İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/680 E. 2024/1199 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/680
Karar No
2024/1199
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/680 Esas KARAR NO : 2024/1199 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2024 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı .... arasında, Yüklenici Genel İş Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme neticesinde .. Onarım İşleri ve .... konutunun tadilat onarım vb işlerinin yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, ancak karşı tarafın kendisinden beklenen azami dikkat ve özeni göstermemesi hasebiyle sözleşmeye konu işte hem gecikmeler yaşandığını hem de hatalı ve eksik işler yapıldığını, davalı tarafın edimini hukuka uygun şekilde yerine getirmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri ile de açıkça ortada olduğunu, davalı tarafça geç teslim edilen işin aynı zamanda birçok eksiklik barındırdığını, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının neticeyi meydana getirmeden ücret talep edemeyeceğini, her halükarda TBK 97. Maddesi gereği kendi edimini ifa etmeyen davacının ücret talebinin kabulünün olanaksız olduğunu, davalının eksik ve hatalı iş yapması sebebiyle müvekkilinin çok ciddi zarara uğradığını, işbu zararın azaltılması için davalının yapmadığı ve eksik yapılan işlerin nama ifa yetkisi kapsamında sözleşme dışı 3. Kişiye tamamlatıldığını, işbu masrafların davalıdan tahsili sebebiyle huzurdaki davanın ikame edildiğini, davalının, ... Fabrikasında olduğu gibi .... Konutunda da edimlerini yerine getirmeyip müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkili şirketin itibarının zedelenmesi ve müşteri memnuniyeti adına nama ifa yetkisini kullanarak eksik işleri tamamlattığını ve ek maddi yükümlülük altına girdiğini, bu bedellerin davalı tarafından tazmini gerektiğini, bu nedenlerle davalı tarafça sözleşmelere dürüstlük kuralına aykırı olarak yapılan bakım ve onarım işlemlerinin yeniden 3. Kişilere yaptırılması sonucunda müvekkilinin ödediği şimdilik 500,00 TL'nin işlemiş ve işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartların şimdilik 500,00 TL'sinin işlemiş ve işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında eser sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği işlemler yapılmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğundan Bakırköy Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, 6100 sayılı yasanın 114/h maddesi gereğince davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, davacı tarafın hukuki menfaati bulunmadığından dava şartı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin sözleşme gereği davacı ile iş yerinde bulunan mühendislerin nezaretinde tadilat ve tamiratlar yaptığını, müvekkilinin mühendislerin talimatı üzerine tadilat ve tamiratları yaptığını ve işi teslim ederken de davacı ve fabrikanın mühendisleri huzurunda iş teslimi yaptığını, aynı iş yerinde tadilat tamirat yapılan başka alanlar da aynı şekilde tadilat ve tamirat işlemleri meydana geldiğini ve müvekkiline sözleşme dışında meydana gelen hasarların da yaptırılması talep edildiğini, müvekkilinin talep edilen hasarların sözleşme dışı olduğunu, bu yerler içinde ücret talep edildiğini, davalı tarafın herhangi bir şekilde ödeme yapmadığından talep edilen kısımlarda tadilat tamirat yapılmadığını, davacı tarafın müvekkili ile yapmış olduğu sözleşmeden kaynaklı herhangi bir şekilde eksik ve ayıplı ifa mevcut olmadığını, bu nedenlerle huzurda görülen gerçeklikten ve hukuktan yoksun, tamamen kötü niyetli işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Türk Ticaret Kanununun 4. Maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. Maddesinin ikinci fıkrasında , bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. Maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. Maddesinde , "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir. TTK'nın 14. Maddesine göre " bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir." Aynı Kanunun 17. Maddesi hükmünce de ; iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir." düzenlemesi yer almaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3'üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK'nın 1463. Maddesinde de önce 17. Maddeye gönderme yapılarak , Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardar aşağıya gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. Maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. İkinci sınıf tacirler esnaf olarak kabul edilecektir. Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir. Tarafların tacir kaydına esas olmak üzere bağlı oldukları vergi dairesine ve ticaret sicil müdürlüğüne müzekkereler yazılmıştır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabının incelenmesinde davalı adına gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı görülmüştür. Küçükçekmece Vergi Dairesi yazı cevabının incelenmesinde davacının ikinci sınıf tüccar olduğu işletme esasına göre defter tuttuğu belirtildiği görülmüştür. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Davacı tarafın gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı , davacının 2. Sınıf tüccar olup işletme esasına göre defter tuttuğu Vergi Usul Kanunun 177/1 ve 3 fıkraların da belirlen limitleri aşmadığı taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK m.4/1'de belirtilen mutfak ticari dava niteliğinde olmadığı ticari olmayan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/680, K. 2024/1199, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-680-e-2024-1199-k-cad9b0dc1c6d