Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1643 E. 2026/837 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1643
- Karar No
- 2026/837
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1643 - 2026/837 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1643 KARAR NO : 2026/837
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2024 NUMARASI : 2021/91 E.- 2024/323 K.
DAVANIN KONUSU : Alacak İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davacı vekili KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 03/06/2026
Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirkete ait Uzundere II Projesi kapsamında Rize İli, Çayeli İlçesinde bulunan Çataldere I, II ve III hidroelektrik santrallerinin işletildiğini, santrallerin su kaynağını oluşturan İncesu Deresinin, Kurt Deresi ile beslendiğini, davalı şirketler tarafından Kurt Deresi doğal yatağına müdahale edilerek yaklaşık 600 metre uzunluğunda yapay derivasyon kanalı oluşturulmak suretiyle suyun Kenariç Deresine aktarıldığını, bu müdahale nedeniyle davacıya ait santrallerin su debisinin azaldığını ve enerji üretim kaybı meydana geldiğini, söz konusu müdahalenin Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesinin delil tespiti dosyası, bilirkişi raporları, DSİ yazıları ve mahallinde yapılan incelemeler ile sabit olduğunu, dere yatağında yapılan set ve kanal sistemiyle Kurt Deresi suyunun önemli kısmının davalı şirketlerin işlettiği HES projelerine yönlendirildiğini, davalıların bu suretle davacıya ait üretimde kullanılması gereken sudan faydalanarak haksız kazanç elde ettiklerini, müdahalenin uzun yıllardır devam ettiğini, davacı şirketin üretim kaybına uğradığını, davalıların ise sebepsiz zenginleştiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL alacağın haksız müdahale tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili ... Elektrik Üretimi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, öncelikle yetki itirazında bulunarak İstanbul (Çağlayan) Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını ve pasif husumet yokluğu bulunduğunu, esasa ilişkin olarak ise; davalı şirketin işlettiği İkizdere HES'in üretiminde davacıya ait suyun kullanılmadığını, derivasyon kanalından aktarıldığı iddia edilen suyun üretime etkisinin bulunmadığını, davacının herhangi bir zararının oluşmadığını, ayrıca olayın sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında da değerlendirilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Enerji San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davanın haksız fiil ya da sebepsiz zenginleşme şartlarını taşımadığını, zamanaşımı ve yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının uzun süre durumu bilmesine rağmen gerekli başvuruları yapmadığını, derivasyon kanalının varlığının tek başına zararı göstermeyeceğini, davalı şirketin kusurundan söz edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ... Enerji ve ... Enerji vekili cevap dilekçesinde, söz konusu suyun hangi oranda yönlendirildiğinin belirsiz olduğunu, davacıya ait üretimde kayba yol açacak bir etkinin bulunmadığını, teknik olarak zararın ispatlanamadığını, ayrıca iddiaların varsayıma dayandığını belirterek, davanın reddini istemiştir. MAHKEME KARARI:Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf talebinde, derivasyon kanalının etkisinin yalnızca davacının üretim verileri üzerinden değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, davalı tesislerinin üretim verilerinin de incelenmesi gerektiğini, dosyaya celp edilen belgelerden davacının üretim zararının ve davalıların sebepsiz zenginleştiği tutarın hesaplanmasının mümkün olduğunu, mevcut bilirkişi incelemesinin yetersiz olduğunu, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Davacıya ait HES tesislerine ulaşması gereken suyun derivasyon kanalı ile yönlendirilmesi nedeniyle davalıların sebepsiz zenginleştiği ve davacının üretim kaybına uğradığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/894 E. 2019/1095 K. Sayılı kararı ile Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verildiği, Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/110 E. 2020/72 K. Sayılı kararı ile karşı yetkisizlik kararı verildiği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/9418 E. 2020/10488 K. Sayılı kararı ile; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verildiği görülmüştür. Dosyaya kazandırılan 18/01/2024 tarihli heyet halinde düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının 2013 ile 2020 yılları arası yıllık enerji üretim verileri ile yapılan ayrıntılı çözümlemelere göre tesisin kapasite faktörünün stabil olduğu, Çataldere IIl HES'in devreye girmesiyle tesisin, kurulu güç artışı ile aynı oranda üretim artışı sağladığı, su debisindeki değişim gibi kontrol dışı başka bir faktör tarafından etkilenmediği, 3 HES'in de devrede olduğu dönemde derivasyon kanalı iptali öncesi 2 yıl ve sonrası 2 yıl için aylık ortalama enerji üretiminde farklılık olmadığının belirlendiği, regülatör tipi HES'lerde su debisindeki değişimin üretim üzerindeki etkisinin rahatlıkla gözlemlenip tespit edilebilir olmasına karşın davacı tesisinin üretiminde enerji üretim verilerinin ayrıntılı analizi sonrası derivasyon kanalı kaynaklı bir debi etkisi görülmediği belirtilmiştir. Bilirkişi heyet raporunun; hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli bulunduğu anlaşılmıştır. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Eksik alınan 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 03/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır