Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1308 E. 2026/1646 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1308
- Karar No
- 2026/1646
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1308 - 2026/1646 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1308 KARAR NO : 2026/1646 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/07/2023 NUMARASI : 2022/93 E. - 2023/67 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2023 tarih ve 2022/93 E. - 2023/67 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, dava konusu 2020/68356 sayılı "..." ibaresinin ilanına müvekkili tarafından yapılan itirazın, YİDK tarafından kısmen kabul edilerek 21. ve 35. sınıfta yer alan tüm mal ve hizmetlerde başvurunun reddedildiğini, ancak 14. sınıftaki mallar bakımından müvekkili itirazının reddedildiğini, müvekkilinin 1998 yılından bu yana sektörde olduğunu, 32 milyon kayıtlı üye sayısı ile online alışveriş sektöründe lider konuma ulaştığını, ... alışveriş sitesi üzerinden satıcı sıfatıyla doğrudan ya da aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile üçüncü kişi tacirlerin ürünlerini tüketicilere ulaştırması için gerekli alt yapı ve platform sağlanarak e-ticaret faaliyetlerinin devam ettirildiğini, yaptıkları reklam ve satış kampanyaları ile tüketici nezdinde meşhur ve maruf bir şirket olduklarını, “...” ya da “...” ile başlayan çok sayıda tescilli markalarının bulunduğunu, davalının “...” markasının bu markalarla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, seri marka izlenimi yaratarak halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet vereceğini, “...” kelimesinin kendileri tarafından ayırt edici karakteri yüksek bir ibare haline getirildiğini, bununla birlikte ... ... ibareli markasının olduğunu, ... ibaresinin ev anlamında olduğunu, bu nedenle ... EV olarak algılanacak olan ... ... ve ... ... markalarının birebir aynı olduğunu, iltibas yaratacağını, Kurum kararı ile çıkartılan 35. sınıftaki tüm hizmetler ile devamına karar verilen 14. sınıftaki ürünlerin perakende satışına ilişkin olduğunu, marka kapsamında kalan ürünlerle benzer ve ilintili kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu, ilgili marka tescil edilirse tanınmış markanın ayırt edici vasfının zedeleneceğini, bu markanın tesadüfen seçilmiş olduğunun düşünülemeyeceğini, markanın itibarından yararlanılmaya çalışıldığını, TTK anlamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-6806 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar yönünden dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, dava konusu başvuruyu, davacının tescilli markalarının bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılamasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, öte yandan davacının dava/marka işlem dosyasına sunmuş olan bilgi ve belgelerin, davacının “...” markasının Türkiye'de her yaştaki ve her sosyo-ekonomik seviyedeki kişiler tarafından iyi bilinen, sektör ayırımı dahi olmaksızın geniş bir kitleye hitap eden, büyük bir çoğunluk kitlesi tarafından kullanılan bir online alışveriş sitesinin tanınmış markası olduğu, bu markanın davacı ile özdeşleştiği, davacının ... uzantılı web sitesinde 14. sınıfa giren emtiaların da satışa sunulduğu ve taraf markalarının benzediği gerçekleri gözetildiğinde, ''...'' ibaresinin, 14. sınıfa giren emtialarda başkaları tarafından kullanılması halinde, haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi veya tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi şartlarının gerçekleşme ihtimalinin söz konusu olabileceği, sonuç olarak davalının dava konusu edilen markasının kapsamına giren tüm emtialar açısından, SMK m. 6/5 hükmünün aradığı şartların somut olayda gerçekleşme ihtimalinin bulunduğu, dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetli veya haksız rekabet saikiyle yapıldığının ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 2021-M-6806 sayılı kararın tesciline karar verilen mal ve hizmet sınıfları yönünden iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı TÜRKPATENT vekili, taraf markalarının işaret bağlamında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzer bulunduğunu, bu hususta mahkeme kararı ile YİDK kararı arasında bir uyumsuzluk olmadığını, başvuru kapsamında kalan 14. sınıftaki malların, davacı markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle benzer olmadığını, dolayısıyla bu mallar yönünden markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, markaların kapsadığı farklı mallar göz önüne alındığında dava konusu markanın, davacıya ait markaları akla getirmeyeceğini, onun itibarından haksız yere faydalanmasının veya ayırt edicilik karakterini zedelemesinin mümkün bulunmadığını, SMK’nın 6/5 maddesi anlamında bir tescil engelinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli itirazına mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira davacının “...+sözcük” kombinasyonu ile oluşturulmuş bir seri marka zincirinin mevcut olduğu, somut olayda da davacının seri markalarını oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvurunun esaslı unsuru içinde ve davacının "...+sözcük" biçimindeki seri markaları ile benzer şekilde yer aldığı, dava konusu başvuruda davacı markalarından farklı olarak yer verilen "..." ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, ayrıca tarafların markaları arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, öte yandan davacı markalarının tanınmışlık seviyesi, taraf markaları arasındaki benzerlik düzeyi ve davacı markalarının tanınmış olduğu sektör ile davalı markasının kapsamında kalan mallar arasındaki ilişki gözetildiğinde SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da somut olayda bulunduğu anlaşılmakla, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalı Türk Patent ve Marka Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.