Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2356 E. 2026/1299 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2356
Karar No
2026/1299
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2356 KARAR NO : 2026/1299

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/03/2022 (Dava) - 21/09/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/492 Esas - 2023/645 Karar DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) BAM KARAR TARİHİ: 08/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 08/07/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2023 tarihli 2022/492 Esas ve 2023/645 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay nedeniyle 02/12/2021 tarihinde dava açıldığı ancak tevzi bürosunca davanın hata ile değişik iş olarak nitelendirildiği, Mahkememizin 2021/121 D.İş dosyasında yargılamanın yapıldığı ve talebin red edildiği, trafik kazası sonucu hasar bedeli talebinin olması istinafa gidilerek yargı yolunun uzaması nedeniyle ve işin mahiyeti gereği D.İş dosyasında istinaf yoluna gidilmediğinden söz konusu davanın açıldığı, davalılardan ... . 10/04/2021 tarihinde .... araç ile seyir halinde iken Muğla Adliye kavşağına geldiği esnasında alkollü araç kullanması sebebiyle aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığı, kaza sebebiyle .... demirbaşına kayıtlı olan ....plakalı ... model .... .. kamyonette maddi hasar meydana geldiği, .... plakalı aracı teminat altına aldığı diğer davalı sigorta şirketi (zorunlu mali sorumluluk sigortacısı) tarafından müvekkil idareye hasar tanzim bedeli olarak 105.000.00 TL değer belirlendiği ancak .... tarafından Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanlığından işin uzmatı bir makinc mühendisinin de bulunduğu hasar tespit komisyonu tarafından yapılan değer tespiti sonucunda aracın değeri 126.186,00 TL olduğunun tespit edildiği, tespit edilen değer müvekkili idarece davalı sigorta şirketinden yazı ile talep edildiği, ancak mail ortamında red cevabı şirket tarafından gönderildiği, müvekkil idarece Arabuluculuk yoluna da başvurulduğu, ancak 26/10/2021 tarihinde yapılan toplantıda uyuşmazlık konusunda anlaşmaya varılamadığından dolayı davalı ....'a ait .... plakalı motorlu araç üzerine dava kesinleşinceye kadar ihtiyati haciz konulmasına fazlaya dair hakların saklı kalmak kaydıyla 126.186,00 TL hazine zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmin ve tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağının zamanaşımına uğradığı bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiğini, davanın derdestlik itirazı doğrultusunda reddine karar verilmesi, Müvekkilinin zorunlu trafik sigortasını diğer davalıyla akdettiğini ve geçerli bir sigorta ilişkisi olduğunu kabul ettiğini, bu halde işbu davanın tarafı sigorta şirketi olup, taraflarının husumeti bulunmadığından davanın reddinin gerektiği, müvekkilinin ve davacının tacir olmadığı ve ticari iş sayılabilecek hallerin şartları oluşmadığından görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olup görevsizlik kararı verilmesinin talep edildiği, davalı müvekkilinin dava konusu trafik kazasının oluşmasında kusurunun bulunmadığı, kazanın oluşunda Karayolları Genel Müdürlüğünce konulması gereken trafik uyarı işaret ve levhalarının olmaması ve hava durumunun sebebiyet verdiği, müvekkilinin evinde alkol aldığı fakat yediği bir besin yada alkolün etkisi ile istifra etmek suretiyle rahatsızlandığı, o dönem Muğla'da kaçak alkol çetesi yakalanması sebebiyle müvekkilinin aldığı alkolün kaçak olduğundan korkması sebebiyle can havliyle Muğla Sıtkı Koçman Eğitim Araştırma Hastanesine gitmek üzere yola çıktığı, bu esnada gerek trafik uyarı levhalarının yeterli olmaması ve hava durumu sebebiyle kaza oluştuğu, bu nedenle kusura yönelik bilirkişi raporu aldırılmasını talep ettikleri, davacının iddia ettiği hasarın gerçeği yansıtmadığı ve hasar miktarı yönünden dosyanın hesap bilirkişisine gönderilmesini talep ettikleri, davacının borcunun muaccel olmaması, davacının bir alacak hakkı doğması halinde hem müvekkilinden hem de sigorta şirketinden karşılayabileceği, bu halde İİK. İlgili maddelerindeki ihtiyati haczin uygulanabilmesi için gerekli şartların oluşmadığı bu nedenle davacının ihtiyati haciz talebinin reddinin gerektiği, açıklanan tüm nedenlerle hukuka aykırı olarak haksız kazanç elde etmeye yönelik açılan işbu davanın esastan reddine, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini arz ve talep ettikleri anlaşıldı. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; 10/04/2021 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile seyir halinde iken ....na ait ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı kaza meydana geldiği, dava dilekçesinde aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... .. plakalı aracın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, .... plakalı araç müvekkili şirket tarafından 7409960419 nolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde teminat limiti ile sorumluluklarının bulunduğunu, dava konusu olayın gerçekleşme tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan davanın reddinin gerektiği, davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, kaza sebebiyle müvekkili şirkete herhangi bir başvurunun yapılmadığını ve dava şartı olan zorunlu başvuru şartının yerine getirilmemesi sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini, müvekkili şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı..... plaka sayılı aracın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyanla, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''...Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olup hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay 17. HDB'nın 18.05.2016 tarih ve 2016/3196 E. - 2016/6047 K. sayılı ilamı) Faiz başlangıç tarihleri belirlenirken, davalı sürücü yönünden haksız fiilin gerçekleştiği tarihte temerrüt oluştuğu için haksız fiil tarihinden; davalı sigorta şirketi yönünden ise başvuru tarihi olan 23/08/2021 tarihine 8 iş günü eklenmek sureti ile temerrüt oluştuğu için 03/09/2021 tarihinden itibaren faize yönelik hüküm oluşturulmuştur...'' gerekçesiyle; ''...Açılan davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 101.186,00 TL'nin (davalı sigorta şirketi yönünden kaza yılı baz alınarak oluşturulan limit miktarı olan 41.000,00 TL'den sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... . yönünden kaza tarihi olan 10/04/2021 tarihinden; davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 03/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sovtaj değerinin hasar bedelinden ayrı kabul edilmesi gerektiğini, kaldı ki değerin de yüksek hesaplandığını, eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de aleyhlerine hatalı takdir edildiğini belirterek; Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/09/2023 tarih ve 2022/492 Esas, 2023/645 Karar sayılı kararının incelenerek kısmen kabul kararının kaldırılmasını ve yeniden karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; derdestlik itirazının yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, davacı bilerek yada bilmeyerek işbu dava ile konusu ve tarafları aynı davayı daha önce 2021/121 D.İş dosyası ile açtığından, işbu dava talebi ve tarafları hususunda aynı olan daha önce açılmış bir dava bulunduğundan derdestlik itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin husumet itirazlarını da değerlendirmediğini, trafik kazası gerçekleştiği gün müvekkilinin aracının zorunlu trafik sigortası bulunmakta olup bu sebeple dosyanın öncelikle husumetten reddini aksi takdirde esastan reddini istediklerini, kusur raporu eksik incelemeye dayalı olmasına rağmen hükme esas alınmadığını, kusura ilişkin alınan bilirkişi raporu açıkça Yargıtay kararları doğrultusunda yetersiz olmasına rağmen bu raporu hükme esas alan Yerel Mahkemenin kararının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin hükme esas aldığı kusur raporunun keşif yapılmaksızın tek bir bilirkişi tarafından düzenlenen rapor olduğunu, gerek keşif yapılmasını gerekse ATK'dan kusur raporu alınması yönünde süresi içinde kusur raporuna itiraz etmelerine rağmen Yerel Mahkemenin 03.11.2023 tarihli celsenin 1 nolu ara kararında hiç bir gerekçe göstermeden kusur raporuna ilişkin itirazlarını reddettiğini, aynı tarihli celsenin 2 nolu ara kararında ise, kusur için keşif yapmayı reddeden mahkemenin araçta meydana gelen hasar bedelinin tespiti için keşif kararı verdiğini, kusur raporu için keşif yapılması talebinin reddinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, ayrıca taraflarınca kazanın oluşumuna hava şartlarının sebep olduğunu bildirilmesine rağmen bilirkişi raporunda kaza tarihinin hava durumunu tespit ederek kazada etkisinin olup olmayacağının dahi araştırılmadığını, hükme esas alınan kusura ilişkin rapor açıkça hukuka aykırı olup, heyetinde hukukçu, nöroloji uzmanı ve trafik uzmanı bulunan bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edilmesini talep etmişlerse de yerel mahkemece talebin kabul edilmediğini, cevap dilekçesindeki iddialar göz ardı edilerek ve kaza tespit tutanağının kopyala- yapıştır yöntemi ile hazırlanan bilirkişi raporunun denetlenebilir, açık ve gerekçeli olmadığını, emsal Yargıtay kararında belirtildiği üzere, trafik kazasında kusur oranı tespit etme yetkisi adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine ait olup, tek kişilik bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm verilemeyeceğini, yerel mahkemenin hükme esas aldığı hasar bedelinin belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporunun da hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından gerek araç satış sitelerinden gerekse ilgili satış firmalarından 239.202 km olan dava konusu aracın kaza tarihindeki piyasa değeri, somut verilere dayanarak, kıyaslanabilir , denetlenebilir ve açıklayıcı şekilde bilirkişi raporunda yer alması gerekirken bunlara yer verilmediğini, hükme esas alınan ek raporda, 239.202 kmsi olan dava konusu aracın kaza tarihindeki piyasa değerine ilişkin hiç bir somut verinin yer almadığını, bilirkişi ek raporunda sadece ve sadece davacı tarafın talebinin piyasa değerine uygunluğu hususunda inceleme yapmış olup bu hususun son derece hatalı olduğunu, hiç bir emsal ve somut veriye dayanmayan, denetlenebilirlikten ve objektiflikten uzak bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, zira, bilirkişinin emsal araştırma yapmadığını ve adeta sırf sorulduğu için içinden geçen bir rakamı raporuna yansıttığını, bu şekilde hesap bilirkişi raporunun kabul edilemeyeceğini, yerel mahkemenin hükmettiği faiz türü ve faiz başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; Yerel Mahkeme kararının "kısmen kabulüne" ilişkin kısmın kaldırılmasını ve açılan haksız davanın külli olarak reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; trafik kazasından kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedelinin karşı araç ZMM sigortacısından ve sürücüsünden tahsili istemine ilişkindir Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... . vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; hükme esas alınan Trafik bilirkişi raporunun, resmi kaza tespit tutanağına, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalı sürücü ....'nın park halindeki davacı aracına çarpması olayında asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya atfı kabil kusurun bulunmadığı, kusur oranlarının doğru şekilde belirlendiği, araçtaki hasarın onarımının ekonomik olmadığının anlaşılması karşısında mahkemece yerinde olarak aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç bedelinden sovtaj değerinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık bilirkişi raporu alındığı ve bu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin ve davalı .... vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde olmadığından esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin ve davalı .... vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin ve davalı .... vekilinin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.09.2023 tarihli 2022/492 Esas ve 2023/645 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; a-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, b-Davalıdan alınması gereken 6.912,01 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.728,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 5.184,01 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avanstan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/07/2026

.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2356, K. 2026/1299, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2356-e-2026-1299-k-ee60ec8e09da