Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/4440 E. 2025/427 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/4440
- Karar No
- 2025/427
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 4. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A G E R E K Ç E L İ İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO : 2024/4440 KARAR NO : 2025/427
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2024 NUMARASI : 2024/204 Esas 2024/525 Karar
DAVACI : ... -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... -... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 22/2 maddesi gereğince Marmara Asliye Hukuk Mahkemesi ve Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile dosya yargı yerinin belirlenmesi için dairemize gönderilmekle dosya içindeki tüm belgeler ile dairemiz üyesi tarafından hazırlanan ön inceleme raporu incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ...'ın Marmara İcra Müdürlüğü'nün 2023/180 E. sayılı dosyası nezdinde taraflarınca ikame olunan ilamsız icra takibine süresinden sonra itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, borca itiraz talebinin 20/11/2023 tarihinde taraflarına e-tebligat yöntemi ile tebliğ edildğini, akabinde takip konusu alacağın ticari uyuşmazlıktan kaynaklanıyor olması nedeniyle öncelikle taraflarınca Marmara Arabuluculuk Bürosu nezdinde arabuluculuk sürecinin ikame edildiğini, anılan sürecin de olumsuz neticelendiğini, arabuluculuk süreci sonrasında müvekkilinin babası ... ile iletişime geçen davalının takip konusu meblağ karşılığı olarak mermer teslimi yapacağını ve bu nedenle 2024 yılı Ocak ayının sonuna kadar beklemelerini rica ettiğini, müvekkilininde babası ile birlikte çalıştığından ve babası ...'nin davalıya bu süreyi tanımak istemesi dolayısıyla kendisini kıramadığını ve beklediğini, en geç Ocak ayının sonunda teslim edileceği belirtilen mermerlerin halen dahi müvekkiline teslim edilmediğini, ödeme emrinin 08/11/2023 tarihinde borçlunun bizzat kendisine tebliğ edildiği halde borca itiraz dilekçesinin 20/11/2023 tarihinde yani 7 günlük itiraz süresi geçtikten sonra ibraz edildiğini, öncelikle itirazın süresinden sonra yapıldığı için itirazın iptaline karar verilmesini, dava konusu olay tarihinde ... Mermer ...isimli firmanın sahibi olan ve mermer toptancılığı yapan müvekkili ...'nin yine kendisi gibi mermer ticareti yapan davalı ... ile mermer alımı hususunda anlaştıklarını buna istinaden mermer bedeli olan 20.000,00 TL'yi "Mermer Kapora Ödemesi" adı altında davalı ...'ın "..." IBAN No'lu hesabına gönderdiğini, buna ilişkin banka ödeme dekontunu dilekçe ekinde sunduklarını, ancak davalı tarafın, anılan tarihin üzerinden bir yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen müvekkiline herhangi bir şekilde mermer teslimi yapmadığı gibi söz konusu ödemenin iadesi talep edildiğinde ise ödeme tarihinde ortakları ile birlikte çalıştığını ancak sonrasında kendisinin ortakları ile yollarını ayırdığını yani ödemeden mesul olmadığını belirterek haksız savunmalarda bulunduğunu, bir an için davalının ortakları ile yollarını ayırdığı kabul edilecek ise de dava konusu mermer ödemesinin bizzat davalının hesabına gönderildiğini, müvekkilinin iddia olunan ortaklık veya diğer ortaklar ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, davalı tarafın ortakları ile birlikte yahut ortaklarından ayrı olmasının, söz konusu ödemeyi iade etmemesi hususunda herhangi bir haklılık payı oluşturmadığını, davalı tarafın halen dahi mermer ticareti yapmakta olduğunu, bu hususun sosyal medya paylaşımları ile de açıkça gösterdiğini, buna rağmen anlaşma gereği teslim edilmesi gereken mermerleri müvekkiline teslim etmediğini ve kendisine gönderilen 20.000,00 TL'yi de haksız ve kötü niyetli gerekçelerle müvekkiline iade etmediğini, buna ilişkin tanıklarının da mevcut olduğunu belirterek davalarının kabulü ile itirazın iptali ve Marmara İcra Müdürlüğü'nün 2023/180 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatılan takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi, Avukatlık ücreti ile yargılama giderlerinin de davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Marmara Asliye Hukuk Mahkemesince 19/02/2024 tarihli 2024/22 Esas, 2024/23 Karar sayılı karar ile, Davacı vekili tarafından 16/02/2024 tarihinde davalı aleyhine açılan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasına bakmakla görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurulduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesince, Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Eldeki uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan HMK.'nın 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, davanın görevli ve yetkili Marmara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede; Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Dava itirazın iptali talebine ilişkindir. Somut olayda; davacının; mermer toptancılığı işi yaptığını, davalının da aynı işi yaptığını, mermer alımı hususunda anlaştıklarını ancak mermer teslimi yapılmadığını, bedelin de iade edilmediğini belirttiği, tarafların aktif ticaret sicili kaydının ve esnaf kaydının bulunmadığı, davalının basit usulde kazanç elde ettiğinin, davacının da işletme hesabına göre defter tuttuğunun yazı cevaplarından anlaşıldığı, mevcut durumda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu ve yargı yeri olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Marmara Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dava dosyasının, dosyayı dairemize gönderen mahkemeye iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 06/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
KANUN YOLU : HMK'nun 362/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 07/02/2025
... Başkan ... e-imza ... Üye-... e-imza ... Üye -... e-imza ... Katip ... e-imza