Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/529 E. 2026/936 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/529
- Karar No
- 2026/936
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/529
KARAR NO: 2026/936
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAH.
TARİHİ: 11/10/2021
NUMARASI: 2019/159 Esas - 2021/732 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi)
KARAR TARİHİ: 24/06/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı tarafından işletilen ...Tünelinde araç akışının hızlı bir şekilde sağlanması amacıyla Serbest Geçiş Sistemi'nin kurulduğunu, tünelden geçen her aracın plakasının önden ve arkadan fotoğrafının çekildiğini ve ayrıca plakası ile OGS veya HGS etiketinin okunduğunu, geçiş yapıldıktan yaklaşık beş dakika sonra araç sahibinin OGS veya HGS hesabında geçiş ücretine yetecek bakiye bulunup bulunmadığının sorgulandığını, ihlalli geçişler nedeniyle davalı şirketin müvekkili şirkete 6.718,50 TL tutarında borçlandığını, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalıya ihlalli geçiş ihtarnameleri tebliğ edildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalıya ödeme emri tebliğ edildiğini, davalının 27.07.2018 tarihinde haksız olarak icra takibine, asıl alacağa, yetkiye ve tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının haksız olarak itiraz ettiği alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının talep etmiş olduğu alacağın tümünün zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davalının adresi göz önüne alındığında yetkili icra dairelerinin Bakırköy İcra Daireleri olduğunu, davacı tarafından sunulan ihlal anı fotoğraflarında ihlali gerçekleştiren araçların plakalarının okunamadığını, söz konusu araçların müvekkili şirkete ait olmadığını beyanla, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davac tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "....Davacı şirketin ...Projesinin( ...Tüneli) yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini üstlendiği, davacı şirket tarafından, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından işlettiği tünelden davalı adına kayıtlı 39 aracın 26/12/2016 ile 27/06/2018 tarihleri arasında 75 defa ihlalli geçiş yapması nedeniyle tahakkuk eden geçiş ücretleri ve 6001 sayılı kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretlerinin dört katı tutarındaki cezaya ilişkin olarak icra takibi başlatıldığı, takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal süre içerisinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce gösterilen deliller toplanmış, ilgili kayıt ve belgeler celbedilmiş ve dosya bilirkişi raporu verilmesi için bir bilirkişiye verilmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan rapor taraflara tebliğ edilmiş ve bilirkişi raporuna karşı bildirilen beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Bilirkişi tarafından dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 14/12/2020 tarihli rapora göre; davalı şirkete ait 35 araçla toplam 70 defa ihlalli geçiş yapıldığı, geçiş ücretinin 1.258,10 TL ve bu ücretin 4 katı ceza tutarının 5.032,40 TL olmak üzere toplam 6.290,45 TL tutarında davacının alacaklı olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları ile eksik bilgi ve belgelerin temin üzerine dosya ek rapora gönderilmiştir. Bilirkişinin 01/07/2021 tarihli ek raporunda sonuç olarak davalı şirkete ait 35 araçla toplam 70 defa ihlalli geçiş yapıldığı, geçiş ücretinin 1.343,70 TL ve bu ücretin 4 katı ceza tutarının 5.374,80 TL olmak üzere toplam 6.718,50 TL tutarında davacının alacaklı tespit edilmiştir. Bilirkişinin işbu ek raporu da taraflara tebliğ edilmiş ve taraf vekillerinin beyan ve itirazları değerlendirilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi ek raporunda 35 araçla toplam 70 ihlalli geçiş yapıldığı belirtilmiş se de dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre 39 araçla 75 ihalli geçiş yapıldığı, ayrıca bilirkişinin ek raporunda da borç kısmının hesabı yapılırken bu hesaba göre alacak tespit edildiği, dolayısıyla bilirkişinin bu tespitinin sehven yapıldığı kanaati oluşmuş, işbu bilirkişi ek raporunda tespit edildiği üzere davalı şirkete ait 39 araçla 75 defa davacının işlettiği ...tünelinden ihalli geçişler yaptığı, bu ihlalli geçiş ücreti ile ceza tutarlarının bilirkişi ek raporunda tespit edildiği üzere 1.343,70 TL geçiş ücreti ve bu ücretin 4 katı ceza tutarının 5.374,80 TL olmak üzere toplam 6.718,50 TL olduğu anlaşılmıştır.
Bütün bunlara göre davalı şirketin hesabında yeterli bakiye bulundurmadığı gibi ihlalden itibaren on beş gün içinde herhangi bir şekilde ödeme yapmadığı da gözetildiğinde davacının geçiş ücretleri ile birlikte dört katı tutanında ceza miktarı talebinde bulunmasında ve davasında haklı olduğu ve davacı tarafın davasını açıklanan delillerle usulüne uygun olarak ispat ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bu kapsamda dosyaya mübrez bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte davacının davasının kabulü ile, davalınınİstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına karşı yapmış olduğu itirazının İİK'nın 67/1. maddesi gereğince iptali ile İcra takibinin asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir.
Davacının İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur.
Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda davalının haksızlığına karar verilmesi ve davalının borcunun varlığı ve gerçek miktarını tahkik ve tespit edebilir durumda olması nedeniyle alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla İcra ve İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluştuğundan asıl alacağın %20'si olan 1.343,70 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde; Öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin adresinin Zeytinburnu olup yetkili mahkemelerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarak ise; yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı şirketin bir filo oto kiralama şirketi olduğunu, dolayısıyla araçlarının bir çoğunun uzun vadede bakanlıklara, belediyelere, şirketlere kiralandığını ve işleten sıfatı olmamakla birlikte araca ilişkin her türlü cezanın kiralayan şirketlere ya da belediye ve bakanlıklara ait olduğunu, buna ilişkin kira sözleşmelerinin de dosyaya sunulduğunu, müvekkil şirketçe; davacıya ödenecek herhangi bir borç bulunmadığı gibi ihlalli geçişlerin yapıldığına ilişkin beyanda bulunan davacının beyanları asılsız olup bunların tamamından davacının sorumlu olduğunu, ... plaka sayılı aracın ise 06.08.2018 tarihinde satıldığını, ilgili araçların hiç birisinin davalı şirketçe kullanılmadığını, icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti ve ceza tutarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalı aleyhine, ihlalli geçiş nedeniyle 6.718,50 TL asıl alacak (geçiş ücreti +ceza tutarı) tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirket vekilinin yasal süre içerisinde borca itiraz ettiği, davanın İİK 67. madde gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporları:
14/12/2020 tarihli raporunda özetle; davalıya ait davaya konu 35 araçla toplam 70 kez ihlalli geçiş yapıldığı, geçiş ücreti 1.258,10 TL ve 5.032,40 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 6.290,50 TL tutarında davacının, davalıdan alacaklı olduğu, icra inkar tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olduğu görüşünde bulunulmuştur. 01/07/2021 tarihli ek raporda ise, kök raporda yer alan tespitlere yer verilmiştir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiş, 1. fıkrasında "(1) Genel Müdürlük işletimindeki otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine Genel Müdürlük tarafından, geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücretinin dört katı tutarında idarî para cezası verilir. (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere, ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde, idari para cezasının tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın, geçiş ücreti ile birlikte geçiş ücretinin bir katının idari para cezası olarak ödenmesi halinde idari para cezası bir kat verilmiş sayılır ve bu ceza için ayrıca tebligat yapılmaz. Bu takdirde idari para cezasından 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan indirim hükmü uygulanmaz." (25/05/2018 tarihli 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiş, yine 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 53. maddesi ile yukarıdaki cümle eklenmiştir)
3. fıkrasında; "Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu sürede ödenmeyen geçiş ücretleri ve idarî para cezaları 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesi tarafından takip ve tahsil edilir.
Vergi daireleri tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri, tahsilatın yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Genel Müdürlük hesaplarına aktarılır.",5. fıkrasında; "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…) (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir.
Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir." (25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiş, Yine 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 53. maddesi ile yukarıdaki cümle eklenmiştir)
6. fıkrasında; "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir."
7. fıkrasında; "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez."
25/05/2018 tarihli 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen 9. Fıkrada; "Bu maddenin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları Bakanlık tarafından işletilen otoyolları ve erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için; beşinci, altıncı ve yedinci fıkraları ise Bakanlık tarafından 3996 sayılı Kanun ve diğer ilgili kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için de uygulanır."
25/05/2018 tarihli 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 19. maddesi ile 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen Geçici 3. maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan oranlar uygulanır." 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 54. maddesi ile 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen Geçici 6. maddesinde; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kanunun geçiş ücretlerini ödemeden yapılan geçişlere ilişkin olarak verilen veya verilmesi gereken veya bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla ödenmemiş olan para cezaları ve idari para cezaları hakkında Kanunun 30 uncu maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının bu maddeyi ihdas eden Kanunla değişik hükümleri uygulanır.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar red ve iade edilmez." düzenlemesi yer almaktadır.
Davalı tarafın sunduğu istinaf talebinin incelenmesi:
-Yetki itirazı yönünden inceleme:
Davalı süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulmuştur.
2004 sayılı İİK.nun 50. maddesinde yetki düzenlenmiştir. Düzenlemede, para ve teminat borcu için takip hususunda usul kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunacağı belirtilmiştir. Takip ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. maddesinde genel yetkili mahkeme düzenlenmiş ve genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu ifade edilmiştir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir.
Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak ve takip başlatmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir.
Somut olayda, işletmesi davacıya ait ...Tünelinin kullanılmasından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takipte; yetkili icra dairesi/mahkeme İİK'nın 50. maddesinin yollamasıyla HMK'nun 6 maddesi uyarınca davalının yerleşim yerinin bulunduğu İstanbul İcra Daireleri/mahkeme, TBK'nın 89. Maddesi uyarınca davacının yerleşim yerinin bulunduğu İstanbul Anadolu İcra Daireleri /İstanbul Anadolu Adliyesi Ticaret Mahkemesi ile taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu gözetilerek HMK 10. Madesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin bulunduğu icra dairesidir. Sözleşmenin ifa yeri de davacının hizmet aldığı ...Tüneli'nin bulunduğu yargı çevresidir. Bu itibarla davacı, seçimlik haklarından TBK'nın 89. Maddesi uyarınca kendi yerleşim yerinin bulunduğu Üsküdar İlçesinin yargı alanındaki İstanbul Anadolu İcra Dairesinde usulüne uygun takip başlattığından ve yargılama İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılmıştır. Somut davada, yetkili mahkeme tarafından yargılama yapıldığından aksi yöndeki istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
-Husumet yönünden inceleme:
Sunulan istinaf dilekçesinde davalının, ihlalli geçişe konu edilen araçları ...,...,...,...,...,..., ...,...,...,..., plaka sayılı araçlar ihlalli geçişlerin yapıldığı iddia edilen tarihlerde uzun süreli olarak ...'ne, ... plaka sayılı araç .... A.Ş.'ye, ... plaka sayılı araç .... A.Ş.'ye, ..., ..., ..., ..., ..., ..., plaka sayılı araçlar ... A.Ş.'ye ... plaka sayılı araç ise ... Belediyesi'ne,... plaka sayılı araç... Şirketi'ne, ..., ..., ...plaka sayılı araçlar İçişleri Bakanlığı'na kiralandığı belirtilerek uyuşmazlığa konu para cezalarından davalının sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir.
Dairemizin 2121/948 E. - 2024/858 K. Sayılı ilamında da vurgulandığı gibi, davalının işleten olup/ olmadığı, uzun süreli kiralama ilişkisi olup /olmadığı, ihlalli geçişlerden kimin sorumlu olacağı davalı ile kiracısı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendiren hususlardır. İş bu nedenle, husumetinin bulunmadığı yönündeki istinaf itirazı yerinde değildir.
Sunulan istinaf dilekçesinde, ... plaka sayılı araç ise 06.08.2018 tarihinde satıldığı belirtilmiştir. Dosya kapsamında yer alan hesap tablosunun (bilirkişi raporunun 5 ve 6. Sayfalarında yer alan) incelenmesinde, ... plaka araç yönünden en son ihlalli geçiş tarihinin 25/06/2018 olduğu ve bu haliyle ihlalli geçiş tarihinden sonra iş bu aracın devrinin yapıldığı anlaşılmıştır. İş bu nedenle, aksi yöndeki istinaf itirazına itibar edilmemiştir.
-İcra İnkar tazminatı yönünden inceleme:
Genel bir kavram olarak “likid (liqiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez (YHGK 14.07.2010 gün ve 2010/19-376 E. 397 K. sayılı ilamı).
Davaya konu edilen alacağın likid alacak olduğu ve bu bağlamda icra - inkâr tazminatı şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, davalı vekili tarafından bu yönde sunulan istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davalı tarafından yatırılan 114,80 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 617,20 TL harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 24/06/2026