Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1411 E. 2026/1662 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1411
- Karar No
- 2026/1662
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1411 - 2026/1662 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1411 KARAR NO : 2026/1662 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2024 NUMARASI : 2023/311 E. - 2024/86 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/02/2024 tarih ve 2023/311 E. - 2024/86 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin nöroloji, endokrinoloji, kardiyoloji, romatoloji, gastroenteroloji, üroloji, göğüs hastalıkları vb. tıbbi alanlarda 450’den fazla farmakolojik ürünü içeren geniş portföyü ile çalışmalarını sürdürdüğünü, 35’den fazla ülkeye ilaç ihracatı gerçekleştirdiğini, davalının dava konusu marka başvurusunun esas unsuru olan "..." ibaresi ile müvekkiline ait markaların esas unsuru "..." ibaresi arasında berzerlik bulunduğunu, markaların aynı emtialarda kullanılacağı göz önünde bulundurulduğunda müvekkilin markası ile itiraza konu markanın iltibas oluşturacağını, davaya konu marka ile müvekkili markaları arasında tüketiciler nezdinde ekonomik ve ticari bir bağın bulunduğu kanaatinin oluşma ihtimalinin söz konusu olduğunu ileri sürerek, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2023-M-4887 sayılı kararının 41. sınıf hizmetleri açısından kısmen iptaline ve 2021/112381 numaralı “... akademi” ibareli markanın tescili durumunda tescilli olduğu 41.sınıf hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "... ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... ... ... ", " WM ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, dava konusu edilen markanın kapsamında yer alan 41. sınıftaki hizmetler yönünden emtia benzerliği de oluştuğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının "... ... ... ", " WM ... " ibareli tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın kısmen bulunduğu gerekesiyle, davanın kabulüne, Türk Patent'in 2023-M-4887 Sayılı YİDK kararının 2021/112381 sayılı markanın kapsamında yer alan 41. sınıftaki hizmetler yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu marka bavşurusu ile itiraza mesnet markaların birbirinden bağımsız markalar olduğunu, aralarında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, YİDK kararının tüm yönleri ile hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... ... ..." ibareli markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira başvuru markasının kapsamında bulunan uyuşmazlık konusu 41.sınıf hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleştiği gibi marka işaretleri arasında da yüksek düzeyli bir benzerlik olduğu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2024 tarih ve 2022/4759 E.-2024/1034 K. sayılı kararında "..." ibareli markanın, 05.06.2025 tarih ve 2024/6271 E.-2025/4084 K. sayılı kararında "... ... & ..." ibareli markanın, 08.11.2023 tarih ve 2022/2493 E. 2023/6555 K. sayılı kararında "... ... ..." ibareli markanın, davacının itiraza mesnet "... ..." markasıyla benzer bulunduğu ve karıştırma ihtimaline yol açacağının kabul edildiği anlaşılmakla, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalı Türk Patent ve Marka Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.