Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1214 E. 2026/681 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1214
Karar No
2026/681
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1214 Esas 2026/681 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1214 KARAR NO : 2026/681

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/12/2021 NUMARASI : 2019/433 Esas 2021/853 Karar

DAVA : İtirazın İptali( GKS' den Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/07/2019 KARAR TARİHİ : 21/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026

Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalılar tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; banka ile asıl borçlu ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine diğer davalı ...'nin müteselsil kefil olduğunu, süresi içerisinde borcun ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarı düzenlenerek borcu ödemeyen davalılar aleyhine Ankara 7. İcra Dairesi'nin 2019/6039 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek davalıların itirazının iptaline, takibin devamına ve davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kredinin asıl borçlusunun adi ortaklık olduğunu, diğer ortaklara davanın ihbarı gerektiğini, alacağın ipotekle teminat altına alındığını, bu nedenle hukuki yarar bulunmadığını, sözleşmedeki faiz oranlarının mevzuata aykırı olduğunu, indirim yapılması gerektiğini, alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şarının yerine getirilmediğini, asıl borçlu yerine kendisine başvurulmasının uygun olmadığını, kredinin ipotekle teminat altına alındığını ve paraya çevrilme aşamasında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda davacının alacağının bulunduğu, davalı yanın itirazlarının kısmen iptali gerektiği gerekçesiyle; "davanın kısmen kabulü ile Ankara 7. İcra Dairesi'nin 2019/6039 esas sayılı dosyasında davalıların itirazının kısmen iptali ile, takibin 253.197,28 TL asıl alacak, 12.395,41 TL işlemiş temerrüt faizi, 619,77 TL BSMV olmak üzere toplam 266.212,46 TL alacak üzerinden devamına, davalı ... yönünden ipotekle teminat altına alınan 225.000,00 TL düşüldükten sonra kalan 41.212,46 TL'den sorumlu olduğu, bu tutara takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek %58,80 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte ödenmesine, davalı ... yönünden kefalet limiti olan 221.500,00 TL ve bu tutara kat ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ve BSMV ile birlikte ödenmesine, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 44.300,00 TL'nin (davalı ... 8.242,49 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan alınarak davacıya verilmesine" dair karar verilmiş, karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı asıl borçlu ... istinaf dilekçesinde özetle; borcun rehinle teminat altına alındığını ve alacaklının önce rehine başvurması gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kredi sözleşmesinde akdi faiz oranı yıllık %29,30 olup temerrüt faiz oranının ise bu oranın iki katını geçemeyeceğini, buna göre talep edilebilecek faiz oranının üst sınırının %58,60 olması gerektiğini, hükme esas alınan raporda yıllık %58,80 üzerinden faiz hesaplaması yapıldığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava dışı kardeşler arasında kurulan ve davaya konu kredinin fiili borçlusu olan adi ortaklığın, Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/73 Esas ve bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen Kırıkkale 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/180 Esas sayılı dosyalarında tasfiye sürecine girdiğini, tasfiye dosyasının sonucu beklenmeden karar verilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı kefil ... istinaf dilekçesinde özetle; davacı bankadan kullanılan krediye kefil olduğunu ancak asıl borçlunun rehini ile borcun teminat altına alındığını, rehin varken aleyhine takip başlatılmasının hatalı olduğunu, aynı alacağa ilişkin Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6038- 2019/6039 esas sayılı dosyalarında takip bulunduğunu, başlatılan takiplerdeki alacağın aynı olduğunu, ilk takip olan 2019/6038 esas sayılı dosyadaki tahsilatlar veya rehin açığı tespit edilmeden kefil aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, rehinin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2019/6038 Esas sayılı dosyasında hesap yapılmadan, eksik olan bedeller hesap edilmeden dosya borcunun tamamı üzerinden Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2019/6039 esas sayılı dosyasından takip yapılmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu ve kefile karşı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi ve kredili mevduat sözleşmesi bulunduğu, hesabın 31/03/2019 tarihinde kat edildiği, davalı asıl borçlu ...'ye 06/04/2019 tarihinde ve davalı kefil ...'ye 11/04/2019 tarihinde hesap kat ihtarının tebliğ edilerek bankaca verilen 7 günlük atıfet süresi içinde borçlular tarafından bir ödeme yapılmadığı uyuşmazlık konusu değildir.

Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6039 Esas sayılı takibinde; davacı alacaklı tarafından, asıl borçlu ve kefil olan dosyamız davalıları aleyhine, 08/05/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılarak cari hesap borcuna ilişkin 255.104,03-TL asıl alacak, 15.816,79-TL işlemiş faiz (%58,80), 790,84-TL BSMV olmak üzere 271.711,66-TL toplam alacak bulunarak tahsili gerektiği belirtilerek; asıl borçlu ... tarafından verilen 225.000,00 TL tutarlı ipotek bedelinin toplam alacaktan mahsubu ile asıl borçludan bakiye 46.711,66-TL asıl alacağın, tahsil tarihine kadar işleyecek % 58,80 temerrüt faiziyle birlikte tahsilinin, yine borçlu kefil ... yönünden ise, kefalet limiti 221.500,00 TL olmakla, kefilin bu tutarla sorumluluğu gereği kefilden 221.500,00 TL alacağın, kat ihtarı tebliğinden işleyecek % 58,80 temerrüt faiz oranıyla birlikte tahsilinin talep edildiği, davalı borçluların süresinde itirazları ile durdurulan takibe karşı, işbu itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Yine Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6038 Esas sayılı takibinde; davacı alacaklı banka tarafından, asıl borçlu ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmış olduğu, asıl borçlunun borcunun teminatı olarak verilen 225.000,00 TL tutarlı ipotek bedelini aşan borç tutarı yönünden ise, asıl borçlu aleyhine, işbu davaya ve ilamsız takibe konu aynı müdürlüğün 2019/6039 Esas sayılı ilamsız takibine girişildiği ( Davacı banka tarafından, ...'ye tahsis edilen kredilerin teminatı olarak ..., ... ve ...'nin mülkiyetindeki "... Parsel'de kayıtlı Kargir Apartman vasıflı" taşınmaz üzerine, ...'nin ... Bankası Kırıkkale Şubesi ile diğer tüm şubelerinde, Banka'ya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarını karşılamak üzere 200.000,00 TL'na kadar fekki bankaca bildirilinceye kadar 1.dereceden 04.07.2011 tarih ve 1358 yevmiye numaralı ipotek tesis edildiği, ...'nin mülkiyetindeki "... Parsel'de kayıtlı Arsa vasıflı" taşınmaz üzerine, ...'nin ... Bankası Kırıkkale Şubesi ile diğer tüm şubelerinde, Banka'ya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarını karşılamak üzere 25.000,00 TL'na kadar fekki bankaca bildirilinceye kadar 1.dereceden 04.07.2011 tarih ve 1359 yevmiye numaralı ipotek tesis edildiği) somut dosya kapsamından anlaşılmakta olup söz konusu ipoteğin asıl borçlunun alacaklı bankaya olan borcunun teminatını teşkil ettiği, davalı kefil ...'nin kefaletine ilişkin olmadığı, bir başka ifadeyle davalı kefilin kefaletinin teminatını kapsamadığı açıkça anlaşıldığından, davalı kefilin, mükerrer takip bulunduğu, İİK 45. Maddesi koşullarının oluşmadığı yönündeki istinaf itirazları yerinde bulunmamış, davalı kefilin kefaletinin, BK'nun 487 (TBK'nun 586) hükümleri kapsamında geçerli olduğu görülerek kefalet limiti olan 221.500,00 TL alacak ile sorumluluğuna ilişkin mahkeme kabulünde istinaf sebeplerine nazaran bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiş, davalı kefilin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Mahkemece alınan bankacı bilirkişinin 20/09/2021 tarihli raporunda özetle; davalı ... ile davacı banka arasında 28/03/2010 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK maddeleri uyarınca davalı ...'nin 221.500,00 TL bedelli kefaletinin geçerli olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi nedeni ile hesabın 31/03/2019 tarihinde kat edildiği, takip ile talep edilen faiz oranlarının mevzuata uygun olduğu, davacı bankanın, 253.197,28-TL asıl alacak, 12.395,41-TL işlemiş temerrüt faizi, 619,77-TL BSMV olmak üzere toplam 266.212,46-TL alacağı bulunduğu, davalı asıl borçlu ...'nin borcundan, ipotekle teminat altına alınan 225.000,00 TL düşüldükten sonra kalan 41.212,46-TL'nin takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek %58,80 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi (BSMV) ile talep edilebileceği, davalı kefil ... yönünden kefalet limiti olan 221.500,00 TL'nin bu tutara kat ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ve BSMV ile birlikte talep edilebileceği hususlarının bildirildiği görülmüş, rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak mahkemece hükme esas alınmıştır. Mahkemece, takip tarihi itibari ile davacının kredi nedeni ile 253.197,28-TL asıl alacak, 12.395,41-TL işlemiş temerrüt faizi, 619,77-TL BSMV olmak üzere toplam 266.212,46-TL alacağı bulunduğu, davalı asıl borçlu ...'den ipotekle teminat altına alınan 225.000,00 TL düşüldükten sonra kalan 41.212,46-TL'nin takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek %58,80 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi (BSMV) ile talep edilebileceği, davalı ... yönünden kefalet limiti olan 221.500,00 TL'nin bu tutara kat ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ve BSMV ile birlikte talep edilebileceği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, alacak kredi sözleşmesinden kaynaklanmakla likit olduğundan davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekirse takip ve dava konusu alacak taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup likittir. Hal böyle olunca mahkemece, davalılar aleyhine icra inkar tazminatı takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa ilişkin asıl borçlu davalı ...'nin istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Yine takibe ve işbu davaya konu genel kredi sözleşmesinin davacı alacaklı banka ile davalı asıl borçlu ... arasında düzenlenerek imzalandığı dosyada mevcut GKS örneğinden açıkça anlaşılmakta olup davalı asıl borçlunun, kredinin adi ortaklık tarafından kullanılarak ortaklığın tasfiyeye girdiği, buna ilişkin davaların sonucunun beklenmesi gerektiği yönündeki istinaf itirazları dinlenemez bulunmuş, yerinde olmayan itirazların reddi gerekmiştir. Davalı asıl borçlunun temerrüt faizine yönelik itirazlarının incelenmesinde; davacı bankanın takip talebinde nakit alacakları için %58,80 temerrüt faiz oranı talebinde bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, temerrüt faiz oranının tespitinde; davacı bankanın borcun muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankaca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında temerrüt faizi oranının muacceliyet tarihinden itibaren uygulanacağının düzenlendiği, bu kapsamda dava dosyasına sunulan 31/03/2019 kat tarihindeki borçlu hesap cari faiz oranının %29,40 olduğu (ilan/yürürlük tarihi 26/02/2019'dan itibaren), davacı bankanın, cari oranının 2 katını alarak %29,40x2=%58,80 oranından temerrüt faizi talep ettiği, söz konusu oranının uygulanmasının taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata uygun olduğuna yönelik bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler ile mahkeme kabulünde Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiştir. Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporundaki davalı asıl borçlu yönünden yapılan hesaplamalarda, Yargıtay ve Dairemiz uygulamalarına aykırı olarak bir yılın 365 gün yerine 360 gün kabulüyle asıl borçlu aleyhine olacak şekilde işlemiş faiz borcunun fazla hesaplanması istinafa gelen tarafın sıfatına göre isabetsiz bulunmuştur. Dairemizce, bir yılın 365 gün kabulüyle davalı asıl borçlu ...'nin dava konusu takipte sorumlu olduğu tutarlar yeniden hesaplanmış, bu yönden davalı asıl borçlunun istinaf itirazının kabulü gerekmiştir. Hal böyle olunca davalı asıl borçlu ...'nin takipte sorumlu olduğu işlemiş akdi ve temerrüt faizinin Dairemizce hesaplanması sonucunda, % 29,30 akdi ve % 58,80 temerrüt faiz oranına göre 12.225,60-TL işlemiş faiz ile bu tutarın %05 oranında 611,28-TL BSMV olması gerektiği ( 253.197,28 * % 58,80 / 365 * 22 gün = 8.973,58-TL işlemiş temerrüt faizi, 253.197,28 * % 29,30 / 365 * 16 gün = 3.252,02-TL işlemiş akdi faiz olmak üzere toplam 12.225,60-TL), bu durumda takip tarihindeki toplam alacak; 253.197,28-TL asıl alacak + 12.225,60-TL işlemiş faiz + 611,28-TL BSMV = 266.034,16-TL olacağından, bu tutardan da 225.000,00 TL ipotek limitinin mahsubu sonucu bakiye alacağın takip tarihinde 41.034,16-TL olması gerektiği anlaşılarak ilk derece mahkemesinin, davalı asıl borçlu ... yönünden verdiği hükmün kaldırılmasına ve takibin, asıl borçlu yönünden 41.034,16-TL toplam alacak üzerinden kısmen iptali ile devamına yönelik yeniden bir verilmesi gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Tüm bu açıklanan nedenlerle; Davalı ...'in bu yönde hiçbir istinaf sebebi bulunmadığından, davalı kefil ...'nin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı asıl borçlu ...'nin istinaf başvurusunun ise, kısmen kabul sair yönlerden reddiyle davalı borçlu ... yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına yönelik karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalı ...'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ...'den alınması gerekli olan 15.130,67-TL harçtan peşin alınan 3.293,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.836,89-TL harcın anılan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B)1-Davalı ...'nin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL, sair REDDİNE, 2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2021 tarih 2019/433 Esas 2021/853 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, C)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Ankara 7. İcra Dairesi'nin 2019/6039 sayılı dosyasında davalıların itirazının kısmen iptali ile, takibin 253.197,28 TL asıl alacak, 12.225,60-TL işlemiş faiz, 611,28-TL BSMV olmak üzere toplam 266.034,16-TL alacak üzerinden devamına, 2-Davalı ...; ipotekle teminat altına alınan 225.000,00 TL düşüldükten sonra kalan 41.034,16 TL'den sorumlu olduğundan, bu tutara takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek %58,80 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte sorumlu tutulmasına, Davalı ...'nin; kefalet limiti olan 221.500,00 TL ve bu tutara kat ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ve BSMV ile birlikte sorumlu tutulmasına, 3-Fazlaya ilişkin istemin davalı ... yönünden REDDİNE, 4-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 44.300,00 TL'nin (davalı ... 8.206,83-TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Alınması gereken 15.130,67-TL harçtan peşin alınan 2.675,17-TL'nin mahsubu ile bakiye 12.455,50-TL harcın davalılardan müteselsilen alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 6-1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan (davalı ... 1.159,56-TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) müteselsilen alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 7-Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 23.955,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... 21.043,42-TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 5.677,50-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan toplam 954,90-TL yargılama gideri ile davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.675,17-TL harç toplamı 3.630,07-TL'nin, davalılardan ( davalı ... 3.188,86-TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, D)1-Davalı ... tarafından yatırılan 704,00 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, 2-Davalı ... tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 3-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/05/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1214, K. 2026/681, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1214-e-2026-681-k-a23dcd0b3d64