Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/120 E. 2026/1201 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/120
- Karar No
- 2026/1201
- Karar Tarihi
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/120 Esas 2026/1201 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/120 KARAR NO : 2026/1201
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2023 NUMARASI : 2022/669 Esas 2023/510 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 06/10/2022 KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankada hesabı bulunduğunu, müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında imzası müvekkiline ait olmayan sahte talimat ile müvekkilinin hesabından tanımadığı 3. şahıs ...... Ltd. Şti'ne müvekkilden teyit alınmadan davalı bankanın kusuru ve ihmali ile 400.000,00 TL gönderildiğini, durumu fark eden müvekkili tarafından bankaya yazılı olarak başvurulduğunu, müvekkilinin bilgisi dışında gönderilen paranın taraflarına iadesinin talep edildiğini, taleplerinin olumlu karşılanmadığını, 3. şahıs ... İnş... Ltd. Şti. tarafından müvekkilinin davalı bankadaki hesabına toplam 125.000,00 TL'nin iade edildiğini, bakiye miktarın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2022/9934 sayılı icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı, havale talimatının davacının banka sisteminde kayıtlı olan kurumsal e-posta adresi üzerinden iletildiğini, talimat yazısı üzerinde firma kaşesi ve firmayı temsile yetkili kılınmış kişinin imzasının yer aldığını, talimat içeriği ve şeklinin davacının önceki talimatlarıyla aynı olduğunu, yapılan ödemenin davacının menfaatine olup olmadığı, davacının gerçek bir zararı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava dışı 3. şahıs ... Ticaret Ltd. Şti. tarafından davacının davalı bankadaki hesabına 125.000,00 TL'nin iade edildiği, davacı tarafından bakiye (eldeki davaya konu bedel) bedel yönünden dava dışı şirkete karşı tüm hukuki yolları tüketmeden eldeki davanın açılmış olduğu, yargılama esnasında bu yönde bir delil dosyaya sunulmadığı gibi, bu yönde bir iddianın da ileri sürülmediği, davacı tarafça dava dışı şirkete karşı hukuki yolları tüketip bakiye kalan miktar söz konusu ise bu durumda davalı bankaya başvurulabileceği, davalı bankanın davacının oluşan zararı nedeniyle kusurlu olup olmadığının da bu başvuru sırasında değerlendirileceği, eldeki davanın davalı banka yönünden erken açılan dava niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararında davacı yanca verilmiş olan bir talimatın bulunduğunu, buna rağmen huzurdaki dosyada müvekkili şirketçe verilmiş olan bir talimat bulunmadığını, müvekkili tarafından verilmemiş olan sahte talimat dolayısıyla sorumlu tutulmalarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 17.05.2022 tarihinde, müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında, imzası müvekkiline ait olmayan sahte talimat ile müvekkil hesabından müvekkilinin tanımadığı 3. şahıs ... Tic. Ltd. Şti’ne müvekkilinden teyit alınmadan davalı bankanın kusuru ve ihmali ile 400.000,00 TL gönderildiğini, imzası müvekkiline ait olmayan sahte talimat şirket maili üzerinden gönderilmediğini, halihazırda müvekkili şirket ticari faaliyetlerine devam ediyor olup mail bilgilerinin hacklenmesinin söz konusu olmadığını, söz konusu sahte talimatın müvekkili şirket maili ya da şirket bilgisayarları üzerinde gönderilmediği için müvekkilinin müterafik kusuru bulunmadığını, müvekkili şirket, güvenliğini sağlamak için gerekli tüm güvenlik önlemleri almış olup bilgisayara uzaktan erişim, uzak masaüstü, trojan, virüs, vb. vasıtasıyla izinsiz/yetkisiz erişim söz konusu olmadığını, müvekkili ile ihbar olunan ... Ticaret Limited Şirketi arasında şimdiye kadar herhangi ticari bir ilişkisi bulunmadığını, mahkemece aldırılan bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere, dosyada taraflar arasındaki sürekli iş ilişkisinin tesisini müteakiben benimsenen ve süregelen iletişim ve teyit şekli söz konusu olmadığını, davalı bankanın iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere talimat müvekkilinin mail adresinden gönderilmiş olsa dahi 400.000,00 TL tutarlı transfer talimatının e-posta üzerinden davalı bankaya iletilmesi akabinde, e-posta üzerinden iletilen talimata istinaden işlemin yapılmasının davalı bankanın imza kontrolü ve teyit hususunda asgari objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini gösterdiğini, davalı bankanın yaptığı işlem nedeniyle tam kusurlu olduğunu gösterdiğini, müvekkili şirketten onay alınmadan gerçekleştirilen para transferi nedeniyle davalı banka ödeme yaparken gereken dikkat ve özen borcunu yerine getirmediğini, bu nedenle bankanın, kusurlu davranışından dolayı sorumlu olacağını, banka tarafından, tüm eft-havale talimatları için teyit alınması gerekli iken, dava konusu olayda müvekkili şirket yetkilisinden herhangi bir teyit alınmadığını, emsal nitelikte yargı kararlarında, bankaların havale yoluyla ödeme yaparken gereken dikkat ve özeni göstermek zorunda oldukları ve bu konuda hafif kusurlu davranışlarından dahi sorumlu olacaklarına vurgu yapıldığını, davalı bankanın ise, sahte talimatın gelmesi akabinde, müvekkili şirket yetkilisinden herhangi bir teyit almadan eft işlemini gerçekleştirdiğini, bu durumda bankanın, kusuru ve ihmali neticesinde müvekkilini zarara uğrattığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; banka hesabından sahte talimat ile gönderilen paradan havale alıcısı tarafından iade edilmeyen kısmın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan davalı bankada hesabı bulunduğunu, hesabından sahte talimat ile dava dışı ... şirketine havale yapıldığını, 125.000,00 TL'nin anılan şirket tarafından iade edildiğini, bakiye kısmın ise iade edilmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı bankada bulunan hesabından sahte talimat ile üçüncü kişi hesabına para gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı, kusuru var ise tarafların kusur oranları, bu kusur oranları çerçevesinde davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla talep edebileceği bir alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde; davacının davalı banka hesabından 17/05/2022 tarihinde fatura bedeli açıklamasıyla 400.000,00 TL dava dışı ... ... Ltd. Şti hesabına gönderildiği dosya içeriğiyle sabittir. Anılan işlem dayanağı olarak davalı tarafından davacının e-posta ile gönderilen talimatı sunulmuştur. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, davacının e-posta adreslerine üçüncü şahısların erişiminin söz konusu olduğu, sahte bir e-mailin açılmış olabileceği, banka müşterilerinin bu tür dolandırıcılıklara maruz kalmamak için gerekli tüm önlemleri alması gerektiği, davacının kullandığı bilgisayara erişim sağlanarak yetkili personelde bulunan şifrelerin ele geçirildiği, davalıya resmi e-mail adresi üzerinden işleme konu talimatın gönderildiği, davacının e-posta adresinin üçüncü kişilerce ele geçirilmesini önleme konusunda güvenlik önlemlerini almadığı, davacının davalı bankadaki hesaplarının işlem hacminin yoğun olduğu, yüksek miktarlı ve sıklıkla yapılan işlemlerin davacının ... bayisi olarak akaryakıt bayisi olduğunu belirttiği ... A.Ş. ve ... A.Ş. adına gönderildiği, davalının daha önce işlem yapılmayan ... şirketine 400.000,00 TL eft'ye ilişkin talimatın içeriği, tutarı, davacı tarafından mı gönderildiği hususlarından teyit alınması gerektiği, havale alıcısı tarafından 275.000,00 TL'nin iade edilmediği, davacının da kusurlu olduğu tespit edilirse kusur oranına göre davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının hesaplanacağı yönünde kanaat bildirilmiştir. İşbu dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen alacak, davacının hesabından sahte olduğu ileri sürülen talimat ile davacı hesabından üçüncü kişi hesabına gönderilen miktardan üçüncü kişi tarafından iade edilmeyen kısma yöneliktir. Yukarıda açıklandığı üzere davacı hesabından 17/05/2022 tarihinde dava dışı ... ... Ltd. Şti hesabına 400.000,00 TL gönderilmiş, havale alıcısı tarafından 125.000,00 TL davacı hesabına iade edilmiş, bakiye 275.000,00 TL ise iade edilmemiştir. Davacının hesabından sahte talimat ile paranın gönderildiği ileri sürülen ... ... Ltd. Şti ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı davacı tarafından ileri sürülmüş ise de, davacı defter kayıtları üzerinde havale alıcısıyla davacı arasında bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, paranın havale edildiği 17/05/2022 tarihi itibarıyla davacıyla ... ... Ltd. Şti arasında herhangi bir alacak/borç ilişkisinin olup olmadığı yönünde mahkemece bir inceleme yapılmadığı gibi, havale alıcısı olan ve yargılama aşamasında dava kendisine ihbar edilen ......Ltd. Şti'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde de bu yönde herhangi bir inceleme yapılmadığı görülmüştür. Öte yandan, dava konusu talimat üzerine davalı banka tarafından davacıdan herhangi bir teyit alınmadığı, talimat geldiğinde teyit için arama yapılmadığı, işlemin gerçekleşmemesi veya geç gerçekleşmesi durumlarında işlemin hızlandırılması için firma yetkilisinden dönüş sağlandığı banka görevlisi ...'ın 07/06/2022 tarihli soruşturma beyanından anlaşılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş, ihbar olunan ... ... Ltd. Şti ve davacı şirketin ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmak suretiyle anılan taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı, 17/05/2022 tarihinde davacı hesabından ihbar olunan hesabına sahte talimat ile gönderildiği ileri sürülen dava konusu bedelin davacı defteri ile ihbar olunan şirket kayıtlarında bulunup bulunmadığı, kayıt var ise gönderilen bu bedelin ne şekilde muhasebeleştirildiği, herhangi bir alacak borç ilişkisinin bulunup bulunmadığı, davacının ihbar olunan havale alıcısına herhangi bir borcunun olup olmadığına ilişkin rapor alınıp, davacıyla ihbar olunan arasında herhangi bir ilişkinin bulunmadığının tespit edilmesi halinde davacının daha önceki talimatları nedeniyle davalının davacıdan teyit alıp almadığının bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmek suretiyle, teyit alıyor veya almıyor ise bu duruma göre tarafların kusur durumları üzerinde durulup sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01/07/2021 tarih 2021/11-532 Esas 2021/900 Karar sayılı ilamı). Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2023 tarih 2022/669 Esas 2023/510 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1).g maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/09/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.