İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/559 E. 2026/664 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/559
Karar No
2026/664
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2026/559 KARAR NO : 2026/664

... DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 13/07/2026 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/082026 Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... A. Ş. nezdinde yatırım hesabı açtığını, davalı kurumun uzmanlığına ve kurumsal yapısına güvenerek yatırım ilişkisine girdiğini, davalı ile aralarındaki ilişkinin salt emir iletiminden ibaret olmayıp yatırım danışmanlığı niteliği taşıdığını, davalı kurumun müvekkilin yatırım kararlarını etkileyen profesyonel bir finansal hizmet sağlayıcısı olduğunu, müvekkilin 16.02.2021 tarihinde hesabına 10.000-USD yatırdığını, davalı kurum çalışanlarının müvekkilin hesabında yüksek riskli ve yoğun işlem frekansına sahip alım-satım süreçleri işlettiğini, portföyün yüksek oynaklığa maruz bırakıldığını, hesapta kısa aralıklarla çok sayıda yabancı menkul kıymet alım-satımı yapıldığını, işlem başına komisyon ve BSMV kesintileri tahakkuk ettirildiğini, müvekkilin ana parasının 10.000,00 USD seviyesinden 1.915,00 USD seviyesine kadar düştüğünü, davalı kurumun müvekkilin bilgi ve tecrübe eksikliğinden faydalanarak fiili olarak portföy yöneticiliği yaptığını, salt komisyon geliri elde etmek amacıyla hesabı zarara uğrattığını, türev bağlantılı işlemlerin risklerinin yeterli açıklıkta anlatılmadığını, .... büro dosya numarası üzerinden yürütülen arabuluculuk sürecinde 24.06.2026 tarihinde anlaşma sağlanamadığını, davalı kurum çalışanlarının müvekkilin inisiyatifini ortadan kaldırarak hesap üzerinde doğrudan karar alıcı konumuna geldiğini, ...gibi hisselerde sürekli al-sat işlemleri yapılarak yüksek komisyon tahsil edildiğini, davalı kurumun gerekli portföy yönetimi sözleşmesi imzalatmadan müvekkilin varlıklarını yöneterek sermaye piyasası mevzuatına aykırı davrandığını, davalı kurumun müvekkilin risk profilini gerçeğe uygun tespit etmek yerine uygunluk testlerini yönlendirme ile doldurttuğunu, yerindelik testinin objektif yapılmadığını, müvekkilin kalan varlığının tamamının .... isimli yeni halka arz edilmiş yüksek riskli hisseye yatırıldığını, portföy çeşitlendirme yükümlülüğünün ihlal edildiğini, davalı kurumun müvekkilin zararı oluşmaya başladığında yanıltıcı ve oyalayıcı beyanlarla müvekkilin zararı durdurma hakkını kullanmasını engellediğini, davalı kurumun istihdam eden sıfatıyla çalışanlarının eylem ve kusurlarından sorumlu olduğunu, 6100 sayılı HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik 100,00-USD tutarındaki alacağın 16.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yatırım danışmanlığı sözleşmesine aykırılık nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l. bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı kanunun 49. maddesine göre; "Finansal hizmetler, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade eder. Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir." Kanunun 83/2. maddesine göre; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez". Kanunun 73/1. maddesinde ise; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevlidir" düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, davacının yatırım danışmanlığı hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağını talep ettiğine göre yukarıda açıklanan kanun hükümlerine göre işbu davada tüketici mahkemesi görevlidir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olduğundan (HMK m.1) yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir. Bu nedenle dava konusu işlemlerin yatırım işleminden kaynaklı tüketici işlemi olduğu, davacının ticari ve mesleki amaçla hareket etmemesi nedeniyle tüketici sıfatı bulunduğu,.... sayılı kararı.) uyuşmazlıkta görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın HMK'nın 114. maddesi delaletiyle HMK'nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Görevli mahkemenin .... olduğunun tespitine, Karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak başvurulmuş ise kararın kesinleştiği tarihinden itibaren kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... gönderilmesine, şayet belirtilen süreler geçtikten sonra başvurulur veya hiç başvurulmaz ise mahkememizce dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince esas hükümle birlikte nazara alınmasına, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 17/07/2026

.....

¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/559, K. 2026/664, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-559-e-2026-664-k-3147f517072b