Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/77 E. 2025/212 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/77
Karar No
2025/212
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/77 KARAR NO : 2025/212

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2021 NUMARASI : 2020/743 Esas, 2021/779 Karar

DAVACI : ... -... VEKİLLERİ : Av. ... ... Av. ... DAVALI : ... = ... VEKİLİ : Av. ... [16717-17569-61823] UETS DAVA : Kooperatif Üyeliğinden Çıktığının Tespiti KARAR TARİHİ : 13/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2025

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin 27/10/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından davalı kooperatifin ...No'lu üyesi iken, maliki bulunduğu ... ...kayıtlı dükkanı 2013 yılı haziran ayında satıldığını, müvekkili ... maliki bulunduğu taşınmazın satışından sonra, İnegöl 1. Noterliği'nin ...tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesiyle S.S. ... ...Yapı Kooperatifi üyeliğinden istifa ettiğini davalı tarafa bildirdiğini, ancak davalı tarafça, hukuka ve mevzuata aykırı şekilde, Bursa 10. Noterliği'nin ...tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili istifasının kabul edilmediğinin belirtildiğini, davalı kooperatif tarafından müvekkile, 11/05/2018 tarihinde yapılacak Genel Kurul'a üye olarak katılması talebini içerir bir mektup gönderildiğini, iş bu mektuba cevaben müvekkili tarafça 09/05/2018 tarihli dilekçe ile İnegöl 1. Noterliği'nin 12/11/2015 tarih ve 6517 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle S.S. ... ...Yapı Kooperatifi üyeliğinden istifa ettiği hatırlatılarak üyelik kaydının sona erdiği ve kayıtların düzeltilmesi talep edildiğini, 09/05/2018 tarihli dilekçenin 11/05/2018 tarihinde davalıya teslim edildiğini, müvekkili davalı tarafça 27/03/2019 tarihli Genel Kurul'a davet edilmesi üzerine Bursa 6. Noterliği'nin ...tarihli ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili kooperatif üyeliğinden istifa etmiş olduğu ısrarla vurgulanarak müvekkili kooperatifin üyesi olmadığının tespit edilmesi ve kayıtlarının işbu hususa göre düzeltilmesi talep edildiğini, ancak davalı tarafça ihtarnameye hiçbir şekilde cevap verilmemiş olup halen müvekkili kooperatifin üyesi göründüğünü, ancak istifanın göz ardı edilerek halen Genel kurul'a ısrarla davet edildiğini, ayrıca müvekkili istifasının kayda alınmadığından uzun zaman kooperatif üyelik aidatlarını ödemeye devam ettiğini, Müvekkili 1163 sayılı Kooperatif Kanunu genel hükümleri çerçevesinde istifa hakkını kullandığını, davalı kooperatifin ana sözleşmesi Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin ...tarihli ve ...sayılı ilanı ile yayımlanmış ve Ana Sözleşme Madde 6'da Kooperatifler Kanunundan daha kısa bir bildirim süresi kabul edilerek "Her ortak dilediği zaman, yönetim kuruluna hesap senesi sonunda en az 2 ay evvel yazı ile başvurmak sureti ile ortaklıktan çıkabilir." hükmüne yer verildiğini, anılan bu sebeplerle; müvekkili ...'nin, davalı ...-... ...Kooperatifi üyeliğinin istifa nedeniyle sona erdiğinin tespit edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 30/10/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; iş yeri sahipliği ve üyelik birbirinden ayrılamayacağı için davacı dükkanlarını satarken üyeliğini de sattığı kişiye devretmek zorunda olduğunu, zira mülkiyeti üyelikten ayırmanın mümkün olmadığını, satılan dükkan kooperatif çatısı altındadır ve kooperatifin tüm hizmetlerinden yararlanmakta olduğunu, iş yeri kooperatifin üyelerine sağladığı güvenlik, çöp toplama, sokakların bakımı gibi pek çok hizmeti yürüttüğünden bu hizmetlerin bedeli olarak aidat ödemek zorunda olduğunu, dükkan ve üyelik birlikte devredilmesi gerekirken bu işlemin yapılmamış olması davacının kendi hatası olduğunu, bunu telafi etmek yerine istifa ederek kendini kurtarmak istediğini, ayrıca Kooperatifler Kanunu Ortaklıktan çıkmanın çıkma zamanını düzenleyen 12.maddesinde "çıkış ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır" demektedir. davacının da dile getirdiği ana sözleşmede ise en az iki ay öncesi haber verilerek yapılır denildiğinin belirtildiğini, Kanunun bahsettiği hesap senesi sonu için o yılın 31 Aralığı olarak kabulü gerekeceğini, davacı istifa ile ilgili ihtarı İnegöl 1.Noterliğinden 12/11/2015 tarihinde çektiğini, bu nedenle ihtar 31Aralık 2015 tarihinden en az 6 ay veya 2 ay öncesi yapılması gerekirken bu yapılmadığından da usulen uygun bir istifa da söz konusu olmadığını, anılan bu sebeplerle; açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Resmi Sayfasından alınan, davalı Kooperatife ait ...tarihli ve ...sayılı ilanının örneği temin edilmiş olup,; 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu Ana Sözleşme Özeti başlığı altında 6. Maddesi ile " her ortak dilediği zaman yönetim kuruluna, hesap süresi sonunda en az iki ay evvel yazı ile başvurmak sureti ile ortaklıktan çıkabilir." hükmüne yer verildiği görülmüş olup, bu hükümle 1163 sayılı kanunun 12.maddesindeki süre kısaltılarak hesap senesi öncesinden 2 ay önce çıkma talebiyle hesap sonu itibariyle kooperatif üyeliğinden çıkılabileceği açıkça düzenlenmiştir. Ana sözleşme hükmü gereğince davacının kooperatif üyeliğinden çıkabileceği sabit olmakla birlikte tartışılması gereken bir diğer husus üyenin kooperatif üyeliğinden ayrılma tarihine ilişkindir. Her ne kadar 13.maddede noter ihtarının tebliği tarihinde kooperatif üyeliğinden ayrılınacağı belirtilmişse de, bu maddenin öncelikle kooperatife başvuru yapılmasını, başvurunun işleme alınmaması durumunda noter ihtarının çekilmesi ile kooperatiften ayrılacağının düzenlediği görülmektedir. Davacı İnegöl 1. Noterliği'nin 12/11/2015 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesiyle istifasını bildirmiş olup, dosya kapsamından davacının daha önce davalı kooperatife başvurduğuna ilişkin bilgi bulunmamaktadır. İhtarname tarihi incelendiğinde 2015 yılı hesap yılı sonundan 2 ay önce başvuru yapılmadığı göz önüne alındığında davacının iradesinin 2016 yılı hesap sonuna ilişkin olduğu, davalı kooperatifçe davacının talebi yerine getirilmediğinden eldeki davayı açmakta davacının güncel korunması gereken hukuki yararının bulunduğu değerlendirilerek davanın kabulü ile, davacının davalı ... S.S Oto Sanatkarlar ...Kooperatiften 2016 yılı hesap yılı sonu itibariyle kooperatiften ayrıldığının tespitine" karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Kooperatifler kanununun 13. Maddesinin tamamlanmamış kooperatiflere ilişkin olduğunu, davalı kooperatifin amacını tamamlayarak, bağımsız tapuları üyelerine teslim ettiğini, 13. Maddenin davalı hakkında uygulanmayacağını, aksi halde dahi davacının geçerli bir istifasının bulunmadığını, davacının 12/11/2015 tarihli ihtarnamesinin kanunun aradığı sürelerde gerçekleşmediğini, kooperatife ne zaman ulaştığının da değerlendirilmediğini, bu süreninde eklendiğinde, kooperatifler kanununun 12. Maddesindeki süre şartının sağlanmadığını, mahkemenin 2016 yılı itibariyle üyelikten ayrılmış olduğunu yönündeki belirlemesinin hatalı olduğunu, 2016 yılında davacının yönetim kuruluna yazılı bir başvurusunun veya ihtarının bulunmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; dava dilekçesini tekrarla, taşınmazını 2013 yılında devrettiğini, taşınmaz ile birlikte üyeliğini de devretmesi gerektiğine dair bir düzenleme olmadığını, üyelikten istifasına dair usulüne uygun ihtarname çektiğini, davalı tarafından istifasının kabul edilmemesinin kanuna aykırı olduğunu, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, kooperatif ortağı olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı taraf, İnegöl 1. Noterliğinin 12/11/2015 tarih ve 6517 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle, kooperatif ortaklığından ayrıldığına dair istifasını davalı tarafa bildirmiştir. Dosya içerisinde her ne kadar ihtarnamenin tebliğine dair belge bulunmasa da, davalı tarafın davacıya gönderdiği 15/12/2015 tarihli üyelikten istifanın kabul edilmediğine ilişkin ihtarname içeriğinden, davacı ihtarnamesinin en geç 15/12/2015 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmiş sayılması gerektiği görülmektedir. Kooperatif ortakları bakımından geçerli olan ve öğretide "açık kapı ilkesi" olarak kabul edilen ilke uyarınca ortaklık şartlarını taşıyan ve kooperatife ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler kooperatife girmekte serbest olduğu gibi kooperatiften çıkarken de serbesttir. Açık kapı ilkesi kooperatiflere özgün bir nitelik katar ve onu diğer ticaret şirketlerinden ayırır. Ancak bu kural mutlak olarak serbestlik anlamına da gelmemektedir. Zira açık kapı ilkesinin bir uzantısı olup onu tamamlar nitelikte olan "kooperatifin korunması ilkesi" gereğince ortağın kooperatiften çıkışı kooperatife zarar vermemelidir. Kooperatifin korunması ve varlığını sürdürebilmesi için ana sözleşme ile birtakım koruyucu ve sınırlandırıcı hükümler getirilebilir, ancak ana sözleşmeye konulan sınırlandırıcı hükümler hiçbir şekilde ortağın kooperatiften çıkmasını önleyemez ve kooperatiften ayrılmayı da haksız olarak güçleştiremez. (YGHK Esas No : 2023/(23)6-1043 Karar No : 2024/537) Kural olarak her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır (Kooperatifler Kanunu m.10). Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir(m.13).(Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Esas No : 2013/629 Karar No : 2013/1051) Ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Kooperatifler kanununun 13. maddesinin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurması ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir.(Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Esas No : 2011/2232 Karar No : 2011/2640) Kooperatiften çıkma hakkının kullanılması, anasözleşme ile en çok 5 yıl için sınırlandırılabilir. Haklı ve önemli sebeplerle bu süreden evvel çıkabileceği hususunda Anasözleşmeye hüküm konulabilir. (Kooperatifler Kanunu m.11). Kooperatifler Kanunu’nun 12. maddesine göre, çıkma ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilmek suretiyle yapılır. Ana sözleşmede daha kısa bir süre belirtilmesi halinde hesap senesi içinde de ortaklıktan çıkmak mümkündür. Bu hükümle çıkma ihbarına otomatik sonuç bağlanmamakta, kooperatifin sürpriz bir çıkma nedeniyle zor durumda kalması engellenmektedir. Şayet bir ortak hesap yılı sonu itibariyle kooperatiften çıkmak isterse, durumu en az 6 ay önceden kooperatife bildirmelidir. Kanunda belirtilen minimum altı aylık süreye uyulmadan yapılan çıkma bildirimi, bir sonraki hesap yılı için yapılmış sayılmalıdır. Hesap yılı sonu, kooperatif ana sözleşmesine göre belirlenir. Ana sözleşmede hesap yılı sonunun hangi gün olduğu açıkça belirtilmemişse takvim yılının son günü, hesap yılının sonu olarak kabul edilir. KK m.12/c.2 hükmüne göre; ana sözleşmeyle 6 aydan kısa bir süre öngörülerek hesap yılı içinde çıkmaya müsaade edilmesi mümkündür. Yani, ana sözleşme ile hem 6 aylık sürenin kısaltılmasına, hem hesap yılı içinde çıkmaya müsaade edilmesine hem de bu iki düzenlemenin bir arada yapılmasına imkân tanınmıştır. Davalı kooperatifin Ana sözleşmesinin 6. Maddesinde "her ortak dilediği zaman yönetim kuruluna, hesap süresi sonunda en az iki ay evvel yazı ile başvurmak sureti ile ortaklıktan çıkabilir." hükmüne yer verildiği, hesap yılı sonunun açıkça hangi gün olduğunun ise belirtilmediği görülmektedir. Davalı kooperatifin hesap yılı sonu takvim yılının son günü olarak kabul edilmelidir. Davacı tarafın istifasının ...tarihinde davalıya tebliğ edildiği kabul edildiğinde, ana sözleşmede belirlenen hesap süresi sonundan 2 ay evvel şartına uyulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda çıkma bildiriminin bir sonraki hesap yılı olan 2016 için yapılmış sayılması gerekmektedir. Mahkemece, davacının 2016 yılı hesap sonu için davalı kooperatiften ayrıldığının tespitine karar verilmiş olup, kararda hukuka aykırılık saptanmamıştır. Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 3-) İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 13/02/2025

... Başkan ... ¸(e-imzalıdır) ... Üye ... ¸(e-imzalıdır) ... Üye ... ¸(e-imzalıdır) ... Katip ... ¸(e-imzalıdır)

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/77, K. 2025/212, T. 13.02.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-77-e-2025-212-k-39ffa4d11d90