Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2458 E. 2026/2190 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2458
- Karar No
- 2026/2190
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/2458
KARAR NO:2026/2190
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:17/01/2023
NUMARASI:2021/343 Esas - 2023/39 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ:22/10/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın, davacı şirket nezdinde 13/01/2020 - 13/01/2021 tarihleri arasında ... numaralı ... Poliçesi ile ... adına sigortalı olduğunu, 31/03/2020 tarihinde, davalılardan ...'ın sürücüsü, ...'ın işleteni olduğu ... plakalı aracın %75 asli kusuruyla sebebiyet verdiği maddi hasarlı trafik kazasında sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle toplam 31.998,33-TL hasar tazminat bedelinin müvekkili şirket tarafından poliçe limitleri dahilinde ödendiğini, müvekkili şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile 23.998,75-TL asıl alacağın ödeme tarihinden itibaren işlemiş 248,54-TL yasal faizi ile toplam 24.247,29-TL için ilamsız icra takibi başlattığını, borçluların takibe itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, kötüniyetli itiraz nedeni ile müvekkil şirket lehine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında sundukları bilirkişi raporu ile dosyada aldırılan raporlar arasında çelişkinin olduğunu, ATK raporu, resmi belge niteliğinde olan trafik kazası tespit tutanağı arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından; 31/03/2020 tarihinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında dava dışı sigortalısının zararını ödeyen davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca ödediği tazminatın davalıların kusurlu olduğu iddiası ile rücuen tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali istemine dayanmaktadır. Olay sonrası taraflar arasında düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında; ... plakalı sigortalı araç sürücüsü ... kazaya ilişkin tali yoldan hızla çıkan plakasını tespit edemediği araca vurmamak için direksiyonu kırması sonucu kaldırıma çıktığını belirtmiş, ... plakalı araç sürücüsü ... ise ... plakalı araç sürücüsünün tali yoldan hızla çıkan araca vurmamak için direksiyonunu kırınca aracının sağ arka tarafına vurarak kaldırıma çıktığı belirtilmiştir.Davacı ... Şirketi tarafından aldırılan 05/06/2020 tarihli ekpertiz raporda; 31.03.2020 tarihinde saat 10.25 surlarında süreci ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracılığı ile ... Caddesi Üzerinde seyir halinde iken aniden solundan tali yoldan çıkan süreci ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışmamak için her iki araç sürücüsünün de kaldırıma çıkması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, ... plakalı araç sürecüsü ... K.T.Kanun’un 84/h maddesinde belirtilen “Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama.” kural ihlali ile 57/a mad. “Kavşaga yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.” Hükmi ile 57/b-56 mad. “Tali yordan ana yola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermed zorundadırlar.” Hükümlerini ihlal ettiğiinden dolayı % 75 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... K.T. Kanun’un 52/a Maddesinde belirtilen “Sürücüler kavşaklara yaklaşıırken hızlarını azaltmak zorundadırlar.” Hüküme ile 52/b Mad. “Sürücüler hızlarını görüş, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.” Hükümlerini ihlal ettiğinden dolayı % 25 oranında tali kusurlu olduğu yönünde olduğu belirtilmiştir.Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre sigortalı ... plakalı araç sürücüsü % 100 kusurlu olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda sigorta eksperi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda iki aracın kavşak kollarından gelerek birbiriyle çarpıştıkları oluş şekline göre değerlendirme yapıldığı, olayın bu şekilde meydana gelmediği için raporun kabul edilmediğini, davalı sürücü ... idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki yol kenarında aracı park halinde bulunduğu sırada meydana gelen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığını, sigortalı sürücü ... idaresindeki otomobil ile kavşak mahalline yaklaştığında hızını asgari hadde indirmediği, kontrolsüz ve hızlı seyrettiği, solundaki kavşak kolundan gelerek kavşakta geçiş yapan araca karşı yol üzerinde kalacak şekilde etkin tedbir alamadığı, bu araç geçişini tamamladıktan sonra mevcut hızı nedeniyle kaza yaptığı ve hızınıın aracının hasar miktarının artmasında doğrudan etkili olduğu anlaşılmakla % 100 kusurlu olduğu, kimliği belirsiz sürücü idaresindeki plakası belirsiz olan aracın kavşağa girip geçişi tamamladığı, bu geçiş hızlı ve kontrolsüz olsa bile, sürücü ...'in kendi dikkatsiz ve yüksek hızdaki seyri nedeniyle kazaya karıştığı bu sebeple kazanın meydana gelişinde başka taraf ve kişilere kusur verilmediği belirtilmiştir. Bu durumda Mahkemece alınan her iki kusur raporu ile birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü, davacının dayandığı 05/06/2020 tarihli raporda olay oluşu hatalı değerlendirildiğinden hükme esas alınacak nitelikte olmadığı nazara alındığında çelişkiden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.22/10/2026