Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/676 E. 2024/923 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/676
Karar No
2024/923
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/676 - 2024/923 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : 2023/676 KARAR NO : 2024/923

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE :... KATİP : ..

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/253 KARAR NO : 2022/1233 KARAR TARİHİ : 15/06/2022 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 13/03/2023 Davacı DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1 -... VEKİLİ : Av.... : 2 -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3 -.... VEKİLİ : Av. .. DAVANIN KONUSU : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) B.A.M. KARAR TARİHİ : 30/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/05/2024

Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın zaman aşımı nedeni ile reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca, davalı ...'ün sevk ve idaresindeki, diğer davalı... adına kayıtlı bulunan 10 ABR 647 plaka sayılı aracın 13/04/2019 tarihinde sürücünün alkollü olması nedeniyle çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, davalı ... tam kusurlu olduğunu ve hakkında savcılık soruşturması başlatıldığını, tutulan tutanağa göre davalı ...'ın tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, oluşan 20.308,23-TL'lik maddi hasarı müvekkilinin kendi cebinden ödediğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına uyarınca sigortacı, sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunmakta olduğunu bu sebeple sigorta şirketi tarafından zararların doğrudan tazmin edilmesi gerektiğini, davalılara Balıkesir 3.Noterliğinin 21/06/2019 Tarih ve 14021 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle maddi hasar ve araçta ki değer kaybının ödenmesi talebinde bulunulmuş ancak davalıların bu talebi cevapsız bıraktıklarını, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere; hasar kaybı nedeniyle şimdilik 20.308,23-TL maddi tazminatın ve araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle şimdilik 1.000-TL maddi tazminat talebimizin ticari faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı...Şti. vekili cevap dilekçesinde; ...Tarafından tanzim edilen faturada 20.308,23 TL. Araç onarım bedeli olarak fatura edildiğini, aynı tutarla dava açıldığını, burada fazlaya ilişkin herhangi bir hak alacak ve hukuki menfaatin olmadığını, giderilmesi mümkün olmayan dava şartı noksanlığının mevcut olduğunu, iddia edilen maddi zararın miktarının belli olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini, kaza tarihinde davacı Ramazan Hüseyin Günerli'nin maliki olduğu ...Plaka sayılı yabancı plakalı aracın sevk ve idaresini damadı olan ...' a vermekten dolayı tam kusurlu olduğunu, sürücünün yabancı plakalı dava konusu aracı kullanmaya yetki ve ehliyeti olmadığını, davanın yasal süresinde açılmadığından zaman aşımı yönünden reddinin gerektiğini, .. plaka sayılı araç müvekkili şirket adına trafiğe kayıtlı olduğunu, diğer davalı ...' ün kaza tarihinde müvekkilinin işyerinde çalışan personel olduğunu, kazanın 21.55' de meydana geldiğini, davalı Günay'ın aracı mesai saatleri dışında izinsiz alarak özel işi için ya da gezmek amacıyla alkollü olarak kullandığı esnada doğurduğu tehlikeden ve üçüncü kişiye verdiği zarardan şahsen sorumlu olup bu nedenle şirketin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, araçta oluşan hasar bedelinin fahiş olduğunu beyanla haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekilin cevap dilekçesinde; dava tarihi ile kaza tarihi arasında iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın belirsiz/kısmi alacak talepli dava açmışsa da talep miktarının açıkça belirtildiğini, belirsiz/kısmi alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, talebin reddine karar verilmesini, sigorta şirketine başvuru usulü yükümlülüğünü yerine getirilmeden dava açıldığını, davacı tarafın müvekkilinin kavşaktan çıkmış olduğunu görmesine rağmen hızının yüksek olmasından dolayı kazanın meydana geldiğini, kavşaklarda yavaşlanması gerektiğini, davacının ağır kusurlu olduğunu, davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın belirsiz alacak talepli dava açtığı görülmüş ise de talep miktarının açıkça belirtildiğini, sigorta şirketine davacı tarafça başvuru yapılmadığını, haksız davanın esasına girilmeksizin zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; tazminata konu kazanın 13.04.2019 tarihinde meydana geldiği, bu kaza sonucunda herhangi bir yaralının yahut ölenin olmadığı, yalnızca davalı ... hakkında TCK 179/2 maddesi uyarınca trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan ceza yargılamasının yapıldığı, ancak mahkememizdeki yargılamaya konu tazminat talebine ilişkin ortada herhangi bir suçun olmadığı, zira taksirle meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının TCK'da suç sayılan eylemlerden olmadığı, bu sebepten dolayı ceza zamanaşımı süresinin dosyamız açısından uygulanma olanağı bulunmadığı kanaati hasıl olmakla, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolduğu anlaşıldığından, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü hakkında TCK 179 maddesi uyarınca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ceza yargılaması yapıldığı halde ceza zaman aşımı süresinin uygulanmayarak davanın zaman aşımı süresi dolduğundan bahisle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava; trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazasında tazminat talepleri hakkında ceza zaman aşımı süresinin uygulanıp uygulanmayacağı ile somut olayda zaman aşımı süresinin dolup dolmadığı hususudur. Davacı tarafından açılan maddi tazminat istemli davanın yapılan yargılaması sonundan davalıların süresinde zaman aşımı defiinde bulunmaları nedeniyle açılan davanın 2918 sayılı KTK nın 109 maddesi uyarınca itki yıllık zaman aşımı süresinin dolmasından sonra açıldığından bahisle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Sorumluluk sigortası olan zorunlu mali mesuliyet sigortacısına, işletene ve sürücüye yönelik açılan davada trafik kazası nedeniyle maddi zararın giderilmesinin talep edilmesi karşısında sorumluluğun 2918 sayılı yasadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KTK'nun 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi), fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Olayın meydana geliş şekli itibariyle davalı sürücünün eylemi bir bütün olarak ele alındığında, alkollü şekilde aracı kullanırken direksiyon hakimiyetini kaybederek davacının aracına çarpması şeklinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasındaki davalının eylemi TCK 179. maddesinin ikinci paragrafında tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturmaktadır. Bu suç ile ilgili davalı sürücü hakkında Balıkesir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/737 esas 2019/1102 karar sayılı dosyası ile ceza yargılaması yapılarak davalının üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek hakkında hükmedilen hapis cezasının açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Açılan iş bu tazminat davasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza zamanaşımının uygulanması gerekmekte olup her ne kadar somut olayda davalı sürücü hakkında ceza davası açılmış ise de, aksi durumda dahi kazaya neden olan kişi hakkında bir ceza davasının açılmamış olması, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında uzamış ceza zamanaşımının uygulanmasına engel olmayacaktır. ( Y. HGK 06/04/2021 tarih ve 2017/17-1709 - 2021/428 sayılı ilamı) Bu eylemle ilgili ceza davasının TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olması; 2918 sayılı KTK'nın 109/2 maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olması ve davanın açılış tarihi olan 02/03/2022 ile olay tarih olan 13/04/2019 tarihi arasında sekiz yıllık zaman aşımı süresi geçmeden davanın açılmış olması karşısında davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2022 tarih ve 2022/253 - 2022/1233 sayılı kararının KALDIRILMASINA, Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 30/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

.... Başkan ... ... Üye ...

... Üye ...

... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/676, K. 2024/923, T. 15.06.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-676-e-2024-923-k-d5839dd81c74