Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/656 E. 2026/1152 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/656
- Karar No
- 2026/1152
- Karar Tarihi
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/656 KARAR NO : 2026/1152 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2024 (Karar) NUMARASI : 2020/...Esas, 2024/... Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralanmaya bağlı olarak malul kaldığını, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, iş gücü kaybından dolayı davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak bir sonuç alınamadığını belirterek şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ... tarihli cevap dilekçesinde özetle;yaşanan kazanın 2016 yılında meydana geldiğini, davacının asli kusurlu sayıldığını, buna istinaden yine de tüm hastane masrafları ve her türlü giderin kendisi tarafından karşılandığını, ailesi ile sulh olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı.... tarihli cevap dilekçesinde özetle;yaşanan kazanın 2016 yılında meydana geldiğini, davacının asli kusurlu sayıldığını, buna istinaden yine de tüm hastane masrafları ile her türlü giderlerinin oğlu ... tarafından karşılandığını, ailesi ile sulh olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı sigorta şirketi vekili ... tarihli cevap dilekçesinde özetle;davacı ile sigortalı araç sürücüsünün ceza soruşturma sırasında uzlaştıklarını, bu nedenle müvekkilinin bir sorumluluğunun kalmadığını, davaya konu talebin zaman aşımına uğradığını, taleplerin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülmesinin de mümkün olmadığını, müvekkilinin sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde atfı kabil kusuru bulunmadığını, davacının sürekli maluliyeti oluşmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla tarafların kusuru ve davacının maluliyeti yönünden Yönetmeliklere uygun rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, davacının müterafik kusurunun araştırılmasını ve dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, talep edilen faiz türü ve tarihinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacının yaşı, meydana gelen kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının maluliyeti nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak ve davalının kusur durumu nedeniyle hakkaniyet ölçüsünde oranlama yapılarak manevi tazminat davasının kısmen kabulüne" gerekçesiyle "Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 70,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesi, davalı sigorta şirketi yönünden 04.07.2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden 28.12.2016 tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine, fazla istemin reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile;4.000,00 TL'nin 28.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve ...'den alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine," karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ile verildiğini, hükme esas alınan raporda belirlenen kusur oranlarının hatalı olduğunu, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde her hangi bir kusurunun olmadığı, ...raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin maluliyetinin hatalı belirlendiğini, davacının kazadan kaynaklı vücudunda oluşan sekellerin malul kalmasına neden olduğunu, ...tarafından hatalı değerlendirilme yapıldığını, hesap raporunda hatalar bulunduğunu, manevi tazminat taleplerinin tamamına karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, reddedilen kısım yönünden karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, faiz türü ve başlangıcının hatalı olduğunu, ticari faize hükmedilmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istimine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; ... tarihinde, davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın davacı yaya ...'a çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında davacını yaralandığı, davacı tarafça araç sürücüsü, işleteni ve ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılamada alınan ... Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın %50 davalı sürücünün % 50 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, ATK ... İhtisas Kurulu'nun .... Karar numaralı raporuna göre; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 3 aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. 1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere ve gerekçeye göre; ...Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli kusur raporunun kaza tespit tutanağı, olay ve oluşa uygun olmasına, davacının maluliyetinin tespit edildiği ... İhtisas Kurulu raporunun doğru yönetmelik hükümleri uyarınca yetkili kurum tarafından düzenlenmesine, davacı aleyhine reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden vekalet ücreti takdir edilmemesine göre, davacı vekilinin bu yönlere işaret eden istinaf itirazlarının yerinde bulunmaması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut uyuşmazlıkta; davacının yaşı, olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, paranın satın alma gücü ve günümüz ekonomik koşulları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde adı geçen davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı azdır. O halde davacının talebi de dikkate alınarak davacı yararına 10.000,00-TL manevi tazminat takdirinin hak ve nesafet ilkelerine uygun olacağı, dosyada mevcut ruhsat bilgilerine göre davalıya ait aracın ticari olması nedeniyle avans faizi işletilmesi gerektiği anlaşıldığından, HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesinde uyarınca davacının istinaf itirazlarının kısmen kabulüne, mahkemece verilen kararın kaldırılarak yerine esasa ilişkin yeniden hüküm tesisine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, yukarıda açıklanan sair istinaf itirazlarının reddine, II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; 1-Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 70,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesi, davalı sigorta şirketi yönünden 04.07.2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden 28.12.2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazla istemin reddine, 2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL'nin 28.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar...ve ...'den al..ınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, 3-Harçlar kanunu uyarınca; a)Maddi tazminat davası yönünden 70,20 TL üzerinden hesap olunan 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 0,34 TL harcın mahsubu ile bakiye noksan 731,66 TL karar ve ilam harcının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, b)Manevi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL üzerinden hesap olunan 683,10- TL karar ve ilam harcından peşin alınan 68,32-TL harcın mahsubu ile bakiye noksan 614,78 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...' den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; a)Maddi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 70,20 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine, b)Manevi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Maddi tazminat yönünden; davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 29,80-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı ve 68,66-TL peşin harcın toplamı 123,06 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 6.373,0-TL ...fatura bedeli, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.030,55 TL posta gideri olmak üzere toplam yapılan 9.903,55-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranları nazara alınarak 4.961,72-TL'sinin (davalı sigorta şirketinin 34,59-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 8-Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.360,00-TL'nin davanın kabul ve ret oranları nazara alınarak 954,72 TL'sinin davalı ... Sigorta Şirketi'nden, 405,28 TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, III-Davacıdan alınan istinaf karar peşin harcının davacıya iadesine, IV-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan, 1.683,10-TL başvuru harcı, 1.804,95-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.488,05-TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 23/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.