Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1238 E. 2024/1238 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1238
- Karar No
- 2024/1238
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1238 - 2026/1545 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1238 KARAR NO : 2026/1545 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2024 NUMARASI : 2023/269 E. - 2024/86 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/02/2024 tarih ve 2023/269 E. - 2024/86 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve katılma yoluyla davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2021/184611 sayılı "..." ibareli başvuru markası ile davalı şirketin itiraza mesnet "..." ibareli markası arasında görsel, işitsel ve bütünsel açıdan benzerlik bulunmadığını, markaların bütüncül olarak değerlendirilmemeleri neticesinde iptali talep edilen hukuken kabul edilemez nitelikteki 2023-M-3762 sayılı YİDK kararının tesis edildiğini, uyuşmazlık konusu markaların hedef tüketici gurubunun davaya konu markaları ayırt edebilecek düzeyde tüketiciler olması sebebiyle markaların karıştırılmasının mümkün bulunmadığını, davalı şirketin kötü niyet ve iltibas niyeti iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin önceki tarihli 2013/04889 sayılı "..." ibareli markasından kaynaklanan hakkının bulunduğunu, tescilli markasına dayanan başvurusunun kötü niyetli addedilemeyeceğini ileri sürerek, 2023-M-3762 sayılı ... YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, dava konusu marka başvurusunun ... San. Ve Tic. A.Ş. Tarafından yapıldığını, ...'nın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davaya konu markanın tümden tescili talebinin usuli olarak reddinin gerektiğini, müvekkilinin tescilli "..." markasına iltibas yaratacak derecede benzer "..." esas unsurlu marka başvurusunun 6769 sayılı SMK 6/1 maddesi gereğince reddine karar verilmesinin isabetli olduğunu, davaya konu "..." esas unsurlu marka başvurusunun, müvekkilinin tescilli "..." markası ile karıştırılma ihtimali yaratacak düzeyde benzer olduğunu, kapsamlarındaki malların da aynı ve/veya aynı tür olduğunu, davacının davaya konu marka üzerinde müktesep hakkının bulunmadığını, davaya konu başvurunun kötü niyetle gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil)." emtiaları ile redde mesnet marka kapsamında yer alan "Süt, kaymak, tereyağı, peynir ve sütten mamul diğer yiyecek müstahzarları; süt ikameleri; süt bazlı içecekler; süttozu; koyulaştırılmış süt; konsantre süt; süt bazlı ve kaymak bazlı tatlılar; yoğurtlar; soya sütü (süt ikamesi); bu sınıfa dahil diyetetik ve/veya besin açısından güçlendirilmiş süt bazlı yiyecek ürünleri ve içecekler." emtialarının aynı, aynı tür olduğu, taraf markalarının esaslı unsurunun "..." ve "..." sözcüklerinden oluştukları, bu sözcüklerin bilinen bir anlamının bulunmadığı, dolayısıyla davaya konu mallar bakımından somut ayırt edici niteliği haiz oldukları, davaya konu emtiaların makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimine hitap ettikleri, markaların esas unsurlarının dört harften oluştuğu, markalar arasında tek harf farklılığı bulunduğu, diğer harflerin aynı dizilimle bulundukları, "..." ve "..." harflerinin İngilizce söylenişte aynı harfler oldukları, davaya konu emtiaların gündelik, sıklıkla tüketilen, toplumun her kesimine hitap eden emtialar oldukları da nazara alındığında, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacıya ait önceki tarihli 2013/04889 sayılı markanın "..." ibaresinden oluştuğu, markanın "Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)." emtiaları bakımından 18/02/2015 tarihinde tescil edildiği, söz konusu markanın tescil tarihi ile başvuru markası arasında beş yılı aşkın süre bulunsa da, marka işlem dosyası ile sınırlı olarak yapılan incelemede, davacının 2013/04889 sayılı "..." markasını, tescilli olduğu emtialar üzerinde süreklilik arz edecek şekilde fiili olarak kullandığını ispatlayamadığı, bu nedenle davacı yanın ileri sürdüğü müktesep hak iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet markalar arasında bütünsel açıdan görsel, işitsel benzerlik ve ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi gözetildiğinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin markasındaki "..." ibaresinin, firmanın kurucusu ve sahibi olan ...'nun isminden gelen çağrışımdan kaynaklandığını, bu nedenle markaların anlamsal benzerliğinden de söz edilemeyeceğini, müvekkilinin "..." ibareli önceki tarihli markasının müktesep hak sağladığını, "..." ibaresinin gerçek hak sahipliğinin de müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından açıldığını ancak marka başvurusunu yapanın ... San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, taraf değişikliği talebinin ve davacının yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmadığını, maddi hatadan ibaret bulunmadığını, dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın ... San. ve Tic. A.Ş.'nin aktif husumeti bulunmadığından reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun ... San. ve Tic. A.Ş.tarafından yapıldığı, dava konusu YİDK kararının ... San. ve Tic. A.Ş. hakkında verildiği, dava dilekçesinde davacı olarak ... San. Ve Tic. A.Ş. gösterilmişse de, dilekçe içeriğinden açıkça ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan başvuru hakkında verilen YİDK kararına karşı dava açıldığının ve davacının ... San. Ve Tic. A.Ş. olarak gösterilmesinin maddi hataya dayalı olduğunun anlaşıldığı, ... San. ve Tic. A.Ş. ile ... San. Ve Tic. A.Ş. 'nin aynı vekil tarafından temsil edildiği, davacı vekilinin 23/10/2023 tarihli dilekçesi ile işbu maddi hataya dikkat çekerek, ... San. ve Tic. A.Ş. vekili olarak vekaletnamesini de sunduğu, bu durumda mahkemece verilen 30/10/2023 tarihli ara kararla ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin davacı sıfatının kaldırılmasına, "... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin davacı olarak kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." asli unsurlu başvuru ile davalının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markaların dört harf ve iki heceden oluştuğu, İngilizce'de ... ayrımı bulunmadığından ilk harfleri dışındaki üç harflerinin ortak ve aynı dizilime sahip bulunduğu, dava konusu markanın bütünsel algısının ve tertip tarzının da davacı markasına yaklaştığı, davacı 2013/04889 sayılı "..." ibareli markasından kaynaklanan müktesep hakkının bulunduğunu iddia etmiş ise de, önceki markanın fiilen kullanıldığına dair deliller marka işlem dosyasına sunulmadığı gibi dava konusu markanın davacı markasına yakınlaştığı gözetildiğinde, müktesep hak iddiasının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ve katılma yoluyla davalı Şirket vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin ve katılma yoluyla davalı Şirket vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.