Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2427 E. 2026/808 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2427
- Karar No
- 2026/808
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2427
KARAR NO:2026/808
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:04/04/2022
NUMARASI:2020/199 2022/253
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkili ile davalı arasında satış anlaşması yapıldığını, müvekkilinin alacağı araç için 20.000 EURO kapora yatıracağı, davalının ise 2019'un Aralık ayında aracı teslim edileceği yönünde anlaştıklarını, müvekkilinin anlaşmaya istinaden 12.09.2019 tarihinde, 20.000 EURO'nun karşılığı olacak şekilde 126.000,00TL, "amg gt43 kapora 20.000 EURO karşılığıdır" açıklaması ile davalıya internet bankacılığı ile ödeme yaptığını, ancak davalının Aralık ayında söz konusu aracı Almanya'dan getirteceği yönünde teminat vermesine karşın aracın getirilmediğini, aynı zamanda müvekkili ile ödemenin bir kısmının ise takas ile olacağı yönündeki anlaşmalarından da geri döndüklerini, davalının aracı teslim etmediği halde 20.000 EURO kazanarak haksız kazanç elde ettiğini, kapora ücretinin iadesi için İstanbul 32. İcra Müdürlüğünde 18/12/2019 Tarihinde, ... No'lu dosya ile davalı hakkında takip başlattığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, itiraz sonucunda takibin durduğunu, borçlunun itirazının yasal dayanaktan yoksun olup, kötü niyetli olarak yapıldığını, davalının Aralık ayında araç tesliminin gerçekleşeceğini beyan ettiği halde araç teslimi gerçekleşmediğini, davalının, haksız ve sebepsiz yere 20.000 EURO alarak kazanç elde ettiği halde kendi edimini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin ödediği 20.000 Euro değerindeki kaporayı geri iade etmekle yükümlü olduğunu, bu sebeple takibe yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle İstanbul 32. İcra Müdürlüğü ... no'lu takibe yapılan haksız itirazın iptali ile takibin mevduata bankalarca fiilen uygulanan azami yıllık faiz ile birlikte devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;Müvekkili şirketin yeterlik belgesi bulunması sebebiyle yurt dışından ithal edilen motorlu araçların ithalatı ve gümrük işlemlerini yürüttüğünü, müvekkilinin galericilik yapmadığını, müvekkili ile davacı arasında haricen araç alım satımı veya benzeri nitelikte herhangi bir akdi ilişki kurulmadığını, davacı taraf ile dava dışı ... ... model aracın satımı hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin bu ilişkiye hiçbir sıfatla dahil olmadığını, müvekkilinin ...'ye ithalat danışmanlığı yaptığını, davacı ile dava dışı ... aracın alım satımı hususunda aralarında anlaştıktan sonra davacı tarafın kapora olarak davalı müvekkiline para gönderdiğini ancak bu tutarın davalı müvekkilinin uhdesinde tutulmadığını, aracın üreticisi hesabına yatırıldığını, müvekkilinin ithalatını gerçekleştirdiği aracı teslim almaktan imtina eden ... veya ... .... Şti. tarafından icra takibine muhatap edildiğini, müvekkilinin ... firmasından satın alınan aracın gümrük ve ithalat işlemlerinde aracı olduğunu, dava tarafa karşı herhangi bir taahhüdü bulunmadığını, bu nedenlerle, haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatı ile vekalet ücreti dahil her türlü yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir.Davaya konu İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının .... Şti. olduğu, borçlusunun .... Şti. olduğu, takip konusu alacak miktarının 20.148,76EURO, takibin ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 20/12/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun İcra Müdürlüğü'ne... havale tarihinde itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasında yurtdışından araç siparişi için davalıya 20.000,00EURO kaparo ödediği, davacının daha sonra bu aracı almaktan vazgeçtiği ihtilafsız olup, ihtilafın davacının kaparo bedelinin iadesini talep etme hakkının olup olmadığı hususundadır.Kaparo ödemesi TBK'nın 178.maddesine göre, akdin kurulduğuna delil olmak üzere verilmiş sayılır. Taraflar arasındaki sözleşme bozulduğunda ve davalı tarafında herhangi bir zararı bulunmadığı takdirde kaparonun davacı tarafa iadesi gerekir. Bu nedenle davacı tarafça kaparonun iadesi için yapılan icra takibine karşı davalının yaptığı itirazın iptali yönünden TBK'nın 178.maddesi uyarınca sözleşme bozulduğundan davalının da zarar iddiası bulunmadığından kaparonun davacı tarafa iadesi gerektiğinden davacı tarafça takipten önce davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz yönünden talebi yerinde görülmediğinden takibin kısmen devamı yönünde karar verilmiş, ayrıca davacı tarafça, davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep edildiğinden " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 20.000,00EURO yönünden iptaline, takibin bu alacak yönünden kaldığı yerden devamına, işlemiş faiz yönünden talebin reddine, asıl alacağın %20 si olan 26.240,00TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, yurt dışından ithal araç getirmek isteyen galeri ve şahıslara danışmanlık işi yaptığını, davacı şirket ile müvekkili arasında yapılmış sözlü veya yazılı herhangi bir araç alım satım akdi bulunmadığını, davacı ile dosya kapsamında tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulan dava dışı ... arasında araç ithalatı ve satışı hususunda anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin ise bu sözleşmeye binaen ithal edilecek olan araca ilişkin gümrük ve ithalat işlemlerini yürütmek üzere dava dışı ...'ye danışmanlık hizmeti verdiğini, müvekkili şirket ile davalıların sözleşme kurdukları ... arasında herhangi bir işçi işveren ilişkisi mevcut olmadığı gibi herhangi bir ortaklık da bulunmadığını, müvekkilinin ...'ye ithalat danışmanlığı hizmeti verdiğini, müvekkilinin hiçbir aşamada davacı şirkete araç tedariğine veya aracın belirli bir sürede teslimine ilişkin bir taahhütte bulunmadığını, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, uyuşmazlığın konusunun öncelikle söz konusu kapora bedelinin kimden istenebileceği sonrasında kapora bedelinin iadesine ilişkin talep hakkının olup olmadığı hususu olduğunu, davacı şirket tarafından müvekkiline gönderilen bedelin tamamının ihracatçı firma olan ... ünvanlı şirketin hesabına gönderildiğini, dava dışı ...’nin, ithalat işlemlerini, bu işlemleri yürütmeye yetkili bir tüzel kişi olan davalı müvekkil üzerinden ifa etmesi, davalı müvekkili, akdi ilişkinin tarafı yapmayacağı gibi bedel iadesinden sorumlu tutmaya da yeterli olmadığını, aracın kapora bedelinin müvekkilinin hesabına gönderildiğini ve müvekkili tarafından söz konusu bedelin ihracatçı firmaya gönderildiğini, henüz 3 aylık süreç dolmadan aracın alımından vazgeçilmesi üzerine ihracatçı firma ile yapılan sözleşme gereğince söz konusu kapora bedelinin geri iade edilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, araç satım sözleşmesi kapsamında aracın devrinin yapılmadığı iddiasına dayalı olarak ödenen bedelin iadesi amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut olayda davacı tarafından davalıdan araç satın alınmak istenildiği, davacı şirket tarafından davalı şirket hesabına 20.000 Euro tutarındaki bedelin banka yolu ile gönderilmiş olduğu, davalının aracı devretmediği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 20,000 Euro asıl alacak 148,76 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.148,76 Euro alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, takip dayanağı olarak 12.09.2019 tarihli 20.000 Euro tutarlı makbuzun gösterildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı görülmüştür.Taraflar arasında araç satımına dair şifahi sözleşme bulunduğu, davalı tarafından aracın devrinin davacıya yapılmadığı, davacının bu kapsamda 22.06.2015 tarihli dekonta göre davalıya 20.000 Euro karşılığı 126.000,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.Araç satım sözleşmesinin, 2918 sayılı KTK'nın 20. maddesi gereğince, noter tarafından yapılması geçerlilik şartıdır. Bu yasal şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler geçersizdir. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşme noterde yapılmadığından geçersizdir. Geçersiz sözleşme dolayısıyla taraflar aldıklarını aynen iade etmekle yükümlüdürler TBK m.77 f.1-2). Bu kapsamda geçersiz sözleşme nedeni ile davacı taraf davalıya banka kanalı ile 20.000 Euro karşılığı 126.000,00 TL ödeme yaptığını ispatlamış olup mahkemece bu miktar üzerinden davanın, açıklanan bu gerekçe ile kabulüne karar verilmesi gerekirken farklı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca karar gerekçesinin resen düzeltilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın gerekçesi resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine ve neticede davanın yukarıdaki gerekçeyle kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın gerekçesi resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-Davanın kısmen kabulü ile davalının, İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 20.000,00 EURO yönünden iptaline, takibin bu alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinin reddine,
2-Likit alacağa yönelik haksız itiraz nedeniyle, hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında hesaplanan 26.240,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 8.962,27 TL harçtan, peşin alınan 1.491,84TL harcın mahsubu ile bakiye 7.470,43 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 1.491,84 TL peşin harç gideri, 54,40TL başvurma harcı gideri, 139,10 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 1.685,34 TL yargılama giderinden, davdaki haklılık oranlarına göre belirlenen 1.668,48 TL'lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kamudan harcanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin, davadaki haklılık oranlarına göre belirlenen 1.306,80TL'lik kısmının davalıdan, 13,20TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesaplanan 975,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansları bakiyelerinin, karar kesinleştikten sonra, yatıran taraflara iadesine,
9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri bakımından:
a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
b-Davalı tarafından harcanan istinaf kanun yolu yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,
10-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 29.04.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.