Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2096 E. 2026/1277 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/2096
- Karar No
- 2026/1277
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2096 - 2026/1277 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2096 KARAR NO : 2026/1277
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/05/2024 NUMARASI : 2023/185 2024/352 ASIL DAVA
DAVANIN KONUSU :İstirdat İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN :Davalı vekili KARAR TARİHİ :24/09/2026 KARAR YAZMA TARİHİ :12/10/2026
Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kurum tarafından davacı aleyhine 15.702,70 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, bu faturanın kaçak elektrik tüketiminin mevcut olduğuna dair tespitin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaçak tespitinin fotoğraflandırılması gerektiğini, aksi takdirde kaçak elektrik kullanımından söz edilemeyeceğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı şirkete 100,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, borç ve ceza tahakkuk işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiş, 10/04/2023 tarihli dilekçesi ile davacı şirketin davalı kurum tarafından kesilen fatura kapsamında toplam 16.048,88 TL'yi ödemek zorunda kaldığını, bu ödeme sonucunda davanın istirdat davasına dönüştüğünü beyan ederek 16.048,88 TL bedelin işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kurum tarafından davacı aleyhine 79.183,75 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, bu faturanın ve kaçak elektrik tüketiminin mevcut olduğuna dair işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaçak tespitinin fotoğraflandırılması gerektiğini, aksi takdirde kaçak elektrik kullanımından söz edilemeyeceğini belirterek, şimdilik 1.000,00 TL'nin istirdadını talep etmiş, 05/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile birleşen davadaki talebini 39.591,88 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafın kaçak elektrik tüketiminde bulunduğunu, kaçak elektrik tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerden olduğunu, davacı tarafça kaçak elektrik tüketimi tutanağının aksini ispat edecek nitelikte hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 22/05/2024 tarih, 2023/185 Esas, 2024/352 K. sayılı kararı ile davalı tarafından düzenlenen mevzuata aykırı kaçak tespiti ve faturalandırmanın haksız olduğu, davacı tarafından yapılan fazla ödemenin istirdadı gerektiği anlaşılmakla asıl davada; davanın kısmen kabulü ile 5.580,00 TL’nin 10.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan istirdadına, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davada; davanın kabulüne, 39.591,88 TL’nin davalıdan istirdadına, asıl davada davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince reddedilen tutar hesaplanan takdiren 10.468,88 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının 01/03/2023 tarihi öncesinde borcu olup olmadığının işbu yargılamanın konusu olmadığını, şirket tarafından 01/03/2023 tarihinde mühürlenen sayacın davacı şirket tarafından hukuka aykırı olarak açılarak elektrik kullanımına devam edildiğini, kesilen elektriğin mücbir sebepler dışında açılması halinin gerçekleştiğini ve ilgili yönetmeliğin 42. Maddesinde düzenlenen ç bendi ve devamı uyarınca kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştiğini, mevzuat gereği bildirimin ... A.Ş. tarafından yapılması gerektiğinden söz konusu bildirime ilişkin kayıtların müzekkere yazılarak temin edilmesi gerektiğini, davacı tarafından ödenmeyen elektrik fatura borcunun bulunmasından dolayı ... A.Ş. tarafından şirkete 01/03/2023 tarihinde bildirim yapılmış olup yapılan bildirim sonucunda 01/03/2023 saat 09:59’da davacının elektriğinin kesildiğini, ayrıca 01/03/2023 tarihli borç nedeniyle kesme ve mühürleme tutanağı düzenlendiğini, elektriği açmak üzere tesisat adresine giden şirket yetkililerinin enerjinin açık ve kullanılıyor olduğunu tespit etmesi üzerine 07/03/2023 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağını düzenlediklerini, hesaplamalarda yer alan farkların, BTV tutarının hesaplanmasından kaynaklandığını, bilirkişi raporlarında yer alan hesaplama yönteminin ...’nun Kaçak Elektrik Faturaları Hk. Konulu yazısına aykırı olduğunu, mahkemece hatalı raporların hükme esas alındığını ileri sürerek, ilamın kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan faturalardan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 23/05/2023 tarih, 2023/345 Esas, 2023/309 K. sayılı kararı ile iş bu dava dosyasının Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/185 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/185 E. sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 30/10/2024 tarih, 2023/185 Esas, 2024/352 K. sayılı ek kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Birleşen davada istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Mahkemece görüşüne başvurulan Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi 10.08.2023 tarihli raporunda, davacının 01/03/2023 öncesi ödenmemiş borcunun olup olmadığının tespitinin dosyadaki belgelerle yapılamadığını, yönetmeliğe göre ödenmemiş borca istinaden elektrik kesintisi öncesi 2. bildirim yapılması gerektiğini, davacının geriye dönük borç bilgisi ve borcuna istinaden 2. bildirim verisinin dosyaya kazandırılması gerektiğini, 2. bildirim yapılmadan 01.03.2023 tarihli kesme ve mühürleme tutanağı düzenlenmiş olması halinde yönetmeliğe uygun belge düzenlenmemiş olacağını ve elektrik kesintisi yapılamayacağını, akabinde de davacının kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmayacağını belirterek terditli rapor düzenlemiştir. Bu rapora itiraz üzerine alınan Elektrik Mühendisi bilirkişinin hükme esas alınan 02.10.2023 tarihli raporunda, davacıya ait ... Tesisat nolu abonelikle ilgili düzenlenen Asıl davaya konu 07.03.2023 tarihli ve Birleşen davaya konu 10.04.023 tarihli kaçak tutanaklarının, “önceden dağıtım şirketince kesilen elektriklerin yükümlülükler yerine getirilmeden açılarak kullanılmasının“ meri mevzuatı oluşturan E.P Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.ç maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edildiğini ancak davalı ...'ın uymakla yükümlü olduğu Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde bir şekilde davranmadığı, davacının dava dışı bölge tedarik şirketi ...'a ödenmemiş bir borcu olmadığı ve görevi olmadığı halde borç bildirimi yaptığı ve akabinde de kesme işlemi yaptığı, elektrik kesme işleminin mevzuata uygun bulunmadığı ve bu nedenle her iki kaçak tutanağının kesme işleminin hatalı olması nedeniyle doğru bulgu ve belgelere dayalı olmadığı ve buna bağlı olarak davaya konu her iki kaçak tutanağının yönetmelik hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımını içermediği, asıl ve birleşen davaya konu kaçak tutanaklarının mevzuata uygun bulunmaması karşısında, her iki kaçak tutanağı kapsamında davacı aboneliğinde yapılan elektrik tüketimlerinin faturalanarak bedelinin tahsil edilmemesine bağlı olarak, bu dönemlerde faturalanmayan elektrik enerjisi miktarlarının normal tarife ile hesaplanması gerektiği, asıl dava kapsamında; davacının fazladan ödediği 5.580,42 TL bedelin istirdatını talep edebileceğinin; birleşen dava kapsamında davacının fazladan ödediği 39.591,88 TL bedeli istirdatını talep edebileceğinin hesaplandığı görüş ve kanaatine varıldığını belirtmiş, 19.11.2023 tarihli ek raporunda; kök raporundaki görüşünde bir değişiklik olmadığını ifade etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle istinaf olunan ilk derece mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, birleşen dava yönünden yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir. Asıl davada istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede ise; HMK'nun 341/2 maddesinde, miktar veya değeri 1.500,00 TL’yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarih, 29906 S. R.G'de yayımlanan 6763 sayılı yasanın 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Bu durumda, mahkemece asıl davada kabulüne karar verilen asıl istemin 5.580,00 TL’lik kısmının hükmün verildiği tarih itibariyle HMK’nın 341/2. maddesinde açıklanan 17.830,00 TL istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, asıl dava yönünden HMK'nın 352. maddesi gereğince davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin USULDEN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; A-)1-Birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.704,52 TL harçtan davalı tarafça yatırılan 427,60 TL’nin mahsubu ile bakiye 2.276,92 TL nisbi karar ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına, B-)1-Asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nun 341/2. maddesi gereğince MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE, 2-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, C-) Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362/(1)-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 24/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır