Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2503 E. 2026/2149 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2503
- Karar No
- 2026/2149
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/2503
KARAR NO:2026/2149
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:22/06/2023
NUMARASI:2019/602 Esas - 2023/530 Karar
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)
KARAR TARİHİ:19/10/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/06/2017 tarihli trafik kazasında, davalı sigorta şirketine sigortalı, davalı ... ... A.Ş.'ye ait, diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkili ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda, müvekkili ...'in eşi, diğer müvekkilleri ... ve ...'in anneleri ...'nin vefat ettiğini, araçta bulunan müvekkili ...'nin ise yaralandığını, müvekkillerinin ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını ve müvekkili ...'nin yaralanmasından kaynaklı maluliyetinin oluştuğunu, kazaya karışan müvekkillerinin aracının kullanılamaz hale geldiğini, davadan önce davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ve cüzi bir miktar ödeme yapıldığını belirterek, her bir müvekkili yönünden ayrı ayrı 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 150.000 TL manevi tazminatın; müvekkili ...'nin uğramış olduğu maluliyet ve işgücü kaybı ile tedavi giderleri için 1.000 TL maddi tazminatın ve maluliyeti nedeniyle uğradığı 200.000 TL manevi tazminatın; araçta oluşan zarar nedeniyle 1.000 TL maddi tazminatın davalılardan (davalı sigorta şirketinin poliçe teminat miktarıyla sınırlı kalması kaydıyla) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 18/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; destekten yoksun kalma tazminatı yönünden talebini müvekkilleri ... için 774.972,96 TL'ye, ... için 7.758,31 TL'ye, ... için 1.569,42 TL'ye; ...'nin yaralanmasından kaynaklı sürekli maluliyet zararı ve tedavi giderleri için 591.424,92 TL'ye, araçta oluşan zarar yönünden 24.718,08 TL'ye yükseltmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın 19.07.2016/2017 tarihleri arasında müvekkili sigorta şirketine ... poliçesi sigortalı olduğunu, dava öncesi yapılan yazılı başvuru sonrası davalılardan ...'nin hesabına, eş ve çocukları için destekten yoksun kalma tazminatı olarak toplam 60.874,80 TL ödeme yapıldığını, ayrıca ...'nin maluliyeti için de 47.580,11 TL maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan işbu ödemeler ile müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç hasarı için azami 33.000 TL ile, diğer yönlerden ise 330.000 TL ile sınırlı sorumluluklarının bulunduğunu, öncelikle dosyanın kusur incelemesi için Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, davacı ... yönünden maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, varsa bakiye tazminat yönünden aktüer hesabının gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... ... A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın meydana geldiği yer itibariyle Sakarya Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu trafik kazasından kaynaklı kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, davacıların kusurlu olduğunu, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, dava tarihinden itibaren manevi tazminata faiz talep edilebileceğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalı sigorta şirketinden davacılara tazminat ödemesi yapıldığını ve maddi zararlarının karşılandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı sürücünün karayolu üzerinde aniden durması, aracın sağa dönüş yerini kaçırdığı için geri vitese takarak geri geri gelmesi neticesinde ve akan trafikte sol şeritte de araçların olması nedeni ile şerit değiştirip kaçamaması nedeni ile dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, oluşan kazada kusurunun bulunmadığını, kusurun davacı sürücüde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; davacı ... için 774.972,96 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... Aş. 265.924,48 TL kısmından sorumlu olmak üzere) davalı ... Aş yönünden 16/10/2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 25/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine; davacı ... için 7.758,31 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... Aş. 2.662,19 TL kısmından sorumlu olmak üzere) davalı ... Aş yönünden 16/10/2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 25/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine; davacı ... için 1.569,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... Aş. 538,53 TL kısmından sorumlu olmak üzere) davalı ... Aş yönünden 16/10/2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 25/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine; davacı ... için 586.625,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı ... Aş, 282.419,89 TL kısmından sorumlu olmak üzere) davalı ... Aş yönünden 19/07/2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 25/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine; davacı ... için 4.799,25 TL bakıcı giderinin davalı ... Aş yönünden 19/07/2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 25/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine; 18.538.56 TL araç zararının davalı ... AŞ yönünden dava tarihi olan 15/11/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 25/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine; davacıların maddi tazminat talepleri yönünden fazlaya ilişkin (araç zararında fazlaya ilişkin) istemlerinin reddine; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile; ...'nin vefatı nedeni ile davacı ... için 50.000,00 TL, davalı ... için 50.000,00 TL ve davalı ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ... Aş'den kaza tarihi olan 25/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine; davacı ...'nin yaralanması nedeni ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Aş'den kaza tarihi olan 25/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine; davacıların manevi tazminat talepleri yönünden fazlaya ilişkin istemlerinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketince davacılara yapılan ödeme ile zararlarının tam ve eksiksiz karşılandığını, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olmasının, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmediğini, zamanaşımının alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesildiğini, davacının ıslahla artırılan maddi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, mahkemece bu husustaki itirazlarının dikkate alınmadığını, kaldı ki asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece davacının ıslahtan önceki tazminat talepleri için dava tarihinden itibaren, ıslahtan sonraki tazminat talepleri için ise ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken kararda hükmedilen faiz başlangıç tarihleri ve faiz türünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, her halükarda müvekkili sigorta şirketinin ancak yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, mahkemece hükme esas alınan hesap raporundaki yaşam tablosu ve faizlendirmenin hatalı olduğunu, poliçe tanzim tarihine göre TRH %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabının yapılması gerektiğini, araç zararına ilişkin taleplerin poliçe kapsamında olmadığını, araç hasarı için de ödeme yapıldığını ve bakiye sorumluluklarının kalmadığını, davacının geçici bakıcı gideri talepleri sigorta teminatı dışında olup reddi gerektiğini, mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmadan hüküm tesis edilmesinin yerinde olmadığını, manevi tazminat talepleri sigorta teminatı kapsamı dışında olup manevi tazminat yönünden ... sigortacısı müvekkili şirket aleyhine her bir davacı için kabul edilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından; 25/06/2017 tarihli trafik kazasında, davalı sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalı olup, davalı ... ... A.Ş.'ye ait ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan ve davacı ...'in eşi, diğer davacılar ... ve ...'in anneleri olan ...'nin vefat ettiği, yine araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'nin yaralandığı, davacıların, ...'nin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma zararı ve manevi zararlarının tahsili talebi ile, davacı ...'nin ise ayrıca yaralanmasından kaynaklı maddi ve manevi zararlarının tahsili talebiyle eldeki davayı açtıkları anlaşılmıştır.Davalı ... A.Ş. vekilinin 03/04/2026 tarihli dilekçesi ile davacı taraf ile sulh oldukları yönünde beyanda bulunduğu, bu dilekçenin ekindeki davacı vekilince imzalanan "İbraname, feragatname ve makbuz" başlıklı belgeye göre; davacılar vekili Av....'a, davacı ... ve ... yönünden maddi tazminat olarak toplam 882.749,50 TL ödeme yapılacağının (... için: 225.000,00 TL'si asıl alacak, ... için: 235.000,00 TL'si asıl alacak olmak üzere) kararlaştırıldığı, davacı vekilinin de ödeme karşılığında poliçe limitini aşan maddi talepler ve manevi tazminat yönünden hakları saklı kalmak üzere ... A.Ş.'yi ibra ettiğini ve davadan feragat edeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin beyan dilekçesi ve ekindeki "İbraname, feragatname ve makbuz" başlıklı belge Dairemizce davacılar vekiline tebliğ edilmiş, davacılar vekili 12/10/2026 tarihli dilekçesi ile; davalılardan ... ile müvekkilleri arasında anlaşma sağlanmış olup bu kapsamda ... A.Ş. 'den müvekkillerinin bir alacağı kalmadığını, karşı taraf lehine de yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi kaydıyla vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.HMK'nun 315. maddesi " Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hallerinde sulhun iptali istenebilir" şeklinde hüküm altına alınmıştır.Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur (TBK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder (TBK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1).Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır (TBK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez. Yine sigorta şirketleri limit kadar tazminattan sorumlu olduklarından yapılan ödemenin zararı tamamen karşılamaması halinde, davalı işleten poliçe limitini aşan miktarda zarar varsa limiti aşan kısımdan sorumlu olacaktır, limitin altında bir zarar varsa davalı işleten ibra nedeni ile bu oranda sorumluluktan kurtulmuş olacaktır. Borçlar Kanununun 147. maddesinde rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir. Başka bir ifadeyle yargılama sırasında düzenlenen ibranamenin sirayetinde ödeme miktarının değil, teminat limitinin sirayet edeceğinin gözetilmesi gerekecektir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/20842 E. ve 2021/8707 K., 2021/21913 E. ve 2022/13298 K. sayılı karar). Her ne kadar maddi tazminatın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de, davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekili tarafından, ilk derece mahkemesince verilen karardan sonra ve fakat istinaf aşamasında dosyaya sunulan dilekçe ile görülmekte olan davaya konu maddi tazminat konusunda, tarafların poliçe limiti kadar sulh oldukları ve varılan mutabakat gereğince belirlenen tazminat miktarının davacı tarafa ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın esasına ilişkin bu beyanlara öncelik verilmesi gerektiğinden ve zarar sorumlularından biri ile yapılan anlaşma diğer zarar sorumlularına da sirayet edeceğinden, davalı sigorta şirketinin hangi davacı için ne miktarda ödeme yaptığının açıklaması, sigorta şirketinin ödemesinin diğer sorumlulara sirayetinin tartışılması, aktüerya bilirkişisinden yapılan ödemeyi değerlendirmek için ek rapor alınması ve sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayini gereklidir.Daire kararımızın içeriğine göre davalı ... A.Ş.'nin esasa yönelik istinaf itirazları bu aşamada eğerlendirilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/10/2026