Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1430 E. 2026/1752 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1430
Karar No
2026/1752
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1430 - 2026/1752 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1430 KARAR NO : 2026/1752 KARAR TARİHİ : 22/06/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2023 NUMARASI : 2022/526 ESAS 2023/321 KARAR DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 22/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/06/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/526 esas 2023/321 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili,müvekkili ile davalı arasında 02/07/2021 tarihinde 138 dönüm arazinin 5 yıl süreyle 350.000,00.TL karşılığında kiralanması konusunda anlaşıldığını, söz konusu arazinin ... Mahallesi ... ... ... Pafta, 333 Ada, 10 Parselde ... Maden İnşaat Bilişim Lojistik Tarım Orman Gıda Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olduğunu, arazinin içerisinde tarım aletlerinin bulunduğu, araziden bağımsız 30 dönüm mısır slajının satın alındığını, bu sözleşme uyarında davalıya müvekkili tarafından 21 adet çek verilmesi suretiyle ödememin davalı tarafından kabul edildiği, sonrasında tarafların anlaşarak akdedilen sözleşmeyi iptal ettikleri, davalının çeklerden bir kısmını iade ettiği, davalının toplamda 3 adet olmak üzere 150.00,00.TL bedelli çekleri iade etmediğini, öncelikle davanın kabulü ile çeklerine iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, dava dilekçesinde davacı tarafın gerçeğe aykırı iddialarını hiçbir şekilde kabul etmediklerini, dava dilekçesinde belirtilenin aksine, uyuşmazlık konusu çeklerin, davacı tarafın iddia ettiği sözlü sözleşme için verilmesinin mevzubahis olmadığını, taraflar arasında bu yönde bir sözleşmenin de bulunmadığını, müvekkilinin davacı tarafından sözleşmenin iptaline dayanarak çekleri geri istenilmesine rağmen iade etmediği iddialarının mesnetsiz olduğunu, gerek dava dilekçesinde belirtilen hususlarda, gerekse iadesi talep edilen çeklerin, iddia edilen sözleşme kapsamında olup olmadığının ispatına dair davacı tarafça yeterli ve ikna edici hiçbir bilgi ve belge sunulamamış olduğunu, taraflar arasında davacı tarafın iddia ettiği gibi hukuki bir ilişki, bir sözleşme bulunmadığını, söz konusu çeklerin davacı tarafın borcu karşılığında müvekkiline verildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; " Davacı defterleri incelendiğinde davacının davalı ile ilgili ticari ilişki olduğuna dair davacı defterlerinde herhangi bir kaydın olmadığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı taraf sözleşme gereği davalıya 21 adet çek verdiğini iddia etmişse de davacı defterleri incelendiğinde davalıya çek verildiğine ilişkin kaydın olmadığı, çekin ödeme aracı olduğu, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine olduğu ve çekin bedelsizliğin iddia eden tarafın ispatlaması gerektiği dikkate alınarak, yasal karinenin aksini iddia eden davalı tarafın yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerektiği, sunulan belgelerde ve yazışmalarda çeklerin bedelsiz kaldığına yönelik bir delil veya delil başlangıcı olmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; ilk derece mahkemesince sunulan belgelerde ve yazışmalarda çeklerin bedelsiz kaldığına yönelik bir delil veya delil başlangıcı olmadığı iddia edilmiş ise de, sundukları delillerin ve delil başlangıcı niteliğinde yazışmaların mevcut olduğunu, müvekkili tarafından söz konusu çeklerin iadesi ve tahsil edilen çeklerin bedelinin iadesi için çeşitli vasıtalarla davalıya uluşmaya çalıştıklarını ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazların haksız olarak reddedildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. Davacı tarafından, davalıdan arazi kiralandığı ve içerisinde bulunan teçhizatlar ile başka bir yerdeki ekili araziler ile küçükbaş hayvanların satın alınıp, karşılığında dava konusu çeklerin verildiği, ancak sözleşmeden karşılıklı olarak dönüldüğü, davalıdan satın alınan tüm malların iade edilmesine rağmen, davalının çeklerin bir kısmını iade etmediği iddia edilerek, bu çekler nedeniyle davalıya borcu bulunmadığının tespiti talep edilmiş, davalı ise taraflar arasında sözleşme bulunmayıp, çeklerin davacının borcuna istinaden alındığını, çeklerin teminat olarak verildiğine dair yazılı bir delil sunulmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi HMK'nun 355.maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Menfî tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6).Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, s:143). (HGK'nın 16/04/2019 tarih ve 2017/19-832 Esas, 2019/459 Karar) 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207. Maddesinde; "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." düzenlemesine yer verilmiştir. Çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekir. BK'nun 207. maddesi uyarınca aslolan peşin satış olup, peşin satışta malın ve bedelinin aynı anda verildiği kabul edilmektedir. Somut olayda, davacı tarafından, dava konusu çeklerin, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden teminat amacıyla davalıya verildiği, ancak, sözleşmenin iptal edilmesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığı iddia edilmiş ise de, çeklerin ödeme aracı olması karinesinin aksine, çeklerin bedelsiz kaldığı yönündeki iddianın yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafından, iddiasını ispat açısından her hangi bir yazılı delil sunulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin varlığının ispatlanamadığı, dava konusu çeklerin, davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, yine ticari defterlerde, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu gösterir bir kayıt yer almadığı, davacı tarafından davalı ile yapıldığı ileri sürülen yazışma içeriğinde dava konusu çeklere ilişkin bir ibare bulunmadığı, kaldı ki bu belgenin yazılı delil başlangıcı olarak nitelendirilemeyceği, HMK.nun 200.ve 201.maddeleri dikkate alınarak davada tanık da dinlenemeyeceği, bu nedenle, mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 552,10.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 22/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1430, K. 2026/1752, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1430-e-2026-1752-k-fe4e6de3bca1