Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1724 E. 2026/833 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1724
Karar No
2026/833
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1724 KARAR NO : 2026/833

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2024 NUMARASI : 2015/770 E.- 2024/361 K.

DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Taraf vekilleri KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 03/06/2026

Mahkemece verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalılar arasında 2010 yılında dava dışı şahsa ait halk otobüsünün 1/2 hissesinin satın alınarak işletilmesine yönelik sözlü olarak adi ortaklık kurulduğunu, hissenin 750.000,00 TL'ye alındığını, 205.000 TL nakit verdiğini, ayrıca çekilen krediye kefil olduğunu, ortaklık kapsamında aracın davalı ... adına tescil edildiğini, davacının hissesinin %25 olduğunun kararlaştırıldığını, başlangıçta kâr payı ödemesi yapılmasına rağmen daha sonra ödemelerin kesildiğini, ortaklığın fiilen sona erdiğini, taraflar arasında yapılan anlaşma gereği 225.000,00 TL bedelli bono verildiğini ancak bu bedelin de ödenmediğini belirterek, adi ortaklığın tespiti ile haklı nedenlerle feshini, ödenmeyen tüm kar paylarının faizi ile tahsilini, adi ortaklığın mahkemece tasfiye edilmesini, adi ortaklığın tespit edilememesi halinde ise davacı tarafça ortaklık için verilen 225.000,00TL'nin vade tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 11/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 537.937,50 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacı ile davalılar arasında herhangi bir adi ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, dava konusu otobüsün dava dışı ... ile ... arasında gerçekleştirilen satış işlemi kapsamında edinildiğini, davacının bu alım-satım sürecine herhangi bir katkısının veya dahlinin olmadığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, ayrıca davaya dayanak yapılan bonoların sahte olduğunu, bu hususun ceza yargılamaları ve bilirkişi incelemeleri ile ortaya konulduğunu, bonolardaki imzaların davalılara ait olmadığının tespit edildiğini, davacının kötü niyetli olarak haksız alacak talebinde bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. MAHKEME KARARI:Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 225.000,00 TL'nin 21/10/2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesinde düzenlenen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvrulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf talebinde, ilk derece mahkemesince adi ortaklık ilişkisinin varlığı ve tasfiyeye esas maddi vakıaların hatalı değerlendirildiğini, ceza yargılamasında ortaya konulan maddi olguların dikkate alınmadığını, ortaklığın varlığının dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğunu, müvekkilinin ortaklığa yaptığı sermaye katkısı ve hak ettiği kar paylarının göz ardı edildiğini, tasfiye hesabının eksik ve hatalı yapıldığını, özellikle ortaklığın aktif ve pasiflerinin, araç değer artışı ile kar paylarının hesaba katılmadığını, bu nedenle davanın kısmen reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf talebinde, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, davacı ile davalılar arasında hiçbir şekilde adi ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, davacının iddialarının çelişkili ve dayanaksız olduğunu, dava konusu bonoların sahte olduğunun ceza dosyaları, bilirkişi raporları ve Adli Tıp incelemeleri ile ortaya konulduğunu, davacının kötü niyetli olarak haksız alacak talebinde bulunduğunu, mahkemenin bu hususları gereği gibi değerlendirmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, taraflar arasındaki adi ortaklığın tespiti, fesih ve tasfiyesi ile ortaklıktan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre hukuk hakimi, ceza hakiminin beraat kararı ile bağlı olmasa da mahkumiyet kararı ve ceza yargılamasında sabit olan maddi olgular ile bağlıdır. TBK.'nun 620.vd. maddelerinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesinin tanımı, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olarak yapılmıştır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, bu tür davalarda dava açılırken husumet tüm ortaklara karşı yöneltilir. Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık mal varlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, katılım payları ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır. Adi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır. Taraflar tasfiye konusunda anlaşmadığı takdirde ortaklığın tasfiyesinin mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 642 vd. madde hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir. Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/173 E. 2018/155 K. Sayılı dosyasında; davacının katılan, davalıların ise sanık olduğu, Resmi Belgede Sahtecilik ve İftira suçlarından yapılan yargılamada davalıların beraatlerine karar verildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 2019/263E. 2022/459 K. sayılı kararında; kardeş olan davalıların, kuzenleri olan davacı ile birlikte, ...'a ait ... plaka sayılı özel halk otobüsünün %50 hissesini, 750.000,00 TL bedelle satın alarak birlikte işletmek ve her ay elde edilen gelirden pay almak üzere aralarında şifahi adi ortaklık sözleşmesi yaptıkları, davacının, akraba olmaları ve daha önceden birlikte ortak iş yapmalarının verdiği güvenle 205.000,00 TL nakit parayı ortaklığa girmek üzere davalılara verdiği, otobüsün davalı ... adına alındığı, halk otobüsünden elde edilen aylık kazançtan kısa bir süre davacıya ödeme yaptıkları, ancak daha sonra gelen kârın beklenenin üstünde olduğunu gören davalıların, bir bahane ile katılanı ortaklıktan çıkarmak üzere kendi aralarında anlaşarak, hissesinin %25 olmadığını, %15 olduğunu iddia ederek düşük kar payını kabul etmeye ve bir şekilde ortaklıktan çıkmaya zorladıkları, bu durumdan rahatsız olan davacının, davalılara başlangıçta verdiği paranın iadesini istediği, ancak davalıların, borçtan kurtulmak ve alacağın tahsilini imkansız kılma saikiyle önceden düzenlenmiş suça konu "alacaklısı ..., borçlusu ..., kefili ... olan, 012302 nolu, 21.09.2010 tanzim tarihli, 225.000,00 TL bedelli, 21 Ekim 2010 ödeme günlü," kambiyo senedini kendileri tarafından düzenlenmiş izlenimi vererek, ... tarafından borca karşılık, davacıya verildiği, senet bedelini, davalıların oyalaması yüzünden tahsil edemeyen davacı ...'ın, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2011/9687 esas sayılı dosyası üzerinden ... ve ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığı, Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/759 esas, 2012/57 karar sayılı dosyasında, davalıların senetteki imzaları inkar ederek takibin durmasını sağladıkları gibi, "davacının sahte senet marifetiyle alacağını tahsil etmek istediği şeklinde" haksız fiil isnadında bulunarak, "nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçlarından, 06.02.2012 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına davacı hakkında şikayette bulundukları, evrakın 2012/17868 soruşturma sayısı üzerinden işlem gördüğü, davacının, 12.04.2012 tarihinde şüpheli sıfatıyla ifadesinin alındığı, bu kez davacının, vekili vasıtasıyla 31.05.2012 tarihinde "resmi evrakta sahtecilik, dolandırıcılık ve iftira" suçlarından davalılar yönünden şikayetçi olduğu, söz konusu dosyanın 2012/69951 soruşturma sırasına kaydının yapıldığı, her iki dosya arasında irtibat bulunduğundan bahisle 06.06.2012 günlü birleştirme kararının verildiği, 2012/17868 sayılı dosya üzerinden yürütülen tahkikat sonucunda, davacı ... hakkında, "nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs, resmi belgeyi kullanma" suçlarından 03.11.2014 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, davacılar hakkında ise; 31.07.2015 tarih, 2015/31220 esas sayılı iddianame ile "resmi belgede sahtecilik ve iftira" suçlarından kamu davasının açıldığı, dosya içerisinde yer alan suça konu lehtarı ..., 225.000,00 TL bedelli senet üzerinde imza ve yazı incelemesinin yaptırıldığı, bilirkişi raporunun davacının iddialarını teyit eder mahiyette olduğu, davalıların suça konu senedi doldurduktan sonra, bir şahsa imza ettirmek suretiyle sahte biçimde oluşturup, davacıya borçlarına karşılık verdikleri, haklarında başlatılan icra takibi üzerine imza inkarında bulunarak borcu inkar ettikleri, böyle bir ortaklıklarının bulunmadığını ileri sürerek davacı hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak için savcılığa suç duyurusunda bulunmak suretiyle hukuka aykırı fiil isnat ederek masum olduğunu bildikleri halde bilerek ve isteyerek suç isnat ettiklerinin anlaşılması karşısında; Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20.11.2018 gün, 2018/173 esas, 2018/155 karar sayılı davalılar hakkında kurulan beraat hükümlerinin kaldırılarak, "resmi belgede sahtecilik ve iftira" suçlarından mahkûmiyetlerine karar verildiği, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2022/6903 E. 2024/1786 K. Sayılı kararı ile; davalılar hakkında iftira suçundan kurulan hükmün onanmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; taraflar arasında görülen ceza mahkemesi dosyasındaki maddi vakıalara göre, dava dışı ...'a ait özel halk otobüsünün 1/2 hissesinin satın alınarak, işletilmesine ilişkin adi ortaklık sözleşmesinin yapıldığı açıktır. Davacı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/17868 Soruşturma sayılı dosyasında 12/04/2012 tarihli beyanında; taraflar arasında ortaklık kurulduğunu, araç üzerindeki ortaklığın bitirilmesi amacıyla kendisine 21/09/2010 tarihli, 225.000 TL bedelli senedin verildiğini, senedi, alacağına karşılık olmak üzere aldığını belirtmiştir. Bu şekilde adi ortaklığın tarafların anlaşması suretiyle sona erdirildiği, davacının alacağına karşılık olmak üzere senet verildiği, ancak davacının senet bedelini tahsil edemediği anlaşılmakla, mahkemece, adi ortaklığın tarafların anlaşmasıyla sona erdiği, davacının tasfiye payının belirlendiği, fakat ödenmediği gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Eksik alınan 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Alınması gereken 15.369,75 TL harçtan peşin alınan 3.843,00 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 11.526,75 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 03/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1724, K. 2026/833, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1724-e-2026-833-k-b22f876c4ab0