Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1872 E. 2026/858 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1872
- Karar No
- 2026/858
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1872 Esas 2026/858 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1872 KARAR NO : 2026/858
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 29/09/2023 NUMARASI : 2022/57 Esas 2023/622 Karar
DAVA : Alacak (İşletmenin Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/01/2022 KARAR TARİHİ : 26/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2026
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ile arasında 11/06/2019 tarihli davalı yana ait ... isimli firmanın %50'sinin satımına ilişkin sözleşme imzalandığını, %50 hisse karşılığında 45.000,00-TL ödeneceğinin, bu tutarın 30.000,00 TL'nin davalı yana ait banka hesabına yatırılarak kalan 15.000,00 TL'nin ise 11/07/2019 tarihine kadar elden ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafa protokol gereğince 45.000,00 TL'nin ödendiğini, birkaç ay sonra davalının kalan 1/2 hisseyi de 30.000,00 TL karşılığında devretmeyi teklif etmesiyle tarafından, davalıya 30.000,00 TL tutarlı senet verildiğini, ancak davalının 01/11/2019 tarihinde ... bayiliğini iptal ettirdiğini ve senedi iade ettiğini, 45.000,00 TL tutarı da iade edeceğini söylediği halde etmediğini ileri sürerek 45.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden ... firmasının %50'sinin 45.000,00 TL bedelle davacı tarafa devredildiği hususunun doğru olduğunu, ancak ileri sürülen diğer hususların gerçek dışı olduğunu, bayi devrine ... firması tarafından muvafakat verilmediği için fiilen bayilik devri yapılamadığını, başka bir şirkette çalışmaya başlayarak sözleşmeye konu işyerinin tamamen davacı kullanımına bırakıldığını, kendi adına olan işyerini 07/08/2019 tarihinde kapattığını, davacının faaliyetlerine devam ederek bir süre sonra zarar etmemek için işletmeyi 3. kişiye devrettiğini, 3. kişiden aldığı bedelden 30.000,00 TL'sini verdiği senet karşılığı kendisine ödediğini, sözü edilen senedin bu şekilde davacı tarafa iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ... ... isimli işletmenin %50 hissesinin 45.000,00 TL bedelle davacıya devredildiği, ortaklığa konu demirbaşların belirtildiği, 09/11/2019 tarihinde davalı tarafın, kalan hissesinin tamamını dava dışı ...'e devrederek davalının protokole konu işletmeden hak ve alacağının bulunmadığı, dinlenen tanık beyanları, abonelik sözleşmesinin muhteviyatı dikkate alındığında davalının devir sonrası abonelik sözleşmesi kapsamında yatırmış olduğu teminatı geri almasının ve sözleşmenin sona ermesinin protokole aykırılık teşkil etmediği, bayilik sözleşmesinin gerekli şartlar yerine getirildiğinde davacı tarafça da dava dışı kurumla akdedilebileceği gerekçesiyle "davanın reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; tanıklar arasında imzalı bir protokol varken ve davalı yana ödeme yapıldığı kabul edilmişken ... isimli tanığın %50 hisseyi kendisinin devir aldığını net şekilde kabul etmediğini, tanık beyanlarının çelişkili ve yanlı olduğunu, işletmenin %50 hissesi için 45.000,00 TL ödeme yaptığını, yine tüm hisseler ... isimli kişiye devredilirken davalı yanca alınan senet iade edilmiş ise de bu kişiden alınan 30.000,00 TL'den kendisine geri ödeme yapılmadığını, davalının bayilik sahibi olarak sözleşmede taraf olduğunu, kendisinin davalının %50 ortaklığına güvenerek diğer %50 hisseyi devraldığını ancak 09/11/2019 tarihli devir protokolünde bayilikten bahsedilmediğini, bu durumda davalı ortağın kendisinin uğradığı doğrudan zararlardan, tehlikeler sonucu doğan zararlardan sorumlu olduğunu, haksız fiil hükümlerine dayalı sorumlu olduğunu, davalı ile ortaklık ilişkisine girmesinin sebebinin söz konusu işletmenin GSM bayiliği bulunması olduğunu, davalının ortaklıktan ayrılarak bayiliği iptal ettirmesiyle zarara uğradığını ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; taraflar arasındaki 11/06/2019 ve 09/11/2019 tarihli sözleşmeler uyarınca alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan 11/06/2019 tarihli protokol uyarınca tamamı davalı yana ait olan ... isimli ... bayiliği bulunan işletmenin %50 hissesini 45.000,00 TL karşılığında satın alarak bedelini davalıya ödediğini, birkaç ay sonra davalının teklifi ile kalan %50 hisseyi de 30.000,00 TL tutarlı senet karşılığında satın alarak işletmenin sahibi olduğunu ancak bu süreçte davalının ... bayiliğini iptal ettirerek işletmeyi kapattığını, bu nedenle senedini iade ettiğini, daha önce ödediği 45.000,00 TL'yi de iade edeceğini taahhüt ettiği halde bu tutarı geri ödemediğini, davalının bu tutar yönünden sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 45.000,00 TL tutarlı alacağın tahsili istemiyle elde ki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine yönelik yazılı olduğu üzere karar verilmiştir. Somut dosya kapsamında toplanan delillerden; taraflar arasında ilk olarak 11/06/2019 tarihli protokol ile ... ... isimli işletmenin %50 hissesinin 45.000,00 TL bedelle davacıya devredildiği, sonrasında kalan %50 hissenin de davalı tarafından davacıya devri karşılığında davacının, davalıya 30.000,00 TL tutarlı senet verdiği, davalının 01/11/2019 tarihinde ... bayiliğini iptal etmesi üzerine davacı tarafından verilen 30.000,00 TL tutarlı senedi davacıya iade ettiği hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; dava konusu işletmenin 11/06/2019 tarihli protokol ile devralınan %50 hissesi karşılığında davacı tarafından davalı tarafa ödenen 45.000,00 TL tutarın, davalının ... bayiliğini iptal etmesi nedeniyle davalı tarafından davacıya iadesi gerekip gerekmediği, bu tutar yönünden davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği hususlarına ilişkindir. 11/06/2019 tarihli 1. protokolün incelenmesinde; ... ... isimli işletmenin %50 hissesinin, 45.000,00 TL bedelle davacıya devredilerek ortaklığa konu demirbaşların sayıldığı, 09/11/2019 tarihli 2. protokol de ise, davalı tarafın işletmenin tamamını dava dışı ...'e devrederek davalının, protokole konu işletmeden kaynaklanan hak ve alacağının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, dinlenen tanık beyanları kapsamı ile abonelik sözleşmesi dikkate alındığında; davalının, işletmeyi davacıya devri sonrası GSM operatörü abonelik sözleşmesi kapsamında yatırmış olduğu teminatı geri alabilmek için bayilik sözleşmesini sona erdirmesinin taraflar arasındaki protokole aykırılık teşkil etmediği, bayilik sözleşmesinin gerekli şartlar yerine getirildiğinde davacı tarafça da dava dışı ... şirketi ile akdedilebileceği gerekçesiyle davanın reddine yönelik karar verildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, tüm dosya kapsamı ve deliller, dinlenen tanık beyanları kapsamı, düzenlenen 11/06/2019 ve 09/11/2019 tarihli protokoller kapsamı ile taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları dikkate alındığında; davacının, 11/06/2019 tarihli 1. protokol kapsamında davaya konu ... ... isimli işletmenin %50 hissesini, 45.000,00 TL ödemek suretiyle davalı yandan devraldığı, sonrasında davalının, davacının istemiyle işletmenin kalan %50 hissesini de tarafların arkadaşı olduğu anlaşılan ve 1. protokolde tanık olarak imzası yer alan dava dışı tanık ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığı, ancak tanık anlatımlarına göre davacı ile işletmeye %50 hisse ile ortak olan ...'ın anlaşamaması üzerine, davacının bu kez sözü edilen 30.000,00 TL tutarlı senedi düzenleyip davalı yana vererek ...'ın %50 hisseyi davalıdan devralması nedeniyle davalı yana olan borcunu üstlendiği ve işletmenin tamamını böylelikle fiilen devraldığı, ancak davalı yanın, işletmenin tamamını devretmesi sonrası, sözü edilen bayiliği davacının devralmasını teminen ... bayiliğini sona erdirdiği, bu süreçte davacı tarafça gerekli teminatın GSM operatörüne yatırılamaması nedeniyle tarafların bir araya gelerek işletmenin tamamının, 09/11/2019 tarihli 2. protokol kapsamında, dava dışı alıcı ...'e devri konusunda mutabakata vardıkları, protokol kapsamıyla tüm işletmenin demirbaşları ile birlikte alıcı ...'e devredildiği, tarafların kabulüne göre davalı yanın, kira sözleşmesinde taraf olarak bulunması nedeniyle satıcı sıfatıyla bu protokolde yer aldığı açıkça anlaşılmakta olup mahkemece, davalının, işletmenin tamamını fiilen davacıya devri sonrası GSM operatörü abonelik sözleşmesi kapsamında yatırmış olduğu teminatını geri alabilmek için bir süre bekleyerek sonrasında bayilik sözleşmesini sona erdirmesinin taraflar arasındaki protokole aykırılık teşkil etmediği, bayilik sözleşmesinin şartları yerine getirildiğinde davacı yanca, dava dışı ... şirketi ile bayilik sözleşmesi akdedebilme imkanı bulunurken bayilik sözleşmesi yapmadığı, davacının, bu nedenle davalıdan talep edebileceği bir tutar bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine yönelik verilen kararında Dairemizce bir isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle davacı yanın yerinde olmayan tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 26/06/2026
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-... ... ... ... ...