İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/117 E. 2024/20 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/117
- Karar No
- 2024/20
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/117 Esas KARAR NO : 2024/20 DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/02/2022 KARAR TARİHİ : 11/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN// YAZILDIĞI TARİH : 18/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın kabulü ile davalının şahsi hesabına geçirdiği ..... ve .... fatura numaralı siparişlerden kalan bakiye 5937-Euronun ve 2. Siparişe ait 35.583,24-Euronun, şirkete gelen 142.400-TL mahsup edilerek, 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiziyle davalı tarafından müvekkil şirkete ödenmesine, şahsi hesaba aktarılan paralar için davalının .... Bankası ..... IBAN nolu Euro hesabı başta olmak üzere döviz hesaplarına ait hareketlerin ilgili bankalardan celbine, davalının şirketten hukuka aykırı olarak çıkarttığı 60.000-TL değerindeki numune bedelinin haksız fiilin gerçekleştiği 20.05.2021 tarihinden itibaren avans faiziyle ödenmesine, şirketin Temmuz ayında gerçekleştireceği 41.532,25-Euro değerindeki 3. Siparişin davalı tarafından rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı olarak şirket dışında gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespitine, 3.siparişin gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi durumunda, şirketin zarar ve zıyanının da tespit edilerek belirlenen tutarın şirkete ödenmesine, tutar tespit edilene kadar, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1000-Euronun ödenmesine, davalının eylemleri sebebiyle şirketin maruz kaldığı ticari saygınlık, onur ve itibar kaybının giderilmesi amacıyla şirkete 100.000-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir . Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle haksız bir şekilde ikame edilen davacı tarafın davasının ve tüm taleplerinin reddine, aksini kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece aksi kanaati taşıyor olma ihtimaline karşın müvekkil tarafından ödenen 2000 Euro ve 2950 Euro tutarlarındaki müşteri komisyon bedellerinin, müvekkil tarafından davacı şirkete gönderilen 13.947,11 Euro'nun ( 142.400 TL'nin transfer tarihi itibari ile euro karşılığı) ve müvekkilimin şirketin kuruluş tarihi itibari ile hak kazanmış olduğu kar payı bedelinin hesaplanarak takas ve mahsup edilmesine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; Davalı Şirket Yöneticisi ...'ın sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirket yetkilisinin yöneticisi olduğu şirketi ve diğer ortak olan davacıyı zarara uğratıp uğratmadığı, haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin uğradığı manevi zararlar nedeniyle manevi tazminat alacağı bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davalının şirket yetkilisi olduğu şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır. Mahkememizin 01/04/2024 tarihli duruşma tutanağı ara kararı uyarınca Tarafların dilekçelerinde talep ettikleri ilgili yerlerden getirtilmesi gereken belge ve kayıtlar incelenerek ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına karar verilmiş olup davalı ...'ın ..... Bankası Anonim Şirketi Euro hesabının ve diğer bankalardan 2021 yılına ait tüm hareketleri mahkememizce celp edilmiştir. Mahkememizin 26/05/2022 tarihli duruşma tutanağı ile müzekkere cevapları tamamlanması ile dava dışı ...'nin ortağı ve müdürü olan davalının şirketi kötü yönetip yönetmediği, şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, davalının şirket alacağını özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı bir şekilde şahsi hesabına geçirerek şirketi kusuruyla zarara uğratıp uğratmadığı, zarara uğratmış ise zarar miktarının tespiti davacıyı ve şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, haksız rekabet hükümlüğüne aykırı davranıp davranmadığı, sorumluluğunun söz konusu olup olmadığı, zarar var ise miktarının tespiti, şirketin uğradığı manevi zararlar nedeniyle manevi tazminat alacağı bulunup bulunmadığı, manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı, hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, hükme ve denetime elverişli rapor alınmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi heyeti 07/11/2022 tarihli raporunda özetle; ''Dosya kapsamında yapılan incelemelerde davacı ve davalı tarafça dosyaya sunulan E-posta / E-Mail yazışmaların bulunduğu, bahsi geçen E-mail yazışmaların olup olmadığı ve var ise orjinallerini görebilmek adına 30.09.2022 tarihinde davacı firma yetkilisi olduğu belirtien ......'a ait bilgisayarda yapılan detaylı incelemelerde davaya konu belirtilen ilgili e-posta yazışmaların dosyaya eklendiği haliyle mail programında yer aldığı ve gerçekte var olduğu örülmüş olup ilgili Mail yazışmaların ekran görüntüleri ve yazışma detayları değerlendirme kısmında detaylıca sunulduğu, Dosyada taraflar arasında sunulan yazışmalar içeriğinde genel olarak İngilizce içeriklerin yer aldığı, içeriklerin genel olarak anlaşılması açısından çeviriye uygun olan yazışmaların E-posta programı olan ..... çeviri ve .... çeviri özelliği kullanılarak çevirisi yapışmış olup değerlendirmeler kısmında sunulmuştur. Taraflar arasında çeviriler konusunda eksik veya hatalı olduğu beyan edilmesi durumunda sayın Mahkemece Çevirmen Bilirkişi atanarak sağlıklı bir sonuca varılacağı, Davacının 5.937 Euro tutarındaki talebine ilişkin dosyada somut bir mali veri olmadığı, .... Ltd.Şti. tarafından ..... AS firmasına kesilen toplam 3 adet faturaya ilişkin tahsilatların küsurat dışında tamamının yapıldığı, Davacının 35.583,24 Euro tutarındaki talebine ilişkin; davalı tarafından beyan edildiği ve banka ekstrelerinden tespit edildiği haliyle ..... AS tarafından hesabına aktarılan 34.400 ve 2.383 Euronun toplamı olan 36.783 Euro'dan; .....'ye komisyon ödemesi olarak transfer edildiği iddia edilen 2.000 Euronun, (sirkete ait bir komisyon ödemesi olarak kabul edilmesi halinde), ....'a komisyon ödemesi olarak transfer edildiği iddia edilen 2.950 Euronun, (şirkete ait bir komisyon ödemesi olarak kabul edilmesi halinde), Davalı tarafından .... Ltd.Şti.'ne transfer edildiği iddia edilen 142.400 TL'nin, 20.05.2021 tarihli TCMB Döviz Alış Kuruyla (1 Euro 10,1667) değerlenmesi neticesinde karşılığı 14.006,51 Euro'nun, Mahsup edilmesiyle ...'ın ... Ltd.Şti.'ne olan borcunun 17.826,49 Euro olarak hesap edileceği, Davalı müdürün sorumluluğu bakımından kanunda aranan şartların gerçekleştiği, ancak davalı talebi olan takas mahsup işleminin davalı tarafından payların Bakırköy .... Noterliğinin 24.05.2021 tarih ve ... yevmiye numarasıyla düzenlenen Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinde görüldüğü haliyle; şirketin aktif ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte ......'a devretmiş olması sebebiyle yerinde olmadığı'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmişlerdir. Bilirkişi raporu taraf/ vekillerine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş olup taraf vekilleri rapora karşı itiraz etmiş ve mahkememizin 20/01/2023 tarihli duruşmasının (2) no'lu ara kararı uyarınca: Dosyanın bir önceki bilirkişi heyetine tevdii ile; Tarafların itirazları ve davacının dava dışı şirketlerle ilgili işlemleri sebebiyle iddia ettiği haksız rekabet şartlarının oluşup oluşmadığı, bu sebeple şirketin zarara uğrayıp uğramadığı, banka hesap özetlerinin detaylıca incelenerek TTK 54-55 maddeleri kapsamında haksız rekabet yasağı ve dürüstlük kuralının ihlal edilip edilmediği ve davalıların itirazlarının tek tek ayrıntılı şekilde incelenerek ek rapor hazırlanmasının istenilmiş bilirkişi heyeti 10/04/2023 tarihli ek raporunda özetle; '' ... Kumaşçılık Tekstil Örme Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 2021 yılı ticari defterlerinin, BS formlarının, ..... firması ile gerçekleşen işlemlere ilişkin; cari hesap ekstresi, bakiye vermeyen hesaplar dahil mizan, fatura ve banka dekontunun dosyaya sunulmasının istenmesi, Dava dosyasında adı geçen ......'dan, Davalı ... hesabına 150.000-TL gönderilip gönderilmediğinin ve gönderildiyse içeriğinin sorulmasının ve buna ilişkin dekontun ...... tarafından dosyaya dosyaya sunulması halinde talebe ilişkin değerlendirme yapılabileceği, Davalı ...'dan, dava dosyasında adı geçen ...... tarafından kendisine 150.000- TL gönderilip gönderilmediğinin ve gönderildiyse içeriğinin sorulmasının ve buna ilişkin dekontun davalı tarafından dosyaya sunulması halinde talebe ilişkin değerlendirme yapılabileceği, Davalı ...'dan, dava dosyasında adı geçen ..... grubu tarafından kendisine 155.415-TL gönderilip gönderilmediğinin ve gönderildiyse içeriğinin sorulmasının ve buna ilişkin dekontun davalı tarafından dosyaya sunulması halinde talebe ilişkin değerlendirme yapılabileceği, Şirketten çalındığı iddia edilen mallara / numunelere ilişkin Emniyet tutanaklarının ve Vergi Dairesi Takdir Komisyonu kararının dosyaya sunulması halinde talebe ilişkin değerlendirme yapılabileceği, Rapor içerisinde açıklanan nedenlerle hesaplamaların Euro olarak yapılmasında bir sakınca bulunmadığı ve yerinde olduğu, dikkate alınan TCMB kurlarının doğru olduğu, Davalının davacıya olan borcu her ne kadar kök raporda 17.826,49 Euro olarak tespit edilmişse de davacının itirazı yerinde bulunarak bu tutarın 22.776,49 Euro olarak hesaplanması gerektiği, Davacı şirket yetkilisi ......'dan, .... firması tarafından kendisine 31.660,00 İngiliz Sterlini gönderilip gönderilmediğinin ve gönderildiyse içeriğinin sorulmasının ve buna ilişkin dekontun ...... tarafından dosyaya sunulması halinde talebe ilişkin değerlendirme yapılabileceği'' şeklinde ek tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmişlerdir. Mahkememizce 01/06/2023 tarihli duruşma tutanağı ile .... bank ...'ye müzekkere yazılarak ..... A.S. tarafından .... Kumaşçılık Tekstil Örme Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ..... bank'taki .... numaralı hesabına gönderilen 26.05.2021 tarihinde 16.612-€, 31.05.2022 tarihinde 15.228€, 02.06.2021 tarihinde 22.249€, 26.07.2021 tarihinde 15.474€, 23.08.2021 tarihinde 33.788 € 24.600 € ve 13.018€ banka dekontları istenmiş ve ... bank .... ve .... Bankası A.Ş'ye yine müzekkere yazılarak .... müşteri nolu ......'nın ... bank ..... nezdindeki .... nolu hesabından davalı ...'ın .... Bankasındaki ... nolu hesabına gönderilen 18.03.2021 tarihinde 5.000-TL, 27.05.2021 tarihinde 10.000-TL, 29.06.2021 tarihinde 10.000-TL, 19.07.2021 tarihinde 10.000-TL, 16.08.2021 tarihinde 5.000-TL, 26.08.2021 tarihinde 100.000-TL, 30.09.2021 tarihinde 10.000-TL banka dekontlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve banka dekontları mahkememizce celp edilmiş olmakla müzekkere cevaplarının gelmesi beraberinde 09/06/2023 tarihli ara karar ile yeni bilirkişi heyeti oluşturulmuş ve rapor hazırlanılması istenilmiştir. Yeni bilirkişi heyeti 17/11/2023 tarihli raporunda özetle; ''Davacı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerine ilişkin noter onaylarının yasal süresi içerisinde ve usulüne Uygun olarak yaptırıldığı, bu kapsamda, davacı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerin delil niteliği taşıması konusunda takdir Mahkemeye ait olmak üzere, bu defterlerin HMK md. 222 uyarınca kendi lehlerine ve aleyhlerine delil teşkil eder nitelikte oldukları, Davacının ticari defterleri ile dava dosyasındaki banka ekstreleri incelendiğinde davalının hesabına gönderildiği iddia edilen 5.937 Euro'ya ilişkin dava dosyasında herhangi bir belgenin bulunmadığı, ancak dava dosyasında bulunan 10.04.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda heyette yer alan bilişim uzmanının dosya üzerinde yapmış olduğu tespit ve değerlendirmeler sonucunda davacının belirtmiş olduğu ve davalı tarafça iletilen 09.04.2021 ve 21.04.2021 tarihli Maillerin bulunduğu ve davacının belirtmiş olduğu gibi “Siparişten kalan bakiye 5.935,50 EUR .... tarafından şirkete ödenmemiş ve davalı tarafından da bu bedel istenmiş olduğunu görüldüğü, 08.04.2021 tarihinde ..... AS firmasından davalının hesabına 2.383 Euro para transferinin yapıldığı, Davalının şahsi hesabından komisyon ödemesi olarak ödendiği iddia edilen ödemelere ilişkin olarak dava dosyasına sunulan .... yazışmaları ve e-mail yazışmalarının davalı ile .... firması yetkilisi olarak belirtilen ... arasında yapılmış olması, .....'a ödenen 2.950 Euroya ilişkin davacı şirket adına düzenlenmiş bir faturanın bulunmaması, davalı vekili tarafından ..... 'ye ödenen 2.000 Euroya ilişkin olarak davacı şirket adına düzenlenen faturanın ... AS tarafından değil de .... AS tarafından düzenlenmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; ödemelerin yapıldığı .... ve ...... tarafından yada bu kişilerin ilişkili oldukları firmalar tarafından davacı şirket adına düzenlenmiş bir faturanın bulunmaması nedeniyle davalı tarafından ödenen 4.950 Euronun davacı şirket açısından bir gider kalemi olarak değerlendirilemeyeceği, bu kapsamda da davalının komisyon ödemesi olarak transfer ettiğini beyan ettiği toplam 4.950.-Euronun davalının davacıdan olan bir alacağı olarak değerlendirilmeyeceği, ..... AS firması ile davacı şirket arasında yapılan ticari işlemlere bağlı olarak Davalı ...'ın şahsi hesabına gönderilen 34.400 Euronun davacı şirkete ait bir gelir kalemi olarak değerlendirildiği, 34.400 Euro ile birlikte yukarıda siparişten kalan bakiye olarak belirtilen 5.935,50 Euro ve ..... AS firmasından davalının hesabına gönderilen 2.383 Euronun toplamı olan 42.618,50 Eurodan, davalı tarafından davacı şirkete transfer edilen 142.400 TL'nin, 20.05.2021 tarihli TCMB Döviz Alış Kuruyla (1 Euro — 10,1667) değerlenmesi neticesinde karşılığı 14.006,51 Euro'nun mahsup edilmesi sonucunda davalı ...'ın davacı şirkete 28.611,99 Euro borcunun bulunduğu, Dava dosyasında bulunan İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıt ve belgelerine göre; işbu davanın davalısı ...'ın Yo 50 ortak olduğu dava dışı .... Giyim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ..... sahibi olduğu ......Kumaşçılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin adreslerinin aynı olduğu (.... Mah.... Sok. No:... A Bağcılar İstanbul), ..... AS tarafından ......Kumaşçılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin .... bank'taki .... nolu hesabına toplam 138.108,10 Euronun transfer edildiği, ...... tarafından işbu davanın davalısı ...'ın ... nolu hesabına toplam 150.000,00 TL'nin gönderildiği, Şirket esas sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadığından davalının, 22.09.2020 ilâ 28.05.2021 tarihleri arasında davacı şirket ile rekabet etmeme yasağına tabi olduğu; ancak bu tarihten sonra aşağıda inceleneceği üzere şayet koşulları oluşmuşsa TTK m. 54 vd .hükümleri Uyarınca haksız rekabet kapsamında sorumluluğunun bulunabileceğinin ifade edilebileceği, Haksız rekabet hükümlerince korunan menfaatin “dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasına” ilişkin olduğu, dolayısıyla ..... AS'nin, davalının davacı şirketteki ortaklık ilişkisini sona erdirmesinin ardından davalının şahsını nazara alarak herhangi bir baskı altında kalmaksızın kendi hür iradesiyle davacı şirket ile arasındaki sözleşme ilişkisini sona erdirmesi haksız rekabet kapsamında değerlendirilemeyeceği, nitekim dosyaya mübrez belgelerde davalının bu faaliyetleri sürdürürken dava dışı ..... AS'nin davacı şirket ile arasındaki sözleşmeyi ihlal etmesine veya sona erdirmesine yöneltmeye ilişkin herhangi bir fiiline rastlanılamadığı, hâl böyle olunca: Muhterem Mahkemece bu durumun davalının, şirketteki ortaklık sıfatının sona ermesini Müteakip rekabet hakkını objektif iyiniyet kuralları çerçevesinde kullandığı yönünde değerlendirilmesi durumunda somut olayda haksız rekabetin mevcudiyetinden bahsetmenin mümkün olmayacağı, Buna karşında Muhterem Mahkeme tarafından aksi kanaatte olunması; yani davalının dava dışı şirketi ayartmak suretiyle davacı ile olan sözleşmesini ihlale yönelttiği kanaatinde olunması durumunda ise davalının TTK m. 55/f.1-(b/1) uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiğinin ifade edilebileceği, Sayın Mahkemece davalının TTK m. 55/f.1-(b/1) uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiği kanaatinde olunması ihtimaline binaen davacının tazminat talebinin incelenmesi suretiyle devam edilmesi durumunda dosyaya mübrez belgelerden davacının zarar iddiasına bulunmasına rağmen bu zararı tevsik edici herhangi bir bilgi yahut belge sunmadığı, ancak TTK m. 56/f.1-b.(e), uyarınca davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebileceği, Tekstil konfeksiyon sektöründe ihracat yapılan konfeksiyon ürünlerinde ortalama 9020 kârla çalışıldığı, ..... AS tarafından ......Kumaşçılık Tekstil San.ve Tic. Ltd. Şti.'ne 138.108,10 Euro ödeme yapıldığı ve söz konusu ticaretten 27.621,62 Euro kâr elde edildiği, dolayısıyla şayet Sayın Mahkemece davalının TTK m. 55/f.1-(b/1) uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiği ve bu sebeple davacının tazminat talebinde bulunabileceği kanaatinde olunması durumunda davacının 27.621,62 Euro'luk kârın devrini talep edebileceği'' şeklinde sonuç ve tespitlerini mahkememize bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı alınan kök ve ek raporlar ile bankalardan celp edilen banka ödeme dekontları birlikte değerlendirildiğinde: Dava şirket müdürüne karşı açılmış yönetici sorumluluğu davası olup konusu Limited şirket müdürlerinin sorumluluğu, 6762 sayılı TTK da olduğu gibi, 6102 sayılı TTK’nda da anonim şirket sorumluluk hükümlerine atıf yapılarak düzenlenmiştir. Gerçektende, TTK m. 644 fıkra 1 bent a hükmü açıkça, anonim şirketlere ilişkin sorumluluk hükümlerinin limited şirketlere de uygulanacağını, hüküm altına almıştır. Limited şirket müdürlerinin sorumluluğu, 6762 sayılı TTK da olduğu gibi, 6102 sayılı TTK’nda da anonim şirket sorumluluk hükümlerine atıf yapılarak düzenlenmiştir. Gerçektende, TTK m. 644 fıkra 1 bent a hükmü açıkça, anonim şirketlere ilişkin sorumluluk hükümlerinin limited şirketlere de uygulanacağını, hüküm altına almıştır. Atıf yapılan anonim şirketlere ilişkin hukuki sorumluluk hükümleri, TTK’nın ikinci kitabının dördüncü kısmının sonunda, onbirinci bölümde m. 549 ilâ 561 arasında toplu olarak düzenlenmiş ve m. 549-555 de sorumluluk halleri altı başlık altında toplanmış bulunmaktadır. Sorumluluk hallerinin özel olarak sayıldığı başlıklarda, sorumluluğun konusu, sorumlular ve sorumluluk şartları ile sorumluluğun hukuki sonucu gösterilmiştir.Böylece, TTK m. 555 ilâ 561 de düzenlenen ve ortak hüküm niteliği taşıyan, şirketin zararına, müteselsil sorumluluğa, ibraya, zamanaşımına ve yetkili mahkemeye ilişkin hükümlerin de limited şirkette uygulanmasına imkan verilmiştir. MüMüdürlerin hukuki sorumluluğu esas itibariyle TTK’nun 553 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde organa özgü sorumluluğu, müdürlerin, yöneticilerin, tasfiye memurlarının sorumluluğu yanında, kurucuların sorumluluğunu da içerecek şekilde hüküm altına almıştır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununda çokça tartışılan doğrudan zarar ve dolaylı zarar kavramlarına 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yer verilmemiştir. Ancak yeni Kanunda da şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara uğradıkları zararlar için dava açma hakkı tanınmıştır. Bu kişiler, uğradıkları doğrudan zararların tazmini için kusurlu yönetim kurulu üyelerine yönelebilirler. Ayrıca şirketin uğradığı zararlardan yansıma yoluyla zarar gören yani dolaylı zarara uğrayan pay sahibi ve alacaklılar da belli koşullarda sorumluluk davası açabilirler (TTK 553, 556). Doğrudan doğruya zarar, şirket ortaklarının ve alacaklıların yönetim kurulu üyelerinin fiilleri sonucunda şirketin zararından bağımsız olarak uğradıkları zarardır. Şirketin ortakları ve alacaklıları, ortaklık zarar görmeden de bir zarara uğrayabilirler. İşte ortaklık malvarlığında herhangi bir azalma meydana gelmeden ortağın ve alacaklının malvarlığında meydana gelen azalmaya anonim şirketler hukukunda doğrudan zarar denilmekte ve bu durumda pay sahibine hükmedilecek tazminatın kendisine ödenmesi talebiyle dava açma imkanı tanınmaktadır. Ortakların veya alacaklıların doğrudan doğruya zararı, yönetim kurulu üyelerinin fiilleri sonucunda bu kimselerin ferdi ve hususi haklarının ihlali şeklinde ortaya çıkar. Ortakların ve alacaklıların doğrudan zararına ilişkin olarak başlıca şu örnekler verilebilir: Sermaye artırımında ortağın rüçhan hakkının kullanımının engellenmesi, ortağa payına uygun temettü ödenmemesi, ortağın genel kurul toplantısına katılmasına veya toplantıda oy kullanmasına haksız yere engel olunması, hazırlanan yanlış bilançoya istinaden ortağın hisselerini satması veya yeni hisse senedi alarak zarara uğraması, alacaklının yanlış bilgiye dayanarak şirkete kredi açması. 6102 s. TTK mülga TTK md. 309 dan farklı olarak dolaylı zarar kavramını kullanmamış, şirketin uğradığı zararın şirket ve ortaklar tarafından talep edilebileceğini belirterek dolaylı zarara üstü kapalı olarak yer vermiştir. Ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zararından ancak şirketin zarara uğraması ve bu zararın ortakların ve alacaklıların malvarlığında bir azalmaya sebep olması halinde bahsedilebilir. Şirketin zararı ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zararının “olmazsa olmaz/conditio sine qua non” şartıdır. Yukarıda yapılan açıklama ve tespitler çerçevesinde:Dava şirket yönetici olduğu dönemde davalının şirkete uğrattığı zarar yanında rekabet yasağın aykırılıktan dolayı olmak üzere iki farklı hukuki sebebe dayalı yöneticinin sorumluluğundan bahisle şirketin zararını tahsilini talep etmiştir. Yönetim kurulu üyelerinin/müdürlerin sorumluluğu ile amaçlanan, zarar verene isnat edilebilecek ve onun hukuk düzenince onaylanmayan bir davranışından kaynaklanan zararın giderilmesidir. Sorumluluğu düzenleyen TTK’nın 553. maddesine göre yönetim kurulu üyeleri, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Mahkememizce yapılan yargılama sonun bilirkişi heyetlerinde HMK 266.madde kapsamında rapor alınmış olup toplanan delillere göre, somut olayda Davacının ileri sürdüğü 69.630,74-Euro bedelli proforma faturanın bir kısmının davalının şahsi hesabına yatırılmasından kaynaklı zarar hükme esas alınan son bilirkişiler tarafından tespit edildiği gibi davalı tarafın da bu tutarın şahsi hesabına gönderildiği kabulündedir. Bu durumda dava dışı ..... AS firması ile davacı şirket arasında yapılan ticari işlemlere bağlı olarak Davalı ...’ın şahsi hesabına gönderilen 34.400 Euronun davacı şirkete ait bir gelir kalemi olarak değerlendirilmesi nedeniyle 34.400 Euro ile birlikte siparişten kalan bakiye olarak belirtilen 5.935,50 Euro ve ..... AS firmasından davalının hesabına gönderilen 2.383 Euronun toplamı olan 42.618,50 Eurodan, davalı tarafından davacı şirkete transfer edilen 142.400 TL’in, 20.05.2021 tarihli TCMB Döviz Alış Kuruyla (1 Euro = 10,1667) değerlenmesi neticesinde karşılığı 14.006,51 Euro’nun mahsup edilmesi sonucunda davalı ...’ın davacı şirkete 28.611,99 Euro borcunun bulunduğu ve sonuç olarak davalının şahsi hesabından komisyon ödemesi olarak ödendiği iddia edilen ödemelere ilişkin olarak da dava dosyasına sunulan .... yazışmaları ve e-mail yazışmaları incelendiğinde davalı ile .... firması yetkilisi olarak belirtilen ... arasında yapılmış olması, ... ....’a ödenen 2.950 Euroya ilişkin davacı şirket adına düzenlenmiş bir faturanın bulunmaması, davalı vekili tarafından .....’ye ödenen 2.000 Euroya ilişkin olarak davacı şirket adına düzenlenen faturanın .... AS tarafından değil de .... AS tarafından düzenlenmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; ödemelerin yapıldığı ... ve ... tarafından yada bu kişilerin ilişkili oldukları firmalar tarafından davacı şirket adına düzenlenmiş bir faturanın bulunmaması nedeniyle davalı tarafından ödenen 4.950 Euro'nun davacı şirket açısından bir gider kalemi olarak değerlendirilemeyeceğinden bu kapsamda da davalının komisyon ödemesi olarak transfer ettiğini beyan ettiği toplam 4.950.-Euronun davalının davacıdan olan bir alacağı olarak değerlendirilmeyeceği anlaşılmış olup davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiş ve davalının son bilirkişi heyet raporunda ortaya çıkan bu tutardan sorumlu olduğu kanaatine varılarak davacı şirketin bu alacak kalemi yönünden talebi yerinde görülmüş davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davalı söz konusu tutarı şahsi hesabına aldığını ancak bu tutardan şirketin kar payı dağıtmamış olması nedeniyle kendisine düşecek kar payının hesaplanarak mahsup edilmesini talep etmekteyse de, geçmişe dönük bu talebinin karşılanması mümkün değildir. Şöyle ki Anonim ve Limited şirketlerde karın dağıtımına münhasıran genel kurul yetkili olup, böyle bir karar verilmediği sürece kar payı hesabı yapılamayacağı gibi Mahkemece karın dağıtılmasına da karar verilemez. Kaldı ki davalı paylarını tüm hak ve yükümlülükleri ile 2021 yılında diğer şirket ortağına devrederek ortaklıktan ayrılmıştır. Netice itibarıyla davalının takas mahsup talebi yerinde görülmemiştir. Rekabet yasağı ve Haksız rekabet iddiası bakımından ise rekabet yasağının kapsamı dışına çıkarmaz . TTK m. 613 uyarınca: (1)Ortaklar, şirket sırlarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla kaldırılamaz. (2) Ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar. Özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamazlar. Şirket sözleşmesiyle, ortakların, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda oldukları öngörülebilir. Somut olayda dosyaya celp edilen dekont ve İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıt ve belgelerine göre; işbu davanın davalısı ...’ın % 50 ortak olduğu dava dışı ... Giyim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ..... sahibi olduğu ......Kumaşçılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin adreslerinin aynı olduğu (.... Mah. .... Sok. No:44 A Bağcılar İstanbul), ..... AS tarafından ......Kumaşçılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin ......bank’taki ..... nolu hesabına toplam 138.108,10 Euronun transfer edildiği, ...... tarafından işbu davanın davalısı ...’ın .... nolu hesabına toplam 150.000,00 TL’nin gönderildiği anlaşılmış bu husus bilirkişi raporuna da yansımıştır. Şirket esas sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadığından davalının, 22.09.2020 ilâ 28.05.2021 tarihleri arasında davacı şirket ile rekabet etmeme yasağına tabi olduğu; ancak bu tarihten sonra aşağıda inceleneceği üzere şayet koşulları oluşmuşsa TTK m. 54 vd .hükümleri uyarınca haksız rekabet kapsamında sorumluluğunun bulunabileceğinin dikkate alındığında Haksız rekabet hükümlerince korunan menfaatin “dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasına” ilişkin olduğu, dolayısıyla ..... AS’nin, davalının davacı şirketteki ortaklık ilişkisini sona erdirmesinin ardından davalının şahsını nazara alarak herhangi bir baskı altında kalmaksızın kendi hür iradesiyle davacı şirket ile arasındaki sözleşme ilişkisini sona erdirmesi gibi bir durumunda söz konusu olabileceği gibi sözleşmenin davalının etkisiyle sona erdirildiğine dair ispata yarar bir delil de söz konusu olmadığından salt yukarıdaki adreslerin aynı oluşu dava dışı müşterinin davacı ile ticari ilişkisinin devam etmemesi haksız rekabet kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır. nitekim dosyaya mübrez belgelerde davalının bu faaliyetleri sürdürürken dava dışı ..... AS’nin davacı şirket ile arasındaki sözleşmeyi ihlal etmesine veya sona erdirmesine yöneltmeye ilişkin herhangi bir fiiline rastlanılamadığı gibi h bu durumun davalının, şirketteki ortaklık sıfatının sona ermesi sonrasında ticari ilişkisini kendi serbest iradesiyle sonlandırması gibi bir ihtimal de söz konusu olabilecğeinden somut olayda haksız rekabetin mevcudiyetinden bahsetmenin mümkün olmadığından davacının bu yöndeki maddi tazminat kalemleri ve bu kapsamda şirket dışına çıkarıldığını iddia edilen numunelerle ilgili ispata yarar delil de sunulmadığından numune bedellerini de talep edemeyeceğinden sair maddi tazminat alacak talepleri ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; 1-MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE: 28.771,39-EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince kamu bankalarının EURO cinsinden 1 yıllık en yüksek mevduat faiz oranı ile davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, -Davacının rekabet etmeme yükümlülüğü talebi ve fazlaya ilişkin diğer maddi tazminat taleplerinin reddine, 2-DAVACININ MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN REDDİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 29.903,95-TL harçtan peşin alınan 11.349,08-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 18.554,87-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 11.349,08-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 18.935,57- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 32.465,85-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 21.386,24-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden: Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 67.287,55-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden: Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 33.379,22-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden: Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/01/2024 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza