Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1336 E. 2026/1648 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1336
Karar No
2026/1648
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1336 - 2026/1648 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1336 KARAR NO : 2026/1648 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/11/2023 NUMARASI : 2022/128 E. - 2023/452 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/11/2023 tarih ve 2022/128 E. - 2023/452 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2021/008714 sayılı ağaç feneri tasarımı için tasarım başvurusu yaptığını, davalı tarafın 2020/04070 sayılı tasarıma dayalı olarak müvekkili tasarımına itiraz ettiğini, davalı Kurum tarafından bu itirazın yerinde görüldüğünü ve müvekkilinin tasarım tescilinin iptaline karar verildiğini, oysa davalıya ait tasarım ile müvekkili tasarımının tamamen farklı olduğunu, teknik zorunluluklar haricinde hiçbir ortak noktalarının bulunmadığını, müvekkili tasarımının sekizgen iken davalı tarafa ait tasarımın altıgen olduğunu, yan yüzeylerinin üçgen ve yamuklardan oluşan prizmatik şekillerden oluştuğunu ileri sürerek, YİDK'in 2022-T-337 sayılı kararının iptaline, müvekkili tasarımının tescilinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Kurum vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... ... ... vekili, davacı tarafın 2020/004070 sayılı tasarımı kopyalayıp hukuka aykırı şekilde üretim ve satış yaptığını, konuyla ilgili Konya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı tasarımının tescil şartlarını taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, genel form olarak ürünlerin dikkat çeken ana kısımlarının, tasarımların abajur/kafa kısmı olduğu, ürünün amacının dış ya da iç mekan aydınlatması olduğu düşünüldüğünde mekanın özelliklerine göre sınırsız şekilde alternatif bulunduğu, farklı özelliklerine bakıldığında, davacı tarafın ürününün sekizgen, davalı tarafın ürününün ise altıgen bir formda olduğu, davacı tarafın dava konusu ürününe ait çizimlerde fener üzerinde prizmatik kesimlerle dışa bombeli bir yüzey bulunduğu, davalı taraf ürününde ise yüzeyin düz bir satıh şeklinde olduğu, davacı tarafın üründe yaptığı bu yüzey farklılığı ilk etapta dikkat çekiyor gibi olsa da ürün geneline bakıldığında ayırt edicilik kazandıramadığı ve detaylarda kaybolduğu, davacı şirkete ait 2021/008714-1 sıra sayılı tasarım ile davalı tarafa ait 2020/04070-1 sıra numaralı tasarımın karıştırılabilecek derecede benzer olduğu, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde tasarıma farklı bir ürün kimliği kazandırılmadığı, davacıya ait 2021/008714 nolu 1 sıra sayılı tasarımının, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava sürecinde delilleri arasında olmasına rağmen ürün numunelerinin incelenmesi ve yeni bir heyetten rapor aldırılması taleplerinin mahkemece reddedildiğini, bu durumun ispat haklarının kısıtlanması niteliğinde olduğunu, hükme esas bilirkişi raporunda, seçenek özgürlüğünün sınırsız olduğunun açıklandığını, ancak seçenek özgürlüğünün varlığına dair dayanılan görsellerin, birbirinden çok farklı olmayan ancak birbirine karşı ufak farklılıklar sayesinde ayırt edicilik gösteren görseller olduğunu, küçük farklılıkları olan ürünlerin, birbiri karşısında yeni ve ayırt edici olduğu düşünülerek seçenek özgürlüğünün geniş yorumlandığını, buna karşılık müvekkili ürünü ile karşı tarafın ürünü arasındaki farklılıkların, yenilik ve ayırt ediciliği ortaya çıkaracak nitelikte değerlendirilmediğini, bilirkişi heyetinin, tasarımlar arasında belirgin farklılıkların olması gerektiğini düşündüğünü, mülga 554 sayılı KHK.’nın 7. maddesi, herhangi bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılığı kriter kabul ederken SMK’nın yürürlüğe girmesi ile tasarımlar arasındaki benzerlik nitelendirmesinde "belirgin farklılık" kavramının ortadan kalktığını, taraf tasarımlarının farklı bulunduğunu, güncel mevzuata aykırı şekilde değerlendirme yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının, başlı başına bir kaldırma sebebi olduğunu, hükme esas alınan raporda, taraf tasarımlarının yüzeylerinin birinin prizmatik dışa bombeli, birinin düz olduğunun, birinin altıgen, birinin sekizgen olduğunun belirtildiğini, bunların yanında başka bir çok farklılığın daha bulunduğunu, ağaç feneri olmaları haricinde herhangi bir benzerlik barındırmayan taraf tasarımlarını benzer bulan bilirkişi raporlarının ve bu raporlar doğrultusunda davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu tasarım başvurusunun yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığının içinde tasarım uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan kök ve ek bilirkişi raporlarında açıklandığı, söz konusu raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre dava konusu tasarım başvurusunun yeni ve ayırt edici olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu tasarım ile redde mesnet tasarımın tescil belgeleri esas alınarak değerlendirme yapıldığı, bu itibarla ürün numunelerinin incelenmemesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1336, K. 2026/1648, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1336-e-2026-1648-k-4f037c787f3a