Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2084 E. 2026/1072 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2084
- Karar No
- 2026/1072
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2084
KARAR NO:2026/1072
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:23.05.2022
NUMARASI:2020/383 Esas - 2022/572 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 1215 adet 8 ...cinsi ürünün tedariği konusunda anlaşmaya varıldığını, buna göre davalının satacağı ürünler için müvekkilinin 42.527,86 USD değerinde (o günkü kurla 200.000,00 TL) iki adet çeki davalıya tesliminin kararlaştırıldığını, bu kapsamda 25.02.2018 tarihli ... nolu makbuz ile 05.06.2018 keşide tarihli ... nolu 100.000,00 TL değerinde ve 20.06.2018 keşide tarihli ... nolu 100.000,00 TL değerinde iki adet toplam 200.000,00 TL değerinde çekin davalıya teslim edildiğini, çeklerin vadesinde ödendiğini, bu çekler karşılığında davalının 08.06.2018 tarihli ... nolu faturası ile 500 adet ve 17.500,00 USD karşılığı 79.605,75 TL ürün teslim edildiğini, 25.000,00 USD karşılığı 118.000,00 TL değerindeki 715 adet 8 ...cinsi ürününün teslim edilmediğini ve bedelinin de iade edilmediğini, müvekkilince Gebze ... Noterliğinin 03.09.2018 tarihli ihtarının sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine Gaziosmanpaşa 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkinin dava dışı ... Şti. nedeniyle doğduğunu, bu şirketin yetkililerinin müvekkili şirkete ulaşarak ...'te bulunan .... Şirketine ürün satışı yapmak istediklerini belirttiklerini, ilk parti ürün ihracatının müvekkilinin ihracat yaptığı ....Şti. tarafından yapıldığını, bu ürünlerin 04.04.2018 tarih ve...numaralı, 11.04.2018 tarihli ve ... numaralı faturalara istinaden ...'teki firmaya gönderildiğini, yapılan ilk ihracattan sonra müvekkilde güven tesis eden ... Şirketi yetkililerinin, bir ay sonra ikinci parti malı kendi firmaları üzerinden göndermek istediklerini ve ihraç kayıtlı fatura kesilmesini talep ettiklerini, müvekkil firmanın 15.05.2018 tarihli ve ...numaralı ihraç kayıtlı faturayı tanzim ettiğini ve bu faturada 450 adet 8'' İTL. ... ..., ... Şirketine teslim edildiğini, ... Şirketi tarafından 16.05.2018 tarihinde Seri ... (okunamayan kısım) 5 numaralı gümrük beyannamesi ile ...'te bulunan firmaya ihracatı sağlandığını, yapılan ilk ihracatın kronolojik sıralamasının bu şekilde olduğunu, gerek müvekkili firmanın yaptığı ilk ihracat gerekse ... tarafından gerçekleştirilen ilk ihracat için yapılan ön görüşmelerde müvekkil firmaya ürünler için gerekli ödemenin peşin ve nakden yapılması kararlaştırıldığını, ancak ... Şirketi tarafının nakit ödeme yapılana kadar teminat olmak üzere 20.05.2018 tarihli ...seri numaralı ... Şubesine ait 78.625 TL tutarlı çekin teminat olarak ciro ederek teslim edildiğini, çek fotokopisi üzerine "işbu çek Cuma günü 30.03.2018 tarihine kadar yapılacak ürünler için teminat olarak verilmiştir. Cuma günü ürünlerin parası nakit olarak verilecektir. Çekin iadesi.... Şti'ne iade edilecektir'' hususunun yazıldığını, ancak ... Şirketince yapılması gereken nakit ödemenin vadesinde yapılmadığını, ürünlerin müvekkili firma tarafından üretilip ve 15.05.2018 tarih ve ...numaralı 18.585 USD ve 16.05.2018 tarihli ve 203216 sıra numaralı 13.390,05 USD ihraç kayıtlı faturalarla ...’ya verildiğini ve ...tarafından ...'e ihraç edildiğini, ... tarafından verilen 20.05.2018 tarihli çekin ibraz edildiğini ve sahte olduğu belirtilen çeke bankaca el konulduğunu, ... Şirketi ile yapılan görüşmede sahtecilikle ilgilerinin bulunmadığı söylenerek, bunun yerine keşidecisi .... Şti. ve lehdarı ise davacı şirket olan ... Bankası TAŞ'ye ait ...seri numaralı 20.06.2018 keşide tarihli 100.000,00TL bedelli ve... seri numaralı 05.06.2018 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli çeklerin verildiğini, çeklerin davacı tarafından dava dışı .... Şti.’ye verildiği belli olduğunu, .... Şti’den alınan çeklerin müvekkili şirket yetkilisi tarafından,“.... Şti.’den teminat gelene kadar bu çekleri aldım.” kaydı düşülerek teslim alındığını, ancak .... Şti. tarafından süresi içinde müvekkiline ödeme yapılmadığını, teminat sözlerinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin ... ihraç etmek üzere ürettiği ürünlerin elinde kalmaması için mecburen durumu idare etmek zorunda kaldığını, kalan son parti ürünlerin ihracatının davacı Şirketin yapacağının bildirilmesi üzerine 08.06.2018 tarihli ve ... numaralı ihraç kayıtlı fatura düzenlenerek davacıya 500 adet 8'' ... ürün gönderildiğini, davacının bu ürünleri ...'teki aynı firmaya gönderdiğini, bu durumda aradaki ticari ilişkiyi kuranın ... şirketinin yetkilileri olduğunu, ürün siparişini verdikten sonra ilk ihracatın müvekkilince gerçekleştirildiğini, ikinci ihracatın kendi firması üzerinden yapıldığını, verilen çeklerin sahte çıkması üzerine davacının ciroladığı çeklerin getirilerek üçüncü ihracatı da davacı üzerinden ... şirketince yapıldığını, siparişin tamamının ...'teki ... isimli firmaya gönderildiğini, akabinde ...'nın borcuna istinaden davacı tarafından verilen çek ödemelerinin virman yapılarak iki firma ile cari hesabın kapatıldığını, ancak davacı şirketin kötü niyetli olarak müvekkilinden talepte bulunduklarını, davacı ile .... Şti.arasında danışıklı işlemler yapıldığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacı tarafından davalıya 200.000 TL bedelli çek verildiğinin anlaşılması, davalı taraf söz konusu çeklerin dava dışı şirketin borcuna karşılık verildiğini beyan etmiş ise de buna dair sözleşme veya yazılı belge sunmadığından davacının ürün almak için çekleri verdiği kabul edilmiş, taraflarca sunulan faturalardan ve davacı beyanlarından davacının satın aldığı 8 TL... pütürlü ... cinsi ürünün usd olarak satıldığı, davacının verdiği çek bedelini o günkü kur üzerinden usd olarak kayıt ettiği, düzenlenen faturaların incelenmesinde satılan ürünün tanesinin 35. USD olarak satıldığı 500 adet teslim edilen ürün bedelinin 17.500 USD tutarında olduğu bu durumda teslimi gereken 715 adet ürünün de davacının beyan ettiği 25000 USD tutarında olduğu, bu durumun defter kayıtları ile uyumlu olduğu, davalının da ürün bedeline itirazının olmadığı sadece ürünleri dava dışı firmaya teslim ettiğini beyan ettiği, davalının iddia ettiği 450 adet ürünü davacıya teslim ettiğine dair yazılı belge sunmadığı, davacının teslim edilmeyen ürün bedelini talep etmekte haklı olduğu..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının Gaziosmanpaşa 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 25.000 USD asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren devlet bankalarının aynı para cinsinden yabancı paraya uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki kur üzerinden davacıya ödenmek üzere takibin devamına, alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 23.600,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Davacının Gaziosmanpaşa 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip talebinde, 25.000 USD'nin o günkü kur karşılığı olan 118.000 TL'yi takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi talep ettiğini, ödeme emrinin buna göre düzenlendiğini, ancak mahkemece talebin aşılarak yabancı paranın fiili ödeme günündeki kur karşılığının ödenmesine karar verildiğini, İİK'nin 4949 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değişik 58/3. maddesinde, "...alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi.." hususlarının takip talebinde gösterilmesi gerektiğini belirlediğini, oysa takipte 25.000 ABD Doları'nın fiili ödeme günündeki kur üzerinden talep edilmediğini, alacağın 118.000 TL olarak talep edildiğini, ayrıca devlet bankalarının aynı para cinsinden yabancı paraya uyguladıkları en yüksek mevduat faizin de talep edilmediğini ve alacak TL olarak talep edildiğinden avans faizi talep edildiğini, mahkemenin bina rağmen talep edilmeyen bir alacağı hüküm altına aldığını,
İhbar olunan şirketle ilgili deliller toplanmadan karar verildiğini, ihbar Olunan ...nin yetkililerinin müvekkiline ulaşarak; ...'te bulunan .... Şirketine ürün satışı yapmak istediklerini belirttiklerini, ilk parti ürün ihracatının müvekkilinin ihracat yaptığı dava dışı .... Şti tarafından yapıldığını, ürünlerin sırasıyla 04.04.2018 tarih ve...numaralı, 11.04.2018 tarih ve ... numaralı faturalara istinaden ...'deki firmaya gönderildiğini, ihbar olunan şirket yetkililerinin bir ay sonra ikinci parti malı kendi firmaları üzerinden göndermek istediklerini, müvekkilinin de 15.05.2018 tarih ve ...numaralı ihraç kayıtlı faturayı tanzim ederek bu faturada anılan 450 adet 8' İTL. ... ...emtiasının ihbar olunana teslim edildiğini ve ihbar olunan tarafından 16.05.2018 tarihinde seri ... (okunamayan kısım) 5 numaralı gümrük beyannamesi ile ... bulunan aynı firmaya ürünlerin ihracatı sağlandığını, gerek müvekkilinin yaptığı ilk ihracat gerekse ihbar olunan tarafından gerçekleştirilen ilk ihracat için yapılan ön görüşmelerde müvekkiline ödemenin peşin ve nakden yapılması kararlaştırılmış ise de ihbar olunan nakit ödeme yapana kadar teminat olmak üzere 20.05.2018 tarihli ve ...seri numaralı ... Şubesine ait 78.625 TL tutarlı çekin teminat olarak ciro edilerek müvekkiline verildiğini, çek fotokopisi üzerine de "İşbu çek Cuma günü 30.03.2018 tarihine kadar yapılacak ürünler için teminat olarak verilmiştir. Cuma günü ürünlerin parası nakit olarak verilecektir. Çekin iadesi.... Şti'ne iade edilecektir'' yazılarak taraflarca imzalandığını, ancak ihbar olunan tarafından yapılması gereken nakit ödemenin vadesinde yapılmadığını, ihbar olunan tarafından verilen 20.05.2018 tarihli çek tahsile götürüldüğünde çeke banka yetkililerince el konulduğunu ve çekin sahte olduğu bilgisi verildiğini, ancak yapılan görüşmede ihbar olunanın sahtecilikle ilgisi bulunmadığını söyleyerek keşidecisi .... Şti., lehdarı ise davacı olan ... Bankası TAŞ'ye ait ...seri numaralı 20.06.2018 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli çek ile aynı bankanın... seri numaralı 05.06.2018 keşide tarihli 100.000 TL bedelli çeklerin verildiğini, bu çeklerin de “.... Şti.’den teminat gelene kadar bu çekleri aldım.” kaydı düşülerek teslim alındığını, ancak ihbar olunanın yeni süresinde ödeme yapmadığını, teminat sözlerinin de yerine getirilmediğini, ihraç edilmek üzere üretilen ürünlerin de müvekkilinin elinde kaldığını, kalan son parti ürünlerin ihracatının davacı tarafından yapacağının bildirilmesi üzerine 08.06.2018 tarih Seri: A Sıra No: ... numaralı ihraç kayıtlı faturası kesilerek davacıya 500 adet 8'' İTL ... ürün gönderildiğini, davacının da bu ürünleri ...'teki aynı firmaya gönderdiğini, buna göre ihbar olunanın sahte çek vererek mal satın aldığını, ardından da işbirliği içerisinde bulunduğu davacıdan almış olduğu çekleri müvekkiline olan borcuna karşılık teminat olarak verdiğini, davacının da söz konusu çeklerin kendileri tarafından müvekkili şirkete verildiğini ve bu çekler karşılığında teslimi gereken malın eksik olarak teslim edildiğini iddia ettiğini, ancak müvekkilinden 100.000 TL'lik iki çeki ihbar olunan borcuna teminat getirene kadar geçecek süre için aldığını, davacı bu durumdan haberdar olmasına rağmen, çeklerin kendi borcuna mahsuben alındığını iddia ederek dava açtığını,
Bu savunmaların kanıtı olarak sunulan delillerin toplanmadığını, gümrük beyannamelerinin dikkate alınmadığını, bunlar incelendiğinden davacı ve ihbar olunan tarafından müvekkilinden temin edilen aynı ürünlerin, aynı gümrük firması aracılığı ile ...'te bulunan aynı firmaya ihraç edildiğinin anlaşılacağını, her ikisinin birbirlerinden habersiz olarak bu ticareti yapmalarının mümkün olmadığını, ihbar olunanın cari hesap dökümlerinin incelenmeden karar verildiğini, her iki tarafın birlikte hareket etmesi nedeniyle bu kayıtların incelenmesi gerektiğini, davacı ve ihbar olunana ...'te bulunan .... Şirketi'ne yetkili makamlar vasıtasıyla müzekkere yazılarak, satın aldığı malların ilişkin ticari görüşmeleri kiminle yaptığının sorulması talebinin dikkate alınmadığını, bunun incelenmesi halinde davacı ve ihbar olunanın birlikte ve kötü niyetle hareket ettiklerinin ortaya çıkacağını, yeminin eksik eda edilerek maddi hakikatin ortaya çıkmasının engellendiğini, yalan yemin suçu işlendiğini, sunulan yemin metninde bulunan hususlar olmaksızın eda ettirilen yeminin, maddi gerçekliğin açığa çıkartmadığını, eksik yemin sonucunda davacı ve ihbar olunanın haksız kazanç elde ettiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, satım sözleşmesi kapsamında verilen avansın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında verilen iki adet çek karşılığı bir kısım emtianın teslim edildiğini, ancak 118.000 TL emtianın ise teslim edilmediğini ileri sürerek, emtia teslim edilmeyen kısım yönünden verilen avansın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptalini istemiştir.Dava dilekçesindeki açıklamalara göre, davacının satım konusu emtia için keşidecisi ... Şirketi olan ve davacı emrine düzenlenmiş olan 05.06.2018 keşide tarihli 100.000 TL bedelli ... nolu ve 20.06.2018 keşide tarihli 100.000 TL bedelli ve ... seri numaralı ... Bankası ... şubesine ait iki adet çekin verildiği, çeklerin verildiği tarihteki kura göre 42.527,86 USD değerinde oldukları, ancak davalının 08.06.2018 tarihli ve ... nolu fatura ile 17.500 USD karşılığı 79.605,75 TL bedelinde mal teslim ettiği, 25.000 USD karşılığı 118.000 TL değerindeki malın ise teslim edilmediği ileri sürülmüştür.Davalı ise çeklerin dava dışı ihbar olunan ... şirketinin borçları için verildiğini ve davacı ile anılan şirketin kötü niyetli şekilde alacak talebinde bulunduğunu savunmaktadır.Dava konusu olan Gaziosmanpaşa 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine teslim edilmeyen ürün bedeline ilişkin 118.000,00 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin 18.12.2018 tarihinde tebliği üzerine 08.03.2016 tarihinde borçlu vekilinin itirazı ile takibin durduğu, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.UYAP ortamında bulunan takip dosyası sureti ile dosyada fiziki olarak bulunan takip talebinin incelenmesinde; davacının Türk lirası cinsinden ve avans için verdiğini belirttiği 200.000 TL bedelli iki çek karşılığı, davalının 79.605,75 TL mal teslim ettiği, 25.000 USD karşılığı 118.000 TL değerindeki malın ise teslim edilmediği belirterek, 118.000 TL'nin avans faiziyle birlikte tahsili istenmiştir. İcra müdürünce gönderilen ödeme emrinde de 118.000 TL'nin avans faizi ile tahsilinin istendiği görülmektedir. Ödeme emrinde yabancı para cinsinden bir talep bulunmamaktadır. Esasında talep edilen faiz de 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesindeki avans esasına göre belirlenecek faiz olması da bu olguyu doğrulamaktadır. Nitekim takibin dayanağı olan ve avans olarak verildiği belirtilen çekler de Türk lirası üzerinden düzenlenmiştir. Ayrıca gerekçeli kararda mahkemenin yaptığı tespite göre da 118.000 TL'nin tahsilinin talep edildiği belirlenmiştir. İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava olup, takip talebinde istenmeyen bir alacağın veya talebin itirazın iptali davasında ileri sürülmesi mümkün değildir. Davacı da davasını 118.000 TL üzerinden harçlandırmış ve itirazın iptalini istemiştir. Dava dilekçesinin harca esas değer kısmında 118.000 TL'nin 25.000 USD'nin 4,723 USD karşılığı olduğunun belirtilmesi, kural olarak takip talebinden ayrılmayı gerektirir bir husus değildir.
Mahkemece talep edilen paranın yabancı para olduğu kabul edilerek karar verilmiştir. Ancak mahkemenin gerekçeli kararında ödeme emri ve takip talebi değerlendirilmemiş ve bu sonuca ne şekilde ulaşıldığı anlaşılamamıştır. Aksine mahkeme gerekçesinin üçüncü sayfasının ilk paragrafında da Türk lirası üzerinden takip başlatıldığı tespit edilmiştir. Bu yönü ile mahkeme kararı HMK'nın 297.maddesi anlamında bir gerekçe içermediğinden, hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder niteliktedir.HMK'nın 26. maddesine göre, hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Bu durumda, gerekirse HMK'nın 31.maddesine göre taraflardan açıklama da istenerek, takip talebi ve ödeme emrinin incelenerek davacının hangi cins para üzerinden talepte bulunarak harcını yatırdığı belirlenmeli, bundan sonra davalının dava dışı ihbar edilen şirkete ilişkin savunma ve delilleri incelenmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde bir inceleme yapılmaksızın, takip ve ödeme emrindeki talebin ve savunma sebeplerinin ne şekilde aşıldığına ilişkin bir gerekçe olmaksızın karar verilmesi hatalı olduğu, gibi ortada bu yönleriyle denetlenebilir bir gerekçeli karar bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının, diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,
2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Davalı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,
5-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 04.06.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.