İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/614 E. 2021/462 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/614
Karar No
2021/462
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/614 KARAR NO : 2021/462 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/10/2018 KARAR TARİHİ : 07/07/2021 (KARŞI DAVA OLARAK BELİRTİLEN YARGILAMADA) DAVA : Alacak/Tazminat DAVA TARİHİ : 20/11/2018 KARAR TARİHİ : 07/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali/alacak/tazminat davalarının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında cari hesap ilişkisinden kaynaklanan ... TL alacağın tahsili amacıyla Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalıya ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, müvekkilinin davalıya fatura suretleri ve cari hesap ekstresinde görüleceği üzere hatırı sayılır miktarda mal satışı yaptığını ve servis hizmeti sunduğunu, mallara ve servise ilişkin irsaliyeli faturaların mevcut olduğunu, bu durumun müvekkili şirketin ticari defterlerinden anlaşılabileceğini, müvekkilinin satış sözleşmesinden kaynaklı tüm edimlerini yerine getirdiğini, itirazlarının tamamının gerçeklikten uzak olduğunu, davalı borçlunun İcra Müdürlüğüne bulunduğu itirazda ticari ilişkiye itiraz etmediğini, böylece ticari ilişkiyi ve dava konusu malların teslimini ve yapılan teknik servis hizmetini kabul ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP/USULİ HUSUSLARDAKİ MAHKEME KABULÜ: 4. Davalı, süresinde, her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. 5.Şöyle ki, "asıl davaya cevaplarımız ve karşı davamızdan ibarettir" konulu dilekçe dosya arasındadır. Dilekçenin uyaptan gönderildiği tarih ...'dir ve ayrıca aynı tarihte yazı işleri müdürünün de havalesi mevcuttur. Dava dilekçesinin davalıya tebliğ tarihi ise ...'dir. Yasal süre olan iki haftadan sonra cevap dilekçesi sunulmuştur. Bu nedenle, dilekçe teknik/usuli anlamda cevap dilekçesi değildir. Cevap dilekçesine bağlanan sonuçlar bağlanamaz. Cevap dilekçesinin sunulmamasına bağlanan sonuçlar doğmuştur. 6.6100 sayılı HMK’nın “Süresinde Cevap Dilekçesi Verilmemesinin Sonucu” başlıklı 128/1. maddesine göre; “süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.” Davayı inkar etmiş sayılan davalı, daha sonra ikici cevap dilekçesi veremez. Zira ikinci cevap dilekçesi cevaba cevap dilekçesine karşı verilir. Cevap dilekçesi vermemiş olan davalının sadece inkar ile yetinmiş olduğu varsayılır ve ön inceleme ile tahkikat aşamasında sadece inkar çerçevesinde savunma yapabilir ve bu yönde ispat faaliyetinde bulunarak delil gösterebilir (Pekcanıtez, H.\ Atalay O.\ Özekes M.s. 294-295). Süresinde cevap vermediği için davayı inkar etmiş sayılan davalı, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını (inkarı) ispat için karşı delil gösterebilir. Davalı, davayı inkarının karşı delilini göstermek bahanesi ile yeni vakıalar (mesela zamanaşımı veya borcu ödediğini) ileri sürerse, bununla savunmasını genişletmiş olur; bu ise kural olarak yasaktır. Bu halde mahkeme, davacının iddiasının doğru olmadığını ispat için davalının göstereceği delilleri inceleyip, davacının delilleri ile birlikte değerlendirerek varacağı sonuca göre hüküm vermelidir. (Kuru B.\ Arslan R.\Yılmaz E.: Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Ankara 2014, 25. Bası, s.317). 7.Davalı vekili ... tarihli beyan dilekçesinde (dilekçenin sonunda tarih ... yazmaktadır) özetle; Dava dilekçesindeki yazılı hususların hiçbirisinin varit olmadığını, bu nedenle davayı kabul etmediklerini, soğutma dolaplarının anlaşmaya uygun olarak yapılmadığını eksik ve hatalı yapıldığını ayıplı mal hükmünde olduğunu, dolaplardaki kusurlar ve gizli ayıpların kullanılmaya başlandıktan sonra ortaya çıkmaya başladığını, davacıya sözlü olarak defalarca durumu bildirdiklerini, ancak bir işlem yapılmadığını ve müvekkilinin oyalandığını, daha sonra ... tarih ve ... sıra numaralı ... TL bedelli fatura ... tarihinde müvekkili şirketin iş yerine muhtelif dergilerin içine gizlenerek gönderildiğini, bunun üzerine müvekkilinin Antalya ... Noterliğinden ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname göndererek hem faturaya süresi içinde itiraz ederek iade ettiğini hem de ayıpların sözlü ihtarlarla giderilemeyeceğini anlayarak 3 iş günü içinde ayıpların giderilmesini talep ettiklerini, ihtarnamenin karşılıksız kaldığını, yapılan icra takibinin akabinde müvekkili şirketi tarafından Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... D.iş sayılı dosyasında tespit yaptırılarak söz konusu dolaplarla ilgili kusurların bir kısmının tespit edildiğini, taraflar arasında yapılan eser sözleşmesinde davacı tarafın edimlerini tam olarak ifa etmediğini, kusurlu ve hatalı üretim yaparak müvekkiline ayıplı mal teslim ettiğini, söz konusu ayıpları gidermediğini, ayıplar neticesinde müvekkili tarafından dolaplardan beklenen verim alınamadığını belirterek haksız ve mesnetsiz olan davacı/ karşı davalının davasının reddine karşı davanın kabulüne ayıpların giderilmesi için gereken miktarın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... TL'nin davacıdan tahsilini vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. 8.Davacı vekili de bu dava dilekçesine cevap dilekçesinde özetle, taleplerin haksız olduğu, hukuen yerinde olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 9.Davalı vekili ... tarihli beyan dilekçesinde özetle, karşı dava açtıklarını da beyan etmiştir. 10.HMK m. 132 gereği; Karşı dava açılabilmesi için; a) Asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması, b) Karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olması, şarttır. 11.HMK m. 133 gereği; Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır. Süresinden sonra karşı dava açılması hâlinde, mahkeme davaların ayrılmasına karar verir. 12.Somut olayda da, karşı dava şartları kabule göre mevcut ise de süresi içinde karşı dava açılmamıştır. Ancak, dosya yetkili ve görevli olarak ele alındığı ... tarihi itibariyle yaklaşık bir yıl geçmiştir. Mahkememizce usul ekonomisi, adil yargılanma hakkı düşünülerek, artık davaların ayrılması kararı verilmemiştir. Çünkü, ayrılsa dahi, aralarındaki bağlantı gereği, taleplerin değerlendirilmesi için dosyaların tekrar birleştirilmesine karar verilmesi gerekir. Son tahlilde, birleştirilecek dosyalar için harcı da alınmasına rağmen önce ayırma sonra birleştirme kararı vermek usulun amacına aykırı olacaktır. Yargıtay'ın benzer durumlarda yaklaşımı da Anayasanın emri doğrultusunda davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasıdır. (Örneğin geçit hakkı istemini içeren davalarda leh ve aleyhine hüküm kurularak tüm taşınmaz maliklerinin davada bulunması gerekir. Yargılama aşamasında, davada bulunmayan taşınmazlardan da yol verilebileceğinin tespit edilmesi durumunda bu taşınmaz maliklerinin de usulune uygun şekilde katılımının sağlanması gerekir. Bu yönden bakıldığında, Yargıtay 14. Hukuk dairesinin uygulamaya yön veren, yerleşmiş kararlarıyla, usul ekonomisi ilkesini de gözeterek geliştirdiği içtihada göre, bu tür davalarda tespit edilen farklı taşınmaz malikleri hakkında ya usulunce dava açılıp eldeki asıl dava ile birleştirilmeli ya da usul ekonomisi açısından dilekçe harçlandırılarak davaya dahil edilmeleri sağlanmalıdır(T.C. Anayasa m. 141, Benzer konuda kararlar;Yargıtay 14. Hukuk Dairesi., 23/03/2006 gün- E. 2044/ K. 3394, 10/04/2006 gün E. 3133/ K. 4123, 06/10/2005 gün-E. 5797/K. 8719, 06/10/2005 gün-E.5989/ K.8717, ). 13.Anılan içtihat kıyasen düşünüldüğünde, mahkememizce de harçlandırılan dilekçe olduğu da göz önüne alınarak, ayrı bir dava açılmış ve bu dosya ile birleşirilmiş gibi düşünülmüştür. Duruşma tutanaklarında karşı dava ibaresi teknik/usuli anlamda değil, BAM ve Yargıtay denetiminin, yazımın, anlatımın kolay, elverişli olması, anlaşılabilir olması için kullanılmıştır. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 14.Davacı/davalı ...'nin talebi itirazın iptaline; davalı/davacı ...'nin açtığı davada talebi alacak/tazminat talebinden ibarettir. 15.Davaların temeli eser sözleşmesine dayanmaktadır. Her ne kadar ... tarihli ilk dava dilekçesi içeriğinde, ticari satış sözleşmesinin var olduğu gibi bir yorum çıkabilirse de ...'nin ... tarihli beyan dilekçesinde, şirketin özel imalat dolaplarını davacı ile anlaşarak yaptırdığından bahsedilmekte, ...'nin kendisi aleyhine açılan davaya verdiği cevap dilekçesinde de kendilerinin ürünleri imal edip iş sahibi davalı ...'ne verdiklerinden bahsedilmektedir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Bu hususlar ışığında, davanın temelinde eser sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. 16.Mahkememizin .../... d. İş esas sayılı dosya ile Antalya ... İcra dairesinin .../... esas sayılı dosyası, iş bu dosya arasına alınmıştır. 17. ... tarihli ilk celsede dosyanın mali müşavir bilirkişi ile makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. 18. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Şarküteri dolabı ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; açılır kapaklarda kapağın açıldığı zaman düşmesini engelleyen stopun bulunmadığı, kapakların birleşim kısımlarında boşlukların bulunduğu, üst hizanın aynı doğrultuda olmadığı, işçilik hatalarının bulunduğu tespiti ile ilgili olarak; bu hususların dolapların çalışasına engel olmayacağı, ancak işin tekniğine aykırılık teşkil ettiği ve dolabın teslimi anında görülebilecek ayıp niteliğinde olduğu; iç kısımda montaj vidalarında paslanmaların bulunduğu tespiti ile ilgili olarak, içerisinde gıda maddesi saklanan bir dolapta hijyen kuralları açısından paslanmaların bulunmaması gerektiği, bu paslanmaların kullanılan malzeme kalitesinden kaynaklandığı, teslim anında görülemeyeceği, sonradan oluşacağı ve gizli ayıp niteliğinde olduğu; ürünlerin konulduğu dolap içinde bulunan krom malzemede yer yer paslanmaların bulunduğu tespiti ile ilgili olarak; hijyen kuralları açısından bu paslanmaların olmaması gerektiği, bu paslanmaların kullanılan malzeme kalitesinden kaynaklandığı, dolabın teslim anında görülemeyeceği sonrada oluşacağı ve gizli ayıp niteliğinde olduğu; şarküteri dolabın tezgah arkası alt kapaklarının mevcut olmadığı tespiti ile ilgili olarak; bu alt kapakların olması gerektiği dolabın çalışmasına engel bir durum olmadığı, dolabın tesliminde bulunup bulunmadığı ya da sonradan çıkmış olup olmadığı konusunun mevcut tespitlerle bilinemeyeceği, eğer teslim anında kapaklar mevcut değilse bunun görülebilecek ayıp niteliğinde olduğu; mağazanın alt katında bulunan soğuk hava depolarına bağlantılı boru yalıtımlarının tekniğe uygun olarak yapılmadığı, işçilik hatalarının olduğu tespiti ile ilgili olarak; bu hataların teslim anında görülebilecek ayıp niteliğinde olduğu; ... ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; iç kısımda birleşim hatalarının bulunduğu, iç rafların aralıklarının değişken ölçülerde olduğu tespitleriyle ilgili olarak, bu hususların dolabın çalışmasına engel hususlar olmadığı, ancak birleşim hatalarının teknik açıdan uygun olmamakla beraber ürünün reddini gerektirmeyeceği; ... Soğutucu Dolap ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; kapak hizalarının aynı doğrultuda olmadığı tespiti ile ilgili olarak; dolabın çalışmasına engel teşkil edecek bir husus olmayıp, teslim anında görülebilecek ayıp niteliğinde olduğu; birleşim vidalarında ve kapak yanlarında, ara raflarda krom malzemede ve rafları taşıyan elemanların ön yüzünde paslanmaların bulunduğu tespiti ile ilgili olarak; bu paslanmaların dolabın teslim anında görülemeyeceği, bu paslanmaların kullanılan malzeme kalitesinden kaynaklandığı, sonradan oluşacağı ve gizli ayıp niteliğinde olduğu; ticari defter incelemesinde, davacı tarafın ticari defterlerini usulüne uygun olduğu, davaya konu edilen soğutma dolaplarında ayıp/gizli ayıp niteliğinde kusurların olduğu, şarküteri dolabında ve boy soğutucu dolapta, özellikle paslanmaz malzemeden imal edilen ve paslanmış olduğu tespit edilmiş olan kısımların hijyen açısından kullanıma engel teşkil edecek gizli ayıp niteliğinde kusurlar olduğu, bu kısımların ve diğer kusurların dolap içerisindeki yeri, büyüklüğü, niteliği net olarak tespit edilmemiş olduğundan; onarımları mümkün ise davacı karşı davalı tarafça onarımının yapılması gerektiği, onarımları mümkün değilse dolapların davacı karşı davalı tarafından ödenmesi gerektiği ya da davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiği, ... dolabında tespit edilen iç kısımlarındaki birleşim hatalarının ve iç raf aralıklarının çalışmasına engel hususlar olmadığı, ancak birleşim hatalarının teknik açıdan uygun olmakla beraber ürünün reddini gerektirmeyeceği ve bu şekilde kullanılabileceği belirtilmiştir. 19.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve itirazlar/beyanlar alınmıştır. 20. ... tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; davaya konu edilen soğutma dolaplarında ayıp/gizli ayıp niteliğinde kusurların olduğu, şarküteri dolabında ve ... soğutucu dolapta, özellikle paslanmaz malzemeden imal edilen ve paslanmış olduğu tespit edilmiş olan kısımların hijyen açısından kullanıma engel teşkil edecek gizli ayıp niteliğinde kusurlar olduğu, dolapların davacı karşı davalı tarafından yenilenmesi gerektiği ya da değerlendirme bölümünde hesaplanmış olan iskonto düşüldükten sonra KDV dahil ... TL tutarındaki dolap bedellerinin davacı karşı tarafın alacağından mahsup edilmesi gerektiği, buna göre davacı karşı davalının talep edebileceği alacağın ... TL-... TL= ... TL olacağı, ... dolabında tespit edilen iç kısımlardaki birleşim hatalarının ve iç raf aralıklarının çalışmasına engel hususlar olmadığı, ancak birleşim hatalarının teknik açıdan uygun olmamakla beraber ürünün reddini gerektirmeyeceği ve bu şekilde kullanılabileceği, mağazanın alt katında bulunan soğuk hava depolarına bağlantılı boru yalıtımlarının tekniğe uygun olarak yapılmadığı, işçilik hatalarının teslim anında görülebilecek ayıp niteliğinde olduğu, ayrıca davacı karşı davalı tarafın iddia ettiği dolapların yerinin değiştirildiği için bu kusurların oluştuğu hususunda he hangi bir tespit bulunmadığı için ve boru yalıtımlarındaki kusurlu kısmın çapı,,uzunluğu ve miktarı tespit yer almadığı için bu hususta değerlendirme yapılamayacağı belirtilmiştir. 21.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve itirazlar/beyanlar alınmıştır. 22.Bilirkişi raporları uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Her şeyden önce kabule göre, heyet eksik kurulmuş, ayıp konusunda inceleme somut olarak yapılması gerekirken keşif yapılmamıştır. HMK m. 288 gereği; Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur. Kabule göre dosyada, denetime elverişli bir sonuca varmak için keşif yapılmalıdır. Bu kabul ışığında, dosyada keşif kararı verilmiştir. Keşfe, bir makine mühendisi, bir borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi, bir gıda mühendisi alınmıştır. İddia konusu ürünlerin, amacına uygun nitelikleri taşıyıp taşımadığının tespiti için (gıda sektörünü ilgilendirdiğinden) makine mühendisi yanında gıda mühendisi de keşfe dahil edilmiştir. 23. ... tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; şarküteri dolabının kapaklarının eksik olması, borularının izolasyonunun olmaması, cam durdurma stoplarının eksik olması olağan muayene ile anlaşılabilecek ayıp, şarküteri dolabının iç kısımda montaj vidalarında paslanmaların bulunması, ürünlerin konulduğu dolap içinde bulunan krom malzemede yer yer korozyonların bulunmasının olağan muayene ile ortaya çıkamayacak, malın kullanımı ile zamanla oluşabilecek nitelikte olduğu, ... dolabı iç kısmında bulunan bağlantılı yerleri hatalarının düzeltilmesinin olağan muayene ile çıkabilecek nitelikte olduğu, boy soğutucu dolapta kapak hizalarının aynı doğrultuda olmamasının olağan muayene ile ortaya çıkabilecek nitelikte olduğu, boy soğutucu birleşim vidalarında ve kapak yanlarında ara raflarda krom malzemede ve rafları taşıyan elemanların ön yüzünde paslanmaların bulunmasının olağan bir muayene ile ortaya çıkarılamayacak , malın kullanımı ile zamanla oluşabilecek nitelikte olduğu, soğuk oda içinde bulunan kolonun sandviç panelle kaplanmamış olmasının, ısı köprülerinin ve mikrobiyal ortamın engellenmesinin olağan muayene ile ortaya çıkarılabilecek nitelikte olduğu, şarküteri dolabının camlarının kalınlığının ısı izalosyonu sağlayabilecek kalınlıkta olmamasının olağan muayene ile ortaya çıkabilcek nitelikte olduğu belirtilerek, tüm ayıpların toplam değerinin ... TL olduğu belirtilmiştir. 24.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve itirazlar/beyanlar alınmıştır. 25.İtirazların değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi heyet ek raporunda özetle; kök rapordaki tespitlerin teyit edildiği belirtilmiştir. Netleştirme konusunda bilirkişilerden 2. Heyet ek raporu alınmış orada da daha net ifadelerle, kök rapordaki tespitin teyit edildiği belirtilmiştir. 26.Taraflar ticaret şirketi olmakla, tacirdirler. 27.Bu noktada uyuşmazlığın temelini oluşturan “ayıp ve ayıba karışı tekeffül” kavramları üzerinde durmakta yarar vardır: 28.Ayıba ilişkin genel hukuki düzenleme, 6098 sayılı Borçlar Kanununun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." denilmektedir. Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. 29.Eser sözleşmelerine bakıldığında ise; İş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve açık ayıpları uygun bir süre içerisinde (TBK'nın 474. md.), gizli ayıpları da gecikmeksizin yükleniciye bildirmek zorundadır. (TBK'nın 477. md.) 30.Ayıplı/eksik hizmet verildiğinin ispatının davalıya aittir. (Yargıtay 11. HD., 2016/902 esas, 2016/9215 karar) Davalı ..., esasen ayıplı hizmet verildiğinden, davacının iddia ettiği alacak miktarına itiraz etmektedir. 31.Davalı taraf dosyada, beyan dilekçesi olarak kabul edilen, ... tarihli dilekçesinde özetle; dolaplardaki kusurlar ve gizli ayıpların kullanmaya başladıktan sonra ortaya çıktığını, bunun üzerine müvekkili şirketin, davacıya sözlü olarak defalarca durumu bildirdiğini ve ayıpların giderilmesini talep ettiğini daha sonra faturanın ... tarihinde davacı tarafından muhtelif dergilerin içine gizlenerek gönderildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ... tarihli ihtarname ile hem faturaya itiraz ettiğini hem de ayıpların 3 iş günü içinde giderilmesini talep ettiğini beyan etmiştir. Davalı, iddia ettiği ayıp ve kusur diye tanımladığı hususlar hakkında davacıya sözlü olarak defalarca bildirildiğini beyan etmektedir. 32.6102 Sayılı TTK.18 maddesinin 3 fıkrasında "tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığı ile taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" düzenlemesi bulunmaktadır. Ayıp ihbarının hukuki işlem benzeri olduğu kabul edilip, her türlü delille ispatı olanağı düşünülse, bu hukuki durum kabul edilse dahi asıl/ilk davadaki davalı ..., tanık deliline de dayanmamıştır. Davalı ..., şirketi süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu, her iki koşulda da kanıtlayamamıştır. 33.Asıl/ilk dava bakımından davalı ..., ayıp ve kusurların kullanmaya başladıktan sonra ortaya çıktığını, sözlü olarak defalarca davacıya bildirildiğini beyan etmektedir. Süresinde, uygun sürede, ayıp ihbarının yapıldığına ilişkin dosyada bir delil yoktur. Bu husus dosya kapsamına göre, asıl ilk davadaki davalı ..., tarafça ispat edilememiştir. ... tarihli bilirkişi heyeti raporunda, ayrıntılı açıklamalar yapılmış olup, olağan muayene ile anlaşılabilecek olan veya kullanımla zamanla anlaşılabilecek hususlar açıkça belirtilmiştir. Gizli ayıpların da "hemen" ihbar edildiğine yönelik ispata yarar bir delil de yoktur. Her ne kadar ... tarihli ihtarnameye dayanılabilir ise de kabule göre asıl ilk davadaki davalı .., dilekçesinde bu ihtardan önce defalarca davacıya bildirimde bulunduklarını iddia ederek, bir nevi çok önce ayıplardan haberdar olduğunu da beyan etmektedir. İhtarname içeriğinde de sözlü olarak daha önce bildirdiklerini beyan etmektedirler. Burada üzerinde durulması gereken bildiklerinin anlaşıldığı iddia edilen ayıplarla ilgili yasal ayıp ihbarlarının süresinde yapıldığının ispat edilip edilmemesi hususudur. Yasal sürelerin geçtiği bu ibarelerden, hayatın olağan akışı gereği de anlaşılmaktadır. 6098 Sayılı TBK'nın 223/2. maddesinde ise "alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir. Yasal sürelerde, olağan muayene ile anlaşılabilen ayıplar için uygun bir sürede, olağan bir muayene ile anlaşılamayan ayıplar için ise "gecikmesizin" ayıp ihbarında bulunulduğuna yönelik bir delil davalı ... Şirketi tarafından dosyaya sunulmamış, ispat edilememiştir. 34.Tüm dosya kapsamı, ... tarihli bilirkişi heyet raporu ve bu heteçe hazırlanan ek raporlardaki tespitler, yukarıdaki mevzuat hükümleri ve açıklamalar gereği ... Şirketinin zamanında ayıp ihbarında bulunmaması nedeniyle, malları olduğu haliyle, ayıplı haliyle kabul etmiş sayılmaları hususu göz önüne alınarak, davacı ... Şirketinin davasını ispatladığı kanaatiyle, asıl/ilk davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Süresinde ayıp ihbarında bulunmadığından, , malları olduğu haliyle, ayıplı haliyle kabul etmiş sayılmaları hususu göz önüne alınarak, ... Şirketinin açtığı davanın ise reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; (Asıl dava bakımından) 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin DEVAMINA, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne, ... TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL harcın davalı ...'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 6-Davacı tarafça yatan ve mahsup edilen toplam ... TL'nin davalı ...'nden alınarak davacı ...'ne verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalı ...'nden alınarak davacı ...'ne verilmesine, aşağıda belirtilen (4) numaralı hüküm fıkrası ile tahsilde tekerrür edilmemesine, davalı ... tarafından yapılan masrafın kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacı ...'ne verilmesine, 9- Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (Karşı dava bakımından) 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı ... tarafından yatırılan başvurma ve karar harçlarının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye ... TL'nin davacı ...'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... tarafından dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davacı ...'nden alınarak davalı ...'ne verilmesine, yukarıda belirtilen (7) numaralı hüküm fıkrası ile tahsilde tekerrür edilmemesine, 5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacı ...'nden alınarak davalı ...'ne verilmesine, 6-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı karşı davalı vekili ... ve davalı vekili ...'nın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/07/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/614, K. 2021/462, T. 07.07.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-614-e-2021-462-k-bda3811bb3b6