Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1369 E. 2026/1203 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1369
Karar No
2026/1203
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1369

KARAR NO: 2026/1203

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 11/06/2024

NUMARASI: 2022/254 E. - 2024/117 K.

DAVANIN KONUSU: Markanın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... ibareli markanın tescili için ... numarasıyla tescil talebinde bulunduğu fakat davalının davaya konu...numaralı markasının varlığı nedeniyle markanın tescil edilmediğini davalıya ait markanın 33 ve 35. sınıf içinde geçen alkollü içecekler (biralar hariç) ile emtialar bakımından kullanılmama nedeniyle iptalini marka sicilinden terkinini, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki yarar içermeyen işbu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini, davacının taleplerinin üstün kamu yararına aykırı olması sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi 2022/254 esas, 2024/117 karar sayılı, 11/06/2024 tarihli kararı ile; "Davacının ... numaralı ... ibareli marka tescili başvurusunda bulunduğu, davalının davaya konu markanın varlığı nedeniyle marka başvurularını iptal edildiği hususu da dikkate alındığında davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının olduğu ve SMK 26/2. Maddesi kapsamında markanın iptalini isteyebileceği SMK 9-(1.) maddesine göre "tescil tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." denilmek suretiyle markanın aynı şekilde nasıl kullanılacağı belirtilmiş bu madde kapsamında yapılan değerlendirmede davalı şirketin ticari faaliyet alanının çizgi film, animasyon, sinema filmleri çekme vs. Olduğu, iptali istenen emtialar ile ilgili herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, sunulan delillerin de iptali istenen alkollü içecekler ve buna ilişkin hizmetlere yönelik kullanımlar olmadığı, bu şekilde davalının dava konusu ile ilgili kullanımı ispat edemediği, marka tescil tarihinin 2014 yılı olup dava tarihi itibariyle 8 yıllık süre içerisinde herhangi bir kullanım mevcut olmadığından davalının pandemi nedeniyle faaliyette bulunulmadığı yönündeki savunmasına da itibar edilmediği bu şekilde davacının davasında haklı olduğu anlaşıldığından davanın KABULÜ ile,

1-Davalı adına tescilli...numaralı markanın 33. sınıftaki alkollü içecekler (biralar hariç) ve 35. sınıftaki alkollü içecekler (biralar hariç), emtia ve hizmetleri bakımından kullanılmama nedeniyle iptaline," karar vermiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen ve...numaralı markanın 33. ve 35. sınıflardaki alkollü içecekler yönünden iptaline ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının marka tescil başvurusunun reddi üzerine kurum kararına itiraz etmek yerine doğrudan iptal davası açmasının hukuki yarar dava şartını ihlal ettiğini, davacının daha basit ve masrafsız yollar varken dava açmasının kötüniyetli olduğunu, dava dışı üçüncü kişilere ait benzer markaların varlığına rağmen yalnızca müvekkili aleyhine dava açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 10.01.2017 öncesinde beş yıllık kullanmama süresinin başlatılamayacağını, davanın açıldığı tarih itibarıyla beş yıllık sürenin dolmadığını, iptal yetkisinin 10.01.2024 tarihi itibarıyla Türk Patent ve Marka Kurumu'na geçtiğini, markanın kullanılmamasının Covid-19 pandemisi gibi müvekkilin iradesi dışındaki zorlayıcı sebeplerden kaynaklandığını, müvekkilin çocuklara yönelik çizgi film ve ürünler alanında faaliyet gösteren tanınmış bir marka sahibi olduğunu, iptal kararının çocukların üstün yararını ve kamu düzenini zedeleyeceğini, davacının alkollü içecekler üzerinde markayı kullanmasının çocuk tüketiciler üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını, bu durumun müvekkilin ticari itibarını zedeleyeceğini, BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 3. maddesi gereğince çocukların yararının gözetilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin 2022/254 E. ve 2024/117 K. sayılı kararının hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin 6769 sayılı Kanuna göre ilgili sıfatına haiz olduğunu, ... başvuru numaralı marka başvurusunun davalıya ait...numaralı marka nedeniyle reddedilmesi sebebiyle müvekkilin hukuki yararının bulunduğunu, davalının iptali talep edilen markayı ilgili sınıflarda kullandığını ispatlayamadığını, davalının iştigal alanı dışında 45 sınıfın tamamında tescil yaptırarak üçüncü şahısların kullanımına engel olduğunu, davanın süresinde açıldığını, 10.01.2024 tarihinden önce açılan davalarda yetkili ve görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, 6769 sayılı Kanunun geçici 4. maddesinin iptal yetkisinin mahkemeler tarafından kullanılmaya devam edileceğini açıkça düzenlediğini, kamu düzeni ve çocukların üstün yararına dair istinaf sebebinin dava konusu marka ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını, söz konusu görsel yayın platformunda "..." isimli bir çocuk programının dahi yer almadığını, mücbir sebep, savaş, ekonomik kriz, doğal afet, gümrük sınırlamaları, ithalat kısıtlamaları ve ambargo gibi durumların haklı neden olarak öğretide kabul edildiğini belirterek davalı tarafın haksız istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; davalı adına tescilli...numaralı markanın 33. sınıftaki alkollü içecekler (biralar hariç) ve 35. sınıftaki alkollü içecekler (biralar hariç), emtia ve hizmetleri bakımından kullanılmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.

Somut uyuşmazlık yönünden, davalı tarafça davacının iptal davasını açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı istinaf sebebi yapılmış ise de SMK'nın 26/2 maddesi gereğince ''ilgili kişilerin'' markanın iptalini isteyebileceği düzenlenmiş olup davacı tarafın marka başvurusunun reddine dayanak olarak iptali talep edilen markanın gösterildiği, böylece davacının ilgili kişi olup hukuki menfaatinin bulunduğu anlaşılmıştır.

Markanın kullanılmama nedeni ile iptali istemi yönünden SMK'nın 192/1. maddesi uyarınca 26. maddesinin, Kanun'un yayımı tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği belirtilmekle SMK'nın geçici 4. maddesine göre SMK'nın 26. madde hükmünün yürürlüğe girmesinden önce açılan dava kapsamında iptal yetkisinin mahkemeye ait olduğu, bu kapsamda dava tarihi itibari ile henüz anılı yasal düzenleme yürürlüğe girmediğinden dolayı uygulanması gereken SMK'nın 26/1-a bendi ile 9/1. maddesi kapsamında tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği anlaşılmıştır. Markanın kullanıldığını ispat yükü ise davalı taraf üzerinde olup davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatlanması gerekmektedir.

Somut uyuşmazlık kapsamında; mevcut delil durumuna ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davalının dava konusu markayı, iptali istenen sınıf ve emtialarda ciddi olarak kullandığına ilişkin ispat külfetini yerine getiremediği, her ne kadar davalı taraf markasını Covid-19 pandemisi nedeniyle mücbir sebepten dolayı kullanamadığını savunmuş ise de pandeminin markanın tescilli oldukları sınıflarda kullanılmalarına engel teşkil edecek mücbir sebep niteliğinde olmaması nedeniyle, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf taleplerine cevaz verilemeyeceği anlaşılmıştır.

Davacı tarafın “...” markasını alkollü içecekler yönünden kullanmasının önünün açılması ile tamamı çocuklar olan tüketici kitlesinin psikolojik olarak olumsuz etkileneceği, kamu düzeni ve çocukların üstün yararına yönelik istinaf sebepleri ileri sürülmüş ise de davalının kendi tescil sınıfında bulunan emtialar yönünden kullanma yükümlülüğü mevcut olup işbu dava kapsamında yalnızca ciddi kullanım olup olmadığının incelenmesi gerekmekle nazara alınmasının mümkün olamayacağı anlaşılmıştır. Böylece davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan malların menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanamadığından, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri kapsamında davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu ...Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../06/2024 tarih ve 2022/... E. 2024/... K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1369, K. 2026/1203, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1369-e-2026-1203-k-e44501ba4e9a