Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1353 E. 2024/1353 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1353
Karar No
2024/1353
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1353 - 2026/1636 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1353 KARAR NO : 2026/1636 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2024 NUMARASI : 2023/231 E. - 2024/60 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/02/2024 tarih ve 2023/231 E. - 2024/60 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli markalarını ilk kez 1986 yılında tescil ettirdiğini ve kullanmaya başladığını, “...” ibaresini esaslı unsur olarak içeren markalarını yurt içinde ve yurtdışında çeşitli ülkelerde tescil ettirdiğini, davalının 2020/153547 numaralı “...” ibareli marka başvurusunun ilanına itirazlarının nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, verilen kararın kabul edilemeyeceğini, müvekkiline ait “...” markalarının yoğun kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını ve tanınmış marka hale geldiğini, müvekkilinin ...” markalarının tanımlayıcı ibareler olmadığını, müvekkili tarafından Türkiye piyasasına sunularak tanıtılmış markalar olduğunu, dava konusu marka başvurusunun müvekkili şirket markalarına görsel, işitsel, kavramsal ve en nihayetinde global açıdan ayniyet derecesinde benzerlik taşıdığını ve müvekkilinin markalarına iltibas yarattığını, “...” ibareli markanın esaslı unsurunun müvekkilinin gerçek, üstün, öncelikli hak sahibi olduğu tüketici nezdinde tanınır, bilinir hale getirdiği “...” ibaresi olduğunu, davalının marka başvurusunu müvekkilinin markalarının tescilli olduğu sınıf ve emtialarda tescil ettirmeye çalıştığını, dava konusu başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, ...’in 07.03.2023 tarih ve 2023–M–1041 sayılı YİDK kararının iptalini, 2020/153547 sayılı “ ...” ibareli markanın 30. sınıfta yer alan emtiaların tamamı 35. sınıfta bulunan emtiaların 30. sınıfa ait mal ve hizmetler ve 43. sınıfta yer alan “yiyecek içecek hizmetleri sağlanması” hizmet sınıfı yönünden iptalini, tescili halinde hükümsüz sayılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı gerçek kişi, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davalı başvurusundaki "..." adı ülke adı/yöre ismi olduğundan karşılaştırmada esas alınmadığı, dava konusu edilen markanın kapsamında yer alan 30. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıftaki "30.ncu sınıfa ait malların satış hizmetleri” ve 43/1 sınıfında yer alan " yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri " yönünden aynı/benzer ve ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olduğundan emtia benzerliğinin gerçekleştiği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının "... " ibareli tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu, bunun dışında kalan emtialarda ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da bilirkişi raporunda geçtiği şekilde “Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, pastalar, krakerler, gofretler, kekler, tartlar” mallarında ciddi bir farkındalığının olduğu görülmekle birlikte davalı markasının tescili halinde, davacının tanınmışlığının bulunduğu mal ve hizmetler bakımından 6/5 maddesinin uygulanma koşullarının oluşabileceği, SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu ... 2023-M-1041 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/153547 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 30. Sınıftaki malların tamamı ile 35. Sınıfta yer alan " Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, pastalar, krakerler, gofretler, kekler, tartlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ve 43/1 sınıfın yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden YİDK kararının kısmen iptaline, markanın da kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların karşılaştırılan markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönden herhangi bir benzerlik bulunmadığını, başvuru markasının bütünsel bir algı yarattığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliği zayıf, yaygın kullanılan bir ibare olduğunu, ilgili tüketici kesimi nezdinde markaların ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, dava konusu marka nedeniyle davacının mesnet markaları yönünden SMK'nın 6/5.maddesi şartlarının ortaya çıkmayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacıya ait itiraza mesnet markalar ile müvekkilinin dava konusu markası arasında ilgili tüketicileri iltibasa düşürecek nitelikte görsel, fonetik ya da anlamsal benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin yaygın bir tür adı olduğunu, ayırt edici nitelik taşıdığının ve tek başına başvuru markasının asli unsurunu oluşturduğunun söylenemeyeceğini, markasal koruma kapsamının dar olduğunu, başvuru markasının içerdiği özgün şekil unsuru ile ayrıştığını, SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların ortaya çıkmayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, bu ibarenin sonuna eklenen "..." ibaresinin vurguyu "..." ibaresinden uzaklaştırmadığı ve başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlanmadığı, başvuru kapsamındaki 30.sınıf mallar, 35.sınıfın 5.alt sınıfında 30.sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetleri ve 43.1.sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması" hizmetleri yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, "..." ibaresinin "..." anlamına gelen ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğu söylenebilirse de, davacı tarafça uzun yıllardır kullanıldığı gibi tek başına "..." ibaresini içeren tescilli davacı markaları da bulunduğundan, marka korumasından yararlanmasının gerektiği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/09/2025 tarih, 2025/751 Esas, 2025/5619 Karar sayılı kararında, "..." kelimesinin bir kek çeşidi olduğunun, bu ibarenin Türkiye'de ilk kez davacı ... San. Tic. A.Ş. tarafından kek emtiası üzerinde markasal olarak kullanılması sonucu bir cins adı değil, kendilerine ait marka olarak bilinir hale getirildiğinin benimsendiği, davacı markalarının “Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, pastalar, krakerler, gofretler, kekler, tartlar” mallarında tanınmış olduğu ve anılan mallar yönünden SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların da ortaya çıkacağı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'şar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıların uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1353, K. 2024/1353, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1353-e-2024-1353-k-fdde9033e897