Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1287 E. 2026/2295 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1287
Karar No
2026/2295
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1287 - 2026/2295 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1287 KARAR NO : 2026/2295

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2023 NUMARASI : 2020/807 Esas ve 2023/259 Karar

DAVACI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 16/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih, 2020/807 Esas ve 2023/259 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; acentelik sözleşmesinin müvekkilinin ... ilinde uzun yıllardan beri davalı şirketin sigorta acenteliğini yaptığını, taraflar arasındaki sözleşmenin süresiz olduğunu, 2012 yılında kurulan süresiz acentelik sözleşmesinin davalı firmanın haksız fesihi ile 17/10/2019 çıkışlı fesih ihbarnamesine kadar sürdüğünü, davalının hiçbir sebep göstermeden 17/10/2019 noter tarihi çıkışlı 30/10/2019 tarihli fesihname ile acentelik sözleşmesini tek taraflı feshettiğini, müvekkilinin bu haksız fesih sebebiyle gelir kaybına uğradığını, bu nedenlerle; müvekkilinde oluşan portföy zararının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, şimdilik 5.000,00.TL tutarındaki portföy tazminatı alacağının tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ticari davalar için öngörülen zorunlu arabuluculuk süreci işletilmeden müvekkil şirkete karşı ikame edilen davanın ... ve ... yönünden dava şartı yokluğundan reddine, acente sıfatına ve bu nedenle denkleştirme istemi talepli dava açmak için gerekli dava ehliyetine sahip olmayan ... ve ... yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine, sözleşmenin açık hükmü uyarınca feragat edilen ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmeyen denkleştirme istemi talebinin tüm davacılar yönünden reddine, denkleştirme isteminin koşullarının oluşmaması sebebiyle davanın tüm davacılar yönünden esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih, 2020/807 Esas ve 2023/259 Karar sayılı kararında, davacılardan ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti'nin, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından aksi belirtilmedikçe sigorta şirketi adına ... ili sınırları içinde veya sigorta şirketinin ön iznini almak koşuluyla adı geçen bölge sınırları dışında da sözleşme yapmaya ve prim tahsiline yetkili acente olarak tayin edilmesi hususunda 15/12/2012 tarihli belirsiz süreli acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 25. maddesinin 2. fıkrasının sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun feshedilmesi, infisah etmesi veya acentenin görevine son verilmesi durumunda acentenin sigorta şirketinden her ne nam altında olursa olsun hiçbir hak ve tazminat talep etmeyeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. ve müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından imzalandığını, sözleşmeye davacılardan ... ve ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, sözleşmede acentenin davacılardan ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. olduğunu, sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza atan davacılar ... ve ...'in acentelik sıfatının bulunmadığı ve dolayısıyla bu sözleşmeye dayanarak 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesi kapsamında davalıya karşı ileri sürebilecekleri denkleştirme isteminde bulunma haklarının olmadığını, davacılardan ... Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin davası bakımından yapılan değerlendirmede ... sigorta A.Ş. tarafından .... Noterliğinden muhatap ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti'ne hitaben keşide edilen 17/10/2019 tarih ve 98488 yevmiye sayılı ihtarnameyle başkaca bir sebep belirtilmeksizin Türk Ticaret Kanununun 121. maddesinin a bendinde belirtilen "belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir" hükmüne dayanılarak acentelik sözleşmesinin üç aylık ihbar süresine uyarak feshedilmesine karar verildiğine dair fesih ihbarnamesi keşide edildiğini, acentelik sözleşmesinin davalı sigorta şirketi tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini, davacı acentenin denkleştirme tazminatı talep edebileceğini, ek bilirkişi raporundan davacı acentenin davalıdan talep edebileceği denkleştirme portföy tazminatı alacağının 139.612,24.TL olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun denkleştirme istemine ilişkin 122. maddesinin 4. fıkrasındaki 2. cümlesi hükmü göz önüne alındığında davacının denkleştirme isteminin 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerektiğini, davacı acente vekilince verilen ıslah dilekçesi ile kısmi dava dilekçesindeki tazminat talebi arttırılmış ise de kısmi davanın bu davaya konu tazminat alacağı bakımından hak düşürücü süreyi kestiğini, kısmi davaya konu olmayan tazminat alacağı bakımından hak düşürücü sürenin devam ettiğini, bu nedenlerle; davacılardan ... ve ...'in davasının aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine, davacılardan ... sigorta aracılık hizmetleri limited şirketi'nin davasının kısmen kabulüne, 5.000,00.TL tazminatın davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, adı geçen davacının fazlaya ilişkin talebinin hak düşürücü süre içinde ileri sürülmediğinden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI ... SİGORTA ARACILIK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, yargılama süresi boyunca hiçbir aşamada kısmi dava ile ilgili bir talebi ve göndermesi olmadığını, her aşamada davanın belirsiz alacak davası olduğunu yargılama süresi boyunca belirttiğini, dosyanın mahkemece bilirkişiye gittiğini, davacı müvekkiller başta dava konusu miktarında kesin bir bilgiye sahip olsalardı dava dosyasının bilirkişiye gitmeyeceğini, bilirkişi raporunun gelmesinin iki yıl sürdüğünü, tarafınca 18/04/2023 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ıslah dilekçesi sunulduğunu, mahkemenin ıslah dilekçesini kabul etmediğini, gerekçeli kararda "Davalı kendisi vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00.TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine" mahkemece hükmedildiğini, davacı tarafına hükmedilen vekalet ücretine de itiraz ettiğini, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/807 Esas ve 2023/259 K. Sayılı kararının usul ve esastan reddi ile yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih, 2020/807 Esas ve 2023/259 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, sigorta acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle portföy (denkleştirme) tazminatı talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş işbu karara karşı davacı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi vekilince davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğundan bahisle istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Genel olarak denkleştirme (portföy) tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden müvekkilinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. Uyuşmazlıkta sözleşmenin fesih tarihi itibariyle uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 maddesine göre; sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketinin, acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi ve denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olması halinde denkleştirme tazminatı istenebilecektir. Denkleştirme tazminatı istenebilmesi için ayrıca acentelik sözleşmesinin, müvekkilin haklı bir nedenle sözleşmeyi feshi halinden başka bir nedenle sona erdirilmesi gerekmektedir. Sigortacılık Kanununda denkleştirme için aranan kıstaslar, müvekkilin önemli menfaat elde etmesi ve hakkaniyettir. Denkleştirme talebi için kanunun aradığı şartlar kümülatiftir. Bu bağlamda, öncelikle yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir. Buna mukabil müvekkil, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 122. maddesinde;" sigortacının acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybetmesi, somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, tazminat ödenmesinin hakkaniyete uygun düşmesi", denkleştirme tazminatı şartı olarak kabul edilmiş ve hükmedilecek tazminatın üst sınırı, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalaması olarak belirlenmiştir. Bu noktada Sigortacılık Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, acentenin denkleştirme tazminatı talep edebilmesi için sözleşmesinin haksız şekilde feshedilmiş olması yeterli olmayıp, acente tarafından kazandırılan yeni müşteriler sayesinde sigorta şirketinin fesihten sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, kendisi tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybetmesi ve somut olayın özelliklerine göre hakkaniyetin acenteye tazminat ödenmesini gerektirmesi aranacak diğer koşullardır. Tarafların karşılıklı anlaşma ile acentelik sözleşmesini sona erdirmeleri veya taraflardan birinin üç aylık ihbar süresine riayet ederek sözleşmeyi feshetmesi acentenin ölümü veya kısıtlanması sebebiyle acentelik sözleşmesinin sona ermesi denkleştirme talep hakkını ortadan kaldırmaz. Davaya konu alacak davacı bakımından belirlenebilir nitelikte olup dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının bir kısmını dava ettiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, şimdilik 5.000,00.TL talepte bulunmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olduğuna dair herhangi bir ibareye yer vermemiştir. Yargıtay 3. HD'nin 2021/5148 E- 2021/9250 K sayılı, 29.09.2021 tarihli karar gerekçesinde de belirtildiği üzere; davacı vekili dava dilekçesinin hiç bir yerinde belirsiz alacak davasında söz etmemiş, hukuki dayanak olarak HMK'nın 107. maddesine dayanmamıştır. İstisnai dava türlerinden olan belirsiz alacak davasından söz edebilmek için bunun açıkça belirtilmesi ya da davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının anlaşılması gerekir. Dava dilekçesinde bu konuda bir açıklık bulunmadığı sürece dava, kısmi dava kabul edilir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava açılırken kısmi dava olarak açılmış olduğu, davacının ıslah tarihinin bir(1) yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra olduğu, yargılama neticesinde davacının 5.000,00-TL lik tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davacı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi lehine hükmedilen 5.000,00-TL vekalet ücretinin yasaya uygun olduğu, mahkemece bu hususlar nazara alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih, 2020/807 Esas ve 2023/259 Karar sayılı kararına karşı davacı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 462,15.TL harcın davacı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketin'den alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 16/07/2026 tarihinde karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1287, K. 2026/2295, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1287-e-2026-2295-k-d2b0aff64b31