Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/463 E. 2026/744 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/463
Karar No
2026/744
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/463 - 2026/744 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/463 KARAR NO : 2026/744 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2023 NUMARASI : 2022/520 E. - 2023/421 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/11/2023 tarih ve 2022/520 Esas - 2023/421 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ile ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2018/30956 sayılı "..." ibareli tescilli markasının olduğunu, yine "www...com" adlı internet sitesinin de müvekkiline ait bulunduğunu, 42. sınıfta tescil edilen müvekkili markasının uzun zamandır kullanıldığını ve tanınmış bir marka haline geldiğini, davalı ...'ın ise 2021/171323 sayılı "....com" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini, davalı gerçek kişinin bu karara itirazda bulunduğunu, itirazı inceleyen YİDK'in davalı itirazını yerinde bularak başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılmasına karar verdiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, marka logolarının aynı olduğunu, mavi fon üzerine "T" harfi kullanılarak hazırlanan logoda, "T" harfinin yazım stiline kadar müvekkiline ait logonun bire bir kullanıldığını, dava konusu başvuru ile müvekkili markasının karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzer markalar olduğunu, bu benzerliğin yanı sıra başvuru kapsamından çıkartılan hizmetlerle itiraz gerekçesi markanın tescil kapsamında bulunan hizmetlerin aynı veya benzer bulunduğunu, ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılığın bulunduğu yönünde bir izlenim oluştuğunu ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-13853 sayılı kararının iptaline, marka başvurusunun reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." kelimesinin markasal anlamda ayırt ediciliğinin düşük olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markası arasında benzerlik olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt edici olmadığını, tanımlayıcı veya ayırt ediciliği zayıf bu ibarenin davacı tekelinde bulunmadığını, bu ibarenin ortak olarak kullanılmasının markalar arasında karıştırılmaya yol açmayacağını, müvekkili başvurusuna yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, ayrıca mavi-beyaz renk kombinasyonun da ticari hayatta oldukça sık görülen ve harcıalem olmuş bir kombinasyon olduğunu, söz konusu markaların son derece bilinçli, eğitimli, dikkatli ve uzman tüketici kitlesine hitap ettiğini, bu tüketicilerin ilgili markaları karıştırmasının mümkün olmadığını, davacı yanın tanınmışlık iddialarının da yerinde bulunmadığını, müvekkilinin 2020/99226 ve 2021/182806 işlem numaralı marka tescillerinin olduğunu, bu nedenle başvuru üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konu başvuru kapsamında yer alan ve dava konusu edilen 42. sınıftaki "Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri. Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç)” ile davacı yanın itirazına mesnet markanın kapsamında yer alan hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, davaya konu 2021/171323 sayılı marka ile davacının itirazına dayanak marka işaretleri arasında da SMK’nın 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2022-M-13853 sayılı kararının davaya konu 42. sınıftaki “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri. Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç)” bakımından iptaline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, ilk derece mahkemesince taraf markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik ve karıştırılma ihtimali olduğu tespit edilmiş ise de bu tespitin haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu, taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." kelimesinin, hukuka aykırı bir eylem sonucunda meydana gelen maddi veya manevi zarara karşılık olarak ödenen bedel veya zarar ödencesi anlamına geldiğini, bu anlamı itibariyle markasal anlamda ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu, bir bütün olarak dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediliğin sağlandığını, öte yandan gerekçeli kararda, başvuru kapsamında yer alan "Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri" yönünden marka kapsamlarının benzemediği belirtilmesine rağmen bu yönden davanın reddine karar verilmemesinin de doğru bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili başvurusunun esas unsurunun "....com" ibaresinden oluştuğunu, davacı markasının ise "... online online ... danışmanız" ibareli olduğunu, söz konusu markalarda ortak olarak yer alan "..." kelimesinin, tek başına bir markanın esas unsuru olarak kabul edilemeyeceğini, birden fazla unsur ihtiva eden markaların bir bütün olarak incelenmesi gerektiğini, "..." ibaresinin tanımlayıcı bir ibare olup marka hukuku açısından ayırt edici nitelik taşımadığını, EUIPO kararının da itirazlarını desteklediğini, markalarda yer verilen görsel unsurların birbirlerinden farklı olduğunu, bu yönden taraf markalarının değerlendirilmediğini, dosyaya sunulan mütalaada, dava konusu markaların karıştırılması ihtimali olmadığının belirtildiğini ve bu mütalaa dikkate alınmadan karar verilmesinin doğru bulunmadığını, davacı markasının ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu ve bu hali ile markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "....com" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli marka arasında dava konusu edilen hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira taraf markalarının asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu ve bu ibarenin, dava konusu hizmetler yönünden tanımlayıcı ya da tasviri bir işaret olmadığı, her ne kadar kelime anlamı itibariyle bu ibarenin ayırt ediciliği yüksek değil ise de asgari bir ayırt ediciliği haiz bulunduğu ve dava konusu başvuruya bu anlamda yeterli ayırt edicilik sağlanmadığı gibi tertip tarzı itibariyle de davacı markasına yanaşıldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden davalı ... vekilinin, dosyaya sunulan uzman görüşünün dikkate alınmadığına ilişkin istinaf itirazının yerinde bulunmadığı, eldeki davada YİDK kararının iptalinin talep edildiği ve iptali istenen YİDK kararına konu olmayan "Sanat eserleri orijinallik onay hizmetlerinin" bu davanın konusu olmadığı, dolayısıyla bu yöne ilişkin Kurum istinafının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar ... ile ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davalılar ... ile ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 732,00'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH:16/04/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/463, K. 2026/744, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-463-e-2026-744-k-c763e3a7e307