Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2176 E. 2026/1276 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2176
- Karar No
- 2026/1276
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2022/2176 KARAR NO : 2026/1276
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 11/10/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/249E., 2022/631K.
DAVA : Tapu İptali ve Tescil KARAR TARİHİ : 10/06/2026 YAZIM TARİHİ : 10/06/2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davacının ortaklarına konut edindirme amacıyla kurulduğunu, yapılan çalışmalar sonucunda 206 konutun özgüleme işleminin yerine getirildiğini, sonrasında ise ferdileşme ile ortaklara tapuların verildiğini, ferdileşme işleminin ortakların mağdur olmamaları amacıyla tasfiye öncesinde yerine getirildiğini, kendilerine konut edindirilen ortakların ise sonrasında istifa ederek üyelikten ayrıldıklarını, konut edindirilemeyen üyelerin bulunduğunu, davalıya kooperatif üyesi olması nedeniyle ... 29 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın devredildiğini, kendisine konut tahsil edilmesinden sonra üyelikten ayrıldığını, ortağın kooperatiften konutunu aldıktan sonra borçtan kurtulmak amacıyla ortaklıktan çıkamayacağını, istifa eden üyenin istifasının hüküm ve sonuç doğurabilmesi için kooperatiften edinmiş olduğu konutu iade etmesinin gerektiğini, konutu iade etmemesi halinde yükümlülüklerinin devam edeceğini, davalının üyelikten ayrılmasına rağmen konutu iade etmediğini, ayrıldığı tarihten itibaren kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek, davalının kooperatif üyesi olması nedeniyle edindiği ..., F blok, birinci kat, 8 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptalini, taşınmaza yapılan müdahalenin önlenmesini, taşınmazın boş olarak davacıya teslimini, tapu kaydının iptalinin mümkün olmaması halinde ise 10.000,00 TL daire bedeli ile 1.000,00 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davalının iptali talep edilen taşınmazın maliki olmadığını, davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davalının sabit fiyat sabit taksit ödeme imkanı nedeniyle kooperatife üye olduğunu, ödemesi gereken tüm ödemeleri yaptığını, 2013 yılında istifa ettiğini, davalı kooperatifin talepte bulunmaya devam etmesi üzerine 2014 yılında yeniden istifa dilekçesi gönderdiğini, davalının tapu sahibi olamadığını, çıkma payının ödenmesinin gerektiğini, ecri misil davası yönünden husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince: "...davalının 09/12/2014 tarihinde davacı kooperatif ortaklığına kabul edildiği, ortaklık senedine göre davalıya kooperatife ait taşınmazın 58.000,00 TL bedel ile verilmesinin gerektiği, davalının 13/08/2014 tarihli üyelikten ayrılma talebinin davalı kooperatifin 13/08/2014 tarih, 82 sayılı kararıyla kabulüne karar verildiği, bu tarih itibari ile davalının üyeliğinin sona erdiği, aşamalarda kooperatif tarafından davalı adına herhangi bir konut tahsisinin ve tescilinin yapılmadığı, davacı kooperatif genel kurulu tarafından 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17/2. maddesi kapsamında alınan bir kararın bulunmadığı ve bu hali ile davalının kooperatif üyeliğinden ayrılmasının Kanunun 10/1 ve 13/1. maddelerine uygun olduğu, davacı kooperatif tarafından davalının ortaklıktan ayrılma talebine ilişkin olarak alınan kararda davalının yaptığı ödemelerin kendisine geri verilmesi suretiyle ortaklık nedeniyle edindiği hakları iade etmesi şartına bağlanmadığı, herhangi bir şarta bağlanmayan ayrılma talebi nedeniyle davalıya herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği gibi davacı kooperatifin kendi almış olduğu karara karşı iptal yada yokluk iddiasında bulunmasının da mümkün olmadığı, dava tarihi itibari ile davalının davacı kooperatif ortağı olmadığı ve davacı kooperatifin 14/04/2019 tarihli genel kurulda alınan karar gereğince tasfiye halinde olduğu, dava şartlarının dava tarihi itibari ile değerlendirilmesinin gerektiği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/2. maddesi uyarınca tasfiye halinde olan kooperatifin üyelikten ayrılan ortağından tasfiye giderlerini talep etme imkanının bulunduğu, üyelikten ayrılan üyesine tahsis edilen konutun iadesini talep edemeyeceği gibi dava konusu ..., C blok, yedinci kat, 29 nolu bağımsız bölüm taşınmazın dava tarihi itibari ile dava dışı ... adına kayıtlı olduğu gibi aşamalarda davacı adına herhangi bir kaydının da bulunmadığı anlaşıldığından tapu iptal tescil talebine yönelik davanın taraf ehliyeti (husumet) nedeniyle, taşınmaz bedelinin ödenmesine yönelik alacak davasının ise dava tarihi itibari ile tasfiye halinde olan davacının 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/2. maddesi uyarınca talep hakkının bulunmaması nedeniyle reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taşınmazın edinim şeklinin klasik kooperatif anlayışından farklı şekilde gerçekleştirildiği, müvekkili kooperatif ile dava dışı ... arasında dosyaya kazandırılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi bulunduğu, davalınında dava konusu taşınmazı ...Kooperatifinden bu suretle edindiği, davalının dava dışı olan kooperatifle bir ilgisi olmadığı gibi ortaklığının da söz konusu olmadığı, müvekkilinin tasfiye kararı hiç doğmamış gibi işlem tesis edilmesi gerektiği, istifanın geçerli olup olmadığı hususunun hükümde tartışılmadığı, eksik değerlendirmeler sonucunda hüküm tesis edildiği, istifa eden ortağın çıkma payı hesaplanarak belirlenen miktarın depo edilmesi gerektiği, depo edildikten sonra davalı adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tescilinin gerçekleşmesinin gerektiği, bu durumun mümkün olmaması halinde ise davalıya iade edilmesi gereken aidat miktarının (genel giderler düşüldükten sonra) mahsubu ile taşınmaz bedelinin davalıdan tahsilinin gerektiği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden istifa nedeniyle davalı üyenin edindiği taşınmazın iadesi, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tahsili, taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplidir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 1. maddesi uyarınca, yapı kooperatiflerinin amacı karşılıklı yardım ve dayanışma içinde ortaklarını konut veya işyeri sahibi yapmaktır. Kooperatifler giderlerini ortaklarından topladıkları aidatlar ile karşılamak zorunda olduklarından, ortağın da konut isteyebilmesi için yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesi ve kooperatife borcu olmaması gerekir. İstifa eden ortak ise ancak Kanun'un 17. ve anasözleşmenin 15. maddesine göre kooperatiften istifa ettiği yıla göre genel gider payı düşüldükten sonra ödediği aidatın iadesini isteyebilir. Çıkan veya çıkarılan ortağın, kooperatif ortaklığı nedeniyle edindiği hakları da kooperatife iadesi gerekir. Bunun istisnası Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan kanun maddesinin 5983 sayılı Kanunu'nun 2. maddesi ile değiştirilen 2. fıkrası hükmüne göre; amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar. Dosya kapsamından ve aynı kooperatifin emsal dosyalarından anlaşıldığı üzere; davacı kooperatifin 14.04.2019 tarihli genel kurulunun 7/a maddesinde kooperatifin tasfiyesine karar verildiği, bazı kooperatif ortaklarınca Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine anılan genel kurulun iptali istemiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 09.10.2020 tarih ve 2019/237 E., 2020/504 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, tasfiyeye ilişkin gündemin 7/a maddesindeki kararın nitelikli çoğunlukla alınmadığı gerekçesiyle bu maddenin iptaline karar verildiği, taraf vekillerince hükmün istinafı üzerine Dairemizin 16.03.2021 tarih ve 2020/2064 E., 2021/438 K. sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/2 maddesindeki 'amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerde çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz, ancak bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar' şeklindedir. Bu hüküm karşısında, somut olayda kooperatifin tasfiye durumunun, diğer ortakların konut edinme durumlarının araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Davalının istifası ancak kooperatiften edindiği konutun kooperatife iade edilmesi yahut üçüncü kişiye devri halinde ise rayiç bedelini kooperatife iade etmesi ile mümkün olabilecektir. İade yapılmadığı takdirde davalının aidat yükümlülüğünden kurtulduğundan bahsedilemeyecektir. İlk derece Mahkemesince, davanın reddine dair yukarıdaki açıklanan hususa ilişkin gerekçe isabetli olmadığı gibi; davalıya verilen hiçbir daire bulunmadığı gerekçesi de yeterli araştırmaya dayalı değildir. Zira davalı hiçbir daire almadığı savunmadığı gibi savunmalarını istifa olgusuna dayandırmıştır. İstinaf isteminde bahsi geçen arsa payı karşılılığı inşaat sözleşmesi ve dava dışı kooperatif kayıtları da değerlendirilerek, davalı ile aynı soyisimde olan ... adına yapılan tescilin araştırılması, davalının ödemeleri karşılığında hangi daireyi edindiğinin (zira ödenen para karşılığı bir kazanım olacağı tabiidir) tespiti ile sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/249E., 2022/631K. sayılı 11/10/2022 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10/06/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...