Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1723 E. 2026/836 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1723
Karar No
2026/836
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1723 - 2026/836 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1723 KARAR NO : 2026/836

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/05/2024 NUMARASI : 2022/584 E.- 2024/365 K.

DAVANIN KONUSU : Alacak İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davacı vekili KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 03/06/2026

Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında abonelik ilişkisi bulunduğunu, tesis edilen trafonun davalı tarafından denetlenerek uygun bulunduğunu, sonrasında elektrik kullanımında sürekli arızalar meydana geldiğini, bu arızaların defalarca davalıya bildirildiğini, davalı ekiplerince trafoda müdahalelerde bulunulduğunu, davacının sayaca herhangi bir müdahalesinin olmamasına rağmen 17/06/2022 tarihli Kaçak Elektrik Tüketim Tespit Tutanağı düzenlendiğini, 296.971,79 TL tahakkuk ettirildiğini, söz konusu tutanağın tek taraflı düzenlendiğini, davacı veya temsilcisinin imzasını içermediğini, somut delile dayanmadığını, trafoda mühür bulunmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, arızalar ve müdahaleler sonrası bu durumun ortaya çıktığını, davacının elektrik tüketimini düzenli ödediğini, elektrik kesintisi tehdidi altında tahakkuk ettirilen bedeli ödediğini, yapılan tahakkukun abonelik sözleşmesine ve mevzuata aykırı olduğunu, kaçak kullanımın kesin ve somut delillerle ispatlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden ( 24/06/2022 ödeme tarihi) itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14/03/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporlarına istinaden talebini 152.005,51 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıya ait tesisin mevzuata uygun şekilde bağlandığını ve enerji verildiğini, yapılan kontrollerde sayaç bağlantılarının ters çevrildiğini ve bu nedenle tüketimin eksik kaydedildiğinin tespit edildiğini, bu durumun teknik ölçüm ve hesaplamalarla belirlendiğini, 17/06/2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağının usulüne uygun düzenlendiğini, ölçümlerde elde edilen değerler üzerinden kaçak tüketimin hesaplandığını, yönetmelik hükümleri uyarınca geriye dönük tüketim tahakkuku yapıldığını, düzenlenen faturanın mevzuata uygun olduğunu, davacının kaçak elektrik kullandığının teknik verilerle sabit olduğunu, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. MAHKEME KARARI:Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının yeterli ve denetlenebilir gerekçe içermediğini, yalnızca bilirkişi raporlarının özetlenmesiyle hüküm kurulduğunu, dosyada çelişkili bilirkişi raporlarının bulunduğunu, ilk raporda davacının 152.005,51 TL alacaklı olduğu tespit edilmesine rağmen sonradan alınan raporla aksi sonuca varıldığını, bu çelişki giderilmeden üçüncü bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinin usule ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, davalı tarafından arıza kayıtlarına ilişkin belgelerin sunulmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kaçak kullanım isnadının somut delille ispatlanamadığını, düzenlenen tutanağın tek taraflı ve hukuka aykırı olduğunu, davacının kusurunun bulunmadığını, yapılan tahakkukun haksız olduğunu ileri sürerek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, kaçak elektrik tüketim alacağına dayalı tahakkuk ettirilen ve ödenen ceza ile fatura bedellerinin istirdadı istemine ilişkindir. Tahakkuk tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri" başlıklı 42. maddesinde; "(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması," kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilerek, Aynı Yönetmeliğin 44 ve devamı maddelerinde kaçak elektrik tahakkukunun nasıl yapılacağı belirtilmiştir. Dosyaya kazandırılan 23/05/2023 tarihli nitelikli hesaplama uzmanı ve elektrik elektronik mühendisi bilirkişi raporunda "09.06.2021 ile 17.06.2022 tarihleri arasının kaçak ve ek tahakkuklar dönemi olduğu ve bu döneme ilişkin davacı tarafın Vergisiz, Fonsuz, gecikme cezası hariç toplam 130.150,84 TL, vergili, fonlu, TRT paylı 156.892,48 TL borçlu olduğu düşünüldüğünde; davacının davalıya dava tarihi 152.005,51 TL fazla ödeme yaptığı" belirtilmiş, itiraz üzerine alınan 01/08/2023 tarihli ve 14/09/2023 tarihli ek raporlarda kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirir bir durum olmadığı belirtilmiştir. 29/01/2024 tarihli nitelikli hesaplama uzmanı ve elektrik mühendisi bilirkişi raporunda ise ; davacı şirkete ait tesisat enerjisinin 02.09.2021 tarihinde sayaç mühürlenerek kullanıma açıldığı, aradan geçen yaklaşık 9 aylık süre sonunda, davalı ... personeli tarafından 17.06.2022 tarihinde yapılan kontrolde, ölçü devresinin bağlantılarının ters çevrilmesi sureti ile sayacın tüketimi doğru kaydetmesinin engellendiği, sayacın mevcut kayıtlı endeksi sildiği ve bu şekilde tüketime devam edildiğinin tespit edildiği, 17.06.2022 tarihli Kaçak Elektrik Tüketim Tespit Tutanak tarihinden önce yapılan son işlemin 26.05.2022 tarihindeki endeks okuma işlemi olduğu, toplam 288 günlük kaçak kullanım süresi içerisinde, 23 günlük cezalı tahakkuk, Abonelik (kaçak kullanım) başlangıcı ile tutanak öncesi son endeks okuma işlem tarihi olan 26.05.2022 günü arasındaki 265 günlük süre için de geriye yönelik ek tahakkuk yapılması gerektiği, sayacın geriye doğru eksik kayıt (silme işlemi) yapması nedeni ile sağlıklı tüketim kaydı bulunmadığı, bu nedenle kurulu güç üzerinden hesaplama yapılması gerektiği belirtilerek 296.971,79 TL kaçak ve ek tahakkuk bedeli hesaplandığı anlaşılmıştır. Somut olayda; davacının eyleminin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında kaçak elektrik kullanımı niteliğinde bulunduğu, taraflar arasında 24.08.2021 tarihinde abonelik sözleşmesinin imzalandığı, tesisatın enerjisinin 02.09.2021 tarihinde açıldığı, 23.05.2023 tarihli ilk bilirkişi raporunda; 09.06.2021 ile 17.06.2022 tarihleri arasının kaçak ve ek tahakkuklar dönemi olduğu belirtilerek hatalı hesaplama yapıldığı görülmüştür. Hükme esas alınan 29/01/2024 tarihli ikinci bilirkişi raporunun kaçak tahakkukuna ilişkin yukarıda belirtilen yönetmelik maddelerine uygun, denetime açık, kapsamlı, detaylı, hukuki uyuşmazlığı çözücü, yerinde tespitler içeren bir rapor olmasına, kaçak ceza katsayısı, kaçak gün ve saat sayısının belirlenmesinde hata edilmediğinin anlaşılmasına göre, davacının istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Eksik alınan 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 03/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1723, K. 2026/836, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1723-e-2026-836-k-3576f24d8ea3