Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1632 E. 2026/575 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1632
- Karar No
- 2026/575
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1632
KARAR NO: 2026/575
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 22/06/2022
NUMARASI: 2021/345 Esas - 2022/501 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/03/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı .... A.Ş 'nin, ... ... dağıtım merkezi olarak kullanıldığını, davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ... nolu makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında 29/03/2019-31/03/2020 tarihleri arasında oluşması muhtemel rizikoların için sigortalandığını, davalılardan ... A.Ş tarafından 10/07/2019 tarihinde üretilen diğer davalı .... A.Ş. tarafından ise 17/01/2020 tarih ve ... nolu fatura kapsamında satış ile montajı gerçekleştirilen soğuk hava odasında 15/05/2020 tarihinde oluşan arıza nedeniyle sigortalı iş yerinde zararın meydana geldiğini, davaya konu olayın akabinde sigortalı firma müdürünün tarafından düzenlenen tutanakta hasarın oluşumunun'' 15.05.2020 tarihinde .... ... Dağıtım Merkezi’nde donuk ürünlerin muhafaza edildiği donuk dolabı hızlıca ısı kaybına uğramıştır. Bir saat içinde olması gereken -18 derece olan sıcaklık -6 derecelere kadar düşmüştür. İvedi olarak servis çağrılmış olup dış üniteye azot gazı basılmıştır. Ancak bu müdahale yeterli olmamış ısı kaybı devam etmiştir. Servis ikinci kez aranmış ve arızanın devam ettiği bilgisi verilmiştir. Bu süreçte yapılan ölçümlerde ürün iç sıcaklıkları -7 dereceye kadar düşmüş ve ürünler satış vasfını yitirmiştir. İkinci servis kaydında kaçak tespit edilmiş ve dolap onarılmıştır. “ şeklinde açıklandığını, davalılardan .... A.Ş. yetkili servis personeli tarafından düzenlenen Bakım Raporu’nda da hasar; “ Donuk soğuk oda evaporatöründe kaçak tespit edilmiştir. Kaçak yapılarak arıza giderilmiştir. Çalışır durumda yetkiliye teslim edilmiştir. “ şeklinde açıklanarak doğrulandığını, davacı sigorta şirketinin dava konusu olay nedeniyle sigortalısına 22/10/2020 tarihinde poliçe limitleri dahilinde 25.155,70 TL sigorta tazminatı ödediğini, davacı ... A.Ş tarafından yapılmış olduğu ödemenin TTK md. 1472 gereğince sigortalısının haklarına halef olduğunu 25.155,70 TL alacak için zarar sorumlusu olan davalılara karı rücu hakkını elde ettiğini, üretim aşamasındaki ayıptan kaynaklanıyorsa...A.Ş.’nin ayıptan ve zarardan sorumlu olduğu, nakliye ve montaj anında meydana gelmişse ... A.Ş.’nin ayıptan ve zarardan sorumlu olduğu, davacının sigortalısına karşı her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, sigortalıya ödenen hasar tutarının davalılardan tahsili için başlatılan icra takibinin haksız itirazları ile durdurulduğu açıklanarak, İstanbul .... İcra Dairesinin ...E sayılı dosyasıyla, 25.155,70 TL zarar ile ödenme tarihi 22.10.2020 itibariyle ....042,24 TL işlenmiş avans faizin toplamı 26.197,94 TL tazminatın tahsili için 05.02.2021 tarihinde başlatılan icra takibine itirazın iptali ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı...A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle;
davalı davalı şirket ile dava dışı .... A.Ş. arasında herhangi bir satım sözleşmesinin olmadığını, makine üzerinde her ne kadar davalı şirketin logosu olsa da işbu makinenin bir çok el değiştirdiğini, son olarak da ... .... A.Ş. tarafından satıldığını, davalı şirketin sorumluluğu olmaması sebebiyle taraf sıfatının olmadığını, davacı... dava dilekçesinde de belirttiği üzere poliçenin süresinin 29.03.2019 - 31.03.2020 tarihleri arasında olduğunu, davaya konu arıza 15.05.2020 tarihinde oluşturulduğunu, dava dışı .... A.Ş. dava konusu makineyi davalı şirketten almadığını, davalı şirket söz konusu makineyi başka bir şirkete sattığını ve makine el değiştirerek son olarak .... A.Ş.'ye satıldığını, söz konusu makine cihazı evlerdeki buzdolapları gibi fişe takılarak çalıştırılan cihazlar olmadığını, bu cihazlar evlere takılan klima cihazları gibi olduğunu, bu cihazlarda bir iç ünite bir de dış ünite olduğunu, bu cihazların, sökülmesi, taşınması ve kurulumu yetkili personel- servis tarafından yapılması gerekmekte olduğunu, birden fazla el değiştirmiş/satılmış olan makinenin taşınması ve ya kurulumunun aşamasında hata yapılmış olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, bu cihazların takılması, sökülmesi kurulumu gibi işlemlerin yetki servis olan davalı şirket tarafından yapılması gerekmekte olduğunu, fakat bu işlemleri davalı şirketin yapmadığını, davalı şirketin bundan sorumlu olduğunu söylemek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bunun kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu arızadan dolayı davalı şirket servisine başvuru dahi yapılmadığını, makinenin kurulumu taşınması işlemlerinde zarar görüp görmediği bilinmediğini, yetkili servis olarak çağrılan diğer davalı şirketin arıza tespitini dahi yapmadan sadece azot gazı basmak ile yetinmeleri ve sonrasında arızanın devam etmesi diğer davalı şirketin sorumluluğunda olduğunu bu nedenle davalı şirket bakımından hiçbir sorumluluğunun olmadığını, arıza ile ilgili olarak yetkili servislerine bildirimde bulunulmadığını, cihaza müdahalede bulunularak bahse konu olan arızanın giderildiği iddia edildiğini, davalı şirketin taşıma işleminde, satış işleminde, kurulum ve onarım süreçlerinin hiç birinde dahi olmadığını bu nedenle davalının bundan sorumlu olmasını beklemek hakka ve hukuka aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu iddianın, (imalat hatasına ilişkin iddianın) geçerli olabilmesi için cihazın yetkili ve bağımsız bir laboratuvarda test edilip, test sonuçları ile imalat hatasının belirlenmesinin gerekmekte olduğunu, davacının % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesinin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin montaj bakım-onarım işlerinde özensiz davrandığına ilişkin iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, davacının davaya konu hasara sebebiyet veren soğuk hava deposunun sigortalısına satışını gerçekleştirildiği ve montajı ile bakım ve onarım servis hizmetini verdiğini, davalı şirketin söz konusu hasardan sözleşmesel sorumluluğu bulunduğunu iddia ettiğini, davacının tüm iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, kabul etmediklerini, davacı sigorta şirketinin sigortalısı firmanın arıza bildiriminde bulunduğunu hemen davalı şirket personeli tarafından dış ünite motor grubundan bağlantı rakoru kaynaklı bir kaçak tespit edildiğini kaçağın giderilerek sistemin gazı tamamlandığını ve sistemin çalışır vaziyette teslim edildiğini, davacının her ne kadar delil listesinde ekspertiz raporunu belirttiğini ancak dava dilekçesinin ekinde davacının gösterdiği delillerin davalı şirkete tebliğ edilmediğini, söz konusu ekspertiz raporu ile cihazdaki delinmenin sebebinin tam olarak belirlenmediğini tespit edildiğini, ekspertiz raporunda hasarın sebebinin tam olarak belinlenmemiş olduğunu, varsayımlara dayalı olarak raporun hazırlandığını, meydana gelen hasarın davalı şirket sigortalısının ürünü kullanımından kaynamakta olduğunu bu durum için bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiğini, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödemesinin lütuf ödemesi olduğunu, bu nedenle tarafımızca rücu edilebilmesi söz konusu olmayacağını, hasarın montaj hatasından kaynaklı olabileceğine ilişkin davacı iddialarının asılsız olduğunu, soğuk oda içerisinde yer alan ürünlerin ürün vasfını yitirdiğini ve zararın arttığı şeklindeki davacı iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, davacı sigorta şirketinin icra inkar tazminatı taleplerinin reddinin gerekmekte olduğunu, davacı sigorta şirketinin huzurdaki davaya konu icra takibinin haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığını, davacı sigorta şirketi aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, davacı sigortacının sigortalısının kullanımından kaynaklanan hasar bedelini ve teminat kapsamının dışında kalmasına rağmen ödendiğini, davacının söz konusu lütuf ödemesi sonrasında hasar bedelinin haksız ve kötü niyetli şekilde rücu etme amacıyla huzurdaki davaya konu icra takibine gidildiğini, haksız davanın reddini ve vekalet ücretinin yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacının sigortalısı dava dışı... A.ş'nin ... ... dağıtım merkezindeki soğuk hava deposunun davalı ... A.ş. Tarafından davalı ... A.ş.'nin ürettiği buharlaştırıcıların kullanılarak yapıldığı, üretim tarihinin 10/07/2019 olduğu, davalı ... A.Ş. Tarafından 17/01/2020 tarihinde montajının tamamlanarak fatura edildiği, 15/05/2020 tarihinde -18 C olan soğuk hava deposu sıcaklığının yükselmeye başladığının tespit edilmesi üzerine, davalı ... Aş. Den acil servis hizmeti alındığı, ... Teknik Elemanları tarafından önce sisteme azot basılarak sorunun çözülmeye çalışıldığı, ancak sıcaklığın yükselmeye devam ettiği, sıcaklığın -6 c kadar yükseldiği, bu nedenle soğuk hava deposundaki gıda maddelerin bozulduğu, sigortalının 25.155,70 TL zararın 22.10,2020 tarihinde ödendiği, iş bu dava alacağa ilişkin icra takibi başlatıldığı, davalıların süresi içerisinde borca itiraz ettikleri, dava süresi içerisinde açılmıştır. Uyuşmazlık konusu davacının bu alacağı davalılara rücu edip edemeyeceği edecek ise kime ne oranda rücu edeceği hususunda toplanmıştır. Dosya bilirkişiye verilmiştir. Alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, soğuşta sistemindeki kaçağa neden olan çatlak veya arıza üretim aşamasında da nakliye, montaj aşamasında da meydana gelebileceği, kullanım nedeniyle meydana gelmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle arızanın iyileştirilme sorumluluğunun davalıların sorumluluğunda olduğu, bu nedenle iyileştirme soğutma sistemi arıza iyileştirme bedeli olan 155,70 ve 5,56 TL işlemiş avans faizinden her iki davalının sorumlu olduğu, Davalı .... A.ş. Servis elemanlarının ilk geldiklerinde sadece sisteme eksilen gazı basarak ayrıldıkları, ayrılmadan önce sadece 20-30 dk içerisinde zaman ayırarak kaçak testi yapmaları halinde sistemde kaçak olduğunu tespit edebilecekleri bu nedenle verilen servis hizmetinin yetersiz ve ayıplı olduğu, iyileştirilmesi geciktiğinden soğuk odadaki ürünlerin bozulduğu, bu nedenle bu zarar kaleminden sadece davalı ... ... .... A.ş.'nin sorumlu olduğu, 25.000,00 TL bozulan ürün bedeli ile 892,47 TL işlemiş faizden sadece bu davalının sorumlu olduğu, Bu nedenle davanın kısmen kabülune, ..." karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, davalılardan .... A.ş.'nin yalnızca arıza iyileştirme bedeli olan 155,70.-TL'den sorumlu olacağı yönünde tesis olunan karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda, davalılardan .... A.Ş.'nin davaya konu zararın tamamından sorumlu olduğu yönünde yapılan tespitlere karşın diğer davalı .... A.Ş.'nin yalnızca arıza iyileştirme bedeli olan 155,70.-TL'den sorumlu olacağı şeklinde yapılan tespit ve değerlendirmelere karşı yapmış olduğumuz itirazlara yerel mahkemece itibar edilmediğini, davalı .... A.Ş. yönünden eksik ve usul ile yasaya aykırı şekilde kurulan hükmün düzeltilmesi gerektiğini, davalının imal ettiği soğuk hava odası, piyasa sürüldükten yalnızca 10 ay gibi kısa bir süre süre sonra arızalandığını ve dava konusu zarar meydana gelmiş olduğunu ve söz konusu soğuk hava deposunun gizli ayıplı olduğu sabit olduğundan davalı imalatçı .... A.Ş.’nin zarardan dolayı sorumluluğunun tam olduğunu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmeler esas alınarak, davalılardan .... A.Ş.'nin davaya konu zararın tamamından sorumlu olduğu yönünde karar verilmiş olmasına karşın, diğer davalı ve imalatçı .... A.Ş.'nin yalnızca arıza iyileştirme bedeli olan 155,70.-TL'Den sorumlu tutulabileceği yönündeki eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı hükmün mahkemece düzeltilmesini, beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı ....A.Ş. Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle; davalı şirket ile dava dışı .... A.Ş. arasında herhangi bir satım sözleşmesi olmadığını, söz konusu makine üzerinde her ne kadar davalı şirketin logosu olsa da işbu makine bir çok kez el değiştirmiş olup son olarak da ... .... A.Ş tarafından satıldığını, davalı şirketin sorumluluğu olmaması sebebiyle taraf sıfatı da olmadığını, bilirkişi dava konusu olayda davacı şirketin sigortalısına ödeme yapmasına mesnet teşkil eden ... A.Ş.' nin makine kırılması sigorta poliçesi ile... Şirketi'nin ...'de bulunan işletmelerinin 29.03.2019-31.03.2020 tarihleri arasında sigorta teminatı altında olduğunu ancak dava konusu rizikonun gerçekleştiği "İstanbul, ..., Sit, ... Blok No:..." adresinin koruma altında olmadığını, poliçe süresi bittikten sonra poliçede koruma altında dahi olmayan bir yer için ödeme yapan davacı sigorta şirketinin rücu hakkı olamayacağını, davacı ...'nın dava dilekçesinde de belirttiği üzere poliçenin süresi 29.03.2019 - 31.03.2020 tarihleri arasında olduğu fakat davaya konu arıza 15.05.2020 tarihinde oluştuğunu, dava dışı .... A.Ş dava konusu makineyi davalı şirketten almadığını, davalı şirket söz konusu makineyi başka bir şirkete sattığını ve makine el değiştirerek son olarak .... A.Ş'YE satıldığını, birden fazla kez el değiştirmiş / satılmış olan makinenin taşınması veya kurulumu aşamasında hata yapılmış olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, bu cihazların takılması, sökülmesi ve kurulumu gibi işlemlerin yetkili servis olan davalı şirket tarafından yapılması gerektiğini fakat bu işlemleri davalı şirket yapmamışken davalı şirketin bundan sorumlu olduğunu söylemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yetkili servis olarak çağrılan diğer davalı şirket personelleri ilk olarak azot gazı basmak ile yetindiğini ve arızanın devam etmesi üzerine tekrar diğer davalı şirket servisi çağrıldığını fakat bu sefer de hava odasına ait evaporatörde kaçak olduğu tespit edildiğini ve oda içerisindeki ürünler ürünlerin vasfını yitirdiğini, davalı .... A.Ş.nin ödemesi gereken 155,70 TL asıl alacak yönünden ve 5.56.TL ise faiz yönünden kabul ettiğini, davalı hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile 26.197,94 TL lık takip açılmışken ve sayın mahkeme davalı şirket sorumluluğunun 161,26 TL olduğunu kabul etmişken, davalı hakkında kalan kısım için davanın reddine karar verilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme masraflarının tümünün ve davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin tümünün davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesi yönündeki kararı hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, mahkeme davalı şirketi, açılan takip üzerinde asıl alacak yönünden 155,70 TL ,faiz olarak td 5,56 TL ile sorumlu tutarken davanın davalı lehine 26.036,68 TL yönünden davanın reddine karar verilerek bu rakam üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı şirket lehine ret kararı ve kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilecek vekalet ücreti de davalı lehine ret edilen 26.036,68 TL üzerinden olması gerektiğini, beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle; ilk derece mahkemesi “Hukuk Muhakemeleri Kanunu”nun temel ilkelerinden biri olan “hukuki dinlenilme hakkını” ihlal ederek hüküm kurduğunu, ilk derece mahkemenin kararı yasa hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin hükmünde deliller tartışılmadığını, sabit görülen vakıalar ve bundan çıkarılan sonuçlar belirtilmediğini ve bir kısım savunma hakkında değerlendirme dahi yapılmadan hüküm kuruduğunu, ilk derece mahkemesinin kararının yasal düzenlemelere aykırı olamayacağı hususu emsal yargıtay içtihatları ile sabit olduğunu, dosya kapsamında tanzim olunan bilirkişi raporu denetime elverişsiz olup bilirkişinin tespit ve değerlendirmeleri tamamen varsayımlara dayalı olup hiçbir bilimsel ve maddi dayanağı olmadığını, bilimsel verilere dayalı teknik bilgi ve maddi delillere dayalı bir şekilde inceleme yapması gerekirken sayın bilirkişinin, "katılmıyorum" gibi şahsi ve sübjektif yorumlarla maddi vakıayı değerlendirmesinin bilirkişilik makamının ihdas amacına aykırı olup söz konusu denetime elverişsiz ve sübjektif yoruma dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması hukuki dinlenilme hakkını ve ispat hakkını hiçe saydığını, ihtilaf bakımından mahallinde, arıza tespiti yapılan cihazları ile ilgili donuk odada fiilen inceleme yapılarak neticeye gidilmesi zorunlu olup yerinde inceleme yapılmadan somut gerçeğe ulaşılmasının imkansız olduğunu, buna rağmen ilk derece mahkemesince keşfen inceleme yaptırılmaksızın tanzim olunan denetime elverişsiz bilirkişi raporunun hükme alınması vahim bir hata olup ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını gerektiğini, ilk derece mahkemesinin kararında başlığında “gerekçeli” kelimesi olmasına rağmen içerik olarak bir gerekçe olmadığını, tüm ara kararlardan ve gerekçeli karardan, ilk derece mahkemesinin bu savunmaları inceleyip incelemediğini, değerlendirip değerlendirmediğini ve bir şekilde kabul etmemiş ise neden kabul etmediğinin belli olmadığını, ilk derece mahkemesi, gerekçeli kararında savunmalara yer vermemekten başka savunmalarımızı kabul etmeme gerekçesini de belirtmediğini, dosya kapsamında tanzim olunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporundaki bu tespit ve değerlendirmeler denetime elveriş olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan bu tespit ve değerlendirmelerin hiçbiri bilimsel ve maddi dayanağı olmadığını, söz konusu varsayımsal değerlendirmeler ile tanzim olunan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının da son derece hatalı olduğunu, her iki servis talebinde de bilirkişinin üretim hatası olarak nitelediği hal, tam olarak gerçekleşmiş vaziyette olmasına karşın, bilirkişi tarafından sistemin iyileştirme bedelinden her iki davalının müştereken sorumlu olduğuna ilişkin tespitte bulunulması ve mahkemece bu hatalı tespitler doğrultusunda hüküm kurulması hükmün ortadan kaldırılmasını gerektirdiğini, huzurdaki uyuşmazlığın salt dosya üzerinden yapılacak inceleme ile doğru analiz edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle mahallinde, arıza tespiti yapılan cihazlar ile ilgili donuk odada fiilen inceleme yapılarak neticeye gidilmesinin gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından savunma haklarının hiçe sayıldığını, keşif deliline dayanmış olunmasına rağmen hiçbir şekilde bu talebin kabul görmeyerek dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan denetime elverişsiz bilirkişi raporu ile hüküm kurduğunu, hükme esas alınan bilirkişinin bu şahsi ve sübjektif değerlendirmelerinin aksi servis kayıtlarıyla da sabit olduğunu, bilirkişinin bilimsel verilerden uzak ve sübjektif kanaatlerine dayalı tespit ve değerlendirmelerinin aksine davalı şirket tarafından her iki servis sürecinde de ayrı ayrı kaçak tespiti yapıldığını ve her ikisinde de sistemin çalışır vaziyette sorunsuz ve kaçaksız bir şekilde teslim edildiğini, bilirkişinin tek bir arızanın meydana geldiği yönündeki varsayımı hatalı olup hiçbir maddi dayanak ile desteklenmeyen bu tespit ve değerlendirmelerin hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, donuk oda içindeki ürünler 5-6 saatte kesinlikle bozulamayacağını ve böyle bir durumun fiziksel ve bilimsel olarak olarak mümkün olmadığını, sigortalı, arıza bahanesi ile donuk odanın kapısını açık bırakmış ve odanın yüksek ısıya maruz kalmasına sebep olmuşsa bundan dolayı da davalı sorumlu olmayacağını, üretim hatası veya kullanıcı hatası hiçbir şekilde araştırılmadan, salt varsayıma dayalı, denetime elverişli olmaktan son derece uzak şekilde tanzim olunan bilirkişi raporu dikkate alınarak soğuk odadaki ürünlerin bozulması kaynaklı zarar kaleminden davalının sorumlu tutulması son derece hatalı olup bu kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporu ile bozulan ürünlerin değeri, yalnızca davacı sigorta şirketi tarafından hazırlatılan ekspertiz raporu uyarınca belirlendiğini ama bozulan ürünlerin değerine ilişkin hiçbir araştırma yapılmadan ürün bedellerinin ne kadar olduğunu, piyasa rayicinin ne olduğu ortaya konulmaksızın, denetime elverişli olmaktan son derece uzak bir şekilde rapor tanzim ettiğini, riziko adresinin sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının ispatı noktasında hiçbir tespit içermeyen ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılması gerektiğini, davacı sigorta şirketinin teminat dışı kalan rizikoya ilişkin yaptığı ödemeyi davalı şirkete rücu hakkı bulunmayacağından huzurdaki davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satılanın ayıplı olduğu iddiasıyla sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalılardan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.
İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalı .... A.Ş. tarafından üretilen, diğer davalı.... A.Ş. tarafından davacıya satılan ve servis hizmeti verilen soğuk hava odasında meydana gelen arızanın, ürünün imalatından mı, kullanımından mı kaynaklandığı, ayıplı olup olmadığı, zararın ne kadar olduğu ve zarardan davalıların sorumlu olup olmadıkları, sorumlularsa ne kadarından sorumlu oldukları, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı noktalarındadır.
Davacı alacaklı tarafından davalılar hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası ile "Sigortalı iş yerince borçluların üretimi ve montajından sorumlu oldukları donuk soğuk odanın evaporatöründe oluşan kaçak sonucu meydana gelen ısı değişimi nedeniyle vuku bulan hasar için ödenen sigorta tazminatının borçlulardan müştereken ve müteselsilen tazmini talebidir. 25.155,70 TL " nedeniyle 25.155,70 TL asıl alacak, ....042,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.197,94 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatılmış, davalıların itirazı üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Davalı .... A.Ş. İstinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 341/2. Maddesine göre, miktar ve değeri 2022 yılı için 8.000,00 Türk Lirasını geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ayrıca anılan maddenin dördüncü fıkrasında da alacağın tamamının dava edildiği durumlarda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü istinaf sınırının altında kalan tarafın istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Mahkemece, davalı .... A.Ş. yönünden kabul edilen miktar 161,26 TL'dir. Bu haliyle, davalı .... A.Ş. tarafça istinafa konu edilen kısım miktar itibariyle kesindir. Bu karara karşı HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından davalının istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı .... A.Ş lehine 31.03.2020-31.03.2021 tarihleri arasında geçerli, ... nolu Paket Poliçe ile, tüm bina, bina uzantıları, muhteviyat (makine, tesisat, demirbaş, sistemler, müştemilatlar Elektronik cihaz, emniyeti suistimal, işveren sorumluluk, makine kırılması ve özel şartlarda belirtilen kıymetler
sigortalanmıştır.
Davalılardan ... A.Ş tarafından tarafından üretilen diğer davalı .... A.Ş tarafından ise 17/01/2020 tarih ve ... nolu fatura ile dava dışı sigortalıya satılarak montajı gerçekleştirilen soğuk hava odasında, 15/05/2020 tarihinde arıza oluşmuş, arızaya ilişkin tutulan 15.05.2020 tarihli tutanakta, ... ... Dağıtım Merkezi’nde donuk ürünlerin muhafaza edildiği donuk dolabının hızlıca ısı kaybına uğradığı, bir saat içinde olması gereken -18 derece olan sıcaklığın -6 derecelere kadar düştüğü, ivedi olarak servis çağrıldığı, servisin dış üniteye azot gazı bastığı ancak bu müdahalenin yeterli olmadığı, ısı kaybının devam ettiği, servisin ikinci kez aranarak ve arızanın devam ettiği bilgisi verildiği, bu süreçte yapılan ölçümlerde ürün iç sıcaklıkları -7 dereceye kadar düştüğü ve ürünlerin satış vasfını yitirdiği, ikinci servis kaydında kaçak tespit edilerek dolabın onarıldığı belirtilmiştir.
Davalı .... A.Ş. yetkili servis personeli tarafından düzenlenen Bakım Raporu’nda, donuk soğuk oda evaporatöründe kaçak tespit edildiği, kaçak yapılarak arızanın giderildiği, çalışır durumda yetkiliye teslim edildiği belirtilmiştir.
Hasar ekspertiz raporuna göre, cihazın 10.07.2019 tarihinde üretildiği, 10 ay içerisinde bu problemin meydana gelmesinin, malzeme kusuru olabileceği gibi bir diğer sebebin ise montaj hatası olabileceği, bu nedenle üretici ve montaj yapan davalı firmalara rücu edilebileceği, 43.120,00 TL hasarın, 2.500,00 TL muafiyetiyle, 25.000,00 TL hasar teminat limitine göre, makine kırılmasında ....198,19 TL zararın ....037,49 TL muafiyetine göre 155, 70 TL olmak üzere toplam 25.155,70 TL olduğu tespit edilmiş, davacı tarafından dava dışı sigortalısına 16.12.2020 tarihinde 25.155,70 TL ödeme yapılarak, 24.08.2020 tarihli Hasar Tazminat Makbuzu ve İbraname alınmıştır. Davacı sigortacı, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olmuştur. Her ne kadar davalılar hasarın poliçe süresinde gerçekleşmediği ve hasarın meydana geldiği yerin poliçede belirtilen riziko riziko adresi olmadığı savunmasında bulunmuşlarsa da, hasar tarihi olan 15/05/2020 tarihinin poliçe süresinde olduğu ve poliçeye eklenen riziko adreslerinde hasarın gerçekleştiği adresin belirtilmiş olması karşısında davalıların bu hususlara ilişkin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaat edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).
Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/...-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/.... maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalıların aralarında yetkili satıcı veya servis ilişkisi olduğu yönünde bir belge veya beyan olmadığı, davacının sigortalısı... şirketinin ...işletmesinde, soğutucu gazın gevşek bir bağlantıdan mı, delikten mi, çatlaktan mı kaçtığının belirsiz
olduğu, söz konusu gevşemenin, deliğin veya çatlağın üretim, nakliye, montaj, hangi aşamada oluştuğunun belirsiz olduğu, arızanın / ayıbın nasıl iyileştirildiğinin belirsiz olduğu, davalı .... A.Ş. tarafından düzenlenen servis formunda yeterli bilgi olmadığı ancak söz konusu arızaların kullanım nedeniyle meydana gelmesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak sistemin iyileştirme bedelinden her iki davalının müştereken sorumlu oldukları, davalı .... A.Ş. servis
elamanları tarafından verilen servis hizmetinin yetersiz ve ayıplı olması nedeniyle soğutma sistemindeki ayıbın bulunması ve iyileştirilmesi geciktiğinden soğuk odadaki ürünlerin bozulduğu anlaşılmakta olup bozulan ürün maliyetinden davalı .... A.Ş.’nin sorumlu olduğu, soğutma sistemi iyileştirme bedelinin 155,70 TL, bozulan emtia bedelinin 25.000,00 TL, toplam zararın 155,70 + 25.000,00 = 25.155,70 TL olduğu ve davacı ... A.Ş. tarafından 22.10.2020 tarihinde sigortalısına ödendiği, İstanbul .... İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyasıyla, toplam zararın ödenme tarihi 22.10.2020 itibariyle işlenmiş avans faizi ile tahsili için 05.02.2021 tarihinde icra takibi yapıldığı; bu durumda davacının sigortalısına ödeme tarihi 22.10.2020 ile takip tarihi 05.02.2021 arasındaki süreye göre, 155,70 TL soğutma sistemi arıza iyileştirme bedeli ile 5,56 TL işlenmiş avans faizi toplamının 161,26 TL olduğu ve her ki davalıdan müştereken takip tarihi 05.02.2021 itibariyle talep edilebileceği;
25.000,00 TL bozulan ürün bedeli ile 892,47 TL işlenmiş avans faizi toplamının 25.892,47 TL olduğu ve davalı .... A.Ş.’den takip tarihi 05.02.2021 itibariyle
talep edilebileceği tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu denetime elverişli olup Mahkemece hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Somut olayda, davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı .... A.Ş lehine 31.03.2020-31.03.2021 tarihleri arasında geçerli, ... nolu Paket Poliçe ile sigortalandığı, dava dışı sigortalının davalı ... A.Ş tarafından 10.07.2019 tarihinde üretilen diğer davalı .... A.Ş. tarafından ise 17/01/2020 tarih ve ... nolu fatura ile dava dışı sigortalıya satılarak montajı gerçekleştirilen soğuk hava odasında, 15/05/2020 tarihinde meydana gelen arıza sonucunda, davalı .... A.Ş.'nin servisinin çağrıldığı, servisin dış üniteye azot gazı bastığı ancak ısı kaybının devam etmesi üzerine servisin ikinci kez çağrıldığı ve servis tarafından evaporatöründe kaçak olduğu tespit edilerek tamir edilmişse de, bu süreçte ısının artmasına bağlı olarak soğuk odada bulunan ürünler bozulmuştur. Davalı .... A.Ş., makinenin servis elemanları ilk geldiklerinde gerekli kontrolleri yeterli yapmadıklarından, ısının artması devam etmiş ikinci kez geldiklerinde kaçağı bularak tamir etmişlerse de gecikmeden dolayı soğuk odadaki ürünlerin bozulmasına sebebiyet verdiklerinden, davalıların aralarında yetkili satıcı veya servis ilişkisi olduğunun dosya kapsamından ispatlanamamasına gçre, davacının bozulan ürünlerine ilişkin zarardan, yetersiz ve ayıplı servis hizmeti vermesinden dolayı davalı .... A.Ş. sorumludur.
Servis formlarında hasarın neden kaynaklandığı ve nasıl tamir edildiği belirtilmemişse de, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, soğutma sistemindeki kaçağa neden olan çatlak veya arızanın üretim aşamasında, nakliye veya montaj aşamasında da meydana gelebileceğinin ancak kullanım nedeniyle meydana gelmesinin mümkün olmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle davalı üretici ve satıcının arızanın giderilme bedelinden sorumlu olduğu görülmüştür.
Ekspertiz raporuna göre bozulan ürün bedeli 43.120,00 TL olup, % 10 4.312,00 TL muafiyet uygulandığında 38.808,00 TL hasar bedeline göre, poliçede her bir olayda emtia teminat limitinin 25.000,00 TL olması, soğuk odanın iyileştirme gideri olarak servise ödenen toplam ....193,19 TL'den muafiyet tutarı ....37,19 TL'nin mahsubundan sonra 155,70 TL iyileştirme bedeline hükmedilerek Mahkemece davanın kısmen kabulünde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
İİK'nın 67/2. Maddesinde itirazın iptali davasında, (...) takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir.
Hukuk Genel Kurulunun 23.03.1974 tarihli ve 1971/8-143 E., 1974/262 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere dava açan kişinin kötüniyetli olması, yani hiçbir hakkı olmadığını bilmesi ya da durumu icabı bilmesi gerektiği hâlde sırf aleyhine dava açtığı kişiyi ızrar kastı taşıması gerekmektedir. Kendisini haklı bilerek dava açan kişinin davasının reddedilmesi hâlinde maddenin uygulanması düşünülemez(Yargıtay HGK'nın 08.04.2021 tarih ve 2017/...-1228 E. - 2021/443 K. sayılı kararı). Eldeki davada her ne kadar takibin kısmen iptaline karar verilmiş ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu haliyle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmadığından davalı .... A.Ş.vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
...-Davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 346/.... Maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Davacı ve davalı.... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(...)b-... maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
3-Davalı .... A.Ş.'den istinaf yoluna başvuru sırasında alınan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde bu davalıya iadesine,
4-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 220,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 511,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davalı.... A.Ş. tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 350,50 TL harcın, alınması gerekli olan ....718,39 TL harçtan mahsubu ile bakiye ....367,89 TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(...)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
26/03/2026