Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1168 E. 2026/1351 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1168
Karar No
2026/1351
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1168 - 2026/1351 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1168 KARAR NO : 2026/1351 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/02/2024 NUMARASI : 2023/183 E. - 2024/86 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/02/2024 tarih ve 2023/183 E. - 2024/86 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2021/175208 başvuru numaralı “...” ibaresi markanın tescili talebinde bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu marka başvurusunun, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 02.02.2023 tarihli 2023-M-1151 sayılı YİDK kararı ile davalı şirketin itirazı sonucunda 2021 16606, 2019 06552, 2019 119486, 2019 119490, 2019 28577, 2019 30565, 2019 31195, 2019 31202, 2018 01163, 2016 02527, 2015 94312, 2013 103552, 2013 47959, 2013 59423, 2013 59527, 2013 67230, 2013 67701, 2011 59757, 198433 sayılı "... ...", "... ... oyna&öğren", "...", "... kids", "... ... ... ...", "... ... ... ...", "...", "... ...", "... ...", "... ...", "...", "...", "...", "... ...", "... ...", "... ... ...", "... ...", "...", "... şekil" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali nedeniyle reddedildiğini, oysa başvurunun reddine gerekçe markalar ile müvekkiline ait markaların emtialar açısından farklılık gösterdiği gibi ibareler yönünden de markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığını ileri sürerek, YİDK'nın 2023-M-1151 sayılı kararının iptalini, 2021/175208 başvuru numaralı “...” ibareli markanın talep edilen tüm sınıflardan tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, dava konusu marka başvurusu ile müvekkil şirket adına tescilli markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal yönden benzerlik bulunduğunu, ihtilafa konu marka başvurusunun, müvekkili şirketin tescilli markaları ile aynı ve benzer mal ve hizmet sınıfları yönünden yapıldığını, dolayısıyla taraf markaların aynı tüketici grubuna hitap ettiğini, zira davacının tescil başvurusunda bulunduğu "..." markasındaki esaslı unsur müvekkil şirket "..." kök markasıyla ayniyet derecesinde benzer bir marka kompozisyonu kullanarak, müvekkili şirketin yıllardır süregelen hizmet kalitesinin tüketici nezdinde oluşturduğu haklı güven duygusundan haksız ve kötü niyetli bir şekilde menfaat elde etmeyi amaçladığını, davacının başvurusunun müvekkilinin markasını oluşturan "..." ibaresine vurgu yapacak şekilde tasarlandığını, nitekim dava konusu marka hakkında müvekkil şirket ile davacı arasındaki diğer dava dosyalarında bu markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini savunarak davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı başvuru markası "...", 09, 10, 11, 12, 18, 20, 24, 25, 28. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetleri içermesine karşın, itiraza dayanak 2021 16606, 2019 06552, 2019 119486, 2019 119490, 2019 28577, 2019 30565, 2019 31195, 2019 31202, 2018 01163, 2016 02527, 2015 94312, 2013 103552, 2013 47959, 2013 59423, 2013 59527, 2013 67230, 2013 67701, 2011 59757, 198433 sayılı davalı markalarının ise koruma kapsamında 03, 05, 08, 09, 10, 11, 12, 16, 18, 20, 21, 24, 25, 28, 29, 30, 31, 35, sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu, bu doğrultuda dava konusu başvuru kapsamında 09 / 10 / 11 /12 / 18 / 20 / 24 / 25 / 28 sınıftaki malların davalının itiraza mesnet markalarında aynen yer aldığı, iltibas değerlendirmesi bakımından mal/hizmet benzerliği şartının sağlandığı, taraf markalarının esaslı/öne çıkan unsurunun “UNI” ibaresi olduğu, davacı markasında yer alan "PLUS" ibaresinin, davacı markasına ayırt edicilik kazandırmaya ve davalı markalarından uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, markaların bir bütün olarak bıraktığı izlenimin karıştırma ihtimali yaratacak düzeyde benzer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, esasen gerekçe markalar ile müvekkile ait markaların emtialar açısından da farklılık göstermekte olduğunu, bu nedenle salt tesadüfi nice sınıfı sayısı benzerliğinden yola çıkılarak aynı mal veya hizmetleri kapsadıkları yönünde bir değerlendirme yapılmasının mevzuata ve uygulamaya aykırı olup hakkaniyete de aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığını, markaların görsel, işitsel, fonetik vb unsurlar açısından ayırt edici farklar içerdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve her ne kadar taraf markalarının esaslı/öne çıkan unsuru olan “...” ibaresi zayıf ise de asgari düzeyde bir korumayı sağladığı, davacı markasında yer alan "plus" ibaresinin ise hiçbir ayırt ediciliğinin bulunmadığı gibi davalının markalarının öne çıkan unsuru olan "..." ibaresine vurgu yaptığı, bu nedenle de davacı markasına ayırt edicilik kazandırmaya ve davalı markalarından uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, tarafların markalarında kullandığı yazım şekli unsurlarının dahi markaları birbirine yaklaştırdığı, tarafların markalarını kullanacakları tüm mal ve hizmet sınıflarının da aynı türden olduğu, sonuçta markaların bir bütün olarak bıraktığı izlenimin karıştırma ihtimali yaratacak düzeyde benzer bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Asıl ve Birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1168, K. 2026/1351, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1168-e-2026-1351-k-27bb631b30ee