İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/132 E. 2023/566 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/132
Karar No
2023/566
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/132 Esas - 2023/566

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/132 Esas KARAR NO : 2023/566

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : ... - ...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/02/2022 KARAR TARİHİ : 12/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 25/06/2020 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla ... - ... yolunu takiben istikametine seyri sırasında ... istikametine doğru seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpışması sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza nedeniyle meydana gelen her türlü maddi zararın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden karşılanması amacıyla davalı sigorta şirketine 22/09/2020 tarihinde yazılı başvuruda bulunduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu, uzlaşmanın sağlanamadığını, müvekkile ödenmesi gereken iş gücü kaybından doğan 8.000,00-TL daimi maluliyet tazminatın 100.00-TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 100,00TL geçici bakıcı gideri tazminatın 22/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin yerleşim yeri sebebiyle davanın yetkisiz mahkemede açıldığı sabit olduğundan davanın usulden reddini talep ettiğini, yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirkete başvuru şartının gerçekleşmediğini, başvuru aşamasında sunulması gereken zorunlu evraklar sigorta şirketine sunulmadığı sebebiyle davanın reddini talep ettiğini, müvekkil şirket kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik bakıcı ve tedavi giderleri yol masrafı sorumluluk kapsamında bulunmadığını, müracaatçının SGK'lı olup olmadığına bakılmaksızın mevzuata göre SGK tarafından karşılanması gereken giderler trafik sigortalarının teminat kapsamına girmediğini, talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili mahkememize sunduğu 12/09/2023 tarihli dilekçesi ve ekinde bulunan ibrarname ve sulh anlaşması ile; davalı ile sulh olduklarını, davacı taraf ile karşılıklı şekilde avukatlık vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, davanın konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini beyan etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunduğu 25/09/2023 tarihli dilekçesi ve ekinde bulunan ibrarname ile davacı taraf ile sulh olunduğunu, davanın konusuz kaldığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını beyan etmiştir. DELİLLER; Davacıya ait tedavi evrakları, soruşturma dosyası, trafik kaydı, hasar dosyası celp edilmiş, ekonomik sosyal durum araştırması yapılmış, dava konusu olay nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK'dan sorulmuş, davacının maluliyet oranı tespit edilmiş, kusur bilirkişisinden rapor alınmıştır. Mahkememizce kusur bilirkişisi ...'den alınan 16/03/2022 havale tarihli raporda; ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın %75 oranında asli kusurlu, ... plaka sayılı aracın ...'ın %25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce dosya İstanbul ATK 2.İhtisas Kuruluna gönderilmiş, ATK 2.İhtisas Kurulu 26/09/2022 tarih ve 2022/... sayılı ön raporu ile eksikliklerin olduğu belirtilmişTİR. Ön rapor doğrultusunda eksiklikler tamamlanmadan 12/09/2023 tarihinde davacı vekili tarafların sulh olduğunu, davanın konusuz kaldığını, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazasından kaynaklanan haksız fiile dayalı maddi tazminat davasıdır. Somut olayda; 25/06/2020 tarihinde, sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... plaka sayılı ... idaresindeki aracın ön kısımlarının çarpışması sonucunda yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın %75 oranında asli kusurlu, ... plaka sayılı aracın ...'ın %25 oranında tali kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketinin ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalısı olduğu, davacı ...'ın olay nedeni ile İstanbul Adli Tıp Kurumunca 26/09/2022 tarihli ön raporun sunulduğu, ancak eksiklikler giderilmeden davacı ve davalı vekilinin 12/09/2023 tarihli ibrarname ve sulh anlaşmasını içeren dilekçesi mahkememize sunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 313 ve devamı maddelerine göre sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulhun etkisi başlıklı 315. maddesi; "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde dosya kapsamındaki deliller, yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin 15/09/2023 tarihli, davalı vekilinin 25/09/2023 tarihli dilekçeleri ile tarafların karşılıklı olarak mahkememizde görülen dava konusu hakkında sulh olduklarını, davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiklerini bildirdikleri ve sulh anlaşmasını mahkememize ibraz ettikleri, taraf vekillerinin vekaletnamelerinde sulhe ilişkin açık yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Sulh 6100 Sayılı HMK'nın 313. ve 315. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, kesin hükmün hukuksal işlemini doğuran bir taraf işlemidir. 6100 Sayılı HMK 313 maddesine uygun olarak tarafların sulh olduklarının ve tarafların sulhe göre karar verilmesini istememelerinin mahkemece saptanması halinde, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davanın sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın HMK m.315 gereği davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 11. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabulucuk ücretinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ve yapılan yargılama giderlerinin davacıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2023

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/132, K. 2023/566, T. 12.10.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-132-e-2023-566-k-2ac0b8e8d72a