Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1939 E. 2024/1939 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1939
- Karar No
- 2024/1939
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1939 - 2026/1550 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1939 KARAR NO : 2026/1550 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/09/2022 NUMARASI : 2021/247 E. - 2022/222 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/09/2022 Tarih ve 2021/247 Esas - 2022/222 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şirketin 2020/39356 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna karşı müvekkilinin dünya çapında tanınmış "..." ibareli markalarına dayalı olarak gerçekleştirdiği itirazın, ... YİDK'nin 2021-M-5140 sayılı kararı ile redd Edildiğini, müvekkil şirketin hem ticaret unvanı hem tescilli markalarının asli unsurunu teşkil eden “...” ibaresinin müvekkili şirketin sunduğu hizmetler ile özdeşleştiğini, yoğun kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanarak itibarlı bir marka haline geldiğini, müvekkil şirkete ait “...” ibareli markalar ile dava konusu “...” ibareli marka arasında görsel, anlamsal ve fonetik benzerlik ve iltibas mevcut olduğunu, itiraza konu markanın tescilinin başvuru sahibine haksız bir yarar sağlayacağını, müvekkilinin markasının itibarının zarar göreceğini ve ayırt edici karakterinin zedeleneceğini, markalarının sulandırılmasına yol açacağını, başvuru sahibinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, dava konusu 02.07.2021 tarih ve 2021-M-5140 Sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/39356 numaralı markanın tescil edilmesi halinde başvurusu yapılan tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin sadece tütün ürünleri ile iştigal ettiğini, dava konusu marka başvurusunun da 04 ve 34. sınıfta yer alan malları kapsadığını, "..." markasının WIPO aracılığı ile çeşitli ülkelerde tescilli, tütün ürünleri sektöründe tanınan, bilinen ve güvenilir bir marka olduğunu, müvekkilinin markası ile davacı markası ile benzer olmadığından karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını, davacı ile müvekkilinin şirketinin sunduğu hizmetlerinin farklı olduğunu, müvekkilinin farklı sektörde olması nedeniyle "..." markasının itibarından ve tanınmışlığından faydalanmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, markaların tamamen farklı sektörde kullanılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "...+..." ibareli marka başvurusu ile davacının "...+..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu başvuru markasının kapsamında yer alan 4.sınıftaki ''Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Katı yakıtlar: kömürler, odun. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, balmumları (vakslar), parafinler." malları ile 34.sınıftaki tüm mallar yönünden benzer/ilişkili mal/hizmetler olmasından dolayı görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, taraf markaları arasında bu mallarda SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğundan bilirkişi raporu da benimsenerek aksi yöndeki YİDK kararının hatalı bulunduğu, bunun dışında kalan mallarda (elektrik enerjisi) ise iltibas oluşmadığı, davacı tarafın "...+..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin ve SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı, SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin kanıtlanmadığı) gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... 2021-M-5140 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/39356 sayılı markanın kapsamında yer alan 4. Sınıftaki ''Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Katı yakıtlar: kömürler, odun. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, balmumları (vakslar), parafinler." mallar ile 34. sınıftaki tüm mallar yönünden YİDK kararının iptaline, markanın bu mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ...na müzekkere yazılmasına, dava konusu markanın kapsamında yer alan '' elektrik enerjisi'' malları açısından ise açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibareli markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın, ilgili tüketici kesimi nezdinde, müvekkilinin seri marka zinciri içerisinde bulunduğu algısını yaratacağını,"..." ibareli markalarının tanınmışlık düzeyi gözetildiğinde davanın tüm sınıflar yönünden kabulüne karar verilmesinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların karşılaştırılan markalarının bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal bakımdan ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, "..." ibareli markaların tanınmış olduğu "giyim" sektörü ile başvuru markasının kapsamındaki mallar ilişkili olmadığından markaların karıştırılma ya da tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...+..." ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "...+..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 4.sınıftaki ''Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Katı yakıtlar: kömürler, odun. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, balmumları (vakslar), parafinler.'' malları ile 34.sınıftaki tüm mallar yönünden yönünden SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, zira, dava konusu markada, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin çok benzeri olan ve yine "..." şeklinde telaffuz edilen "...." ibaresine yer verildiği gibi ve bu ibarenin başına eklenen "..." harflerinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bunun yanında başvurudaki şekil unsurunun da davacının markalarındaki şekil unsuruna yaklaştığı, ancak başvuru kapsamındaki 4.sınıf "Elektrik enerjisi" yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği, bu nedenle taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekili, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, bu nedenle davanın tümüyle kabulüne karar verilmesinin gerektiğini ileri sürmüşse de mahkemece SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin kanıtlanmadığı) kabul edilmiş, davacı vekili markalarının tanınmış olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6769 sayılı SMK'nın 6/4 maddesi, "Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Aynı Kanun'un 6/5 maddesi ise "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmünü haizdir. Görüldüğü üzere anılan hükümler ile tanınmış markaların korunma şartları düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2020 tarih, 2019/2980 Esas, 2020/991 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere markanın tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmayıp, her bir somut olayda dayanılan markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin ispatlanması gerekmektedir. Bir markanın tanınmışlık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespiti özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konudur. Dolayısıyla, bir markanın tanınmışlığına ilişkin uyuşmazlık bulunması halinde mahkemece, HMK'nın 266. Vd. maddeleri uyarınca bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/11/2018 tarih, 2017/1410 E., 2018/7017 K. sayılı ilamında da, "tanınmışlık olgusunun tespiti özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden mahkemece bilirkişi incelenmesi yaptırılmış, dosyaya sunulan deliller doğrultusunda tanzim edilen bilirkişi raporunda, davacı markalarının tanınmışlığının ispat edilemediği mütala edilmiştir. Mahkemece, kararda açıklanan gerekçe ile teknik bir hususta bilirkişilerce bildirilen kanaatin aksinin kabulü doğru olmadığı gibi" denilerek, aynı sonuçlara ulaşılmıştır. Somut olayda, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, " ...Davacı markasının GİYİM, ÇİKOLATA ile EV AKSESURALARI ve bağlantılı alanlarda çok tanınmış olduğu, ...bu sebeple 6769 S. SMK’nın 6/5 maddesindeki şartların gerçekleştiği ve dava konusu markanın tesciline engel bir durum söz konusu olduğu, ancak taraf markaları arasında görsel olarak benzerlik söz konusu olsa da bu benzerliğin ayniyet düzeyinde olmadığı, davaya konu olan “Elektrik enerjisi” mallarında davaya mesnet olan ... markasının tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı ya da benzer olmadığı gibi birbirleriyle yakından bağlantılı olmadığı, biri diğerinin doğal sonucunu oluşturabilecek ilişkili mallar/hizmetler olmadığı bu mal ve hizmetlerin birbirine gönderme/ hatırlatma/ çağrıştırma yapma yeteneğinin bulunmadığı ve son olarak firmalar arasında bir illiyet bağının kurulamayacağı, “Elektrik enerjisi” mallarının tescil edilmesi halinde davacının markasının tanınmışlığına zarar vermeyeceği mütalaa edilmiştir." açıklamasına yer verilerek, dosya kapsamındaki davacı markalarının tanınmışlığının ispat edildiği, "elektrik enerjisi" dışındaki emtia yönünden SMK'nın 6/5.maddesinde öngörülen tescil engelinin bulunduğu bildirilmiştir. O halde, tanınmışlığın tespitinin özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konu olduğu da gözetildiğinde, mevcut delil durumu itibariyle davacı markalarının tanınmışlığının ispat edildiğinin kabulü gerekir. Her ne kadar HMK'nın 282. maddesi uyarınca hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirebilirse de bu hüküm, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, raporu yeter derecede kanaat verici bulmazsa HMK'nun 281. maddesi gereğince bilirkişiden ek rapor alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimin özel bilgiyi gerektiren hususlarda, bilirkişilerin yerine geçerek karar vermesi mümkün değildir. Yukarıdaki paragrafta yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait markaların tanınmışlığının ispat edildiği açıklanmasına rağmen davacıya ait markalar yönünden tanınmışlık koşulunun oluşmadığının kabulü doğru değildir. Zira her bir somut olayda, dayanılan markanın tanınmış olup olmadığının ispat edilmesi gerektiği gibi bir markanın tanınmış olup olmadığının tespiti de, hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenecek hususlardan değildir. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan nedenlerle, "elektrik enerjisi" dışındaki emtia yönünden tanınmışlık koşullarının oluştuğu gerekçesiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine yönelik olarak kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 12/09/2022 gün ve 2021/247 Esas - 2022/222 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile ...'nun 2021-M-5140 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/39356 sayılı markanın kapsamında yer alan 4. sınıftaki ''Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Katı yakıtlar: kömürler, odun. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, balmumları (vakslar), parafinler.'' malları ile 34. sınıftaki tüm mallar yönünden İPTALİNE, markanın bu mallar yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, 4-Dava konusu markanın kapsamında yer alan '' elektrik enerjisi'' malları açısından açılan davanın REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 163,00-TL tebligat ve posta masrafı, 2.350,00-TL bilirkişi ücreti ile istinaf aşamasında yapılan 182,00-TL tebligat ve posta gideri ile 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.864,40-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 1.932,20-TL'ye 59,30-TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 2.050,80-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 118,00-TL posta gideri ile 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 1.287,40-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 1.287,40-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı şirket tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 12-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 13-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60-TL’nin düşümü ile kalan 304,40-TL bakiye karar ve ilam harcının davalı Kurum'dan alınarak Hazineye irad kaydına, 14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.