Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1988 E. 2026/912 K. – Tazminat (Haksız

Konu: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1988
Karar No
2026/912
Karar Tarihi
Konu
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1988

KARAR NO: 2026/912

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/03/2021

NUMARASI: 2018/682 Esas - 2021/369 Karar

DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/05/2026

Taraflar arasındaki Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin yerli marka kontak lens üretimi yaptığını, müvekkilinin ise bu firmanın en büyük alıcısı konumunda olduğunu, davalı şirketin dürüstlük kurallarına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar kapsamında kampanyalar düzenlemesi nedeniyle eldeki davanın açıldığını, davalı şirketin internet sitesine erişim sağlandığında ekranın sol alt kısmında bağlantıya yönlendirici link bulunmakta olduğunu, linkin üzerinde "İndirim kuponu için kayıt olun hemen kontak lensinizin keyfini sürmeye başlayın" ibaresinin yer aldığını, bağlantıya tıklandığında "Şimdi size özel %50 indirimden yararlanın. İndirim kuponunuzu seçtiğiniz optik mağazasına göstermeniz yeterli" ibarelerinin ekrana geldiğini, işbu internet sitesinin haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, davalının internet sitesi üzerinden mevzuat hükümleri ve halk sağlığına aykırı olarak gerçekleştirdiği faaliyetlerin müşteriyi yanıltmak suretiyle haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, saldırgan satış yöntemleri ile müşterinin karar verme özgürlüğünün sınırlandığını, mevzuata uygun şekilde satış yöntemleri benimseyen müvekkilinin internet üzerinden yapılan satışlar nedeniyle önemli miktarda zarara uğradığını, davalı şirketin piyasada çok uluslu bir şirket olarak ticari hayatını sürdürmekte olması nedeniyle hakim konumda olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin kar kaybı dolayısıyla uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin kendi itibarını yükseltirken müvekkilinin ticari itibarını önemli ölçüde zedelediğini belirterek; davalının internet sitesi üzerinden kontak lens satışının haksız rekabet fiilini oluşturduğunun tespitine ve menine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren kanuni faiziyle, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, müvekkili şirketin www...com alan adının sahibi olduğunu, haksız rekabet yarattığı ileri sürülen promosyon kodu kampanyasının son geçerlilik tarihinin 31/12/2016 tarihi olduğunu, 01/01/2017 tarihi itibari ile sonlandırıldığını, anılan web sitesi ise 22/05/2018 tarihinde tamamen kapatıldığını, davacının halen promosyon kodu uygulamasına devam edildiği beyanlarının gerçek olmadığını, müvekkilinin kontakt lens üreticisi olduğunu ve tüketiciye doğrudan satış yapmadığını, müvekkilinin hiç bir zaman internet üzerinden ürün satışı veya pazarlaması yapmadığını, kampanyanın mevzuat hükümlerine uygun olarak yapıldığını, müvekkilinin anılan kampanya nedeniyle şikayet edildiğini, ... İlçe Sağlık Müdürlüğü'nce yapılan araştırmada sitede ürün satışının olmadığının ancak promosyon kodu verilmek suretiyle belirli optisyenlik müesseselerine yönlendirme yapıldığının tespit edilerek müvekkiline uyarı cezası verildiğini, anılan kararın İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nin 2017/993 E. 2017/2424 K. Sayılı kararıyla iptal edildiğini, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Davacı tarafından, davalının internet sitesi üzerinden uyguladığı promosyon kodu ile kontak lens satışı yapılmak suretiyle haksız rekabet eylemi gerçekleştirildiği iddia edilmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalının davacıya yahut iş veya işletmesine yönelik yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötüleyici açıklamalarının bulunmadığı, davalının gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunduğu iddialarının soyut iddialardan ibaret olduğu, davalının ürünleri tedarik fiyatının altında sattığına ilişkin herhangi bir delilin dosyada yer almadığı, davalının müşterileri psikolojik baskı altına alarak karar verme özgürlüklerini sınırlaması şekilde eyleminin mevcut olmadığı, davalının müşterileri kontak lenslerin kullanım amacı, zararı veya özelliğini gizleyerek yanılttığı iddiasının yerinde olmadığı, davalının dürüstlük kurallarına aykırı davranışlarının bulunmadığı, davalının siteye üye olanlara indirim kodu verdiği, herhangi bir edim üstlenmediği, davalının kodu alan kişilere doğrudan satış yapmadığı, verilen kodun geçerli olacağı işletmeleri listelemekle yetindiği, davalı tarafından verilen indirim kodları ile dava dışı işletmelerin lens satışı yaptığı, reçetesiz satışın söz konusu olması halinde iş bu işletmelerin sorumlu olabileceği, davalının promosyon kodu alan müşterileri herhangi bir hekime veya sağlık kuruluşuna yönlendirdiğinin tespit edilemediği, davalı şirketin eşit alıcılara farklı şartlar uyguladığı iddialarının soyut beyanlardan ibaret olduğu, davalı yanın haksız rekabet teşkil eden bir eylemine rastlanmadığı, davacı yanın iddialarını ispat edemediği kanaatine varılmıştır.Dosya kapsamından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda açıklandığı üzere Yasa ve Yargıtay İçtihatları gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup, yukarıda gerekçesi de yazılı olduğu üzere davanın reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;gerekçeli karar yalnızca 30.11.2020 tarihli bilirkişi ek raporu dikkate alınarak ve dosyada bulunan diğer bilgi ve belgeler gözetilmeksizin kurulduğunu ancak söz konusu ek bilirkişi raporu ve bu raporun dayanağını oluşturan kök bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığını, müvekkil şirketin elindeki davalı şirket ürünlerinin, kampanyanın uygulanmadığı 30.11.2016 tarihi öncesi pazar satış payları ve kâr yüzdeleriyle kampanyaların uygulandığı dönemdeki parametrelerin mukayese edilerek müvekkil şirketin uğramış olduğu zarar bakımından yoksun kalınan kârın tespit edilmesi maksadıyla dosyanın yeni bir mali müşavir ve hesap bilirkişisi unvanına haiz bilirkişiye tevdi edilmesi, kampanyaların başladığı 30.11.2016 tarihi öncesinde müvekkil şirkete davalı şirket tarafından satılan ürünlerin birim fiyatları ile kampanyaların başlaması ve uygulanması neticesinde davalı şirket tarafından optisyenlik müesseselerine satılan veya teklif edilen ürünlerin birim fiyatlarının karşılaştırılarak aradaki farktan ötürü davalı şirketten ürün alma davranışı gösteren evvelde müvekkil şirketin müşterisi konumundaki optisyenlik müesseselerinin sağladığı cironun tespit edilmesi ve müvekkil şirketin, davalı şirketin basiretli bir tacire ve TTK m.54/2'ye uymayan bu eylemleri neticesinde haksız rekabete uğradığının tespit edilmesi maksadıyla dosyanın haksız rekabet hukuku konusunda uzman yeni bir bilirkişiye tevdi edilmesi talep edildiğini, dosyanın ek rapora gönderilmiş olmasına rağmen 30.11.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda itirazları yönünden herhangi bir yönlendirme ve inceleme yapılmadığını, dosyanın eksik incelemeler ile karara çıkartıldığını, gerekçeli kararda "haksız rekabet teşkil eden herhangi bir fiile rastlanmadığı" yönündeki tespitin usul ve hukuka aykırı olduğunu, haksız rekabet gerçekleştiğini, davalının www...com sitesinde , kendi pazar payını artırma uğruna, ticari kazanım amacıyla hekim tarafından tavsiye edilmesi ve denenerek alınması gerekli bir tıbbi cihaz olan kontakt lensleri, alelade bir ticari ürünmüş gibi pazarladığını, 28886 Sayılı Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmelik'in 'Yasaklar' başlıklı 25. maddesinde bizatihi optik müesseselerine bile, hekimin yerine geçip kontak lens tavsiye etmesi ve göz muayenesi yapmasını hatta buna yarayan cihazları bulundurmasını yasaklamışken, internetten tüketiciye ulaşarak ve onlara sorular yönelterek kullanması gereken kontak lensi satın almaya zorlayan www...com tüketici sağlığı için tehlike oluşturduğunu, aynı zamanda eylemlerini normalleştirmek için aldatıcı reklam ve pazarlama yöntemleri kullanmaktan çekinmediğini, hukuka açıkça aykırı aldatıcı tanıtımlarını reklamlarla, görsellerle desteklediğini, 5193 Sayılı Kanuna bağlı Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 25. Maddesindeki hükme rağmen davalının kanunun reçetesiz satışı yasaklayan hükmünün arkasından dolaşıp, ardından siteye üye olan ve kendi tanıdığı optik müesseselerine tüketiciyi yönlendirmek maksadıyla indirim kuponu sunmasının ne mevzuat hükümlerine, ne ticari örf ve adete ne de dürüstlük kurallarına uygun olduğunu, saldırgan satış ve reklam yöntemleri kullanılarak zımnen hem sağlık kurumlarının hem optisyenlik müesseselerinin hem de piyasadaki diğer şirketlerin dürüst rekabet etme haklarını gasp eden şirketin faaliyetlerinin durdurulması ve haksız kazancın önlenmesi gerektiğini, Tıbbi Cihaz Satış Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'ne göre şikayet edilen şirket fiillerinin mevzuat hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, davacının dürüst rekabet ortamı sağlanması amacıyla faaliyetlerini sürdürürken piyasadaki hakim şirket konumundaki davalının saldırgan ticari tutumu ağır ekonomik kayba uğramasına yol açarak bilançolarına yansıdığını, davalı şirketin tüketicinin işini kolaylaştırır şekilde internetten satış yapmak suretiyle tüketiciler nezdinde ''daha iyi, tüketici dostu'' bir işletme olduğu yönünde izlenim uyandırdığını, Kanuna ve mevcut mevzuatlara uygun faaliyet gösterdiği halde davalı tarafından maddi ve manevi zarara uğrayan müvekkilin ticari itibari önemli ölçüde zedelendiğini beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve hukuka aykırı İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.03.2021 tarih ve 2018/682 Esas, 2021/369 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, davanın davanın kabulü ile TTK md55/a-1,2,6,7,8,9 55/f-1, 1/f 'de sayılan fiiller nedeniyle davalı şirketçe yürütülen internet üzerinden kontakt lens satışının , haksız rekabet fiili oluşturduğunun ve bu nedenle TTK. madde 56/1-b gereğince söz konusu faaliyetlerin haksız olduğunun tespitine, TTK md.56/1-b gereğince söz konusu faaliyetlerin haksız rekabet oluşturmasından bahisle men'ine, TTK md.56/1-d gereğince söz konusu haksız rekabet fiilini oluşturan satış yöntemleri nedeniyle müvekkil şirkette meydana gelen fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000.-TL'nin davanın açılış tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte maddi zararın davalı şirketten tazminine, TTK md 56/1-e gereğince gerekli şartlar oluştuğundan davalı şirketin haksız rekabet fiillerinden ve piyasada yarattığı izlenimle müvekkil şirketin ticari itibarını ve kişiliğini zedeleyen tutum, eylem ve işlemlerinden ötürü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla müvekkil şirket lehine 20.000 TL manevi tazminatın davanın açılış tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti ve meni, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Davacı tarafça,davalının internet sitesine erişim sağlandığında ekranın sol alt kısmında bağlantıya yönlendirici linkin üzerinde "İndirim kuponu için kayıt olun hemen kontak lensinizin keyfini sürmeye başlayın" ibaresinin yer aldığı, bağlantıya tıklandığında "Şimdi size özel %50 indirimden yararlanın. İndirim kuponunuzu seçtiğiniz optik mağazasına göstermeniz yeterli" ibarelerinin ekrana geldiği, bu internet sitesinin haksız rekabet hükümlerine ve Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, davalının internet sitesi üzerinden mevzuat hükümleri ve halk sağlığına aykırı olarak gerçekleştirdiği faaliyetlerinin, müşteriyi yanıltmak suretiyle haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğu, saldırgan satış yöntemleri ile müşterinin karar verme özgürlüğünün sınırlandığı iddia edilmiş; davalı tarafça, kontakt lens üreticisi olduğu ve tüketiciye doğrudan satış yapılmadığı, hiç bir zaman internet üzerinden ürün satışı veya pazarlaması yapılmadığı, kampanyanın mevzuat hükümlerine uygun olarak yapıldığı, anılan kampanya nedeniyle... İlçe Sağlık Müdürlüğü'nce yapılan araştırmada sitede ürün satışının olmadığının ancak promosyon kodu verilmek suretiyle belirli optisyenlik müesseselerine yönlendirme yapıldığının tespit edilerek verilen uyarı cezasının İdare Mahkemesi kararıyla iptal edildiği beyan edilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir.

TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.

TTK'nın 55(1)a-1 maddesinde "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek" eylemi, 55(1)a-2 maddesinde "Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek" eylemi, 55(1)a-6 maddesinde "Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak" eylemi, 55(1)a-7 maddesinde "Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak" eylemi, 55(1)a-1 8.maddesinde "Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak" eylemi, 55(1)a-9 maddesinde "Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak" eylemi haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.

TTK'nın 55(1)f-1 maddesinde "dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak, özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullanmak" eylemi haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.

Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun 14.10.2016 tarih ve ... sayılı "http://www...com/" internet adresi üzerinden lens satışı yapıldığı şikayeti üzerine İl Sağlık Müdürlüğü nezdinde yapılan araştırmada, anılan internet sitesi organizasyon sahibi olarak sitede ürün satışının olmadığı ancak promosyon kodu verilmek suretiyle belirli optisyenlik müesseselerine yönlendirme yapıldığının tespit edildiği ve bu faaliyetin Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda ilgili Yönetmeliğin 8/2.maddesinde belirtilen "Satış merkezi, kullanıcıları herhangi bir sağlık kurumuna, kuruluşuna veya tabibe yönlendiremez." hükmüne aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün 30.12.2016 tarih ve ...sayılı Makam Olur'una istinaden davalı şirketin uyarılmasına karar verildiği, yapılan itiraz üzerine Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun 09.05.2017 tarihli ve ...sayılı yazısında, piyasaya arz edilen tıbbi cihazların satış, reklam ve tanıtıma ilişkin usul ve esaslar 15.05.2014 tarihli ve 29001 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği ile belirlendiği, anılan hükümler doğrultusunda www ....com adlı internet sitesinde yapılan incelemede reklam faaliyetlerinin hastaya, kullanıcıya zarar verebilecek ve haksız rekabete yol açabilecek nitelikte olduğu, söz konusu internet sitesinde yapılan tespitlerin, Yönetmeliğin 16/3 ve 16/5.maddesi hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, idari yaptırım kararının... İlçe Kaymakamlığı tarafından tatbik edildiğinden bir işlem yapılamayacağı hususlarının belirtildiği, bunun üzerine davalı tarafça uyarı cezasının iptali istemiyle İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 2017/993 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, idare mahkemesince, "www...com adlı sitede kullanıcılara kolaylık sağlamak amacıyla kullanıcıların bulundukları adres veya bölgeye en yakın optikleri gösteren bir bölüme yer verilerek kullanıcıların arama motoruna girerek bulundukları yeri belirtmelerinin ardından en yakın optiklerin dökümünün yapıldığı, böylelikle kullanıcılara kolay ve hızlı şekilde en yakın optiklerine nerede olduğunu adresleri ile birlikte görme imkanı sağlandığı, arama motorunun ... tabanlı olup seçimin kullanıcıların inisiyatifine bırakıldığı, kayıtlı tüm alternatiflerin sitede kullanıcılara sunulduğu, Türkiye’de bulunan tüm optisyenlik müesseselerinin herhangi bir şart aranmadan siteye kayıt olabildiği, bu haliyle şirketin kullanıcıları herhangi bir sağlık kurumuna, kuruluşuna veya tabibe yönlendirdiğinden bahsetmenin mümkün olmadığı" gerekçesiyle uyarı cezasının iptaline karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BİM 8. İdare Dava Dairesinin 25.09.2018 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verilerek kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, davacının incelenen ticari defterlerinde 2013-2016 arası satış ve karlılığının sürekli yükseldiği, 2017 ve 2018 yılında ise kar miktarında düşüş olmakla birlikte satış miktarında düşüş olmadığı, bununla birlikte davacı yanın 2017-2018 yılında demirbaş ve yatırımlarının da arttığı, davalı tarafından www. ....com internet sitesi üzerinden satış ve reklam yöntemlerinin kullanması ile kar kaybından dolayı ciddi zarara uğradığı iddiasını destekler bir belge ya da bulgu tespit edilemediği belirtilmiştir.

22.6.2004 tarihli ve 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanuna dayanılarak hazırlanan 18.01.2014 yürürlük tarihli 28886 sayılı Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmelik hükümlerinin "Yasaklar ve istisnai hükümler" başlıklı 25.maddesinde "a)Müesseselerin, reçetesiz olarak numaralı gözlük camı satmaları, vermeleri veya tavsiye etmeleri ve otorefroktometre ve keratometre gibi bilgisayarlı aletler ile olanlar da dahil olmak üzere, her nevi göz ve görme muayene ve testleri yapmaları veya müesseselerinde bu işlere yarayan her türlü aletleri ve cihazları bulundurmaları, b) Optisyenlik müessesesinde, reçetesiz her türlü kontakt lens satılması ve her türlü kontakt lens uygulaması, lens uygulamasıyla ilgili alet bulundurması, g) Optisyenlik mesleğini icra edenlerin ve müesseselerin, kişileri, herhangi bir sağlık kurum veya kuruluşuna veyahut tabibe yönlendirmesi veya buralardan kendi müesseselerine hasta yönlendirmesi, bunlara aracılık etmesi, i) 24. maddeye aykırı tanıtım ve reklam yapılması"yasaklanmıştır. Anılan yönetmeliğin 24.maddesinde optisyenlik müesseselerinin gerçeğe aykırı reklâmı yapılamayacağı düzenlenmiştir.

Somut olayda davalının http://www...com/" internet adresi üzerinden kendisine ait internet sitesine üye olan kişilere promosyon kodu verdiği, dava dışı işletmelerde geçerli olan bu kodların, üye olanların %50 indirimden faydalanmasına yönelik olduğu açıktır. Anılan indirim kodlarının, üyelerin reçetesiz olarak kontakt lens almalarını sağlamaya yönelik olduğuna dair dosya kapsamında bir ispat bulunmadığı gözetildiğinde Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı bir durumun varlığından söz etmek mümkün değildir. Diğer yandan davalının, promosyon kodunu alan üyeleri herhangi bir hekime veya sağlık kuruluşuna yönlendirdiğine dair somut bir tespit bulunmadığı gibi yönlendirme yapıldığı şikayeti üzerine davalı hakkında verilen uyarı cezası da kesinleşen idare mahkemesi kararı ile davalının kullanıcıları herhangi bir sağlık kurumuna, kuruluşuna veya tabibe yönlendirdiğinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle iptal edilmiştir. Davalı şirket tarafından şirket web sitesinde ürün satışı olmadığı İl Sağlık Müdürlüğü nezdinde yapılan inceleme ile tespit edilmiş olup, davalının, Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin 16/3 ve 16/5.maddesinde belirtilen "Hastaya, kullanıcıya ve çevre sağlığına zarar verebilecek ve güvenliğini tehdit edebilecek şekilde herhangi bir reklam faaliyeti yapılamaz. Haksız rekabete yol açacak veya kullanıcının çıkarlarına zarar verecek nitelikte ya da cihazların gerçeğe aykırı, yanıltıcı, abartılmış ya da doğruluğu kanıtlanmamış bilgiler vermek suretiyle reklamı yapılamaz." hükümlerine aykırı davrandığı da ispatlanmamıştır. Bu durumda davacı tarafça, internet sitesindeki açıklamaların gerçek dışı veya yanıltıcı olduğu, davalının söz konu ürünleri tedarik fiyatının altında sattığı, davalının kendi veya rakiplerinin yetenekleri hakkında müşterileri yanılttığı, müşterileri bir psikolojik baskı altına alarak saldırgan bir satış tekniğe karar verme özgürlüklerini pervasızca sınırladığı, davalının ürün özelliklerini gizlediği, kullanım amacı, zararı veya özelliği açısından müşterileri yanılttığı, davalının genel işlem şartını kullanarak dürüstlük kuralına aykırı olarak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrıldığı hususlarına ilişkin somut bir delil sunulmamış olup, TBK'nın 55.(1)a-1,2,6,7, 8,9 maddesi ve TTK'nın 55(1)f-1 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturduğu iddia edilen eylemlerin varlığının ispatlanmadığı gözetildiğinde mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Haksız rekabetin varlığı halinde haksız rekabet sebebiyle maddi ve manevi zararın tazmini istenebilecek ise de Mahkemece verilen kararın gerekçesi dikkate alındığında, maddi zararın tespitine yönelik olarak yeniden bilirkişi incelemesi yapılmamış olması sonuca etkili görülmemiştir. Ayrıca HMK'nın 282. Maddesi uyarınca, bilirkişi raporu takdiri delil olup, mahkemece gerekçesi yazılmak suretiyle bilirkişi raporundaki tespitlere de yer verilerek hüküm tesisinde isabetsizlik görülmediğinden davacının yerinde olmayan bütün istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1988, K. 2026/912, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1988-e-2026-912-k-f138511eff52