Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1816 E. 2026/851 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1816
Karar No
2026/851
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1816 Esas 2026/851 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1816 KARAR NO : 2026/851

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 26/09/2023 NUMARASI : 2022/217 Esas 2023/587 Karar

DAVA : Ticari Şirket ( Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 24/03/2022 KARAR TARİHİ : 26/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2026

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın merkezi Ankara'da bulunan, turizm ve inşaat alanlarında faaliyet gösteren bir limited şirket olup bu şirkette 9000/60000 paya sahip olduğunu, davalı şirketin 19/02/2022 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yaptığını, bu toplantıda vekaleten temsil edildiğini, genel kurulda 3. ve 4. maddelerinin görüşülmesi ile müdürlerin ibrasına geçildiğini, yapılan oylama sonucunda vekilinin ve ... vekilinin genel kurulda söz alarak bu iki karara muhalefet ettiklerini ve olumsuz oy kullandıklarını, bu kararların iptal edilmesi gerektiğini, davalı tarafın usulsüz bir şekilde kar paylarını ve şirket sermayesini hakkaniyete uygun bölüştürmemeyi amaçladığını, zira davalı ... şirketinin yönetim kurulunda yer alan ortakların dava dışı ... A.Ş'de daha fazla hisseye sahip olduklarını, sunulan bilançonun yasal düzenlemelere aykırı olduğu gibi açıklayıcı da olmadığını, bilanço açıklaması, gelir tablosu dip notları gider tablosu dip notları gibi kalemlerin bilançoda yer almadığını, bu nedenle 3. maddenin iptalinin gerektiğini, ayrıca müdürlerin ibrasına ilişkin 4. maddenin de iptalinin gerektiğini, zira gerçeği yansıtmayan bilançoya karşı verilen ibranın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuksuz olduğunu, zira 19/02/2022 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının gündeme ilişkin 3. maddesinde 2020 yılı bilanço ve kar zarar hesaplarının görüşüldüğünü, oylama sonucu davacının muhalefet şerhiyle bilanço kayıtlarının oy çokluğu ile kabul edildiğini, hazırlanan bilançonun Maliye Bakanlığı'nın 1 seri no'lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne göre hazırlandığını, usulüne uygun olduğunu, TTK'nın dürüst resim ilkesi başlıklı 515. maddesine ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu başlıklı 516/1.2 maddesine uygun olduğunu, diğer taraftan TTK'nın 437. maddesinde düzenlenen bilgi edinme hakkı kapsamında ilgili gündem maddesi görüşülürken davacı tarafından sorulan sorulara yönetim kurulu tarafından cevap verildiğini, faaliyet raporunun 15 gün öncesinde hazır edildiğini, davacı tarafından rapor talep edilmediği gibi raporun şirket merkezinde hazır olduğunu, merkez dışında hazır edilme yükümlülüğünün ise bulunmadığını, davacının bu iddiasını yazılı belgeyle ispat edemediğini, 12/04/2019 tarihli bilançonun veraset ve intikal beyannamesine esas düzenlendiğini ve defter kayıtları ve genel kurula sunulan bilanço değerleri ile aynı olduğunu, ayrıca önceki yıllarla karşılaştırıldığında şirkete ait taşınmazlarda 2020 yılı sonu itibariyle bir azalış bulunmadığını, ... A.Ş.'de gözüken yarı mamullerin şirketin aktifinde kayıtlı arsalarda şirket tarafından yapılan harcamaları kapsadığını, ayrıca taşınmazların ... A.Ş.'ye devrinin söz konusu olmadığını, bu hususun tapu kayıtları ile de sabit olduğunu, 4. madde ile ilgili olarak ise; şirket finansal tabloları ve yıllık faaliyet raporunun yasal koşullara uygun olduğunu, şirket müdürleri tarafından faaliyet raporu ve bilançolarla ilgili genel kurulda yapılması istenen açıklamaların yapıldığını, şirket müdürleri tarafından özen ve dürüstlük ilkelerine riayet ettiğini, bu nedenlerle ibraya ilişkin kararının iptalinin gerekmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; genel kurulda müzakere ve oy çokluğu ile kabul edilen 2020 yılı bilanço ve kayıtları, şirket kayıtları ile uyumlu olduğu gibi müdürlerin ibrasının da oy çokluğu ile kabulünde yasa, şirket ana sözleşmesi ve iyi niyet kuralları ile yerleşik yargı uygulamasına aykırı bir durum bulunmamakla "davanın reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; GK'ya sunulan bilanço ve gelir tablosunun gerçeği yansıtmadığını, usulsüzlükler bulunduğunu, şirket müdürlerinin usulsüz şekilde kar payı ve şirket sermayesini hakkaniyete uygun bölüştürmemeyi hatta şirketi borçlu göstermeye çalıştığını, bilgi alma hakkının engellendiğini, gayrimenkul devrine ilişkin cevabın gerçeği yansıtmadığını, davalıların kötü niyetli olduğunu davalı şirketin kira geliri dışında herhangi bir işi olmadığı halde malların ve kar payının dağıtımı çok kolayken, dava dışı şirket müdürü ...'ın, hissedarı olduğu dava dışı ... şirketine, davalı şirketi borçlandırarak ipoteksiz taşınmazların kredi kullanımında kullanmak istediğini, davalı şirketin tasfiyesine ilişkin Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/187 Esas sayılı davasında şirket malları üzerine tedbir konulduğunu, müdürlerin ibrasının kanun ve objektif iyi niyet kurallarına uygun olmadığını ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, davalı şirketin 19/02/2022 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan, üçüncü ve dördüncü maddelerde yazılı kararlarının iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; TTK'nın 445.maddesinde; "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." hükmü düzenlenmiştir. Aynı yasanın 446. maddesinde ise, " (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir" düzenlemesi mevcuttur. Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarına göre davacı, davalı şirketin 9000 paya sahip ortağı olup işbu dava 24/03/2022 tarihli dava konusu 19/02/2022 tarihli genel kurul toplantı tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. 19/02/2022 tarihli Genel kurulda alınan ve iptali istenilen kararların incelenmesinde; üçüncü maddenin, 2020 yılı bilançosuna ilişkin olup bilanço, kar/ zarar hesaplarından okunup müzakeresi sonrasında şirket bilanço ve kayıtlarının oy çokluğu ile kabul edildiği, dördüncü maddenin ise, müdürlerin ibrasına ilişkin olup yine yapılan müzakere sonrasında oy çokluğu ile şirket müdürlerinin ibra edildiği, iptali istenilen bu kararlara davacı yanca ret oyu verilerek usulüne uygun muhalefet şerhi konulup tutanağa geçirildiği somut dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece oluşturulan bilirkişi kurulunca iddia, savunma ve dayanılan deliller değerlendirilerek davalı şirketin ticari defter ve kayıtları da yerinde incelenmek suretiyle düzenlenen 24/05/2023 tarihli raporda; davalı şirketin 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve mevcut kayıtlara göre taşınmaz satışı yapılmadığı gibi tapu dairesince verilen müzekkere cevabında, davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların 31/12/2020 tarihi itibariyle şirket defter kayıtlarında da yer aldığı, iptale konu 19/02/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında sunulan 31/12/2020 tarihli bilanço ile 31/12/2020 tarihli gelir tablosunun davalı şirketin 2020 yılı defter kayıtları ile uyumlu olduğu hususlarında tespit yapıldığı görülmüştür. Davacı yanca, 19/02/2022 tarihli genel kurula sunulan 2020 yılına ilişkin bilanço ve gelir tablosunun gerçeği yansıtmadığı ve usulsüzlükler bulunduğunu, bilgi alma hakkının engellendiğini, gayrimenkul devri yapıldığını, davalı şirketin kira geliri dışında herhangi bir işi olmadığı halde dava dışı şirket müdürü ...'ın, hissedarı olduğu dava dışı ... şirketine, davalı şirketi borçlandırarak ipoteksiz taşınmazları kredi kullanımında kullanmak istediğini, kötüniyetli olduğunu ve müdürlerin ibrasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda ispatlanamayan davanın reddine yönelik yazılı olduğu üzere karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporu kapsamındaki tespitlere göre; Davalı ... ... Ltd. Şti.'nin 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin (yevmiye, kebir, envanterin) 6102 sayılı TTK'nin 64/3 maddesi ve devamı maddelerde belirtilen tasdik şartlarını taşıdığı, şirketin defter kayıtlarına göre 2019 ve 2020 yıllarında herhangi bir arsa ve arazi satışı yapılmadığı, tapu müdürlüğünden gelen yazı cevabından, davalı şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılan arsa ve arazilerin, şirketin 31/12/2020 tarihli defter kayıtlarında da yer aldığı, iptale konu 19/02/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına sunulan 31/12/2020 tarihli bilanço ile 31/12/2020 tarihli gelir tablosunun davalı şirketin 2020 yılı defter kayıtları ile uyumlu olduğu, davalı şirketin defter kayıtlarına göre, 2019 ve 2020 yıllarında herhangi bir arsa ve arazi satışı yapılmadığı, 31/12/2020 tarihi itibariyle 93 ayrı ada parselde bulunan arsa ve arazinin 381.915,22-TL maliyet değeri ile kayıtlı olduğu, yine davalı şirket defter kayıtlarına göre 31/12/2020 tarihi itibariyle tüm satıcılara olan borcunun 1.446.754,19-TL tutarında olduğu, şirketin aynı tarih itibariyle ... ... A.Ş'ye olan borcunun ise, 1.363.315,97-TL tutarında olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin 2019 yılı defter kayıtlarında bulunan 30 ayrı ada parseldeki arsa ve arazisinin 2020 yılına devrettiği ve ... Ltd. Şirketi bilançosunun aktif ve pasifinin 04/12/2020 tarih ve ... yevmiye maddesi ile davalı ... Tic. San. Ltd. Şti'nin defterine kaydedildiği, ... Ltd. Şti.'nin bilançosunda bulunduğu anlaşılan 63 ayrı ada parseldeki arsa ve arazisinin, 108.640,20-TL değerle davalı şirkete birleşme nedeniyle aktarıldığı tespit edilmiş olup ayrıca birleşmeye ilişkin yevmiye defter kaydından dava dışı ... Ltd. Şti.'nin 1.413.790,83-TL tutarındaki 8 ayrı ada parseldeki arsa ve arazisinin teminat olarak gösterildiği de tespit edilmiştir. Hal böyle olunca davacı yanın, 19/02/2022 tarihli genel kurula sunulan 2020 yılına ilişkin bilanço ve gelir tablosunun gerçeği yansıtmayarak usulsüzlükler bulunduğu, bilgi alma hakkının engellendiği, gayrimenkul devri yapıldığı, davalı şirketin kira geliri dışında herhangi bir işi olmadığı halde dava dışı şirket müdürü ...'ın, hissedarı olduğu dava dışı ... şirketine, davalı şirketi borçlandırarak ipoteksiz taşınmazları kredi kullanımında kullanmak istediği, kötüniyetli olduğu ve müdürlerin ibrasının yasaya aykırı olduğu yönündeki iddialarını, bilirkişi raporu kapsamı ile davalı şirket ticari defter ve kayıtlarıyla tapu müdürlüğü yazı cevaplarına göre usulünce ispatlayamadığına, genel kurulda müzakere ve oy çokluğu ile kabul edilen 2020 yılı bilanço ve kayıtları, şirket kayıtları ile uyumlu olduğu gibi müdürlerin ibrasının da oy çokluğu ile kabulünde yasa, şirket ana sözleşmesi ve iyi niyet kuralları ile yerleşik yargı uygulamasına aykırı bir durum bulunmadığının tespit ve kabulüne yönelik mahkeme kararında Dairemizce de bir isabetsizlik bulunmamıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/06/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1816, K. 2026/851, T. 26.09.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1816-e-2026-851-k-af5295aad4db