıldığı, tasarımın 11.04.2022 tarihinde yayımlandığı, davalı iş yerinde yapılan tespitin ise 15.03.2022 tarihinde, tasarımın yayımlanmasından önce gerçekleştirildiği sabittir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 81/2. maddesi uyarınca tescilli tasarım hakkına yönelik tecavüzden söz edilebilmesi için tasarımın tescil edilerek yayımlanmış olması gerekmektedir. Bununla birlikte aynı hükümde açıkça, tecavüz edenin tasarım başvurusundan ve kapsamından haberdar edilmesi veya kötüniyetli olduğunun ispatı hâlinde, yayımdan önce gerçekleşen fiillerin de tecavüz sayılacağı düzenlenmiştir. Davalı tarafın tasarım başvurusundan haberdar edildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir ihtarname, yazılı bildirim veya başkaca delil bulunmamaktadır.Sosyal medyada paylaşım yapılmış olması, tasarımın kamuya sunulduğunu gösterirse de davalının tescilden önce SMK m.81/2 anlamında tasarımdan doğrudan haberdar edildiğinin kabulüne yeterli değildir. Ayrıca davacı tarafça ileri sürülen sosyal medya paylaşımı iddiası, yargılama aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez istinaf aşamasında beyan edildiğinden HMK’nın 357. Maddesi gereği dikkate alınması da mümkün değildir. Diğer yandan davalının davacının tasarımını bilerek ve bundan haksız yarar sağlamak amacıyla hareket ettiğine kötüniyetli olduğuna dair somut delil sunulmadığından somut olayda, tasarımın yayımlanmasından önceki dönemde gerçekleştiği tespit edilen fiillerin tescilli tasarım için koruma şartları gerçekleşmediğinden tasarım hakkına tecavüz olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle tespit edilen ürünlerin tasarım ile benzerliğinin tecavüzün varlığını kabule yeterli olmadığı tescilli tasarıma tecavüzün yasal şartlarının bulunmadığı mahkemece ek rapora itibarla yayımdan önceki kullanımın tecavüz oluşturmayacağı gerekçesine dayalı davanın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy .... Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../10/2023 tarih ve 2022/.. E., 2023/....K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/619, K. 2026/870, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-619-e-2026-870-k-a10d5154772f