Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/376 E. 2026/1295 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/376
Karar No
2026/1295
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/376 Esas

KARAR NO : 2026/1295 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2021/773 Esas - 2023/782 Karar

TARİHİ: 29/11/2023

DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)

KARAR TARİHİ: 25/06/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...alanında faaliyet gösteren ... ...A.Ş.'nin %50 pay sahibi ve kurucu ortağı olduğunu, davacının 22/01/2018 tarihinde kuruluş ile birlikte 3 yıl için yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, davacının yönetim kuruluna seçildiği tarihten itibaren üzerine düşen her türlü görevi eksiksiz yerine getirdiğini, ancak şirketin eski yönetim kurulu başkanı ...'in görevlerini yapmaması ve yönetim kurulunu toplantıya çağırmaması nedeniyle şirketin yasal süresi içerisinde 2018,2019 ve 2020 yılı Olağan Genel Kurul toplantılarını gerçekleştiremediğini, aynı sebeple davalı şirketin Ağustos 2019 tarihinde fiili olarak çalışamaz hale geldiğini, mesul müdürün işten ayrılmak zorunda kaldığını ve mal sahibi tarafından feshedildiğini, davacının ...'den şirket olağan genel kurul toplantılarının yapılması için ortakları toplantıya çağırmasını talep ettiğini ancak ...'in bu talebi yerine getirmediğini, son olarak bu hususta Beşiktaş 5.Noterliğinin 15/06/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderilmesine rağmen eski yönetim kurulu başkanı ...'in toplantılara çağrıyı gerçekleştirmediğini, bu defa davacının İstanbul 9.ATM 2021/506 esas sayılı dosyası ile TTK m. 410/2 uyarınca genel kurula çağrı yapabilmek için yetki talep ettiğini, mahkeme tarafından verilen yetkiye istinaden davacının ortakları genel kurula çağırdığını, genel kurul toplantısının 05/11/2021 tarihinde şirket merkezinde yapıldığını ve toplantıya davacıdan başka katılan pay sahibi olmadığını, genel kurulun 6.gündem maddesi uyarınca şirketin 22/01/2021 tarihinde görev süresi dolan yönetim kurulunun yeniden teşkilinin sağlanması amacıyla yönetim kurulu üyelerinin seçimine geçilmişse de, üye olmak isteyen bulunmadığından yönetim kurulunun teşkilinin sağlanamadığını, şirketin organsız kaldığını, kurumlar vergi beyannamelerinde de görüleceği üzere şirketin fiili olarak hayatını sürdürmediğini ve son iki yıldır borca batık halde bulunduğunu, bu nedenlerle TTK hükümleri uyarınca şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Müdahale talep eden ...vekili dilekçesinde özetle; davalı şirketin özel olarak bir yanık kreminin reçelendirilmesi, üretimi, pazarlanması ve satışı amacıyla kurulmuş olup ilerleyen süreçte ...'in tesadüfen davalı şirketin reçelendirilmesi, üretim ve pazarlamasını gerçekleştirdiği ... isimli yanık kreminin dava dışı ... ...A.Ş.isimli şirket tarafından satışının gerçekleştirildiğini öğrendiğini, söz konusu şirketin davacının akrabasının tek pay sahibi olduğu bir anonim şirket olup davalı şirket kayıtlarında yapılan kontrollerde davacının ürünün üretimine dair formülü, aylık satış listeleri, ürünlerin fiyat listeleri, fiyat teklifleri, satış noktaları ve şartları gibi ticari sır ve bilgileri şirket dışına çıkarttığının tespit edildiğini, davacının şirketi uğrattığı zararların tazmini amacıyla İstanbul 2.ATM 2021/849 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bunun yanı sıra haksız rekabet ve güveni kötüye kullanma suçlarından ... ve ... esas sayılı dosyalar ile İstanbul C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, şirketin feshi halinde davacının davalı şirkete aktarmış olduğu sermaye ve emeğinin zarar göreceğini, bu nedenlerle müdahale taleplerinin kabulüne, davacı kusurlu olduğundan şirketin feshine yönelik ileri sürdüğü haklı sebepler gerçekleşmediğinden reddine, şirketin geleceği ve ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi açısından Yönetim Kurulu üyesi olan davacının kanun ve esas sözleşmeden doğan görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmesi ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralına uyarak gözetme yükümlülüğü altında iken yükümlülüklerini ve kendisinden beklenen özeni yerine getirmemesi, şirket faaliyetlerini sekteye uğratması, karşılıklı güven ilişkisini kaldıracak mahiyette davranışlar sergilemesi ve bu davranışlarını sürdürmesi nedeniyle 6102 Sayılı TTK 531.maddesi gereğince ayrılma akçesi ödenmeksizin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 29/11/2023 tarih ve 2021/773 Esas - 2023/782 Karar sayılı kararında;

".....Somut olayda dava konusu şirketin ana sözleşmesinde yer alan faaliyet amaçlarını gerçekleştirmeye yarar hiçbir taşınmazın olmadığı, şirketin borca batık durumda olduğu, rayiç değerlerinin olmadığı, şirketin faaliyetinin olmadığı, bu hali ile şirketin devam ettirilmesi ve kuruluş amacını gerçekleştirmesi bu aşamadan sonra mümkün olmadığından, davacı ortağın şirketten çıkarılmasının da bir çözüm sağlamayacağı anlaşıldığından şirketin haklı nedenle feshine ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,

''1-Davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı ... ...Anonim Şirketinin feshine,

2-Tasfiye memuru olarak bilirkişi ...'nun tayinine,

3-Tasfiye memuru için aylık 10.000,00 TL ücret takdirine, '' karar verilmiş ve karara karşı dahili davalı ...vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Dahili davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından haklı nedenlerin varlığı iddiası ile ...'nın feshi talep edilmiş ise de davacının yakın akrabasının şirketi olan dava dışı ...'ya şirketin gizli bilgilerini aktardığı ve şirketi zarara uğrattığının tespit edildiğini, davacının rekabet yasağına aykırı davrandığını, kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının işbu davaya konu asılsız iddiaları ile fesih talebi de dikkate alındığında, şirketin feshi halinde müvekkillerin ...'ya aktarmış olduğu sermaye ve emeğinin zarar göreceğini,

Müvekkilin ortağı olduğu ... Şirketi'nin faaliyetine devam edemiyor olmasının nedeninin davacının haksız eylemleri olduğunu, hal böyleyken ticari faaliyete devam edilmemesi gerekçe gösterilerek ...'nın tasfiyesine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,

Şirketin tüm borcunun müvekkile ait olduğunu, müvekkilin şirketin ihtiyaç duyduğu maddi desteğin tamamını sağladığını, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda da bu durumun tespit edildiğini, ancak yerel mahkeme tarafından şirketin feshine karar verilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, nitekim müvekkilin alacağına kavuşması, şirketin geleceği ve ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi açısından davacıya ayrılma akçesi ödenmeksizin ortaklıktan çıkarılması gerekirken şirketin feshine karar verilmesinin haksız olduğunu, şirketin feshine karar verilmesi ile birlikte ...'nın faaliyetine devam edemeyeceğini ve müvekkilin de alacağına kavuşamayacağını, davanın reddine karar verilmesi halinde davacının ayrılma akçesi ödenmeksizin ortaklıktan çıkartılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi hükmü uyarınca davalı anonim şirketin haklı sebeplerle feshi istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı ... ...Anonim Şirketinin feshine, karar verilmiş ve karara karşı dahili davalı ...vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davalı ... ...A.Ş.'nin dosya arasında bulunan sicil kaydı incelendiğinde; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ...-5 sicil numarası ile kayıtlı ... ...A.Ş.'nin 16/01/2018 tarihinde sicile tescil edildiği ve 22/01/2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, şirketin kuruluş sermayesinin 200.000,00 TL olduğu, davalı şirketin 2 ortaklı olduğu, davacı ...'un %50 ve dahili davalı ...'in de %50 pay sahibi olup davacının %50 oranında hissedar olarak TTK 531.maddesi uyarınca dava açma hakkına sahip olduğu anlaşılmıştır.

Davalı şirketin 16/01/2018 tarihinde kurulduğu tarihte ilk yönetim kurulu üyesi olarak 3 yıllığına davacı ... ve dahili davalı ...'in seçildiği, İlk 1 yıl için ...Yönetim Kurulu Başkanı, ...' da Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak seçilmiştir. İlk 3 yıl için davacı ... ve dahili davalı ...müşterek temsilci olarak seçildikleri görülmüştür.

Yargılama aşamasında davalı şirkete dava dilekçesi ve tensip zaptı e-tebligat yolu ile 12/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirket adına davaya cevap verilmediği, davacı dışındaki diğer ortak ...davalı yanında müdahil olarak davaya katıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece 07/06/2023 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararı ile; Şirketin feshi davalarında şirket tüzel kişiliği ile beraber tüm ortakların mecburi dava arkadaşlığı olması sebebiyle davacı vekiline 2 hafta süre verilerek şirketin diğer ortağı olduğu beyan edilen ...'i davaya dahil eden dilekçe sunmak üzere süre verilip dahili davalı olarak davaya dahil edilmiş ise de; Şirketin feshi davasında husumetin feshi talep edilen şirkete yöneltilmesi gerektiği, davacı tarafından açılan istinafa konu davada da husumetin feshi talep edilen şirkete yöneltildiğinden mahkemece diğer ortağın dahili davalı olarak davaya dahil edilmesi yerinde görülmemiştir.

Davalı şirket, iki ortaklı olduğu, davacı ... ve dahili davalı olarak gösterilen ... aynı zamanda 3 yıl için müşterek temsilci olarak seçildiği, ancak fesih ve tasfiye davasından önce görev sürelerinin dolduğu, ayrıca şirketin müşterek yetkili temsilcileri arasında menfaat çatışması meydana gelmiş olup davalı şirketi bu davada temsil etmek üzere bir temsil kayyımı atanması, taraf teşkilinin bu suretle sağlanması, bundan sonra yargılama yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Mahkemenin kabulüne yönelik inceleme yapıldığında,

Mahkemece alınan bilirkişi kök raporunda; Şirket sermayesinin 200.000,00 TL olduğu, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre, işbu sermayenin tamamının ödendiğinin tespit edildiği, davalı şirketin 31.12.2020 tarihli kaydi bilançosundan görüleceği üzere, (-) 387.709,12 TL ile borca batık durumda olduğunun tespit edildiğini, şirketin en büyük alacaklısının şirket ortağı olduğu, ortağın alacağından feragati halinde şirketin borca batıklıktan çıkabilmesinin mümkün göründüğü, şirketin kayda değer bir piyasa ve banka borcunun olmadığı belirtilmiş, bilirkişi ek raporunda ise; davalı şirketin bilançosunda görünen borç toplamının 500.450,32 TL olduğu, davalı şirketin davacı ortak ...'a 66.639,12 TL, diğer ortak ...'e ise 428.500,00 TL borcunun göründüğünün tespit edildiği belirtilmiştir.

Mahkemece verilen hüküm gerekçesinde, İstanbul 2.ATM 2021/849 esas sayılı dosyasının UYAP kayıtlarının getirtildiği belirtildiği halde bu dosyanın içeriğinin değerlendirilmemesi yerinde görülmemişir.

Davacı taraf dava dilekçesi ile, davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ettiği, dahili davalı olarak davaya dahil edilen diğer ortağın ise, şirketin feshi yerine davacı ortağın ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin talebinin olduğu, mahkemece verilen hüküm gerekçesinde şirketin borca batık durumda olduğu, rayiç değerlerinin olmadığı, şirketin faaliyetinin olmadığı, bu hali ile şirketin devam ettirilmesi ve kuruluş amacını gerçekleştirmesi bu aşamadan sonra mümkün olmadığından, davacı ortağın şirketten çıkarılmasının da bir çözüm sağlamayacağı gerekçesi ile şirketin feshine karar verilmiş ise de, bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere şirketin borcunun büyük kısmının şirketin feshi yerine davacı ortağın ortaklıktan çıkarılması talep eden diğer ortak ...'e ait olduğu, bu tespitlere göre mahkemece, dahili davalı ortağın davacı ortağın ortaklıktan çıkartılması talebinin değerlendirilmesi gerekirken şirketin feshine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Bu durumda mahkemece, davalı şirketi bu davada temsil etmek üzere bir temsil kayyımı atanması, taraf teşkilinin bu suretle sağlanması, bundan sonra yargılama yapılıp yukarıdaki açıklamalarda değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, dahili davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Dahili davalı ...'in istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2023 tarih ve 2021/773 Esas - 2023/782 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden dahili davalı ...tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf talep eden dahili davalı ...tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,

4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/376, K. 2026/1295, T. 29.11.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-376-e-2026-1295-k-80b6ee5adca5