İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1007 E. 2024/362 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/1007
Karar No
2024/362
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/1007 Esas KARAR NO : 2024/362 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/11/2015 KARAR TARİHİ : 01/04/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 17.09.2013 tarihli yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile müvekkili şirketin inşa ettirmekte olduğu ... ilçesi .... mahallesi .... caddesinde bulunan .... Tesisinin bütün dış cephe kaplama işlerinin; strüktüel silikon giydirme cam cephe, alüminyum doğrama, kompozit levha kaplama uygulamalarının yapımı işlerinin davalı şirkete verildiğini, sözleşmenin 7.maddesine göre işin süresinin sözleşmenin imza edildiği tarihten itibaren yürürlüğe girdiği ve işin başladığı ve işin bitirilme süresinin 4 ay (120 gün) olduğunu, sözleşmenin bitim süresinin 4 ay olduğu halde halen işin bütünüyle teslim edilmediğini, davalı yüklenicinin ayıplı imalatının Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi .... D. İş sayılı dosyası ile Gemlik ..... Asliye Hukuk Mahkemesi .... Talimat sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, raporda yapılan işin kusur ve eksiklerinin olduğu, bir takım uygulamaların üretici standartlarına uygun olmadığı, bir takım uygulamaların da imalat noksanlığından kaynaklandığının görüldüğünü, raporun müvekkili şirkete ve davalıya 05.08.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, yükleniciye raporun tebliğ edilmesiyle de ayıp ihbarında bulunulduğunu, davalı yüklenici yetkililerinin ayıplı imalat konusunda malzemeyi ........ Alüminyum'dan satın aldıklarını, hatalı ayıplı ise onların sorumlu olacağını müvekkiline şifahi olarak bildirdiğini, malzemeyi davalı yüklenici sağladığı için bütün ayıplardan da satıcı gibi kendisinin sorumlu olduğunu, sözleşme bedelinin 4.maddede belirtilmiş olup 550.000,00 USD + KDV olduğunu, sözleşme bedelinin yükleniciye ödendiği halde müvekkili şirketin vermiş olduğu bazı çeklerin müvekkiline iade edilmediğini ve davalının Bakırköy .....Icra Dairesi ..... E. sayılı dosya ile aslında müvekkilinin ödemiş olduğu çek ile kambiyo takibi başlatıldığını, davalının başlattığı icra takibine karşı müvekkili şirketin Bakırköy ..... Icra Hukuk Mahkemesi ...... E. sayılı dosya ile ödeme sebebiyle takibin iptalini talep etmiş ise de icra Mahkemesi'nin bunun yargılamayı gerektirecek bir husus olmasından bahisle talebi reddettiğini, müvekkili şirketin istenilen miktarlardaki parayı davalı şirkete ödediğini, tesisin termal tesis olduğunu, haftalık devreler halinde müşterilere satıldığını ve 1/52 hisseli kat irtifakı tapularının da müşterilere verildiğini, bütün üyelerin gecikmeden dolayı yerlerini zamanında kullanamadıklarını, müvekkili şirketin hem maddi hem de manevi zarara uğradığını, müvekkili şirketin davalı yükleniciye Bakırköy ..... Noterliğinden 14.07.20 14 tarih ve ..... yevmiye ihtarı ile işin geciktirildiği sözleşmenin 11.maddesine göre işin geciktirildiği her takvim günü için 3.000,00 TL gecikme cezası uygulanacağının ve o tarihe kadar hesaplanan gecikme ve diğer oluşan maddi zararın ödenmesini ihtar ettiğini, davalı yüklenicinin sürekli ekstra ücretler istemesi sebebiyle müvekkilinin Bakırköy ..... Noterliğinden 25.12.2014 tarih ve ...... yevmiye nolu ihtar ile geçici kabul/kesin kabul tutanaklarının düzenlenmesi için yükleniciyi davet ettiğini, yüklenicinin hem zamanında işi teslim etmediğini hem de ayıplı ifada bulunduğunu, kötü niyetle fatura ettiği bedelin sözleşme bedelini aştığını, müvekkili şirketin davalıya 1.713.732,00 TL ödeme yaptığını, davalıya yapılan ödemenin dolar olarak ise 763.046,04 USD olduğunu, davalı yüklenicinin müvekkili şirket şantiyesinde çalıştırılan işçileri uyarılmasına rağmen taşeron alt dosyası açılmadan çalıştırdığını, inşatta sigortasız bulundukları tespit edildiği için müvekkili şirkete 15.989,00 TL idari para cezası kesildiğini, bu konuda müvekkili şirketin davalı yükleniciye Bakırköy ..... Noterliğinden 30.09.2014 tarih .... yevmiye nolu ihtar ile SGK denetmenlerince şantiyede yapılan denetimde 12 adet yüklenici işçisinin taşeron alt dosyası açılmadan çalıştırıldığı tespit edilerek tutanak tutulduğu, gelecek idari para cezasından yüklenicinin sorumlu olduğunun ihtar edildiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; ayıplı imalat sebebiyle uğranılan -zararın uzman bilirkişi marifetiyle hesaplatılarak- tahsilini, işin geciktirilmesi sebebiyle gecikme cezai şart bedelinin Yüklenici Sözleşmesine göre hesaplanmasını ve tahsilini, gecikme ve ayıplı imalattan dolayı ticari itibar ve prestij kaybına uğranılması/marka değerinin düşmesi ve tesis kullanıcılarından gelen yoğun eleştiri/hakaretler sebepleriyle 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini, davalı yüklenicinin sebebiyet vermiş olduğu Yalova SGK İl Müdürlüğü'nün 20.02.2015 tarihli ödeme emrinde gönderilen 15.989,00 TL idari para cezasının davalıdan tahsilini, davalının alacağı olmadığı halde -çek aslını müvekkiline iade etmeden- kötü niyetle icra takibi başlattığı Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ..... Sayılı icra dosyasının işbu davada karar kesinleşinceye kadar tedbiren icranın durdurulmasını, müvekkili şirketin davalı yükleniciye takip konusu çekten dolayı borcu olmadığının tespiti ile takibin iptalini, kötü niyetle takip başlatıldığından %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen 17.09.2013 tarihli Yüklenici sözleşmesi gereğince müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkili şirkete yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin işin süresi başlıklı 7. Maddesinde işin başlama süresinin taraflarca düzenlenen yer teslim tutanağının imzalanmasını müteakip imalat projelerinin işveren tarafından onayını takibe 4 ay (120 gün) olarak kararlaştırıldığını sözleşmenin eki olan 20.11.2013 tarihli toplantı tutanağında imza altına alınan iş programının yer teslimi esası dayalı olduğunu, toplantı tutanağında işveren tarafından organize edilecek işlerin maddeler halinde sıralandığını, bu işlerin işveren tarafından tamamlanmasının ardından yüklenici müvekkil şirkete yazılı olarak yer teslimi yapılacağı ve yer tesliminden sonra müvekkili şirketin sorumluluklarının başlayacağının imzalı olarak kayıt altına alındığını, davacı şirketin sözleşmede ve ek toplantı tutanaklarında kararlaştırılan hususların hiçbirini yerine getirmediğini, davacı işveren şirket tarafından yazılı yer teslimi yapılmadığını, inşaat sahasının montaja elverişli olmadığı halde müvekkili şirketin montaj yapmaya zorlandığını, sözleşmeye konu şantiyede işveren tarafından bir iş programı uygulanmadığını, şantiyenin bir yöneticisinin olmaması sebebiyle iş programlarının aksadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede işin bedeli 550.000,00 USD+KDV olarak belirtilmiş olsa da sözleşmeye göre esas alınan iş artışları ile beraber ortaya çıkacak olan tutar olduğunu, sözleşmenin 6.maddesinde sözleşme ekindeki teknik şartname, keşif özeti birim fiyat tablosu, ölçümleme, iş programı ve 3.maddede anılan projelerle bir bütündür şeklinde düzenlenerek hakkediş hesaplamalarının birim fiyat üzerinden yapılacağının hüküm altına alındığını, sözleşmenin 4.maddesi gereği metraj artışları sebebi ile iş bedelinin artması ve ilave işler için sözleşme ekindeki birim fiyatların esas alınarak müvekkili şirketin mail yoluyla defalarca işverene alacaklı olduğunu bildirdiğini, işverenin isteği üzerine 12.05.2014 tarihli kesin hesap tablosu ve hak ediş tutanaklarını imza karşılığı işverene teslim ettiğini, sözleşmenin 10.maddesinde işverenin sorumluluklarının belirtildiğini, davacı şirket tarafından malzemelerin korunması için kapalı bir depo sağlanmadığını, müvekkili şirket tarafından malzemelerin gün içinde sürekli yer değiştirmek zorunda bırakıldığını, şantiye malzemelerinin özelliği dikkate alındığında bu durumun iş gücü ve zaman kaybına neden olduğunu, davacı şirket tarafından elektrik enerjisinin temin edilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin çalışamaz hale geldiğini, ayrıca söz konusu sözleşmede işverenin işin sözleşmesinde ve şartnamesinde yer alan işlerin ifasına ilişkin yükümlülüklerini yüklenicinin kusuru olmaksızın yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin onaylanması, iş programının onaylanması, ödenek yetersizliği gibi) ve bu sebeple sorumluluğu yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş olması halinde işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre işin kısmına veya tamamına ait süre en az gecikilen süre kadar uzatılır" hükmünün yer aldığını, bu nedenle işin başlamasının imalat projelerinin işverence onaylanmasına bağlı olduğunu, işlerin işverenin hazırladığı iş programına göre yapılmasının mecburi olduğunu. bu suret ile sözleşme süresini kontrol imkanının müvekkili şirketin elinden alınmış olduğunu, davacı şirket tarafından iş programına harfiyen uyan müvekkili şirkete kusur isnadının haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkili şirketin üretici detaylarına uygun olarak montaj işini yaptığını, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan tespit raporundaki kusur olarak nitelendirilen hususlardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda kusur olarak nitelendirilen bir kısım uygulama detaylarının davacı şirket tarafından özellikle istendiğini, uygulama projesinin bu şekilde onaylandığını, bir kısım problemlerin ise işin montajı sırasında müvekkili şirketin tüm uyarılarına rağmen kapı etrafındaki duvarların iş sırasına uygun olarak ve sağlam yapılamamasından kaynaklandığını, bazı problemlerin ise setuskur vidaların ayarlarının yapılmasıyla giderilecek çok basit bir ayardan kaynaklandığını, müvekkili şirketin bedelini tahsil edemediği çekleri icraya koyduğunu, alacaklı olan müvekkili şirket olduğundan kötü niyetle yapılmış bir icra takibi olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin 10.maddesimde yükleniciye aynen "işverenin şantiye işyeri altında SSK taşeron dosyası açarak veya kendi merkezi üzerinden görevlendirmeli olarak montaj ekibi çalıştırmak ve SSK ödemelerini düzenli olarak yapmak" şeklinde yükümlülük yüklendiğini, bu hükümle yüklenici firmaya yükümlülükleri yanında seçimlik bir hak verildiğini, yüklenici firma da bu seçimlik haklarından biri olan görevlendirme hakkını kullanarak işçilerini görevlendirme yazılarıyla çalıştırdığını, sözleşme gereği müvekkili şirketin alt dosya açma yönünden bir yükümlülüğü olmadığını, müvekkili şirketin görevlendirdiği tüm personelini sigortalı olarak kanun ve yönetmeliklere uygun bir şekilde iş güvenliği ve iş sağlığı kurallarına da riayet ederek çalıştırdığını, idari para gerektirir herhangi bir ihlali ya da kendi kusurundan kaynaklanan gecikmesi söz konusu olmadığını, müvekkili şirketi aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 04/03/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 125.000,00-TL olan dava değerini 690.760,00-TL arttırarak 815.760,00-TL'ye tamamlamıştır. DELİLLER : taraflar arasında imzalanan 17/09/2013 tarihli yüklenici sözleşmesi, Bakırköy ... Noterliğinden 14.07.2014 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarname. Bakırköy .... Noterliğinden 25.12.2014 tarihli ve .... yevmiye nolu ihtarname, Bakırköy .... Noterliğinden 30.09.2014 tarihli ve ..... yevmiye nolu ihtarname, SGK tespit tutanağı , SGK para cezası ödeme emri tebligatı, ödeme dekont, makbuz, vs belgeler, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyası, Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesi ,... E. Sayılı dosyası, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... D.İş sayılı dosyası ile Gemlik .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Talimat sayılı dosyasından aldırılan tespit raporu, taraflar arasında düzenlenmiş 20/11/2013 tarihli toplantı, tutanağı, 30/12/2014 tarihli tutanak, sözleşmeye konu hakediş tutanakları, davalıya yapılan ödemelerin dolar türünden ödeme tablosu. faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, cari hesap ekstreleri, projeye konu icmal tabloları, taraf ticari defterleri, tanık, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, arasında yapılan eser sözleşmesi uyarınca ayıplı ifa, edimde eksiklik, sözleşmeye aykırılık bulunup bulunmadığı, cezai şartın doğup doğmadığı, iddia olunan zararın tutarı hesaplanabilir olup olmadığı, SGK ya ödenen tutarın rücuen istenebilirliği , manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştu ise tutarı, ayrıca Bakırköy ... İcra ...nün .... E sayılı takip dosyası itibariyle davacının borcu bulunup bulunmadığı hususlarının tespitine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi Prof. Dr. .... 'den oluşan bilirkişi heyeti raporunda; "Dava tarihi itibariyle davacının davalıdan, 31.752,00 USD tutarında tazminat alacağına sahip olduğu; Davacının cezai şart talebine ve diğer tazminat taleplerine hak kazandığı :hususlarının tespit edilemediği; Davacı menfi tespit talebinin konusunu oluşturan takip konusu çeki takibe koyduktan sonra, 21.12.2015 tarihinde ticari defterlerine, “bu çekin iade edildiği? yönünde kayıt düşmüş olduğundan; davalının ticari defterlerinin kendi aleyhine delil teşkil etmesi nedeniyle, davalının ticari defterlerine düşülmüş olan bu “çek jade kaydı'nın çek bedelinin (davacının iddia ettiği gibi) haricen ödenmiş olması nedeniyle düşülmüş olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu ve dolayısıyla da bu kayıt nedeniyle çek bedelinin daval€s tarafından haricen ödendiğinin gispat edilmiş sayılabileceğinin düşünülebileceği, Yönündeki kanaat ve düşüncelerimizi Mahkemenin takdirine sunarız." yönünde görüş ver kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi Prof. Dr. ..... 'den oluşan bilirkişi heyeti ek raporunda "Davalının, 200.000,00-TL bedelli çek bedelinin talebi gibi 186.250,00 TL'lik kısmının tahsili için başlatmış olduğu takibin yerinde olduğu, takibin iptaline gerek olmadığı; Davacının davalıya 100.634,47 TL borcu bulunduğu ; Fakat aynı zamanda da, davacının davalıdan 31.725,00 USD alacağı bulunduğu.." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi ..... 'dan oluşan bilirkişi heyetinin 25/09/2020 tarihli raporunda; "Davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri ile yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin kanuni süresi içinde yaptırıldığının dosya muhteviyatındaki bilirkişi raporu ile tespit edildiği, tarafların bu hususta herhangi bir itirazının olmadığı, tarafların ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığının kabul edildiği, Taraflara ait 2014 ve 2015 yılı ticari defter ve kayıtlarının ayrı ayrı talep edildiği, 2014 yılı; Davacı tarafın kayıtlarına göre 31.12.2014 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirketten 542.084,47 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın kayıtlarına göre 09.12.2014 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirketten 542.084,47 TL alacaklı olduğu, 2015 yılı; Davacı tarafın kayıtlarına göre 31.12.2015 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirketten 100.119,78 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın kayıtlarına göre 21.12.2015 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirketten 500.634,47 TL alacaklı olduğu, aradaki farkın 400.514,69 TL olduğu, Farkın nedeninin, Davalı kayıtlarında yer alan davacı kayıtlarında yer almayan 17 .04.2015 tarihli, “20.10.14 çek iade” açıklamalı, 200.000,00 TL tutarlı, 21.12.2015 tarihli, “10.10.14 çek iade” açıklamalı, 200.000,00 TL tutarlı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, işlemin dayanağı olarak tarafıma muhasebe fişi ekran bilgilerinin gönderildiği, açıklama kısmına “portföydeki TL karşılıksız çekler” yazıldığı, bu kayıt ile ilgili başkaca bir belge olmadığı, Davacı kayıtlarında yer alan davalı kayıtlarında yer almayan 31.05.2015 tarihli, “KRE. TAH.BAN.REH.” açıklamalı, 514,69 TL tutarlı kayıt işleminden kaynaklandığı, işlemin dayanağı olarak tarafıma muhasebe fişi ekran bilgilerinin gönderildiği, açıklama kısmına “kredi tahsilatı banka rehin holdu yaratıldı.(Ehaciz update ekranı)” yazıldığı, bu kayıt ile ilgili başkaca bir belge olmadığı, Davalı kayıtlarında yer alan davacı kayıtlarında yer almayan 17.04.2015 tarihli, “20.10.14 çek iade” açıklamalı, 200.000,00 TL tutarlı, 21.12.2015 tarihli, “10.10.14 çek iade” açıklamalı, 200.000,00 TL tutarlı kayıt işlemleri ile ilgili davalı tarafın dosya muhteviyatına tevsik edici belge sunmadığı, Davacı kayıtlarında bulunan davalı kayıtlarında bulunmayan 31.12.2015 tarih ve 514,65 TL tutarlı işlem ile ilgili davacı tarafın dosya muhteviyatına tevsik edici belge sunmadığı, Davacının davalıya 31.12.2015 tarihi itibariyle 100.634,47 TL borcunun olduğu, Davalının davacı taraftan 31.12.2015 tarihi itibariyle 100.634,47 TL alacaklı olduğu, Takibe konu olan çekin 10.10.2014 ödeme tarihli 200.000,00 TL tutarlı çek olduğu, Çekin arkasına .... BANKASI A.Ş. tarafından 198.880,00 TL lik kısmı karşılıksızdır ibaresinin yazıldığı, davalının takip tarihi itibariyle 186.250,00 TL alacağı olduğu, Davacının dava tarihi itibariyle 31.725,00USD tazminat talep edebileceği, Dava dosyasında yer tesliminin yapıldığı tarihe ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılamadığından işin başlama tarihinin ve dolayısıyla işin teslim tarihinin net belirlenemediği, bu nedenle cezai şart tazminatı hesaplamasının yapılamadığı, Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirlerine ait olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi .... 'dan oluşan bilirkişi heyetinin 11/01/2021 tarihli raporunda; "Kök raporumuzdaki mali tespit ve değerlendirmenin değişmediği, 2.06/02/2018 Tarihli kök bilirkişi raporunda; Eksik ayıplı ve hatalı imalatlar için Gemlik .... Asliye hukuk Mahkemesine sunulan 05/08/2015 Tarihli Bilirkişi raporunda; imalat hatalarının, ayıplı imalatların, ve eksiklerin detaylı şekilde belirtildiği, bu eksik ve hatalı imalatlar için davalıdan ana sözleşme bedeli 550.297,00USD + İlave işler bedeli 84.200,00 USD=634.497,00 USD Üzerinden %5 nefaset kesilmesi 31.725,00 USD gerektiği, Davacının dava tarihi itibariyle 31.725,00USD tazminat talep edebileceği, 20/11/2013 tarihli toplantı tutanağında; davacı/işverenin bahse konu işleri tamamlayarak toplantı tutanağı 1 nolu kısım yapılacak işler) 02/12/2013 tarihinde davalı /yükleniciye işe başlayabilmesi için yer teslimi yapması gerektiği, yer tesliminin ne zaman yapıldığına dair belge tespit edilememiş olup, 30/12/2014 tarihli geçici kabul teslim tutanağında ise eksiklerin giderilmesi kaidesi ile kabulün yapıldığı; özetle; 02/12/2013 tarihinde, belirtilen yer teslimi için net bilgi tespiti yapılamadığı, davacı işveren tarafından yazılı yer teslimi yapıldığına dair net bir bilginin olmadığı, işin başlama tarihinin ve dolayısıyla işin teslim tarihinin net belirlenemediği, bu nedenle cezai şart tazminatı hesaplamasının yapılamadığı, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, sayın mahkemenizin takdirlerine ait olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi ...... 'dan oluşan bilirkişi heyetinin 18.01.2022 tarihli raporunda; "Yukarıda arz ettiğimiz değerlendirmeler ve hukuki gerekçeler ışığında, Sayın Mahkeme'nin kabulü halinde, açıklanan nedenlerle, her türlü Hukuki Tavsif ve Nihai Kararın Takdiri Yüce Mahkeme'ye ait olmak üzere; Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, Davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, Davacı ve davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, aralarında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, açık cari hesap şeklinde çalıştıkları, Davacının davalıya, rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında (tamamıyla davacı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) ..... numaralı .... Yapı Sist.Cephe Çöz.San.Tic.Ltd.Şti. hesabında açık cari hesap bakiyesi tutarı olan 100.119,78 TL kadar borçlu gözüktüğü, Davalının davacıdan, rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında (tamamıyla davalı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) 120 .... numaralı .... Gayrimenkul Tur.Rek.San.Tic.Ltd.Şti. hesabında açık cari hesap bakiyesi tutarı olan 500.634,47 TL alacaklı gözüktüğü, bunun 186.250,00 TL kısmının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü..... Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip dosyasına ait olduğu bu sebeple davalının 314.384,47 TL miktar kadar alacak talep edebileceği, Tarafların ticari defter bakiyelerinde 400.514,69 TL farklılığın bulunduğu, Bu farklılığın nedeninin; 1. Davalı defterinde kayıtlı olup, davacı defterinde kayıtlı olmayan, davalı defterindeki 17.04.2015 tarih ...... numaralı yevmiye maddesinde Nr:......, V:20.10.2014, Çekin Müşteriye İadesi açıklaması ile 200.000,00 TL tutarında ve 21.12.2015 tarih ....... numaralı yevmiye maddesinde Nr:......, V:10.10.2014, Çekin Müşteriye İadesi açıklaması ile 200.000,00 TL tutarındaki borç kayıtlarından, 2. Davacı defterinde kayıtlı olup, davalı defterinde kayıtlı olmayan, davacı defterindeki 31.12.2015 tarih ...... numaralı yevmiye maddesinde Kredi Tahsilatı Banka Rehin Holdu Yar açıklaması ile 514,69 TL borç kaydından kaynaklandığı, Dosya eki Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defterleri ve huzurdaki dava dosyası içeriği cari hesap ekstrelerinin incelenmesi neticesinde; davacı işveren tarafından davalı yükleniciye ....... bank A.Ş. ....... Şubesi ..... hesaba bağlı ...... numaralı 10.10.2014 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli çek keşide ettiği, işbu çekin 10.10.2014 ibraz tarihi itibariyle 198.880,00 TL'lik kısmının karşılıksız olduğu için takas kapsamında ödeme yapılamadığı, çekin karşılıksız olduğu, karşılıksız çeke karşılık davacı işverenin davalı yükleniciye 17.04.2015 tarihinde 1.250,00 TL EFT, 24.04.2015 tarihinde 5.000,00 TL EFT, 20.05.2015 tarihinde 7.500,00 TL EFT yapılmak suretiyle toplamda 13.750,00 TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, Davalı yüklenicinin 2015 yılı defter incelemesi neticesinde; Bakırköy ........ İcra Müdürlüğü ....... Esas sayılı takip dosyasına konu çekin 21.12.2015 tarih ..... yevmiye maddesi ile davacı işverenin açık cari hesabına borç yazılmak suretiyle silindiği, Davalı yüklenicinin, davacı işverenden Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip dosyasında rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında (tamamıyla davacı ve davalı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) 186.250,00 TL bakiye çek alacağı gözüktüğü, Netice itibariyle davalının davacıdan, rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında (tamamıyla davalı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) 120 .... numaralı ..... Gayrimenkul Tur.Rek.San.Tic.Ltd.Şti. hesabında açık cari hesap bakiyesi tutarı olan 500.634,447 TL alacaklı gözüktüğü, bunun 186.250,00 TL kısmının Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü ....... Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip dosyasına ait olduğu bu sebeple davalının 314.384,47 TL miktar kadar alacak talep edebileceği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Yalova Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 16.09.2014 tarihli işyeri durum tespit tutanağı ile ...... sicil numaralı, ...... Gayrimenkul Turz.Reklam San.Tic.Ltd.Şti. unvanlı, ..... Mah. ..... Sk. ..... Pafta ..... Parsel Armutlu/Yalova adresli işyerinde yapılan yerel denetim esnasında tutanakta kayıtlı kişiler (.....) haricinde 2014/07 dönemine ait aylık prim hizmet belgesi ile kuruma bildirim yapılan sigortalılardan ....... 'nın işyerinde fiilen çalışırlarken tespit edildikleri, bildirim yapılan diğer sigortalılardan kiminin izinli kiminin diğer vardiyalarda çalıştıkları kiminin ise işten çıkışlarının yapıldığı, işyeri sigortalısı ve aynı zamanda saha sorumlusu olan ...... tarafından beyan edildiği, işveren işyeri dışında olduğundan düzenlenen tutanağın bir nüshası ...... 'a teslim edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Yalova Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 20/02/2015 tarih ...... sayılı belgelere bağlı idari para cezası konulu yazısı ile; ..... Tİ sicil numaralı, ..... Gayrimenkul Turz.Reklam San.Tic.Ltd.Şti. unvanlı işyeri ile ilgili olarak (1,A — 2 ,A ve 6)'ıncı maddelerinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmediği anlaşıldığından, işyerine 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102 nci maddesine istinaden 15.989,00 TL tutarında idari para ceza uygulandığı, Dosya içeriğinde davacı işveren adına uygulanan idari para cezasının ödendiğine, Kuruma ya da yetkili İdare Mahkemesi'ne itiraz edildiğine dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, Taraflar arasında 17.09.2013 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren Yüklenici Sözleşmesi (Giydirme Cephe) Sorumluluklar ve Garanti başlıklı 10'uncu maddesi ile davalı yüklenicinin, davacı işveren şantiyesinde çalıştırılan işçilerini davacı işverenin şantiye işyeri altında SSK taşeron dosyası açarak veya kendi merkezi üzerinden görevlendirmeli olarak montaj ekibini çalıştıracağının anlaşıldığı, Ancak dosya içeriğinden 16.09.2014 tarihli işyeri durum tespit tutanağı ile davalı yüklenicinin taşeron alt dosyası açılmadan çalıştırdığı işçilerin davalı yüklenicinin merkez işyerinde sigortalı olup olmadıklarının anlaşılamadığı, Heyetimizce teknik bilirkişilerince yapılan teknik incelemeler neticesinde dava konusu uyuşmazlık açısından eksik, ayıplı ve hatalı imalatlar bakımından Gemlik ....... Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 05.08.2015 tarihli Bilirkişi Raporu tespiti yapılmış olup, bu rapor esas alınarak değerlendirme yapılabildiği, bu doğrultuda nihai takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere, heyetimiz teknik bilirkişilerince, 06.02.2018 tarihli Bilirkişi Kök Raporunda eksik ve hatalı imalatlar için davalıdan *45 oranına tekabül eden 31.725,00 USD nefaset kesintisi yapılması m. 475/£2'nin T.B.K. madde 112 vd. hükümlerine yapmış olduğu yollama gereğince eksik ve hatalı yapılmış işlerden dolayı 05.08.2015 tarihli Bilirkişi Raporunda belirtilen 31.725,00 USD tutarında uğramış olduğu zararın tazminini talep edebilecektir yönünde bir kanaat oluştuğu, davacının tazminat taleplerine ilişkin olarak 06.02.2018 tarihli Bilirkişi Kök (ve 06.12.2019 tarihli Ek Raporda) ve 25.09.2020 tarihli bilirkişi kök raporunda (ek raporunda) belirtilen kanaate katılındığı, dava dosyasında Gemlik ...... Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 05.08.2015 tarihli Bilirkişi Raporunda belirtilen işlerin (eksik ve ayıplı işlerin) yapılıp yapılmadığına dair bir tutanak veya mahkemece yapılmış tespit raporu görülmediği, Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde yapılan tespitle de yapılan işlerde eksiklik ve ayıp olduğu belirlendiği, raporun, yüklenicinin, işi ayıptan ari ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmemiş olduğunu gösterdiği, TBK md. 476'un “Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa iş sahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.” düzenlemesini havi olduğu, ne var ki somut olayda, heyetimiz teknik bilirkişilerince, ayıbın iş sahibinden kaynaklandığı yönünde bir tespit yapılmadığı, diğer bir deyişle ayıp ve eksik işlerin yüklenicinin sorumluluk alanında kaldığı yönünde bir sonuç ve kanaate varılmış olduğu,İşin gecikmesinin iş sahibine yüklenebileceği durumlarda, yüklenicinin gecikmeden dolayı sorumluluğuna gidilemese de, bu durumun, yüklenicinin ayıptan ari ve eksiksiz iş teslimi yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağının vurgulanmasının isabetli olacağı, Heyetimiz teknik bilirkişilerince, işin başlama tarihinin tam olarak tespit etmenin imkanı olmadığı, 4 aylık (120 gün) sürenin bitiş zamanının belirlenemeyeceği, dolayısı ile herhangi bir gecikme cezasının belirlenemeyeceğinin tespit edildiği, yüklenicinin sözleşme ile belirlenmiş zamanda borcunu ifa edip etmediğinin belirlenebilmesi için işe başlama tarihinin başka bir ifadeyle dava konusu uyuşmazlık açısından yer tesliminin yapıldığı tarihin tespit edilmesinin gerektiği, ancak dava dosyasında yer tesliminin yapıldığı tarihe ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığından işin başladığı tarihin belirlenemediği, dolayısıyla işin suresinin (teslim tarihi) net hesaplanamadığı, bu itibarla cezai şart hesaplaması yapılamadığı, Gerek mali inceleme ve değerlendirmeler bölümünde gerekse sonuç bölümünde ticari defter kayıtlarında gözüken alacaklılık/borçluluk durumuna ilişkin yukarıda tespit ve değerlendirmelere yer verilmiş olduğu, Davacının talepte bulunduğu manevi tazminat konusu ve miktarının Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu, yönünde görüş ve kanaatlerine varılmış olup; heyetimizce 3 nüsha olarak hazırlanan işbu raporu, meselenin asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi 6100 sayılı HMK'nın md. 266/c.2 hükmü ve 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 hükmü gereği tamamen yüce Mahkemeye ait olduğu, görüş ve kanaatlerimizi, işbu 29 sayfadan ibaret raporla, saygılarımızla arz ederiz." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi ...... 'dan oluşan bilirkişi heyetinin 06.04.2022 tarihli ek raporunda "Tarafların itiraz ve beyanlarının her türlü Hukuki Tavsif ve Nihai Kararın Takdiri Yüce Mahkeme'ye ait olmak üzere; Davacının davalıya, (tamamıyla davacı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) ...... numaralı ....... Yapı Sist.Cephe Çöz.San.Tic.Ltd.Şti. hesabında açık cari hesap bakiyesi tutarı olan 100.119,78 TL kadar borçlu gözüktüğü, Davalının davacıdan, (tamamıyla davalı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) . .... numaralı ......Gayrimenkul Tur.Rek.San.Tic.Ltd.Şti. hesabında açık cari hesap bakiyesi tutarı olan 500.634,47 TL alacaklı gözüktüğü, Bunun 186.250,00 TL kısmının ise Bakırköy ........ İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip dosyasına ait olduğu, Bu sebeple davalının davalının davacıdan, ...... numaralı ...... Gayrimenkul Tur.Rek.San.Tic.Ltd.Şti. hesabında açık cari hesap bakiyesi tutarı olarak 500.634,47 TL - 186.250,00 TL — 314.384,47 TL miktar kadar alacak talep edebileceği, tarafların ticari defter bakiyelerinde 400.514,69 TL farklılığın bulunduğu, Bu farklılığın nedeninin; Davalı defterinde kayıtlı olup, davacı defterinde kayıtlı olmayan; Davalı defterinde 17.04.2015 tarih ...... numaralı yevmiye maddesinde “......., Çekin Müşteriye İadesi” açıklaması kayıtlı 200.000,00 TL ve 21.12.2015 tarih ...... numaralı yevmiye maddesinde “......, Çekin Müşteriye İadesi” açıklaması ile 200.000,00 TL (Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip dosyasına konu çek) tutarlı borç kayıtlarından, Davacı defterinde kayıtlı olup, davalı defterinde kayıtlı olmayan, Davacı defterindeki 31.12.2015 tarih ...... numaralı yevmiye maddesindeki “Kredi Tahsilatı Banka Rehin Holdu Yar” açıklaması ile 514,69 TL borç kaydından, kaynaklandığı, Davalı defterlerinde 14.06.2014 tarih ..... yevmiye maddesinde davacı lehine alacak kaydı yapılan 20.10.2014 vadeli, ....... bank A.Ş. ....... Şubesi, ...... numaralı ve 200.000,00 TL ve 10.10.2014 vadeli, ...... bank A.Ş. ...... Şubesi, ...... numaralı ve 200.000,00 TL tutarlı (Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip dosyasına konu çek) -karşılıksız- çekler davacının açık cari hesabına borç yazılmak suretiyle silinmiş ise de -karşılıksız- çeklere istinaden davacı defterinde davalı lehine bir alacak kaydı bulunmadığı, buna karşılık davalı defterlerinde kayıtlı ise de, bu kaydın davalı lehine delil oluşturup oluşturmayacağının mutlak takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Davacı defterlerinde 514,69 TL tutarında banka rehini kayıtlı olduğu, buna karşılık taraflarına gönderilmemesi sebebiyle davalının defterlerinde işlenmediği belirtilmiş ise de, bu kaydın davacı lehine delil oluşturup oluşturmayacağının mutlak takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Dosya eki Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defterleri ve huzurdaki dava dosyası içeriği cari hesap ekstrelerinin incelenmesi neticesinde; davacı tarafından davalıya ...... bank A.Ş. ...... Şubesi ....... hesaba bağlı ...... numaralı 10.10.2014 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli çek keşide ettiği, işbu çekin 10.10.2014 ibraz tarihi itibariyle 198.880,00 TL'lik kısmının karşılıksız olduğu için takas kapsamında ödeme yapılamadığı, çekin karşılıksız olduğu, karşılıksız çeke karşılık davacının, davalıya 17.04.2015 tarihinde 1.250,00 TL EFT, 24.04.2015 tarihinde 5.000,00 TL EFT, 20.05.2015 tarihinde 7.500,00 TL EFT yapılmak suretiyle toplamda 13.750,00 TL ...... ödeme yaptığı, sonuç olarak davalının, davacıdan Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip dosyasında (tamamıyla davacı ve davalı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) 186.250,00 TL bakiye çek alacağı bulunduğu, Davacı işveren adına Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Yalova Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından 16.09.2014 tarihli işyeri durum tespit tutanağı düzenlendiği ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102'nci maddesine istinaden aynı Kanunu'nun; sigortalının çalışmaya başladığı tarihten önce verilmemesi nedeniyle 11 sigortalının işe giriş bildirgelerinden dolayı 12.474,00 TL, 2014 yılı Eylül ayına ait ek aylık prim ve hizmet belgesini Sosyal Güvenlik Kurumu'na verilmesine ve primlerin ödenme sürelerine dair usul ve esaslar hakkında tebliğde belirtilen süre içinde kuruma verilmemesinden dolayı 2.268,00 TL, sigortalı işten ayrılış bildirgesinin süre içinde verilmemesi nedeniyle 11 sigortalının işten çıkışı dolayısıyla 1.247,00 TL olmak üzere toplam 15.989,00 TL tutarında belgelere bağlı idari para cezası uygulandığı, Dosya kapsamında davacı işveren adına uygulanan idari para cezasının ödendiğine, Kuruma ya da yetkili İdare Mahkemesi'ne itiraz edildiğine dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, Taraflar arasında 17.09.2013 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren Yüklenici Sözleşmesi (Giydirme Cephe) Sorumluluklar ve Garanti başlıklı 10'uncu maddesi ile davalı yüklenicinin, davacı işveren şantiyesinde çalıştırılan işçilerini davacı işverenin şantiye işyeri altında SSK taşeron dosyası açarak veya kendi merkezi üzerinden görevlendirmeli olarak montaj ekibini çalıştıracağının anlaşıldığı, Dosya kapsamında davacı işverene uygulanan 15.989,00 TL tutarında belgelere bağlı idari para cezasına dayanak 16.09.2014 tarihli işyeri durum tespit tutanağı ile davalı yüklenicinin taşeron alt dosyası açılmadan çalıştırdığı işçilerin davalı yüklenicinin merkez işyerinde sigortalı olup olmadıklarının anlaşılamadığı, Bu bağlamda tekrardan yapılan dosya evrak incelemesinde: kök raporda yapılan tespitler dışında herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, Taraflar arasındaki sözleşmenin “Sözleşmenin ve İşin Süresi” başlıklı 7.Maddesinin “Sözleşmenin imza edildiği tarihten itibaren yürürlüğe girer ve iş başlar. Yüklenici ile işveren yetkilisi/yetkilileri arasında düzenlenen yer teslim tutanağının imzalanmasıyla Yükleniciye yer teslimi yapılmış olur...” şeklinde düzenlenmiş olduğu, heyetimiz teknik bilirkişilerince yapılan inceleme ve değerlendirmede sözleşmede öngörülen bu tutanak üzerinde de durulduğu, ne var ki böyle bir tutanağın tespit edilmediği, kök raporda, Yargıtay kararları eşliğinde, gecikme nedeniyle ceza koşulunun istenebilmesinde, yüklenicinin işe başlama tarihinin, somut olaya göreyse yer tesliminin yapıldığı tarihin belirlenmesinin önemine dikkat çekildiği, cezai şart konusunda heyetimiz teknik bilirkişilerince teslim tarihinin belli olmaması nedeniyle cezai şart hesaplaması yapılamayacağı yönünde değerlendirme yapıldığı, bu hususta varsayım üzerine/farazi bir tarihin belirlenmesi heyetimiz teknik bilirkişilerince uygun görülmediğinden, ayrıca, ilgili Belediyesinden yapıya ait ruhsat belgesi ve iskan belgesi varsa temin edilebileceği, taraflar arasındaki cephe kaplaması sözleşmesi ile alakalı başlama ve bitim tarihlerine ait bu belgelere Belediyesinden ulaşılamayacağı, bu belgelerin taraflar arasında imza edilen belgeler olduğundan bahisle, bu açıdan 18.01.2022 tarihinde sunulan kök raporumuzdaki görüşlerde bir değişiklik olmadığı, Eksik, hatalı, ayıplı imalatlar nedeniyle, kök rapordaki inceleme değerlendirmeler bakımından da bir kanaat değişikliği olmadığı, yönünde görüş ve kanaatlerine varılmış olup; meselenin asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun madde 266/c.2 hükmü ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun madde 3/3 hükmü gereği tamamen Yüce Mahkeme'ye ait olmak üzere heyetimizce 3 nüsha olarak hazırlanan işbu 16 sayfadan ibaret ek raporu takdirlerinize arz ederiz." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi ........ 'tan oluşan bilirkişi heyeti 22/05/2023 tarihli raporunda özetle; "Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yana ait ticari defter-belgeleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusunun, taraflar arasında yapılan Eser Sözleşmesine istinaden davalı yanın ayıplı ifa, edimde eksiklik, sözleşmeye aykırı davrandığı iddiası ile uğranılan maddi ve manevi zararların davalı yandan tahsili ile SGK tarafından kesilen cezanın davalıya rücu edilmesi ve cezai şartın hesaplanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesi talebinden ibaret olduğu, Davacının 2014-2015 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davacının incelenen kendi ticari defterlerinde, davalı ile olan cari münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı yanın ekstre bitim tarihi (31.12.2015) itibariyle davalı yana 100.119,78 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu, Davalının 2014-2015 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı yanın incelenen kendi ticari defterlerinde, davacı ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, davalı yanın ekstre bitim tarihi (31.12.2015) itibariyle davacı yandan 500.634,47 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davacı yan incelenen kendi ticari defterlerinde 31.12.2015 tarihi itibariyle davalı yana 100.119,78 TL cari hesap bakiye borçlu olması karşısında davalı yanın kendi ticari defterlerine göre davacı yandan 500.634,47 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, buna göre taraflar arasındaki cari hesap farklılığının (500.634,47 TL – 100.119,78 TL =) 400.514,69 TL olduğu, Taraflar arasındaki cari hesap farklılığının iki sebepten kaynaklandığı; İlk olarak davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olan, 17.04.2015 tarihli “......, V:20.10.2014, Çekin Müşteriye İadesi” açıklamalı 200.000,00 TL tutarın muhasebe kaydı ile 21.12.2015 tarihli “......, V:10.10.2014, Çekin Müşteriye İadesi” açıklamalı 200.000,00 TL tutarındaki muhasebe kaydının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından, ikinci olarak ise davacı ticari defterlerinde yer alan 31.12.2015 tarihli “Kredi Tahsilatı Banka Rehin Holdu Yar” açıklamalı 514,69 TL tutarlı muhasebe kaydının davalı yanın ticari defterlerinde yer almadığından, toplamda (200.000,00 + 200.000,00 + 514,69 TL=) 400.514,69 TL tutarlı cari hesap farklılığının oluştuğu, Davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup da davacı da kayıtlı olmayan bahse konu iki adet 200.000,00 TL tutarlı kayıtların muhasebesel anlamda incelenmesinde, aslen bu kayıtların virman kaydı olduğu, davalı yan ticari defterlerinde söz konusu çeklerin ibrazı neticesinde karşılıksız çıkmasından dolayı 101. Portföydeki Karşılıksız Çekler hesabına virmanlandığı, davalı yan bilirkişi raporunda itiraz dilekçesinde bu durumu “Kayıtlarda çek iade ibaresinin sehven yazıldığını, ibarenin sadece müşteriye iade anlamı taşımadığını, avukata verilerek icra takibi yapıldığını…” şeklinde ifade etmiş olup muhasebe fişine rapor içeriğinde yer verildiği,Cari hesap farklılığına konu 514,69 TL tutarlı kayıt yönünden yapılan incelemede ise, söz konusu kayda ilişkin muhasebe fişi tetkikinde açıklama kısmında “kredi tahsilatı banka rehin holdu yaratıldı” şeklinde yer aldığı, bu kaydın bankanın koymuş olduğu rehin nezdinde oluşturulduğu anlaşılmakla davalı şirketin hesabına gelmediği için kayıtlara işlenmediği davalı yanın dosya kapsamına sunduğu beyanlarından anlaşılmakla bu hususta Takdir Mahkemenize ait olacağı kanaati edinildiği,Dava konusu somut olayda uyuşmazlığın, taraflar arasında yapılan Eser Sözleşmesine istinaden davalı yanın ayıplı ifa, edimde eksiklik, sözleşmeye aykırı davrandığı iddiası ile uğranılan maddi ve manevi zararların davalı yandan tahsili ile SGK tarafından kesilen cezanın davalıya rücu edilmesi ve cezai şartın hesaplanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesi talebi üzerine çıkmış bulunduğu, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacı yan tarafından davalıya ........bank A.Ş ...... Şubesi ...... hesaba bağlı ....... numaralı 10.10.2014 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli çek keşide ettiği, iş bu çekin 10.10.2014 ibraz tarihi itibariyle 198.880,00 TL’lik kısmının karşılıksız olduğu için ödemesi yapılamadığı, çekin karşılıksız olduğu, karşılıksız çeke karşılık davacının, davalı 17.04.2015 tarihinde 1.250,00 TL havale, 24.04.2015 tarihinde 5.000,00 TL havale, 20.05.2015 tarihinde 7.500,00 TL havale yapılmak suretiyle toplamda 13.750,00 TL ödeme yapıldığı, nihayetinde tarafların incelenen ticari defterleri nezdinde, davalı yanın davacı yandan Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı takip dosyasında 186.250,00 TL çek yönünden bakiye alacaklı olduğu, kanaati hasıl olduğu, diğer yandan borçlu davacı ile alacaklı davalı şirket arasında imzalanmış olan, TARİHSİZ, protokole göre davacı yan tarafından sunulan banka dekontları kapsamında yapılan ödemelere rapor içeriğinde yer verildiği, Borçlar Mevzuatından Kaynaklanan Nitelikli Hesaplama Yönünden; Taraflar arasında imzalanan dış cephe giydirmesine konus sözleşmenin niteliği itibariyle eser sözleşmesi olduğu,Sözleşmeye göre, iş sahibinin hazırlık faaliyetlerini yerine getirmesinin akabinde YAZILI olarak 02.12.2013 tarihinde kural olarak yer teslimini yapacağı, bu varsıyıma göre de davalı şüklenicinin 28.02.2014 tarihinde işi teslim edeceğinin kararlaştırıldığı; Her ne kadar yazılı olarak yer teslimi yapılmasa bile, 31.02.2013 tarihli GEÇİCİ KABUL tutanağından, sözleşme konusu işler de dikkate alındığında zamanında yer tesliminin yapılmış kabul edilebileceği, ancak, İşin nihai teslim süresinin hesabından İLAVE İŞLERin de dikkate alınması gerektiği, sözleşme kapsamında yer alan ilave işler dikkate alındığında, bu sürelerin hesaplanması gerektiği, ve teslim tarihinin buna göre belirlenmesi gerektiği; İŞİN SAĞLAM OLARAK teslimine ilişkin 08.03.2014 tarihli TUTANAK dikkate alındığında, ilave işlerin gerektiği ek süre dikkate alınarak teslim süresinin belirlenmesi gerektiği Davacı taraf, Bakırköy ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...... Esasına dayalı olarak, Gemlik ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ....... Talimat dosyasına sunulan Bilirkişi Raporunun davalı tarafa 05.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği ileri sürmektedir. Takdiri Mahkemenize ait olmak üzere, bunun bir (gizli ayıp) ihbarı olarak kabul edilebileceği, ancak, yukarıda ifade ettiğimiz üzere, bedel içermediği, bu bedelin ayrıca belirlenmesi gerektiği, Dosyada mevcut, borçlu davacı ile alacaklı davalı şirket arasında imzalanmış olan, TARİHSİZ, protokole göre, tarafların, HUZURDAKİ DAVA konularından biri olan, Bakırköy ...... İcra Dairesinin ...... E. sayılı dosyası Bakırköy ...... İcra Md. ...... E. sayılı dosyalarıdaki borçlarının ödenmesi şekli, Beş adet talebi içeren (ayıplı imalat, gecikme cezası, rücu alacağı, manevi tazminat ve menfi tespit) HUZURDAKİ Bakırköy ....... ATM ...... Esas sayılı dosyası, Bakırköy ...... İcra Hukuk Mahkemesinin ....... E. sayılı dosyaları bakımından dava süreci ile uğraşmaksızın SULH olunarak çözümlenmesinin hedeflendiği, (Bu dosyanın takip tutarı hakında da dosyada bilgi bulunmamaktadır) Vekile ödenecek olanlar hariç olmak üzere, farklı vadelerde alacaklıya ödenecek toplam tutar 500.000 TL olarak belirlendiği, Borçlar protokole uygun olarak ödendiğinde alacaklı yüklenici yukarıda icra dosyalarından, borçlu davacı ise Huzurdaki davadan ve Bakırköy ...... İcra Hukuk mahkemesindeki davadan ferafat edeceğinin kararlaştırıldığı, G. Ödemelerin son tarihinin ise 30.12.2017 olarak kararlaştırıldığı, Takdiri Mahkemenize ait olmak üzere, tarafların dava konularını içeren karşılıklı taleplerini SULH PROTOKOLÜNe bağladığı, taraflar arasındaki sorunun önemli kısmının iş bu protokolün uygulanıp uygulanmadığı noktasında toplandığı, ancak, protokolün uygulanıp uygulanmadığına ilişkin bir bilginin dosyada yer almadığı, SGK’ya ödenen, 11 işçinin bildiriminin yapılmaması sebebiyle 15.989 TL bakımından davacının alacaklı olduğu, manevi tazmiat talebinin Mahkemenizin takdirinde oluğu sonucuna ulaşılmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi ......... 21/07/2023 tarihli raporunda; "Gerek Gemlik Asliye Hukuk mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi raporundaki malzemeden kaynaklı üretici standartlarına uyulmadığı görüşüne katılmıyorum. Zira ; Dava konusu inşaatta ..... kullanıldığı ve TSE ,CE BELGELİDİR. Bu tespitten sonra işçilik hatalarının olduğu, değişik iş dosyasında ve diğer bilirkişi raporlarında da vardır. Bilirkişi raporlarının bütününde 0/05 NEFASET KESİNTİSİ yapılması gerektiği görüşü hakim olmuş ve uygulanan nefaset kesintisi MALZEME *İŞÇİLİK olarak düşünülmüş .Toplam sözleşme bedeline ilave keşif artış bedeli üzerinden hesaplanmış. Oysa malzemelerden dolayı her hangi bir eksik , kusur ,ayıplı iş tespit edilmemiş ,tespitlerin tümü işçilik hatalarını içerdiği teknik görüşündeyim. Bundan dolayı 0,05 (yüzde beş) nefaset kesintisi işçilik bedeli üzerinden kesilmesi teknik görüşündeyim. Dava konusu inşat imalatları Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İşçilik oranları ve uzun yıllara dayanan iş tecrübeme göre 0,11 dir Yani işin malzemeli sözleşme bedelinin yüzde on biri dir. 634.200*0,11(işçilik oranı)*0,05=3.488 Amerikan doları Nefaset kesintisi yapmak gerektiği teknik görüşündeyim nihai karar ve kanaat Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere teknik görüş ve hesaplamalarımı arz ederim." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişi .....'tan oluşan bilirkişi heyeti 19/12/2023 tarihli ek raporunda; "Davalı itirazları bakımından kök raporda icra dosyası nezdinde çek yönünden alacaklı olduğu belirtilmiş olup bu hususta mali açıdan görüş ve kanaati değiştirir nitelikte bir husus bulunmadığı, kanaati edinildiği, 22.05.2023 tarihli bilirkişi kök raporundaki görüş ve kanaatimizi koruduğumuzu," Bilirkişi ......'nün 21/07/2023 tarihli raporundaki İnşaat Mühendisliği Yönünden; "Gerek Gemlik Asliye Hukuk mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi raporundaki malzemeden kaynaklı üretici standartlarına uyulmadığı görüşüne katılmıyorum. Zira ; Dava konusu inşaatta ......... kullanıldığı ve TSE ,CE BELGELİDİR. Bu tespitten sonra işçilik hatalarının olduğu, değişik iş dosyasında ve diğer bilirkişi raporlarında da vardır. Bilirkişi raporlarının bütününde 0/05 NEFASET KESİNTİSİ yapılması gerektiği görüşü hakim olmuş ve uygulanan nefaset kesintisi MALZEME +İŞÇİLİK olarak düşünülmüş .Toplam sözleşme bedeline ilave keşif artış bedeli üzerinden hesaplanmış. Oysa malzemelerden dolayı her hangi bir eksik , kusur ,ayıplı iş tespit edilmemiş ,tespitlerin tümü işçilik hatalarını içerdiği ; Bundan dolayı 0,05 (yüzde beş) nefaset kesintisi işçilik bedeli üzerinden kesilmesi teknik görüşündeyim. Dava konusu inşat imalatları Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İşçilik oranları ve uzun yıllara dayanan iş tecrübeme göre 0,11 dir Yani işin malzemeli sözleşme bedelinin yüzde on biri dir. İşin sözleşme bedeli 550.000 Amerikan doları + İlave işler keşif artışı 84.200 Amerikan doları= Toplam keşif bedeli 634.200 Amerikan doları , 634.200*0,11(işçilik oranı)*0,05 =3.488 Amerikan doları Nefaset kesintisi yapmak gerektiği teknik görüşündeyim. İşçilik oranı %12 olarak alınırsa 634.200*0,12(işçilik oranı)*0,05=3.805 Amerikan Doları" görüş ve kanaatine karşılık "6100 sayılı HMK’nın 266. maddesi uyarınca, bilcümle hukuki takdir ve tavsif münhasıran Sayın Mahkeme’nize ait olmak koşulu ile, 11 sayfadan oluşan ek raporumuzu, elektronik ortamda ve uyap bilirkişi portalı üzerinden, elektronik veya mobil imza ile imzalayıp gönderildiği şekliyle Sayın Mahkemenizin takdirlerine saygılarımızla arz ederiz." beyanlarında bulunmakla Y. Mimar - Restorasyon Uzmanı Bilirkişi ......: "Aşağıda açıkladığım gerekçelerle, inşaat mühendisi bilirkişinin görüşlerine katılmayarak 19.12.2023 tarihli bu ek raporu şerhli olarak e-imzalıyorum. İnşaat Mühendisi bilirkişinin kök raporundaki dolayısıyla ek raporundaki kaanatlerine katılmıyorum. Şöyle ki; Tespit raporu incelendiğinde; yapılan uygulamalarda sadece işçilik değil detay hatalarından kaynaklı üretim/yapım hataları olduğunun da tespit edildiği açıktır. Tespit raporundan örnek cümleler aşağıdadır: Doğramalarda bir sabit kanat bir açılır sürme kanat uygulaması yapılmış fakat üretici detaylarında ki tek kanat (tek ray) detaylarına uyulmamıştır. Üretici detaylarında* Hareketli kanat profili İle sabit kanat detayı olmamasına rağmen uygulayıcı firma hareketli kanat profilleri İle sabit kanat yapmıştır. Tespit : Yapılan uygulama da ..... sistem seri yalıtımlı alüminyum profiller kullanılmış olup, incelenen kapılarda kasa kanat bini ölçülerinin üretici standardına **(menteşe tarafı 6 mm kilit tarafı 4 mm) uygun olmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda sadece işçilik üzerinden kesinti fikrine kesinlikle katılmadığım gibi, ayrıca böylesi bir büyük bir inşai uygulamada; resmi bir bilgi belgeye atıf yapılmadan %11-12 gibi düşük bir işçilik oranı belirlenmiş olmasına da katılamayacağımdan, 22.05.2023 tarihli kök raporumuzdaki Y. Mimar - Restorasyon Uzmanı Bilirkişi İnceleme ve Değerlendirmeleri başlığı altındaki tüm tespit ve değerlendirmelerim ile 22.05.2023 tarihli kök raporumuz aynen geçerli olmak üzere; yukarıda açıkladığım tüm gerekçelerle 19.12.2023 tarihli bu ek raporu şerhli imzalamış olduğumu, hukuki değerlendirme ve takdiri Sayın Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; saygı ile arz ederim." yönünde, Borçlar. Mev. Kay. Nit.Hes.Uzm. Bilirkişi Prof. Dr. ......: "Aşağıda açıkladığım gerekçelerle, 19.12.2023 tarihli bu ek raporu şerhli olarak e-imzalıyorum. Borçlar Mevzuatından Kaynaklanan Nitelikli Hesaplama yönünden ise, kök raporumuzda belirttiğim ve Talimat dosyası ile tespit edilen ayıplı imalatların giderilme bedeli, giderilmesi mümkün olmaması durumunda NEFASET (Hakkaniyet) bedellerinin belirlenmesi gerektiği, eserin tesliminde gecikmenin var olup olmadığı hususunda, ilave işler de dikkate alınarak İnşaat Mühendisliği yönünden hesaplama yapılması gerektiği yönündeki ihtirazi kaydımla, kök rapordaki sonuç ve kanaatlerimde bir değişiklik olmadığını takdirlerinize arzederim." yönünde şerhli olarak imzalayıp bu yönde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu ve ek raporu içeriğine göre; Dava konusu itilafın, taraflar arasında yapılan eser sözleşmesine istinaden davalı yanın ayıplı ifa, edimde eksiklik, sözleşmeye aykırı davrandığı iddiası ile uğranılan maddi ve manevi zararların davalı yandan tahsili ile SGK tarafından kesilen cezanın davalıya rücu edilmesi ve cezai şartın hesaplanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesi ve Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü ...... sayılı dosyada borçlu olmadığının tespiti talebinden ibaret olduğu, Davanın Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ..... sayılı dosyada borçlu olmadığının tespiti yönünden incelenmesinde; Davalının 2014-2015 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı yanın incelenen kendi ticari defterlerinde, davacı ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, davalı yanın ekstre bitim tarihi (31.12.2015) itibariyle davacı yandan 500.634,47 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davacı yan incelenen kendi ticari defterlerinde 31.12.2015 tarihi itibariyle davalı yana 100.119,78 TL cari hesap bakiye borçlu olması karşısında davalı yanın kendi ticari defterlerine göre davacı yandan 500.634,47 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, buna göre taraflar arasındaki cari hesap farklılığının (500.634,47 TL – 100.119,78 TL =) 400.514,69 TL olduğu, iki adet 200.000,00 TL tutarlı kayıtların virman kaydı olduğu, davalı yan ticari defterlerinde söz konusu çeklerin ibrazı neticesinde karşılıksız çıkmasından dolayı 101. Portföydeki Karşılıksız Çekler hesabına virmanlandığı,, davacı yan tarafından davalıya ...... bank A.Ş. ...... Şubesi ..... hesaba bağlı ...... numaralı 10.10.2014 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli çek keşide ettiği, iş bu çekin 10.10.2014 ibraz tarihi itibariyle 198.880,00 TL’lik kısmının karşılıksız olduğu için ödemesi yapılamadığı, çekin karşılıksız olduğu, karşılıksız çeke karşılık davacının, davalı 17.04.2015 tarihinde 1.250,00 TL havale, 24.04.2015 tarihinde 5.000,00 TL havale, 20.05.2015 tarihinde 7.500,00 TL havale yapılmak suretiyle toplamda 13.750,00 TL ödeme yapıldığı, nihayetinde tarafların incelenen ticari defterleri nezdinde, davalı yanın davacı yandan Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ....... Esas sayılı takip dosyasında 186.250,00 TL çek yönünden bakiye alacaklı olduğu, bu sebeple davacının bu talebinin reddi gerektiği, Davanın gecikme cezai şart ödenmesi yönünden incelenmesinde; itilaf konusu işin başlama tarihinin tam olarak belli olmadığı bu sebeple 4 aylık (120 gün) sürenin bitiş zamanının tam olarak belirlenemediği, dava dosyasında yer tesliminin yapıldığı tarihe ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı gibi ilave ek işlerin de davalı tarafından yapıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, işin geç teslimi sebebiyle gecikme tazminatına hak kazanıldığı hususunun davacı tarafından ispat edilemediğinden, bu talebin reddi gerekmiştir. Davanın idari para cezasının ödenmesi yönünden incelenmesinde; Davacı işveren adına Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Yalova Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından 16.09.2014 tarihli işyeri durum tespit tutanağı düzenlendiği ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102'nci maddesine istinaden aynı Kanunu'nun; sigortalının çalışmaya başladığı tarihten önce verilmemesi nedeniyle 11 sigortalının işe giriş bildirgelerinden dolayı 12.474,00 TL, 2014 yılı Eylül ayına ait ek aylık prim ve hizmet belgesini Sosyal Güvenlik Kurumu'na verilmesine ve primlerin ödenme sürelerine dair usul ve esaslar hakkında tebliğde belirtilen süre içinde kuruma verilmemesinden dolayı 2.268,00 TL, sigortalı işten ayrılış bildirgesinin süre içinde verilmemesi nedeniyle 11 sigortalının işten çıkışı dolayısıyla 1.247,00 TL olmak üzere toplam 15.989,00 TL tutarında belgelere bağlı idari para cezası uygulandığı, davacı işveren adına uygulanan idari para cezasının ödendiğine, Kuruma ya da yetkili İdare Mahkemesi'ne itiraz edildiğine dair dosyaya bilgi ve belge sunulmadığı, işyeri durum tespit tutanağı ile davalı yüklenicinin taşeron alt dosyası açılmadan çalıştırdığı işçilerin davalı yüklenicinin merkez işyerinde sigortalı olduklarının davacı tarafından ispat edilemediğinden, bu talebin reddi gerekmiştir. Davanın ayıplı hizmet bedelinin tazmini yönünden incelenmesinde; Mahkememizce alınan ve hükme esas alınabilecek teknik içeriği barındıran 19.12.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, dava konusu inşaatta ........ Sİ58 kullanıldığı ve TSE ,CE BELGELİ olduğu, işçilik hatalarının olduğu, değişik iş dosyasında ve diğer bilirkişi raporlarında da bu hususun vurgulandığı, itilaf kapsamında nefaset kesintisi yapılması gerektiği, nefaset kesintisi malzeme + işçilik olduğu, toplam sözleşme bedeline ilave keşif artış bedeli üzerinden hesaplama yapıldığında, malzemelerden dolayı her hangi bir eksik, kusur, ayıplı iş tespit edilmediği ,tespitlerin tümü işçilik hatalarını içerdiği, Bundan dolayı 0,05 (yüzde beş) nefaset kesintisi işçilik bedeli üzerinden kesilmesi gerektiği, işin sözleşme bedeli 550.000 Amerikan doları + İlave işler keşif artışı 84.200 Amerikan doları= Toplam keşif bedeli 634.200 Amerikan doları üzerinden işçilik oranı %12 olarak alınarak 634.200*0,12( işçilik oranı)*0,05=3.805 Amerikan Doları (119.256,31-TL) hesaplanarak bu bedelin ayıplı hizmet bedeli olarak davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak, bu miktar yönünden davanın kabulü gerekmiştir. Davanın manevi tazminat talebi yönünden incelenmesinde; Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri, bilinçsizleri ve acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (4721 sayılı TMK 24.madde), isme saldırı (26.madde), nişan bozulması (121.madde), evlenmenin feshi (158,madde), bedensel zarar ve ölüme neden olma (6098 sayılı TBK'nın 56) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (58.madde) Bunlardan 4721 sayılı TMK’nın 24. maddesi ile 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi daha kapsamlıdır. 4721 sayılı TMK’nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; 26, 174, 287.maddeleri); bunların dışında 6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi uygulanır.4721 sayılı TMK’nın 24. ve 6098 sayılı TBK'nun 58. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebileceğinden, somut olayda eser sözleşmesinin ayıplı ifa edilmiş olduğu iddiası ile açılan davada manevi tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacının manevi tazminata ilişkin isteminin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabulü ile; 1- Ayıplı hizmet bedeli olan 3.000,00-TL'nin dava tarihi olan 10.11.2015 tarihinden itibaren, 116.256,31-TL'nin ıslah tarihi olan 04.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine 2-Davanın gecikme cezai şart yönünden reddine 3-Davanın idari para cezasının ödenmesi yönünden reddine, 4-Davanın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ...... sayılı dosyada borçlu olmadığının tespiti yönünden reddine, 5-Davanın manevi tazminat talebi yönünden reddine 6-Alınması gerekli 8.146,40-TL harcın davacı tarafça yatırılan 12.251,64-TL harçtan mahsubuyla bakiye 4.077,54-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 7-Davacı tarafından yapılan 27,70-TL başvurma harcı, 426,94-TL peşin harç, 11.797,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 12.251,64 TL'nin, kabul ve red oranı üzerinden 1.791,00-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.460,64-TL tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 16.842,50-TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 2,462,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-AAÜT gereğince hesap edilen 19.081,01-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 103.510,52-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 11-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 12-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/04/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1007, K. 2024/362, T. 01.04.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2015-1007-e-2024-362-k-777283ea0d1f