Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1004 E. 2026/1023 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1004
- Karar No
- 2026/1023
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1004 - Karar No:2026/1023 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1004 KARAR NO : 2026/1023 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2024 NUMARASI : 2023/102 E-2024/473 K
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı ...Şirketi arasında Mersin 8. Noterliği huzurunda 21.03.2019 tarihinde 3481 yevmiye numarası ile akdedilen Adi (İş) Ortaklık Sözleşmesi'nin konusunun "...Yapım İşi" ("Yapım İşi") olarak belirlendiğini, sözleşmenin 6 numaralı maddesi ile ortaklığı idareye, temsil ve ilzam etme ile sulh ve ibraya müvekkili şirket ve dava dışı ... Şti.'nin müşterek olarak yetkilendirildiğini, davalının icra takibine dayanak olarak sunduğu taşeron sözleşmesinde yapım işi kapsamında belirli taahhütler altına girildiğini, ancak taşeron sözleşmesinde imzası yer alan kişinin ne müvekkili şirketi ne de dava dışı iş ortağı ...Ltd. Şti'nin yetkilisine ait olduğunu, taşeron sözleşmesinde "işçilik sözleşmesi" adı altında, belirli süreli ve içeriği itibariyle tutarsız bazı hususlar içeren hukuken geçerliliği ya da bağlayıcılığı olmayan bir belge imzalanmış olduğunu ve müvekkili şirketin bu zamana kadar davalı ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, hiçbir belgeye imza atmadığını, taşeron sözleşmesi olarak borcun dayanağı gösterilen dokümanı görmediğini ve ne öncesinde ne de sonrasında sözleşme konusu işleri onaylamadığını belirtilerek, taşeron sözleşmesi olarak düzenlenen ve müvekkili şirketi borç altına sokan dokümanın kimler tarafından hazırlandığının ve imzalandığının bilinmediğini, taşeron sözleşmesi dayanak gösterilerek başlatılan ilamsız icra takibinin haksız ve geçersiz olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen ve müvekkil şirkete tebliğ edilen fatura dahi bulunmadığı belirtilerek müvekkil şirketin Beypazarı İcra Müdürlüğünün 2022/1264 takip sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibi ve dayanak belgeler kapsamında müvekkili şirketin davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline, Beypazarı İcra Müdürlüğünün 2022/1264 takip sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin açılmasında haksız ve kötü niyetli olan davalı aleyhine takip alacağının %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen, davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Feri müdahil vekili; müvekkilinin, ... Şirketi ile taşeron sözleşmesine konu olan ...Yapım İşinin temelinde yapılan kalıp işinde davalı ... ile ortak olduğu, davanın, davacı ... Limited Şirketi tarafından taşeron sözleşmesine kaynaklık eden öğrenci yurdu yapımında dolayı borçlu olmadığı ve taşeron sözleşmesinin geçersiz olduğu iddiaları ile açıldığı, müvekkilinin iş ortağı davalı ... ile imzalanan taşeron sözleşmesinde imzası bulunan ...’nın davacı şirketin şantiye şefi olduğu, davacı tarafın yetkisiz temsil iddialarının tamamen kötü niyetin varlığını ortaya koyduğu, imzalanan taşeron sözleşmesinin davacı tarafın bilgisi dahilinde yapıldığı, zira yapılan işe karşılık davacı ... Şirketi tarafından müvekkiline belli periyotlarla kısmi ödeme yapıldığı, geri kalan kısmının ödenmemesi nedeniyle davacı tarafın yetkililerinden ... ile müvekkili ... arasındaki watsupp mesajlaşmaları hem ticari ilişkinin hem de borcun varlığını açıkça ortaya koyduğu, müvekkili ve davalı ...'in bütün çabalarına rağmen davacı şirketin borcunu ödemediği, bu nedenle müvekkilinin ortağı ...’in haklı olarak ilamsız icra takibi başlattığı, buna karşılık davacı şirketin, hem borçlu olmadığını hem de taşeron sözleşmesinin geçersizliğini iddia ederek kötü niyetle huzurdaki davayı açtığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, davacı, davalının Beypazarı İcra Müdürlüğü'nün 2022/1264 Esas sayılı dosyasında aleyhine takip başlatıldığını, tebligat usulsüzlüğü nedeniyle takibe itiraz edilemediğini ve takibin kesinleştiğini, takipte dayanak olarak 01/10/2020 tarihli taşeron sözleşmesinin gösterildiğini, bahsi geçen sözleşmedeki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını beyan ederek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davalının ise aşamalarda bildirdiği beyanıyla davacı ile dava dışı ...Ltd. Şti. tarafından üstlenilen ''...Yapım İşi'' kapsamında davacının alt taşeronu olarak işin bir kısmını üstlendiğini ancak alacağını tahsil edemediğini belirterek davanın reddini istediği, bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı ile davacı ve/veya dava dışı onun adi ortağı olan ...Ltd. Şti. arasında davacının ve adi ortağının yükümlendiği işte davalının alt yüklenici olarak faaliyet gösterip göstermediği, davalının dayandığı sözleşmenin davacının, yetkili kişinin veya adi ortağın imzasını taşıyıp taşımadığı, davalının yaptığı işe icazet verilip verilmediği noktasında toplandığı, Beypazarı İcra Müdürlüğü'nün 2022/1264 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine 94.907,00 TL asıl alacak ile 16.006,75 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 110.913,78 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği ancak itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği, takibe dayanak olarak alt yüklenici sözleşmesinden doğan alacağın gösterildiği, davacının Beypazarı İcra Mahkemesi'nin 2023/6 Esas sayılı dosyası ile ödeme emrinin usulsüzlüğüne ilişkin dava açtığı, mahkemece davanın kabulü ile ödeme emrinin usulsüzlüğüne karar verildiği, mahkememizin karar tarihi itibariyle dosyanın kesinleşmediğinin tespit edildiği, tüm bu açıklamalar uyarınca dosya incelendiğinde, davacı ile dava dışı ...Ltd. Şti. Arasında Mersin 8. Noterliği'nin 21/03/2019 tarihli 3481 yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin ''İdare ve Temsil'' başlıklı 6. maddesi uyarınca ortaklığı idareye, temsil ve ilzama ortaklığı meydana getiren şirketlerin müştereken yetkili olduğunun açıkça yazıldığı, sözleşmenin ''Amaç ve konusu'' başlıklı 3. maddesinde ise ortaklığın ''...Yapım İşi'' amacıyla kurulduğunun belirtildiği, davaya ve icra dosyasına dayanak belge incelendiğinde, 'taşeron sözleşmesi' başlıklı 01/10/2020 tarihli sözleşmenin şantiye şefi olarak ... ve davalı ... tarafından imzalandığı ve sözleşmenin içeriğinin davacı şirketin ''...Yapım İşi'' kapsamında yüklenici olduğu işin kalıp işlerinin davalıya alt taşeron olarak verilmesi olduğunun görüldüğü, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, varsa ticari ilişkinin ne zaman başlayıp ne zaman bittiği hususunun açıklığa kavuşturulması amacıyla tarafların ticari defterlerinin incelendiği, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacının davalıyla herhangi bir ticari ilişkisini gösterir bilgi ve belgeye rastlanmadığının tespit edildiği, davalının ticari defterleri ile vergi kayıtları incelendiğinde de durumun benzerlik gösterdiği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında BA - BS formu düzenlenmediği ve başkaca bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davacı şirketin çalışanlarına ait kimlik bilgileri ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin tespiti yoluna gidildiği ve takibe dayanak taşeron sözleşmesinde imzası bulunan ...'nın ne davacının çalışanı ne de temsilcisi olduğunun görüldüğü, davacının bahse konu sözleşmeyle bağlı olması için sözleşmenin temsilci tarafından imzalanması gerektiği, sözleşme altında imzası bulunan ...'nın ise bu sıfata haiz olmadığı, yetkisiz temsil uyarınca davacının sözleşmeyle bağlı olabilmesi için sözleşmenin onanması gerektiği ancak yukarıda belirtildiği gibi taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğuna ve sözleşmenin açık veya zımni olarak onandığına ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığı, adi ortaklığın bir şahıs şirketi olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) değil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen bir ortaklık türü olduğu, adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle hak ve fiil ehliyetinin de bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta tarafların ''...Yapım İşi'' için kurmuş oldukları adi ortaklık adına bir sözleşmenin imzalanması durumunda müştereken temsili kararlaştırdıkları, dolayısıyla icra takibine dayanak taşeron sözleşmesinin adi ortaklığı bağladığından da söz edilemeyeceği, bir an için adi ortaklık adına sözleşmenin imzalandığının kabulü halinde dahi, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından takibin tüm ortaklar aleyhine başlatılması gerektiği değerlendirilmekle, davacının Beypazarı İcra Müdürlüğü'nün 2022/1264 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak belge olarak gösterilen 01/10/2020 tarihli sözleşmeden dolayı yukarıda açıklanan nedenlerle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi ve icra takibinin kötüniyetle başlatıldığı ve bu nedenle maddi zarara uğrandığına dair davacı tarafça delil sunulmadığından, davacının kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak davacının davasının kabulü ile, Beypazarı İcra Müdürlüğü'nün 2022/1264 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak belge olarak gösterilen 01/10/2020 tarihli sözleşmeden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ...’in, ... Limited Şirketinin Şantiye şefi ... ile ...Yapım İşinin temelinde yapılması gereken kalıp işini kapsayan taşeron sözleşmesini imzaladığı, diğer müvekkil ve feri müdahil olarak davaya katılan ...’ın ise taşeron sözleşmesinde belirtilen iş karşılığında kısmi ödeme alan kişi olduğu, müvekkilinin dava konusu taşeron sözleşmesinde belirtilen iş kalemlerinin tamamını ifa ederek kısmen de ödeme aldığı, lakin icra takibine konu olan miktar için davacı şirket yetkilileriyle defalarca görüşme ve whatsapp yazışmaları yapıldığı, dava dosyasında bu yazışmaların mevcut olduğu, bütün bu çabalara rağmen herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine müvekkili adına Beypazarı İcra Müdürlüğü'nün 2022/1264 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak belge olarak gösterilen 01/10/2020 tarihli sözleşmeden dolayı icra işlemi başlatma ihtiyacı hasıl olduğu, dava dosyasındaki bütün delillerin , müvekkilinin haklı ve alacaklı, davacı tarafın borçlu ve kötü niyetli olduğunu ispatladığı, dava dosyasında sunulan whatsapp görüşmeleri, işin yapıldığına ilişkin video görüntüleri, kısmi ödeme yapıldığına dair banka dekontları, dosyada bulunan yazılı delil başlangıcı niteliğindeki bütün evrakın mahkemece dikkate alınmadan hükmün kurulduğunu açıkça ortaya koyduğu, mahkemenin müvekkilinin davacı tarafla bir ticari ilişkisinin olmadığına ilişkin gerekçesinin deliller ile çeliştiği, mahkemenin karar gerekçesinde, müvekkili ile davacı şirket arasında ticari ilişkinin olduğunu gösteren herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığını belirttiği, ancak dava dosyasında ...'a kısmi ödeme yapıldığına dair banka dekontları, müvekkilinin feri müdahil ...'ın davacı şirketin yetkilisi ...ile yaptığı whatsapp görüşmelerinin ticari ilişkinin varlığını somut olarak ortaya koyduğu, karar gerekçesinde, davacı şirketin çalışanlarına ait kimlik bilgileri ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin tespiti yoluna gittiğini ve takibe dayanak taşeron sözleşmesinde imzası bulunan ...'nın ne davacının çalışanı ne de temsilcisi olduğuna dair bir belgeye rastlamadığını belirtilmiş olsa da müvekkilinin kendi gayretiyle istinaf başvuru sürecinde; T.C Gençlik Ve Spor Bakanlığı Yatırım Ve İşletmeler Genel Müdürlüğünden elde etmiş olduğu Noter Taahhütnamesindr (HMK 357/3 Kapsamında dikkate alınması taleplidir.), davacı şirket adına ...Yapım İşinin başından ve sonuna kadar takiple yetkilinin ... olduğunun belirtildiği, bu taahhütnamenin varlığının tek başına davacı tarafın kötü niyetli olduğunu ispatladığı, yasada öngörülen ve Türk Medeni Kanunu 2. maddesinde kişilerin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uyma zorunluluğunu ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumadığının kuşkusuz olduğu, mahkemenin kararının bu hükümle çeliştiği, sözleşme altında imzası bulunan ...'nın davacı taraf adına imzaya yetkili sıfatı haiz olmadığı, yetkisiz temsil uyarınca davacının sözleşmeyle bağlı olabilmesi için sözleşmenin onanması gerektiği ancak taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğuna ve sözleşmenin açık veya zımni olarak onandığına ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığının belirtildiği, yetkisiz temsili kabul edilmemekle birlikte, TBK’nın 46. Maddesinde “'Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar” hükmü doğrultusunda müvekkilinin, aylarca süren ve iş alanında olan herkesin görebileceği şekilde ifa ettiği işten doğan bir alacağının söz konusu olduğu, şirket yetkililerinin yapılan bu işten habersiz olmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, karar gerekçesinde davacı şirket ile dava dışı şirket arasında yapılan sözleşmenin adi ortaklık olduğu ve bu nedenle müvekkilinin dava dışı şirkete de dava açması gerektiğinin belirtildiği, ancak müvekkili adına icra takibi yapma dışında davacı sıfatıyla herhangi bir dava açmışlığının bahse konu olmadığı, olayın oluş şeklinden ve davada ileri sürülen delillerden müvekkilin davacıya karşı alacaklı olduğunun açık olduğu, müvekkilinin aylarca devam eden bir inşaat kalıp işinin davacı tarafça bilinmemesinin mümkün olmadığı, ayrıca müvekkilinin sözleşmede imzası bulunan ...'ya yönelik icra takibini başlatmamasının müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ve hakkaniyetli davrandığını gösterdiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle; Yargıtay Yerleşik İçtihatlarında kabul edildiği üzere adi ortaklık bulunması halinde açılacak davalarda adi ortaklık davacı konumunda ise adi ortaklığı oluşturanların birlikte dava açması gerekli iken adi ortaklık aleyhine dava açılması durumunda adi ortaklığı tüm ortakların davalı olarak gösterilmesinin gerekli olmadığı gibi davaya konu icra takibi dayanağı olan 01/10/2020 tarihli sözleşmede davacı ... Şirketi ismi ile şantiye şefi olduğu belirtilerek ... ile davalı ...'in ad ve imzalarının bulunmasına, mahkemesince dava dışı idareden getirtilen belgelerde ...'nın davacı şirket şantiye şeifi olarak herhangi bir işlem ve eyleminin bulunmadığının anlaşılmasına, taraf beyanları, sunulan deliler ve tüm dosya kapsamı itibari ile davacı ile davalı ... arasında akdi ilişki kurulduğunun yasal deliller ile kanıtlanamadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 7.576,52 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL ve 1.466,53 TL olmak üzere toplam 1.894,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.682,39 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır